Adil serdar Saçan. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adil serdar Saçan. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2009 Pazar

TUNCAY GÜNEY’İN MÜLAKAT ÇÖZÜM TUTANAĞI - IV




S : Yeşil le kavgaları varmı bunların
T.G. : Ama Yeşil le kavgalarını anlattım Veli KÜÇÜK ben konuşurum dedi Emreye odasında …… beyin odasında kapatırız
S : Ne zaman
T.G. : Bundan bir (1) sene önce
S : Bir (1) sene önce Emre ne dedi
T.G. : Emre kuzu gibi zaten bi şey demedi
S : Hayır Yeşil le kavğalı olduklarını nasıl anladı yani kavganın konusu neymiş niye kavga etmişler
T.G. : Emre nin söylediği şu
S : Ne zaman oldu bu
T.G. : Veli paşayla işte sekiz (8) ay bir (1) sene içinde görüştüğü zaman
S : Yani emekli olmadan
T.G. : Hiç bir şey yoktu Veli paşa diyorki ben getirdim zaten bakın Korkmaz YİĞİT konusu geldimi o da bana dedi ki ya dedi bizim dedi bu Yeşil le aramız çok açık dedi kavgalıyız nedir mesele birbirine devamlı küfür ediyorlardı yani böyle ama birbirlerine etmiyorlar yani ütopyada Emre kızıyordu Semih abisi kızıyordu biz Akın BİRDAL I niçin vurduk bundan bi parasal kaynağımız yok kim adına vurduk niye vurduk abisi Semih demişki bunu çözün demiş ben diyorum ki Veli paşa ya o zaman sorarsın Veli paşa yıda Yeşil in patronu olarak biliyor o ondan sonra gittik Veli paşa Korkmaz YİĞİT konusunda kendilerini uyardı Akın BİRDAL içinde dedi ki ilk önce ¢l¢n adamı sıktınız şey yaptınız da bi gebertemediniz bi de gidiyorsunuz onun yüzünden ceza alıyorsunuz cezaevindesiniz dedi sonra ben dedim ki paşam bunların Yeşil le bir problemleri var biliyorsun tabi Veli paşa ya şu filan denmez biz Akın BİRDAL a niçin sıktık neden sıktık falan fistan bunun hesabını soruyorlar desek bu sefer bu çocuğun işi kötü olur öbür çocuğu da tanımıyorum ama yine de ben elalemin günahını almak istemem dedim ki işte bunların araları açıkmış ne varmış ne olmuş ki ya Cengiz yanlış bilgi getiriyor zaten bi de bunlar iki (2) yıldır filan görüşmüyorlarmış dedim böyle ben savsaklamak gibi yaptım yani işi o zaman Veli paşa dedi ki sen şey yapma ben konuşurum Yeşil le aranızda bi şey olmaz dedi

S : Emre de ordamıydı o zaman
T.G. : Tabi canım böyle oturuyorduk Emre- ben – Veli paşa vardı
S : Konuştunumu
T.G. : Konuşurum ben hallederim sen üzülme dedi
S : Sen zaten ……… yorumunu yaptın
T.G. : Tabi ben işin dönmediğine inanıyorum halen öyle olduğunu zannediyorum
S : Peki şimdi şu Lobi konusunda …… işadamları düseyinde………………… basın düzeyinde ilişkiler bağlantılar uzandığı yere kadar hangi şekilde uzanıyorsa bağlantılarını böyle genel bir çerçeve içersinde
T.G. : Çizerim ben ama çok daha olgun bir tema olması için o lobi projesini getirmeniz daha doğru olmazmı
S : O na geri döneriz
T.G. : Öylemi şimdi Veli paşa bana kendisi dedi ki bir lobi faaliyeti yapıcaz lobi faaliyeti
S : Bundan ne kadar zaman önce
T.G. : Bilecik teydi işte bu hareketli yazışmalar Bilecik te başladı o göreceğiniz……… sarı -kırmız -yeşiy çıkışlardır
S : Bilgisayar daki dökümlerde Ümit OĞUZTAN’ın bilgisayarındadır……
T.G. : Hı hı bilgisayardaki …….. bilgisayarı bende nasıl bir lobi dedim bana dedi ki işte sanatçılar ha Seda SAYAN I istemişti kışlaya gelsin ondan sonra sanatçılar hangi sanatçılar işimize yarar hangilerinin pisikolojileri nedir ne değildir ama Seda SAYAN dedim paşam hap satıyor onu yazılıda verdim bak orda sanatçılar şeyimiz olucaktı
S : Ajda PEKKAN yazmışsın oraya
T.G. : Sanatçılar diye listemiz olucak bunları ben ….. şu bu sanatçı çevreleri Direj Ali Seda SAYAN nı tanıdığı için mesela İbrahim TATLISES ile Veli paşa konuşuyordu oğlu bi yerde askerdi Veli paşa yardımcı oldu kızı öldü ya oğlunun karısı filan şimdi bunların hepsi hakkında fikir teattisinde bulunuyorduk Ümit OĞUZHAN a geldi Ümit OĞUZHAN a şimdi Veli paşanın bi özelliği vardır ne yapcakmış efendim Mehmet bey görüşcek Veli paşayla demi Mehmet bey kim neden niçin filan kağıt vericeksiniz fizibilite ister yada Doğu PERİNÇEK le arası gerginleşiyor diyoki ilişkilerimizi tekrar gözden geçirelim diye mektup yazdırır bütün yazışma yaptırır ama şey olarak herkeste onun o uslubunu bilir zaten bunun üzerine böyle bir şey çalışıldı lobi faaliyetleri bu lobi de iş dünyası vardı iş adamları gazete medya vardı banka vardı yani bu örgüte nasıl kaynak sağlanmalıdır onun için sanatçılar vardı başka gazeteyi saydımmı ben
S : Spor spor konusunda
T.G. : Yok sporla ilgisi yok maç seyretmez
S : Mafya ayagı varmıydı
T.G. : MAFYA AYAĞI VARDI ZATEN BIZIM O SINIRLAR IÇINDE BI TANE MAFYA DIYE BIR PROJEMIZ OLUCAK MUTLAKA BAKIN, MAFYANIN YENIDEN YAPILANMASI BIRDE TÜRKIYE’NIN YENIDEN YAPILANMASI VAR, MAFYA adıyla bi dosyamız olucak bizim onlara mutlaka bakın orda yoksa çıkış almamışsam evime getirmemişsem eğer bir nüshabsını gönderir Veli paşa ama olduki ben çıkış almamışımdır önce Veli paşa ya gitmiştir unutmuşumdur bilgisayarda mutlaka vardır
S : Peki bu lobi çalışmasını yapan kim kendinizmi yaptınız Veli paşa başkalarınamı yaptırdı
T.G. : Hayır biz yaptık başkalarına yaptırmadı Veli paşa bu başlıkları bize söyledi
S : Biz dediğiniz kim
T.G. : Ümit OĞUZTAN- Ben -Adnan AKFIRAT- Doğu PERİNÇEK o ekip ÜSİADD’tan Kemal ÖZDEN herkesin çalıştığı yani yazı yazabilen ben yazı yazamıyorum yani öyle bir şeyim yoktur onların filan hepsinin malzemelerini ben topladım Doğu PERİNÇEK bilgisayarlarında bunları redakte etti. Etti bir şey haline getirdi yazılı Veli paşaya gönderildi Veli paşada üzerinde düzeltme yapılcaklarında düzeltme yaptı ama pek çok şey düzeltme yapmazdı yani biz geniş geniş yazardık çünkü
S : Şimdi sanatçılardan bahsettin sanatçılar niye sizle çalışsın yani bu lobi faaliyeti içinde niye sizle niye bulunsun
T.G. : Sanatçılar yada iş adamları çalışmaya bilir siz daha yeni örgütleniyorsunuz mesela bu ÜSİAD niye bizemle çalışsın
S : Menfeatleri ne sizle
T.G. : Ama ilerde menfaatleri olucak zaten o LOBI faaliyetlerimiz ve o ERGENEKON içinde orda yazıyor herşey para kaynak sağlanacak Ali BALKANER Yurt Bank ın sahibi değilmi bizim arkadaşımız Murat DEMİREL öLülerin üzerine alıyorda biz canlı adamların üzerine kredi alamazmıyız alırız bunları düşünüyoruz Korkmaz YİĞİT biz Korkmaz YİĞİT in kaşına gözüne montofon inegi olarak görüyor Veli paşa da sadece orda Korkmaz YİĞİT Montofon diye yazdırmıyorda lobi diye yazdırıyor farkı bu ama sanatçılar ve iş adamları herkes böyle bir lobi faaliyetine girmeyi arzuluyordu Adnan POLAT dahil niye Veli paşa onlar için isim olarakta şey bir isim reklamasyonu filan iyi birde biliyorlar neyi biliyorlar Hayyam GARİPOĞLU KORKMAZ a KORKMAZ Ali BALKANER e o ona bu elit insanlar bizim gibi değil ki otobüste filan buluşmuyo hepsinin buluştuğu konuştuğu parmakla sayılı olan kafeler lobiler var oralarda birbirlerine söyleyince otomatikman lobi oluşmuş oluyo MASON LOCA SININ ÖRGÜTLENMESININ BIR BAŞKA VERSIYONUNU YAPIYORUZ
S : Siyonist düşünce …….
T.G. : Bunların ki başka Siyonizm çok farklı bi şey
S : Hayır düşünce dedim zaten
T.G. : Ha Türk terimi evet
S : ………… evet şimdi bu gazeteden medyadan banka grubundan mafya grubundan sanatçı grubundan iş adamları grubundan örnek yani düşünülen isimler kimler düşünülüyordu bu lobi faaliyetleri içersinde
T.G. : Şimdi mafya grubundan herhangi bir şey söylemedi ama mafyaya tamamen hakim zaten yani bu saydıklarımızın dışında
S : Yani lobiye gerek yok o hazır zaten
T.G. : Gerek yok ha mafyanın yeniden yapılanmasını öneren projesi bunlardan rahatsızdı onun için Ziya …….. daha sıcak bakıyo yani mafyanın yenilenmesini istiyo Türkiye standartlarındaki vurdu kaçtılı çek senet bu mafyacılığada karşı o Sedat PEKER de fark ediyorum ben çerçeve olarak o ülkücülerin çek senet yapan mafya gibi hareket etmiyor artık öyle bir mafya değil bizde mafyanın yeniden yapılanmasıda yaziyo ama
S : Kanunlarla barışık bir mafyamı
T.G. : Tabi kanunlarla barışık bir mafya
S : O mafyayı kim hazırladı
T.G. : Yeniden yapılanmayımı
S : Hı
T.G. : Yeniden yapılanmasını Doğu PERİÇEK -Ümit OĞUZHAN şey yaptı karıştırdı ikisinin mafyanın yeniden örgütlenmesi diye başlıklı çıkışlar göreceksiniz
S : Yoksa Sedat PEKER filan mı geldi
T.G. : Yok Sedat PEKER öyle yazı mazı yazıcak
S : Fikir teetisinde
T.G. : Yok Sedat PEKER bakın bizim bi ilişkimiz yok
S : Senin olmaz ama
T.G. : Ümit OĞUZHAN ında yok katiyen
S : Anladım faaliyetler hangi aşamada şu anda ………
T.G. : Yok hayır hareket bazında
S : Hareket bazında
T.G. : Evet
S : Toplanıp bir araya gelme oldumu
T.G. : Bu lobi faaliyetlerinde şöyle bi şey var şimdi bunlara lobi derken hepsini bi araya getirmek gibi bir şey yok Veli paşa koordinatör hepsiyle görüşür ama hiçbirinin birbirinden haberi olmaz, mafya konusunda şu vardı Diraj Ali Ali Müfit GÜRTUNA yla ilk etepta görüştürülüp temiz iş adamı konumunda ama Diraj Ali kılığında ama iş adamı statüsünde yürüycekti Direj Ali bu projeye yanaşmadı Veli KÜÇÜK ün kendisine iş mi vericeğini zannetti bilmiyorum ama bir anda soğudu onu çok iyi biliyorum bunun üzerine yanaşmayınca Veli KÜÇÜK şimdi ondan rahatsız ve uzak duruyo ekonomi mafyasında ÜSİAD’ı TÜSİAD gibi yapmak için çalışıyor zaten fark edin TÜSİAD deklarasyonu Ulusal İş Adamları çok şey oldu böyle popilerdi zaten fark ediyorsanız iyi duruma geldiler ÜSİAD la toplantılar yapıyor periyodik olarak ama bu ayda bir kere dir yani öyle haftada filan değil ama sık sık Kemal ÖZDEN le görüşüyoruz Kemal ÖZDEN bilgiler materyaller mesela en son Kemal ÖZDEN ÜSİAD dergisinde bizim Taksim deki büro dada olucaktı Veli KÜÇÜK ten bahsetti Topal OSMAN dan filan bahsediyordu mesela ÜSİAD la böyle bir çalışması var ÜSİAD yönetim kuruluyla
S : Ne zaman kurulmuş bu
T.G. : İki (2) sene olucak
S : Kurulmasında Veli paşa nın etkisi varmı yoksa kurulmuş bi şeymi
T.G. : Yok Veli paşa nın etkisi vardı şöyle Veli paşa bir anda çıkmaz hiçbir zaman hiçbir zaman kimseylede görüşmEz ÜSİADı Emcet OLCAYTO PAŞA işaret etti Kemal ÖZDEN e biz kendisiyle ÜSİAD la biz bir yıldır direkt görüşüyoruz niye Veli paşa birisine önce yürü der sonra bekle der Akşam gazetesinde Mehmet Ali ILICAK ta gazeteyi sıfırdan kurarkende Veli paşa ya gel dedi yani ben gazetedeyken öğrendim Mehmet Ali kendi söyledi ama Veli paşa gitmedi bir sene sonra Veli paşa gazeteye operasyona geçti yani bi gitmelerini görür yalnız ken ne yapıyorlar diye ondan sonra şey yapar
S : Peki şu ÜSİAD da Kemal ÖZDEN den başka kimler var
T.G. : Şahıs olarak değil zaten o bütün yönetimle görüşüyor ama Kemal le daha direktif görüşüyor başkan
S : Hepsini yönlendirebiliyormu
T.G. : Tabi Ümit ÜLGEN ondan sonra Musa TANRIKULU ondan sonra bakın Veli KÜÇÜK e karşı orda Adnan POLAT ın Adnan POLAT değil bakın Adnan POLAT ın amcaoğlu Zeki POLAT vardı Veli KÜÇÜK kendisinden Zeki POLAT ın kendisine iyi niyetle bakmadığını bildiğinden dolayı tugaya getirmemesini söyledi Kemal ÖZDEN onu tugaya onu getirmedi sade Kırşehir Alay Komutanlığında yemek yediler Zeki POLAT ta vardı bi toplantıda ama Bilecik e getirttirmedi çok önemli bi şey söyliycem bir gün Doğu PERİNÇEK Kemal ÖZDEN I çağırıyor ve diyor ki ben Zeki POLAT a hiç bir konuda kefil değilim haberin olsun ha diyor bu yüzden Kemal ÖZDEN e Doğu PERİNÇEK şey pardon Veli KÜÇÜKte sitem edince şimdi Adnan POLAT ın amcaoğlu Zeki POLAT dört ay önce yönetim kurulu ve başkan yardımcısıydı ÜSİAD da ve atıldı bakın istifa etmedi atıldı
S : Zeki POLAT ın ………… bakmasını nasıl değerlendireceksin
T.G. : Bilmiyorum ama Zeki POLAT ın en son Kemal YAVUZ paşa ya bir rapor sunuyor nasıl iş adamları diye Kemal YAVUZ bu harp dairesi müdavimlerinden Kemal YAVUZ du Müdafai Hukuk dergisini çıkartıyorlardı dergi hala çıkıyor ama Kemal YAVUZ yazı yazmıyor artık Çetin YETKİN le araları açık bu rapordan haberdar olduğunu zannediyoruz bu rapor dışında da Veli KÜÇÜK ün dediğim gibi yani burda kimlerle yemek yedi Ümit ÜLGEN filan fistan hepsinin adını aklında tutar yada o tutamazsa size daha sonra sorar kimle oturmuş ne etmişse onlar hakkında tahkikat başlattırır beğenmediği adamları katiyyen diskalifiye eder
S : Yani Zeki POLAT ın ÜSİAD dan atılmasına Veli KÜÇÜK sebeb oldu diyebiliriz
T.G. : Veli KÜÇÜK dedi ki bu adam Mit dedi bitti mesele zaten
S : Şu şeye dönelim Cumhuriyet gazetesinin operasyonu şu lobi faaliyetinin basın ayağını
T.G. : Cumhuriyet olarak değildi de basın ayağı olarak tabi Cumhuriyet olmasada Cumhuriyet olsada mesela Ömer KARACA ya bir gazete çıkarma teorileri var yani bir medya teorileri var zaten
S : Şimdi bu Ergenekon yapılanmasını askeri TSKnın içersindeki yapılanma
T.G. : Zaten Ergenekon demek TSK demek
S : Amacı ilk çıkışı ondan sonraki kimlerden oluştuğu faaliyetleri stratejisi amacı şöyle kafanda oluşturduğun çerçeve içersinde anlatırsan
T.G. : Şimdi bunların tam olarak tarihlerini ben bilmiyorum bindokuzyüz yetmişsekiz (1978) sadece harekat bunlar Kıbrıs tada Mukavemet Teşkilatı olarak faaliyet yürütmüşler Mukavmiye olucak yalan söylemiyeyim Mukavmiye Teşkilatı olarak bindokuzyüz yetmişaltı – yetmiş yedi de (1976-77) Türkiye de bilfiil Ergenekon adıyla bir µ¢nt¢ kurmuşlar ordu içinde ama bu tarih olarak çok eskiyede gidebilir yani ilişkileri Nato dan olduğundan dolayı ama benim düşünceme göre araştırmalarıma göre bunlar bence kendileri kurdular Özel Harp Dairesine karşı daha sonra da Nato dan fon aldılar diye düşünüyorum ama Doğu ya göre de şöyle hayır bunları Nato paralel olarak kurdu Özel Harp Dairesinin o zaman ki adıda vardı
S : ………….
T.G. : ………….. bu onlar değil ama bu onlar değiller onların parası JUSMATtan ödeniyo bunların parası nerden ödeniyo ortada yok bunların parasının kaynağı ortada yok Ergenekon böyle demir vurun bir Ergenekon değil bu bir örgütlenme yer altı örgütlenmesi olarak biliyorum fakat isim isim şahıs şahıs kimler olduğunu bilmiyorum ama her gittiğim mesela İzmir de Nato Komutanı Sadi BİLGİÇ di mesela bi Ergenekon üyesi olduğunu niye orda açıyorsunuz diyorsunuz ki ya komutanım geçen gün Necip TORUMTAY ında Ergenekon üyesi olduğunu söylediler peki Kenan EVREN Ergenekon üyesi değilmidir adam yorum yapıyo konuşuyorsunuz bildiği bir şeyler var ya biz diyo şöyle şöyle başladık mesele böyle diyorsunki o zaman ha bu da Ergenekondan ama direk sizde paşam Ergenekon danmısınız yada Masonmusunuz kimseye böyle birşey söylenmez yani ben hiç bir albaya pardon paşam derken bi albaya falan sizde Ergenekon danmısınız demedim ama sohbet açıldığında kendilerinin Ergenekon konusunda bilği sahibi olduğunu biliyorum Can DÜNDAR ın Ergenekon kitabını yazarken bize kim aracılığıyla geldi Mithat BEREKET miydi Mithat BEREKET olsa gerek böyle basın aracılığıyla yine bunların Ergenekon u araştırdıklarını duyduk fakat Veli paşa ve ekip yani bi çok askeri ve emekli subaylar bu konuda görüşmediler Can DÜNDAR la görüşmedikleri gibi çocuğun önünü kestiler ve onun o Can DÜNDAR ın kitabındaki bütün bilgiler kısır döngü sanki MHP nin yada ordu içindeki bir MHP örgütlenmesi gibi göstererek kaldı oysa Ergenekon o kadar basit bir örgüt şeması degil Veli paşa nın Ergenekon konusunda bize harekattta bahsettiğinde ve yeniden yapılanma nasıl olmalıdır diye bir tez gönderdi o zaman Doğu PERİNÇEK le bize Ergenekon un tanımlamasını yapın dedi yani yeniden yapılanmasını ilk bize Doğu PERİNÇEK söylediğimiz tez gittim ben paşa diyor ki Ergenekon un kod adı da ERGİN di diyorlardı ERGÜN öyle bi şey söyliyorlardı Ergenekon demiyorlardı dedim ki Veli paşam dedi ki siz biliyormuşsunuz dedi Ergenekon diye bir örgütten bahsetti bunun şimdiki globalleşme ikibin (2000) yıllarına nasıl bir statüde yapılanmalı teması nasıl olmalı diye bundan bahsettik bunun üzerine o da bize bir tez hazırladı
S : Kim hazırladı
T.G. : Doğu PERİNÇEK. Ondan sonra bu hazırladığı tez le beraber tezi hazırlarken emekli albay Suphi KARAMAN- Doğu PERİNÇEK – emekli deniz kuvvetleri komutanı binbaşı Erol BİLBİLİK …… şeyden yararlanmadılar öbür adamdan Alman istihbaratına çalışıyor diye Mütercimlerden yararlanmadılar ve bilgi de vermediler başka kim vardı subay olarak bilmiyorumda elit insan Hasan YALÇIN bunlar bu öngüt hakkında bana bilgi verdiler yapılanması yani bilgi derken şu bu günkü yapılanma nasıl olmalı tema bu bizim bilgisayarlarımızda ve bende olan Ergenekon da olucak bizde Ergenekon diye bi çıkış aldık bunu da kurye aracılığıyla Bilecik otobüs firması var neydi o adamların adı Bilecikte bi tane otobüs firması vardı iki tane de biri çok meşhur o otobüs firmasıyla bu dosyaları gönderiyoruz ben giderken de yanımdı getiriyordum gitmiyorsak bütün isteklerini onlar aracılığıyla gönderiyoruz ondan öncede Giresun dada böyle bi otobüs firması ama firmaların şöförlerine şey veriliyordu onların listeleri gidiyordu yani otobüs yolun kenarında kesiliyordu şehir merkezine girerken saati çıkışı herşeyi bildiriliyordu onlar aracılığıyla gönderiyorduk mesela daha doğrusu onların orda bi kuryeleri vardı bence gelmeden kurye biz bi şey göndericez demeden iki gün önce biz kuryeye de degil şöföre veriyorduk
S : Ergenekon un yeni yapılanmasını işte bu Hasan YALÇIN -Erdal ….. hazırlarken onlardan ……… işaret eden kim
T.G. : Neyi işaret eden
S : Siz gidip bu adamlardan faydalandınız Ergeneko nun yeni yapılanmasında faydalanın diyen kim
T.G. : Veli paşa faydalanın demedi dedi ki bana ikibin (2000) yılının dünya glabol leşiyor ya bu glabolleşmede Doğu PERİNÇEK Hasan YALÇIN falan kendi söylemedi Doğu bunlarla çalışıyor bunu hazırlarken
S : Siz Doğu ya gittiniz Doğu bunlarla kendisi hazırladı
T.G. : Evet dedi ki paşa ben Ergenekon un ikibin yılındaki glabol leşmediki yerini yeniden yapılanma temasını çıkartırım size dedi bu da hazırlamış hazırlayınca ben de kimlerle hazırladın yani ne söyliyeyim şimdi adam ne diycek o da dedi ki Hasan YALÇIN- Deniz BİLGE binbaşı -Suphi KARAMAN ondan sonra kendisi işte bu saymış olduğum isimleri söyledi
S : Niye buna ihtiyaç duydu örgüt Ergenekon pasif durumdamıydı
T.G. : Hayır partilerde bi anayasa taslağı vardır biliyorsunuz İşçi Partisi kominist partiyken kapatıldığında bütün partilerin tüzügü yoktu ama Doğu PERİNÇEK in örgütünün tüzüğü vardı ne olarak Endenozya Kominist partisi tüzüğü olarak adı altında sözde siz Endenozya Kominist Partisi tüzüğü zannediyorsunuz o tüzükte bütün partiler kapanırken onun partisi kongrelerini şunlarını bunlarını toplantılarını örgütlenmesini yapıyordu bunlarda beş yılda-on yılda bi kere beş yılda filan şunu yapıyordu yenileniyorlardı yani yeni döneme ayak ha bakın önce Ergenekonu okumalısınız Ergenekondan sonra çıktı bu lobi mafyanın yeniden yapılanması bi sürü şeyler
S : …………
T.G. : Ergenekon bende vardır almışsınızdır onu
S : Sendekinimi okuycaz yoksa Can DÜNDAR ın yazdığınımı hangisini okuycaz
T.G. : Can DÜNDAR ınkine hiç bir şey yoktur biz fikir babası taslak var bizde Can DÜNDAR kitap olarak yazmış sadece
S : Ergenekon un ilk çıkış zamanında ki fikir ve düşüncesi ne amacındaydı onu biliyormusun o yıllarda ki ilk çıkış amacı
T.G. : Yok ben zaten yetmiş iki (72) doğumluyum
S : Sonradan duymuş olabilirmisin
T.G. : Onları anlattım ilk Mukavmiyet Teşkilatı çıktıktan sonra bunlarda o teşkilatın içindeymiş Kıbrıs harbinden sonra bunlarda bölünmüşler yani kendileri bi grup yapmışlar
S : Peki sonradan silinmiş mi bu yoksa
T.G. : Hayır hep devam etmiş onlar hep revaçtaymış yakın tarihte Ergenekon üyesi askerler İsmail Hakkı KARADAYI – Hüseyin KIVRIKOĞLU ve bunlar aktif askerler olarak gösteriliyo fakat Hüseyin KIVRIKOĞLU nun politikalarını biraz daha gel-git olarak görüyorlar korkaklık olarak görüyorlar mesela Necip TORUMTAY’ı başkanlık yapan Bülent ULUSU yu falan tutuyorlar fakat ……. Ben mesela Bülent ULUSU yu tanımam nasıldır Amerikancımıdır şucumudur bilmiyorum
S : O zaman küçüktün
T.G. : Söyledikleri mesela Doğan GÜREŞ’i hiç sevmiyorlar ve Ergenekonu mahvediyor diyorlar
S : Doğan GÜREŞ Ergenekon üyesimi
T.G. : Yok değil Nato cu
S : Nato cu peki bunlar belli bir periyot içersinde toplanırlarmıydı birleşiyorlarmıydı
T.G. : Bu konuları bakın ben Ergenekon üyesi değilim Ergenekon üyesi olmanız için oniki (12) kişilik şura olduğunu biliyorum fakat şura nın nasıl hareket ettiğini ben ben ilk Ergenekon adını şeyde duydum Veli paşa Çanakkale ye yeni gelmiş yeni gelmişti. Ergenekon adını duydum Doğu PERİNÇEK e dedim ki ya Ergenekon filan nedir ondan sonra bi çok gazeteciye filan Ergenekon nedir herkes bana Doğu PERİNÇEK hariç şöyle anlatayım gazeteci olarak Hikmet ÇETİNKAYA Cumhuriyet te gazeteci olarak başka kim vardı sorduğum yani soruyorum ya Ergenkon diye bir teşkilat varmış nedir ben bilmiyorum onlarda MHP nin Türkçülükten çıkan demir döğen varya hepsi onu söyledi Doğu PERİNÇEK bana dediki bu askeriyenin içinde örgütlenmedir dedi Ergenekon dedi Bilecik e geldigimde bu Ergenekon la tanışabildim Ergenekonla tanıştım ama Ergenekonun yine kendiyle tanışamadım yani temayla tanıştım oniki (12) kişilik bir kadro olduğundan bahsedildi generallerden bahsedildi ama bu generallerin hepsinin aktif yada isim listesi kitapçık olarak elime böyle birşey geçmedi eğer Ergenekon ilk önce okunursa bizdeki Can DÜNDAR daki kitap zaten bocalamış fark etceksiniz çözüme gitmiyor bizdeki kitap siyasal bi teori bu teori özelliği şu hazır birisi gelicek pratiği kurucak
S : İkibin yılı Ergenekon un yapılanmasını nasıl özetliyebiliriz
T.G. : Nasıl örgütlüyebiliriz
S : Özetliyebiliriz
T.G. : İşte bahsettiğim lobi bakın orda kağıtlar var o kağıtlarda ilk bize gelen emir Ergenekon Ergenekon un altında lobi- Kemalist hareket ………… kuruldu Ulusal Gençlik Birligi kuruldu
S : Ulusal Gençlik Birliği
T.G. : Evet Atatürk Düşünce Dernekleri var




3. KASETİN ÇÖZÜMÜ

Tuncay GÜNEY : …. böyle olduğunu biliyoruz
SORGUCU : Şimdi ERGENEKON un fikir yapısı nedir
T.G. : Fikir yapısı o taslakta yazıyor
S : O taslağın fikir yapısı yazarları turancılık olarak nedir yani
T.G. : Turan cı değil Devletci bunlar ama ülküdaşlık MHP kafasıyla bakıyorsanız yok, Mustafa Kemal çizğisinde bakıyorlar
S : Hedefi nadir, Ergenekonunun kurulmasının Türkiye deki Erğenekon un hedefleri neler yani, varoluş amacı nadir Türkiye de, ortadoğu tehditini mi bitirmek, orta asyayı mı güçlendirmek Türkiyedeki nasıl yapılanmayı sağlıyorlar yani Erğenekon un amacı nadir, beş yıllıp planlar hanği amaca yönelik yapılıyor, yada ilkeleri prensipleri varmıdır,
T.G. : Bizdeki taslaklarda böyle ilkeler yok Atatürkcülük olarak yok fakat bunların örnek aldıkları da zaten Mustafa Kemal fakat bu Mustafa Kemal in son dönemi değil devrimci inkilapcı dönemleri falan fakat Erğenekonu PKK kavğasındada görürsünüz yani PKK lılarda bu guruptan rahatsız olmuştur ortadoğuda örgütlenirlerken bu İran falan gibi bunlarda Erğenekon adına örğütleniyorlar kuzey Iraktakilerde böyle ama amaçlarının TÜRKIYEYI TAMAMEN DERIN DEVLET ADI ALTINDA ELE GEÇIRMEK YADA,
S : Amacı redikalları mı yok etmek veya nedir amacı mesela irticayı yok etmek olabilirmi
T.G. : …DEVLET ADINA DEVLETI YIKMAK ISTEYEN HERKESI EVET..BUNLAR ZATEN KENDILERINI DEVLETIN SAHIPLERI OLARAK, DEMIRBAŞ OLARAK GÖRÜYORLAR, bütün bu güçlere karşı savaşıyorlar, ama bi taraftanda bürokrasi içinde örgütleniyorlar,
S : Peki bunların aldıkları para nerden karşılanıyor örtülü ödenekmi veya kendi imkanlarını kendilerimi sağlıyorlar
T.G. : Bizi gelen bilğilerdende böyle birşey yok, ama ben kendi edindiğim bilgi olarak söylüyorum bize gelen o yazıdada öyle bir kaynak yok, ama şunu göreceksiniz kendilerinin, bu soruya cevap bulacaksınız nasıl kaynaklar sağladığını bankalardan büyük iş adamlarından, mafya gruplarından, uyuşturucudan şundan bundan bunları bu örgütün gayri resmi bi yerden para, hep devlet bütcesinden hortumlamadığını göreceksiniz, başka yerlerden bu kaynaklardan para geldiğini göreceksiniz
S : Peki şu an Veli KÜÇÜK bu erğenekon grubun başı mı
T.G. : Yok sözcüsü bence
S : Sözcüsü sence, kendisi bahsediyormu ergenekondan
T.G. : Yok ama ben erğenekonu verdiğimde böyle baktı tetkik etti, güzel dedi, bizim arkadaşlar da genişletecekler falan ama erğenekonun yapılanmasından şundan bundan bahsetmedi
S : Peki Veli KÜÇÜK paşanın idosu nedir
T.G. : İdoolojisi mi
S : Yok ideali nadir, normal paşa cumhurbaşkanı falan
T.G. : Yok böyle bir şey yok, ben dedimki Tansu hanım görüşmek istiyor mesela, derimki bir bakanlık falan şey yapın hayır ben kati suretle politikaya girmeyi falan düşünmüyorum dedi, biz dedikki yani Bilecik ten girse hanği parti olursa olsun banko çıkar, hiç bi ideali olmadığını söyledi,
S : Lider mi olmak
T.G. : Hayır o böyle perde arkasında böyle lider olmak daha hoşuna gidiyor, kendi dünyasında evet gizemli bi lider olmak, bakın o da haklı niye biliyormusun siz oldunuz emniyet müdürü bir özelliğiniz kalmıyorki, öyle karanlık her yerde bezi var Milli Savunma Bakanı milletvekili oldu, bakan oldu, değilmi ona herkes muhalefet edebilir değilmi, ama şimdi kimse muhalefet edemiyor, Doğan GÜREŞ paşanın bile general Veli KÜÇÜK kadar havası yok.
S : Kimin adına çalışıyor
T.G. : Kim
S : Veli KÜÇÜK
T.G. : Nasıl yani
S : Kime bağlı
T.G. : Ergenekon adına, Erğenekon olarak şeyi değerlendiriyorum, örgütü değerlendiriyorum ve örgütün sözcüsü olarak görüyorum
S : Peki Dünya ülkeleri üzerinden düşünürsen kimin adına
T.G. : Daha dünya ilişkilerini bilmiyorum daha bir Amerikaya gittim çok dünya olarak gördüğüm o da bir Mehmet ÖZBAY ı gördüm dünya adamı olarak bunların çephesinde
S : Hayır hayır bunun bakış açısı nedir konuşmalarında sohbetinde
T.G. : Vahit ÇELİKBAŞ ile İsrail meselesinden dolayı konuştuklarında gayet iyiydi öyle bir şey yoktu konuştukları dünya ülkeleri ile ilğili hiç bir şey bu güne kadar konuşmadık sadece Turan YAZGAN HOCAYLA ile Türki Cumhuriyetlerdeki örğütlenmeleri direk Veli KÜÇÜK yapıyordu, hemde legal gizli saklı değil öyle
S : Orta Doğudaki örğütlenmeyi kim yapıyor
T.G. : Ortadoğudaki örğütlenmeler ayrı zaten irandaki güney Azerbeycan kuzey azerbeycanı bir bütün olarak düşünüyorlar … şov yapıyor kuzey ıraktakini Nehir DEMİRCİ ler falan vardı, Türkmen ocağı var ırak milli Türkmen partisini kurdular birlik partisini kurdular bu çocukları kullanıyorlar
S : Fazıl DEMİRCİ
T.G. : Fazıl Demirciyi tanımıyorum, ya biliyorumda tanımıyorum, bütün olarak tanımıyorum görüşmemiş olarak tabi bunlar MİT lede çalışıyorlar biliyorsunuzdur fakat o Irakdaki örğütlenmelerde bir özelliği söyleyeyim, Türk hareketi Kürt hareketi kuzey ırakta olmaz, niye biliyormusunuz, Veli Paşa zaten SADDAM la görüşüyorlar direkt değil tabi Tarık Aziz le, Taha Yasin yardımcılarıyla, DOĞU PERİNCEK le mesajlar gönderdiklerini biliyorum, ancak biz Irak ın bütünlüğünü savunuyoruz diyor kendisi de bunu bir fiil söyledi, yani Saddam Hüseyin taraftarı onlar yani bu konuda onun için Irak Türkmenlerin bu konuda birşey yapmaları imkansız, onlarda diyorlarki eğer böyle bir şey olursa orda biz türkmenleri desteklersek birfil Barzani ile ittifak yaptırır bunları değerlendirirsek, kürdistan kurdurdu diyorlar kürdistan enğellenemez Türkiye için on yıl sonra jeopolitik şehri parçalanmayı enğelleyemeyiz diyor on yıl içinde jeopolitik parçalanma demek Türkiyenin İranın Irakın ve Suriyenin jeopolitik olorak parçalanması bu bölğede yeni bir operasyona geçişi var onun için Türkmenleri orda desteklemez ama iranda çok iyi destekliyorlar türkmenleri
S : Fetullah GÜLEN gurubu…, sonrada ayrılıp kendisi okullar açmaya başlıyor.… aynı şekilde Sedat PEKER de okullar açtı
T.G. : Fetullah Hoca …okullar açmıyor Fetullah Hoca orda okul açmışya kolej ama Veli KÜÇÜK ün de orda ilkokulu vardı
S : aynı dönemde
T.G. : Kuzey ırakta ondan önce kuzey ırakta özel burda da radyosu vardı birde televizyonu vardı Veli KÜÇÜK’ ün
S : …
T.G. : Pekerin okulları olarak bir okuldan söylediler ama bilmiyorum şey olarak, o okulları ben paravan olarak görüyorum
S : … kültür dersaneleleri verdı eğitim
T.G. : Bilmiyorum
S : Yunus Emre Kolleji
T.G. : Hı Yunus Emre kolleji onu biliyorum işte, ama onu şey olarak yaptığını zannediyorum perde arkası
S : Okulları
T.G. : Ama bakın burada Veli KÜÇÜK zavallı değildir. Turan YAZGAN’a okullar açtırır ama Sedat PEKER‘e sen gidipte bilmem ne kollejini almak, böyle birşey değildir. Çünkü oda şunu bilir halk arasında hiç kimse mafyadan olan bir adamın okuluna çocuğunu göndermez okul ne kadar iyi olursa olsun,
S : Turan YAZGAN’ la …
T.G. : Turan YAZGAN’la Veli Küçüğün arasında yıllardır zaten şey içinde araları gayet iyi, Turan Yazgan dikkatinizi çekerim 75′inci yıl vakfı eee Başbakanlık biryerlerden para taahüdünde bulunuyor…
S :Almıyor
T.G. : Almıyor, 6-7 kere fondan para verelim diyorlar o saadece iki kere almış ama onun okulları Fetullah Hoca yokken bile bakın Fetullah Hoca yokken bakın kominizm varken Turan YAZGAN Türk dünyasında vardı ve yine devletten para almadıkları söyleniyor.
S : Hangi okulları aldı orta asyada
T.G. : Onun Akşaabat’ta falan bir cok yerde dergide yayınlanıyor zaten tabi o bölgeye hiç gitmediğim için bilmiyorum şey olmasın … Turan Yazganın dergisinde çok net bulabilirsiniz. …. Dergisinde.
S : Şim di bu oluşumla HİZBULLAH bağlantısını biraz bahset
T.G. : HI hı
S : Bu ilimciler Menzilciler bu eğitiminden bahsettin
T.G. : Hı hı e İlimciler Menzilciler konusunda eee en son ilk baştan alayım tabiki İlimciler Menzilcilerin bu kavgalarının nasıldıı,
S : İlimciler Menzilciler … gelmeden direk Hisbullahın oluşumandan başlasan bence daha iyi olacak
T.G. : Onları işte bilmiyorum tam olarak İlimciler Menzilciler olarak, ben Hizbullah konusun da bir fiil Halit GÜNGÜR’ün öldürülmesinden sonra dikkatimi çekti yani dikkat olaraktan, bölge olarak ta şey yapmıyorum, yani bana şey olarak da uzak Hizbullah konusu. Fakat Veli KÜÇÜK bana böyle bir sohbette otururken eee aynı şeyleri Aydınlıkçılar falan da söylüyor zaten de, ama Paşamın söylemisi önemli. Teoman KOMAN Paşanın bunu başımıza bela etti dedi. Hizbullah konusunu, Teoman Koman paşa, askeri birliklerde eğitildiğinide kendisi söyledi, şeyin Hizbullahın, askeri birliklerde PKK’ya karşı, bir de biz yanlış bir şey yaptık dedi, Helikopterlerden PKK’ya şey yaparlarmış, Ayet Hazreti Peygamber diyor ki Allah diyor ki işte vatan bölünmez falan işte böyle şeyller atarlarmış, ben bunların hepsine karşı çıktım dedi, ama Teoman Koman paşaya ve o dönemdeki paşalara dinlettiremediğini söyledi. Bu örgütlenme şemasın daki Teoman Koman Paşanın bunları askeri birliklerde eğitilmesine karşı çıkıyordu kendisi de, yani o dışarda başka bir statüde eğitilmesinden yanaydı, Hizbullah konusun da, eee en son şimdi Hizbullah konusunda o Hüseyin VELİOĞLU meselesinde ben konuştum o ölen adamın Hüseyin VELİOĞLU olmadığını o şeylerdeki onun olmadığını söyledi ,Hizbullah’I ve İRFAH ÇAĞIRICI’yıda TÜRKİYE’ ile ,İRAN’nın ve İSRAİL’in ortak kullandığını söyledi. Hizbullahı da İrfaan Çağırıçı’yıda şeyide söyledi o adama şey yapmışlardı ya suiikast Jek KAMHİ’nin babası Jak KAMHİ’ ye onu israilin sırf göstermelik olarak yaptırdığını söyledi. Bu arada ADNAN HOCA var Harun YAHYA kitaplarını yazıyor onun da İsrailin finansör,israil tarafından finansör edildiğini söyledi. Adnan Hoca yakalanmadan önce MERSİN ‘de kalıyodu , Veli Paşayı burdaki çiftliğine davet etti, o zaman bana git dedi bu Bülent falan vardı, Selam vardı bir tuhaf ismi vardı Bülent di hatırlıyorum … çalışıyordu ona telefola görüştük kendisiyle yüz yüze de görüştük Veli Paşayla Adnan Hoca yemek yemek istedi ve Veli Paşa bunu kabul etmedi ve Mersin dende istanbula gelmesin dedi, onun ogüzel şatafatlı villası var ya orda yemek yiyeceklerdi, gelmesin dedi ,fakat bu geldi, Veli Paşa geldikten sonra ondan sonra televizyonlarda bu Adnan hocanın motorları çıktığın da bunları dedi siz israil düşmaanı olarak şey yapmayın Adnan Hocayı İsrail Finanse ediyor dedi, yani Sionizmi çok büyük bir ölçü olarak göstererek sırf pıropagandasını yapıyor dedi ve bir başka yaptığı bir şey yok dedi Fakat Adnan Hocanın yanında kim var dedi ENGİN ALAN’nın yeğeni ismi neydi ismini de söyledi o çocuğun da vakıfta görevli olduğunu söyledi. Ben kendim çıkardığım Engin ALAN’ dan dolayıdı gitmemiş görüşmemiş
S : Engin ALAN kimdir,
T.G. : Özel Kuvvetler Komutani şimdi Tüm General Tunceli’de eee Engin ALAN’dan dolayı görüşmek istemediğini zannettim ama daha sonra Veli Paşa tam tersi Harun YAHYA ile görüşmek istemediğini anladım, Hizbullah örgültlenmesinde o çocuğun öldürüldükten sonra Veli paşayla bunların Doğu Perinçek’in aralarının açık olduğunu biliyorum Veli Paşa da bana söyledi o zaman Halit GÜNGÖR öldürülmüştü o dönemde eee şimdi, Hizbullah’ın bu kavgasından sonra şehre göçüş de İlimcilir ve Menzilciler de Veli Paşanın yani askerlerin yada Mit’in herhangisinin kimin desteklediğini bilmiyorum tam olarak yani neyin nasıl olduğunu, Fakat Hizbullah’ın şimdiki bu işte o insanları boğan, şey yapan Hizbullah’ın normal de askerlerin kontrolü altında olduğunu biliyorum bunu Doğu Perinçek te bana söylediğinde direk Veli Paşaya da söyledim, dedim ki Paşam böyle böyle söyledin, doğrudur dedi işte o zaman yapılan hatalardan biriydi dedi.
S : JİTEM olarakmı düşünüyorsunuz bunu yoksa Ergenekon olarak mı…
T.G. : Hizbullaah’I Jitem organize etti, örgütledi.
S : Bu yetiştirilmesi falan konusunda Hizbullah’ın
T.G. : Ha eğitimle … Jandarmanın tesislerinde akşamları eğitim verdiğini falan bunlara karşı çıkıyor du Veli Paşa
S : Hangi jandar ma tesislerin de hangi ilde
T.G. : Güney doğuda Diyarbakır da Silopi’de o bölgelerde ki jandarma ama bu çocuk Halit GÜNGÖR Diyarbakırdakini keşfetmişti, Diyarbakırda da bunlar güçlüydüler çünkü, Diyarbakır’dakini keşfetmişti. Zaten şöyle birşey vardı bakın, PKK’ya gitmeyen insanlar Fetullahçı falan oluyordu …olmuyordu. Bakıyorsunuz siz bir ergenlik döneminde Fetullah Hoca gibi cemaatler sizi kesmez artık, onlar T.C.’nin uşakları olurlar, ondan sonra ne yapıyorsunuz daha radikale gidiyorsunuz bu radikale girdişte … yada bir başka gruplara gitmemek, için devlet kendi kontrolü altında , yani bunlar başka kontrole gitmemek için ben devlet diyorum ama devletler genel anlamda kastetmiyorum, bunlar o giden insanların kurşun olarak dönmemesi için böyle bir Hizbullah yapılanmasına gittiğini görüyorum, bunu da fikir taatrisi bulunduğum subaylar olsun, ondan sonra kimseler olsun şey kalıyorlar eee aleyhim de olmadılar bu fikrime karşı çıkmadılar hiç bir zaman
S : Veli Paşanın burdaki şeyi ney
T.G. : Veli paşa da Hizbullah Teoman Koman Paşa …bunun tek şeyi var, benim başıma diyor, JİTEM’in başına bela etti diyor. O zaman JİTEM subayları zaten eğitiyordu,
S : Bu Ergenekon sadeece Jandarma generallerinden mi oluşuyor?
T.G. : Hayır hayır hayır Ergenekon eğer Jandarma da olmuş olsa yada genaral Veli KÜCÜK çok mühim bir adam olmuş olsa Kara Kuvvetler Komutanı Nejat Mülür şimdi kurmay başkanı İstanbulun Marmara bölgesinin o adama hükmedemez niye biliyormusunuz Veli Küçük tırişkadan bir general o tuğgenaral silopideyken Veli Küçükten her istediğini yapıyordu Nejat MÜLDÜR şimdi tümgeneral istanbul da Yani jandarma olarak yapma olasığı imkansız. Bir de ben bu hiyararşiye askerdeki gibi bakmıyorum zaten siz de öyle bakmıyorsunuz. Askerdeki gibi hiyararşi yok ama ben şundan çok eminim Türkiye deki bunların bu gizli örgütlenmeleri Ergenekon olduğu yani gizli örgütlenmenin yani bunların da Veli Paşanın için de olduğu askerlerin de bu işin içinde olduğuna ve buna katılıyorum … Hizbullah’ın Veli paşanın , Teoman Koman Paşanın ve Jaandarmanın yetiştirdiğini ve memleketin başına dert edildiğini ben bunada katılıyorum adam doğru söylüyor fikirlerinin bir çoğu her zaman mantığa yatan şeylerdi
S : ÇEVİK BİR …
T.G. : Çevik BIR orda tüsiat toplantılarında pek çok yerde söyledi Çevik BİR kendisi komutanken de dediki bizde bazı genareller vardır sefer taslarıyla botları arasında askerye ye gelir giderler gelir giderler sefeer tası gibi gelir giderler sefer tasıyla botları arasında dedi Çevik bir de aynen böyledir dedi . Çevik Bir emekli olduktan ama Çevik Bir hiç bir zaman bunların hareketlerine karşı çıkmadı, bunlar Çevik Birin yaptığı tüm oparasyonları baltaladılar Cumhuriyet Gazetesini Mahfettiler aslında Cumhuriyet gazetesini bunlar mahfetti. Özel Kuvveetler Komtanlığında ENGİN ALAN varken Cumhuriyet Gazetesine para yardım etti bunlar ben biliyorum onu bunlar İlhan SELÇUK’lar parayı linç etti diye yaygaralar çıkardılar
S : Nerden biliyorsun onu
T.G. : Efendim,
S : Biliyorum dediniz ya nerden biliyorsunuz
T.G. : Veli Paşa söyledi bunlar dedi ki Çevik bir ekibi para aldılar dedi Özel Kuvvetler Komutanlığından, doğru da. Bunun para aldığını söyledi …manüpile edicek bunlar bir tutuştular devletten, derin devletten para alıyorlar diye, çok büyük bir şekillde yaygara çıktı kendi camialarında tam yaygaranın öbüryanı devlet biryıl bunları idare etsin diye para vermiş bunlar cebine attı diye yaygara çıktı tabi solcu solcuyu anlarya ondan sonra bunlar tabi Cumhuriyete şey bakmaya başladı İlhan Selçuğu hepsi olayı böyle gladyo yüklenmesi gibi olarak gördüler ,bütün sol cerrahda yani camia da Gürbüz Çapanı MİT’in adamı gözüyle bakarlar niye bu manüpüle edildiğinden dolayı böyle oldu hem siz para alıyorsunuz ama Çevik Bir hiçbir zaman Veli Küçük olsun ve ekipleri aleyhin de bir açıklama yapmadı ,
S : Özel Kuvvetler…
T.G. : Efendim
S : Özel Kuvvetler Komutanlığı Harp dairesinde Çevik Bir taraftarı mı daha çok…
T.G. : Tabi Kara Kuvvetlerinden insanlar daha çok Jandarmadan orda yönetim kadrosunda bir başkan yardımcısı daire başkanı yani otomotikmen başkan yardımcısı olduğunu biliyorum
S : Özel Kuvvetler ile Ergenekon araasında hizipleşme gibi karşıklı ayrılığı
T.G. : Var tabii
S : Peki bu ergenekonun yani Çevik bir kadrosunu tasfiye ettiği sözkonusumu oldu Cumhuriyet gazetesi konusu ile ilgili sürekli aralarında bir problem varmı aralarında
T.G. : Var
S : Niye anlaşamadıkları
T.G. :Şimdi bakan ben kendimi bildim bileli yani eee Veli Paşayla işte İzmit’in son dönemlerinde Sıcak dönemlerimiz, bildim bileli bunların araları hep pıroblem Özel Kuvvetlerle. Özel Kuvvetler jusmarktan (?)… para alıyor, yani Amerika’dan para alıyor bunlar oralardan buralardan şuralardan para almıyorlar, öz kaynakları …lar. Onları amerika uşağı olarak görüyorlar zaten özel kuvvetler komutanlığını Gölbaşında merkezleri Apo konusunu anlatıcam demiştim Abdullah ÖCALAN konusunda Abdullah ÖCALAN normalde kendisi Moskava dayken teslim olacaktı tabi teslim olacaktı Moskova dayken Türkiye ye gelicekti fakat daha sonra Abdullah ÖCALANın Veli Paşa dediki …Engin AlAN’ların yaptığı gözü bantlı operasyon varya buna karşı çok masraflar olduğunu Kenya ya paralar verdiklerini başka ülkelere falan oysa onlar Abdullah ÖCALAN la anlaşıp Abdullah ÖCALANı Türkiye ye getirmeyi razı etmişlerdi Moskava dan direkt Türkiye ye gelicekti o ara ben Doğan ERBAŞ lada görüştüm Doğan ERBAŞ la görüştügümde dedi ki Veli Paşa yla biz şey olarak biz getirdik mesajı ben getirdim bilfiil dedi ki biz görüşmelere ve teslim olmaya herşeye açıgız sayın başkan ne yapsın dediler ama başka yönde insanlar girdiği için karargahta Abdullah ÖCALAN Amerikalı ların kucağına düştü Veli paşa Abdullah ÖCALAN nın bu şekilde gelişine falan karşı PKK lılarada diyor zaten diyorki Doğan ERBAŞ için falan intihar etseydi ş¢r¢fs¢z dedi gelmeseydi dedi böyle gelmemi olur dedi anlatabiliyormuyum yani buna karşı çıktı Doğan ERBAŞ ın Apo nun bu şekilde gelişine karşı çıktı
S : Doğan ERBAŞ kimdir
T.G. : Apo nun avukatıydı şimdi HADEP il başkanı oldu iki aydır ve orda Zeki OKÇU diye Ahmet Zeki OKÇU -SERBESTİ diye bi dergi çıkartıyordu bunu avukatı olarak falan istemedi paşa zaten Mit in adamı falan dedi ondan sonra Doğan ERBAŞa benim yanımda Dogu PERİNÇEK kendi söyledi Ahmet Zeki OKÇUyu yukarlar istemiyo çıkartalım falan Ahmet Zeki OKÇU yu ondan sonra çıkarttılar zaten
S : Peki Veli KÜÇÜK ne şekilde gelmesini istiyordu ve ne menfaat görüyordu
T.G. : Menfeat olarak değil ama ben son dönemde fark ediyordum, şey vardı yani PKK yla daha önceden PKK – Çevik BİR le oturmuşlar Lübnan da Çevik BİR le oturduklarında PKK yla bunlar Çevik BİR le anlaşamamışlar yani beş sıfır kaybetmişler PKK da otomatikmen bir hükümet gibi oturmuş fakat Veli Paşa bakın PKK ve MET tv ye dikkat edin Veli paşa ya saldırmadı öyle SUSURLUK ta dahil hiç birzaman saldırmadı bazen ama Susurluk un an yaygaralı zamanında Kontra gerille genareli olarak göstermişti çok iyi hatırlıyorum ama ondan sonra hiç şey yapmadı Apo konusunda şu bu suikastler konusunda hiç bir zaman general Veli KÜÇÜK tarafından çıkmıştır demedi, YEŞİL’ I, general Veli KÜÇÜK’ e bağlamadı, Evrensel Gazetesi General Veli Küçük şey yapıyor dedi o demedi bak Yeni Gündem Özgürlük gazeteliri falan çünkü ben bu statideki bütün küpürleri kesiyorum tarih tarih böyle olunca Abdullah ÖCALANın ama bu şekilde gelmesini bu getirdikleri Kenya üzerinden bu operasyona karşıydı niye Apo Moskava dan direk buraya gelicegini söyledi kendisi
S : Görüşme olmuşmu
T.G. : Bilmiyorum ama Doğan ERBAŞ la görüşme yapıyorduk biz periyodik olarak
S : Veli KÜÇÜK- Doğan ERBAŞla görüşüyormuydu
T.G. : Yok canım Veli Paşayla Doğan ERBAŞın görüşmesi demek apayrı bir şey Doğan ERBAŞ için büyük bir olay demek, olmaz..
S : Sizin üzerinizden görüşüyordu
T.G. : Tabi – sormak istediğiniz bişey
S : YEŞIL LE ALAKALI
T.G. : Ha ha
S : Sence Mehmet EYMÜR açısından, Veli KÜÇÜK açısından baktığında Yeşil in yaşamasının getirisi ve götürüsü nedir
T.G. : Mehmet EYMÜR le arası iyi değil yani Yeşil in arası iyi değil Yeşil – Mehmet EYMÜR ü Mehmet EYMÜR de Yeşil’i sevmez ama Veli KÜÇÜK onun için patronudur Lenin in güzel bir sözü var biliyorsunuz Stalin in Karl Marx falan şey Karl Marx la öbür adam kominizim Avrupa da öyle bi şeye getiriyoruzki galiba insanlar hiç birzaman bu ölçüde kurtulamıycak hakikatende öyle Mustafa Kemal e Lenin niye yardım etti Çanakkale geçilir Anadolu geçilirse ne olur … Yeşil ölürse generallerin hiçbir özelliği kalmaz general Veli KÜÇÜK için Yeşil in ölü olması hiçbir işine yaramaz ama ölü bir hayalet olması bu yarayabilir iyide bu hayaletin arada bir çıkması lazım general Veli KÜÇÜK bu çıkartmaları oynuyor bazen, bazen en yakınındaki adamını mersedeslerinde yakalatmıştı gazetelerde okuduk bazen Antalya daki evi ben öldürülme olayının kendisine yarar getirmiycene inanıyorum niye Veli KÜÇÜK ün çok iyi hatırlıyorum sözünü belki söylemişimdir de dediki biz Jitem bir gece de lav edildi benim teşkilatımı sürdüler dedi bir gecede tabi eve geliyor bi tane general diyorki Jitem lav edilmiştir emri getiriyor şimdi iki Susurluk oldu bi daha üzerimizden buldozer gibi geçerlerse bu hareket şey olmaz yani Yeşil in ölü olması demek onların üzerlerinden geçiyor demektir
S : Peki başka Veli paşa patronu olduğu Yeşil I öldürmesine karşı Veli den çekinirmiydi yani
T.G. : Şimdi şöyle bak Mehmet EYMÜR le Yeşil in arası açıktı
S : … birisi Yeşil I öldürmeye cüret edebilirmiydi yani
T.G. : Onu söyliycem Mehmet EYMÜRün Veli KÜÇÜK le arası açıktı anaavrat küfr edebilirler Veli KÜÇÜK işaret etmezse gözünü yada böyle diyceksiniz ki ben Mehmet EYMÜR üm komutanın artık defteri dürelim sizin içinde böyle der general Veli KÜÇÜK işaret etmezse kimse ona sıkmaz S¢K¢N BÜTÜN INSANLARDA GENERAL VELI KÜÇÜK IŞARET ETTIGI IÇIN S¢KM¢ŞTIR bunları siz benden daha iyi biliyorsunuz öbür statüde cepheye bakın general Veli KÜÇÜK ün Yeşil de ölürse hiçbir fonksiyonu kalmamış demektir
S : Yeni Yeşil çıkartır
T.G. : Yeni bir Yeşil şak diye çıkmıyor tabi şimdi o büyük bir macera
S : Gelelim bu CEM ERSEVER olayına Cem ERSEVERin kısa yollu bana bi izah edermisin
T.G. : Cem ERSEVERin dördüncü (4.) bölge komutanı olduğunu biliyorum o dönemde
S : Ne demek dördüncü bölge
T.G. : Yani Jitem in dördüncü bölge komutanı Güneydoğu da görev yapmış kendisi Veli paşa burda Ibrahim BABATLAR yani itirafçılar tarafı ve Yeşil ler tarafı olan kadrolu olmayan yani bu personeli tutuyor daha çok eğer işaret etmese rahatsız olmasa onlarda kimse bunu tasviye edemez çünkü bu ona daha yakın olan bu hareketin başında ilk olan o yani hiç kimse Güneydoğu da durmak istemezken Yeşil şey Yeşil demişim Cem ERSEVER hep orda durmak isteyen bir adamdı ben Cem ERSEVERle hiç yüz yüze gelmedim tanımıyorumda o dönem zaten beraberligim yoktu Cem ERSEVER nerden di, eee Irak tan iki tane subayın öldürülmeden önce iki tane subayın iki-üç tane de olabilir sayıyı tam hatırlamıyorum
S : … Veli KÜÇÜK ün
T.G. : Bölge komutanıydı
S : Onun kadrosunda
T.G. : Evet
S : Hep Cem ERSEVER adınamı faaliyet yürüttü yoksa Cem ERSEVER in örgütünde muhalifmiydi
T.G. : Cem ERSEVER hiç bir zaman mualif olmadı Cem ERSEVER Jitem dördüncü bölge kuvvet komutanıydı bölge komutanıydı öbür itirafçılar şunlar bunlar otomatikman Cem ERSEVER e baglılar fakat ben Cem ERSEVER le karşı karşıya veya yüz yüze çalışmışlığım yok ama hiyerarşiye göre Cem ERSEVER patrondur öbürleri altındadır bunlar aralarında bi kavga çıkıyor bu kız sevgilisi – Mustafa – Cem ERSEVER tarafında olanlar bunların örgütten tasviye edilmesine ve emeklilige gidilmesine yol açan kişi aslında Veli paşa Veli paşa şimdi dediğim gibi ölmeden önce Ankara ya gidiceni Cem telefon açıyo İzmit e gelmesini söyliyor ama Cem İzmit e gelmiyor öldürülmesinin arka kısmında … da söyledigi
S : Kimin
T.G. : … örgütte böyle bi çocuk var
S : Kimin ben duyamıyorum
T.G. : ÇETİN ATEŞE’ in (?) de söylediği
S : Şeydemi Jitem de
T.G. : Babası emniyet istihbarattan ayrılma ama askerlerle arası çok iyi şeyde söylediği yeni şimdi bi kitap daha çıkardı ornun söylediği
S : Ne diyor Cem ERSEVER den biraz bahset
T.G. : Benim Cem ERSEVER konusunda çok bilgim yok yani çalışmadığımdan dolayı ve karşı karşıya gelmediğimden dolayı çok böyle net bir bilgim yok
S : Temin iki Irak subayından bahsediyordun
T.G. : Onu anlatıyordum ama kestiniz bire bir bilgi olmadığından dolayı
S : Anlat bakalım
T.G. : Irak subaylarını kendisi Irak subayları Antalya ya gelmiş Irak subayları Türkiye ye sığınmışlar bu Irak lılara teslim etmiş kimsenin haberi yokken Antalya daki kamptan alıp … kampından bunun üzerine Veli paşa bunu bana anlatmadı mesela bunu söylemedi bu şekilde fakat çekmecesinden böyle otururken kendi personeli olduğunu dördüncü bölge komutanı olduğunu fakat yanlışlıklar ve hata yaptığını bu örgüt içersinde kendisine diklendiğini, sonra o İbrahim…
S : Veli paşayamı dikleniyo
T.G. : Hayır Veli paşaya değil örgüte dikleniyo bu otomatikman Veli paşaya diklenmek oluyo ama kimse direk Veli Paşa ya diklenemiz öyle bişey aykırı zaten birde İbrahim BABA Veli paşa diyorki bu itirafçıları sen getirdin oralardan devşirdin ondan sonra da o adamlarla geçinemiyorsun Veli paşa iki arada bi derede kaldı bunun güçsüz duruma düştügünü anlattı kendi getirdigi adamlarla anlaşamadığnı anlattı öldürülmeden önce başbakanlık poligonu işte söylediği ama kendisi hatalıydı Veli paşa söyledi kendisi hatalıydı
S : Neydi başbakanlık poligonu neydi
T.G. : Öldürüldüğü yer başbakanlık poliğonunda sorğ¢l¢nmıştı bunlar İzmit e gelmesini söylemişti zaten Veli paşa diyorki telefon açıyo Veli paşaya diyorki ben Ankara ya geçiyorum paşam diyor o da diyorki ya İzmit e bana gel sonra geçersin Ankara ya o İzmit e gelmiyor
S : Gelmiyor
T.G. : Ondan sonra öldürüldü zaten bi gün sonramı
S : Başbakanlıkta kim sorguladı şey poligonda başbakanlıktaki poligonda
T.G. : İşte bu İbrahim BABANLAR ın bi sorguladıklarını zaten bütün kaynaklardan bu benim yada Veli paşanın söylediği bi kaynak degil
S : Veli paşa bu konuda bişey söyledimi başbakanlıktaki sorgulamayla ilgili
T.G. : Hayır zaten kayıtlarda da Veli paşayla telefon konuşmasından bir gün yada iki gün tam birşey söyleyemiycem başbakanlık poligonunda öldürüldüğü ortaya çıktı
S : Demin soru sordum Yeşil Veli KÜÇÜKten habersiz öldürülebilirmi dedinki öldürülemez Cem ERSEVER öldürülebilirmi
T.G. : Öldürülemez
S : O da Veli KÜÇÜKten habersiz öldürülemez
T.G. : Kimse yapamaz böyle bişeyi, işaret etmesi lazım
S : Niye
T.G. : Veli paşadan korkarlar çünkü
S : Emekli olmamışmıydı
T.G. : Kim emekli olmuş
S : Cem ERSEVER
T.G. : Önemli değilki emekli olması bakın Veli paşa için şu hiçbirzaman önemli değildir Doğu PERİNÇEK hukuk profösörü ve kominist sizlerin gözünde ve anarşist o hiç önemli değil o anarşist degil o onun dava arkadaşı bir diğer arkadaşının rütbesi başçavuş veya teğmen olabilir o onun için çok önemli değil kurmay başkanıyla iş yapmaz ama teğmen ile başçavuşla veya yüzbaşıyla işlerini yapardı onlar herzaman emret komutanım…
S : Veya … hiç önemli değil
T.G. : Tabi onlar hiç önemli degildir kati suretle onun için davası önemlidir ona herzaman çünkü Veli KÜÇÜK bir yüzbaşı için bir üst teğmen için bir ütopyadır gönüllerde taht kurmuş bir adamdır böyle olunce Veli KÜÇÜK onları tercih eder hiçbir zaman ben bir kurmay başkanına general olucak önü açılacak insanlara illegal şekilde hiç beni Ahmetle görüştür beni Mehmetle görüştür filan demedim Veli paşanın emri var diye demedim hepsinin rütbesi binbaşı albay albaydı ama albayları adam zamanında devşirmiş
S : Peki bu Soner YALÇIN la görüşmüşmüydü Cem ERSEVER
T.G. : Aydınlığa gelip gidiyo itirafta bulunduğunu zaten bütün medyanın yazdığı şeyler bunlar, Soner YALÇIN la
S : Görüşmüş
T.G. : Tabi görüşmüş görüşmese zaten çocuk öyle kitapları ve bilgileri birisinden alamaz
S : Aydınlığa gitmesinde Veli paşanın bi etkisi oldumu
T.G. : Veli paşa itmiştir zamanında ben o dönem yoktum zaten ama Soner le birisinin kucağına itiraflarda bulunması için bak bu çocuk ilk önce sabah gazetesine gidiyor … hatırlıyorum, buna şey yapmıyorlar ondan sonra İlhan ÖZTÜRK Baki ÖZİLHAN var UBET te Ulusal bilmem ne teşkilatı UBET diye bunlarla ajans bu bunlarla şey yapıyor bu da onun üzerine telefon açıyo diyo ki Soner I çağırttırıyo Soner YALÇIN geliyo
S : Soner aslında Aydınlığın yazarı demi
T.G. : Tabi canım … GÖKTÜRK te Soner YALÇIN da öyle Cengiz ÇANDAR işte döneklerden bi kaç kişi
S : İtiraflarda bulundu diyorsun peki Veli paşa gibi misyon yüklenmiş bi adamın itirafta bulunması normalmi
T.G. : Onu bilmiyorum insanın psikolajisinide bilmiyorum benim gibi bi adam çenç- oto iş yaparmı demekki bi şey oluyor kafanız karışıyor bi şey yapıyor yani ben çenç -oto yaptım yani düşün Veli KÜÇÜK bi şey söylemişti Sonar YALÇIN ın kitabıyla ilgili aklıma geldi dediki Cem ERSEVER kendi yaptıklarını hiç anlatmamış Soner e hep İbrahim BABAD la falan yaptıkları itirafçıların üzerine atılan suçlar kendi yaptıklarını anlatsaydı da dinleseydikya ölmüştü biliyorsunuz kitap çıkmıştı
S : Kitap öldükten sonra çıktı yani onu düşünemiyor
T.G. : Hayır bu kitabı okudum diyor tamam Cem ERSEVER bunları Soner YALÇIN’ a anlatıyor tamam ama anlattıkları itirafçılarla yaptıkları şeyler niye sırf kendi yaptıklarını anlatmıyor itirafçılar onun dünyüsında yokken Cem ERSEVER ve Jitem yokmuydu diyor mantıklı söyliyor aslında o hata yaptı diyor şey yapmıyor yani
S : Bu kitaptan sebeb öldürülmüş olabilirmi
T.G. : Yok canım kitap için falan degildir kitap icin Doğu PERİNÇEKin kucağına zaten şey itmişti paşa kendisi itmişti yani siz onu anlayamazsınız ama kendisi itmişti
S : Anlatta anlayalım
T.G. : Hayır biz anlayamayız yani ama paşa o yöne doğru itmiştir
S : Gözden çıkarmıştır manasındamı
T.G. : Tabi ki gözden çıkarmış yani Aydınlık tan başka bi yere gitmesi Veli paşanın işine yaramaz sonra Ali YALÇIN a anlattığı bütün bilgiler Doğu PERİNÇEKe kalır general Veli KÜÇÜK aleyhinde söylemiş olsa bile kitapta yazmazlar
S : Kitapta böyle bi şeyden bahsetmişmi
T.G. : Yok okumadınızmı kitabı öyle bi şey yok
S : Peki Veli KÜÇÜK ün silahlı kanadı hakkında ne biliyorsun
T.G. : Sizin silahlı kanat dediğiniz kast ettiğiniz yani bunların bide sizlerin bildiğinizde benim bilmediğim ayrı bir tetik çeken vuran kafa kesen anlata bildimmi böyle bir ekibine rastlamadım hala mafya dışında ve askeri işte anlattığım örgütler dışında bakın ben bi dev-sol militanı değilim örgütün silahlı kadrosu olurya ben Ergenokon üyüside değilim ben normal Veli KÜÇÜK ün MUTEMETLIĞINI yapıyordum ama bu adamın herşeyini silahlı kadrosu varmıdır kurarmı edermi kendi ağzından çıkmış olmadığı şeyler ben dikkat ederseniz sorulara cevap verirken kendi yorumumu Doğu dan duyduğumu yada Ahmet in teyit ettigini Mehmetin etmediklerini general Veli KÜÇÜK ten duyduklarımı hep böyle söyliyorum ben bu güne kadar bu hareketin ne Doğu dan ne diğer kimselerden ne albaylarından sizin dediğiniz söylem tarzında söylem tarzıda çok farklı burda silahlı birlik diye veyahut silahlı propağanda birligi veyahut silahlı örgüt diye böyle bir birim böyle bir örgüt hiç duymadım
S : Peki Ergenekonda silahlı mücadele varmı
T.G. : Vardır ben bunu bilmiyorum
S : Siz hazırladınız ya raporları
T.G. : O raporlarda yok öyle bi şey raporlardaki teori teoriyi zaten çözmek önemlidir teori çok farklı bi şeydir zaten bi örgütünüz varsa ve yer altı örgütüyse ve adıda Ergenekon sa ben sizin sorunuza katılıyorum silahlı birşey vardır ama sizin söyleminiz gibi değildir bu örgüt böyle değildir yani bir DHKP-C bir PKK hani silahlı örgüt nedir filan diye bu terimle değildir çok farklıdır
S : Nasıldır peki
T.G. : Onlar terör örgütü gibi bakmazlarda siz öyle bakıyorsunuz
S : Terör örgütü değil nedir yani mafyayla nitelendirilebilirmi
T.G. : Mafyayla veya faili meçhullerle abuk sabuk şeylerle bu olabilir fakat bunların Jitem leri devam ediyor buna diyebilirsiniz Jitem normal istihbarat sağlamıyor Jitem şimdi yok Jit I de başaramadılar biliyorsunuz Jit I içişleri bakanlığından geçirdiler … falan bişeyler bişeyler geçirdiler fakat Jit geçtiği halde Jitem in havasına giremediler olmadı bi türlü bunların eski Jitem ci grupları tetik çeken guruplar olabilir istihbarat grupları faaliyeti altında çünkü bu kadar tetik çeken itirafçıları vardı Jitem in ya bu adamlar ne oldu bi anda yer yarılıp içine mi girdi hadi bunları karar aldık es yapıyoruz dedik bu kadar adamı es yapmada imkansız öldürme olasılıkları da imkansız hadi bu adamlara dedikki Güneydoğu dakileri İran a verelim güneydogu dakini İran a veremezsin coğrafi yapını biliyor öbürünü Irak yada Azerbeycan a ben size bu konuda katılıyorum ama nasıl ne şekilde faaliyet yürütüyorlar şu olmuştur, on tane yönetim kadrosunda…
S : Yani yorum yapma bilmediğin konuda
T.G. : Bildiğim bi şey yok
S : Bilmediğin bi konuda tamam yani koskocaman bi teşkilatı sadece Tuncay GÜNEY in bilmesi mümkün değil ne ben salagım ne de o salak şimdi … çekirdek kadrosunu saydın on-onbir kişi o kadroyu bi daha sayarmısın
T.G. : Çekirdek kadro olarak İsmail Hakkı KARADAYInın- Necip TORUNTAY ın yani hiyararşiyi çizemiyorumda Necip TORUNTAY ın – İsmail Hakkı KARADAYI nın- Teoman KOMAN paşanın- Rasim BETÜR paşanın jandarmada aynı şekilde kara kuvvetleride bu Nejat MÜLDÜR ün
S : Nejat
T.G. : MÜLDÜR kurmay başkanı kendisi Engin HOŞ paşanın Marmara bölge komutanlığında şimdi geldiğini tanıdığım şimdi isim olarak ama toplam olarak bunlar kara kuvvetleri falan karışık deniz kuvvetlerinde Güven ERKAYA vardı pardon o oniki kişilik bir beyin kadrosu olduğunu biliyorum
S : Veli KÜÇÜK te dahil
T.G. : Tabi Veli KÜÇÜK te dahil ama isimler olarak hepsi jandarma filan değil yani denizden-kk dan -istihdaireden hepsinden Osman ÖZBEK paşanın işte şeyde olduğunu duyuyorum ama oniki kişilik MKYK de olmadığını biliyorum birde bahsettikleri bir şey vardı bu milli güvenlik kurulu filan varya başbakan falan şey yaptıkları o milli güvenlik kurulunun dışındı yine Genelkurmayın kendine ait bir milli güvenlik kurulu varmış bütün bu görüşmelerini önceden özel kuvvetler komutanlığınında içinde bulunduğu bunlar kendi aralarında görüşürlermiş daha sonra çıkarlarmış başbakanlığın olduğuna katılırlarmış ama o önceden görüştükleri MGK nın içindekilerin hepsi başbakanlıkta hükümetle görüştüklerinde yokmuş bu bilinen kuvvet başkanları varmış bunu söyliyorlar isim olarak bu on iki kişiyi tam net yada hiyerarşi olarak tam net bilmiyorum
S : İBRAHİM ABBAS konusunda bilgin varmı
T.G. : Yok ben İbrahim ABBASı o Bay Pipo yu bile okumadım yani
S : Yani sonradan duydukların filan
T.G. : Yok öyle bi şey yani okuduklarım var ama bunlar herkesin arkadaşların bilebilecegi gazete bilgileri dergi bilgileri gibi bilgiler
S : Şimi uyuşturucu konusu gerçi daha önce geçtide şimdi Ramazan YILDIZ la tanışıyorlar Veli KÜÇÜK tanışıyor …
T.G. : Şimdi Ramazan YILDIZ I tanıyıp tanımadığını ben o güne kadar bilmiyordum ne zamana kadar Kadir binbaşı … olsun biraz önce anlatmış olduğum olaya kadar benim Bayrampaşa cezaevine gönderildiğim güne kadar ki dönemi Ramazan YILDIZ ESKOBAR adında birisinden haberim yoktu anlattığım gibi şekillendi fakat Gülbahar ATEŞi
S : Veli paşa gidip Ramazan la görüşmü demişti
T.G. : Hayır Abbas OGUZ sıkıntıları olduğunu Bayrampaşa cezaevinde sıkıntıları olduğunu Kadir binbaşıyla konuştuklarını Kadir Binbaşıyla ben de ordan konuştum İzmit te telefonla bunun üzerine Bilecik e geçiyordum zaten Bilecik te Veli paşaya intikal ettirdim o da iyi dedi git görüş dedi benim selamımı söyle dedi geldim ben Bayrampaşa ceza evi tabur komutanı binbaşı Dursun ERTUĞRUL a Veli paşamın selamı var bu arkadaşla Ramazan YILDIZ la görüşmem gerekiyor dedim Yusuf KURT un odasını cezaevi birinci müdürü Yusuf KURT un odasına getirdiler Ramazan YILDIZ uzun boylu bir adam Malatyalı bir adam anlattı işte sıkıntılarını
S : Nereli
T.G. : Malatya lı sıkıntılarını anlattı dediki burda telefondan sıkıntısı olduğunu söyledi cezaevi yönetiminin sıktığını söyledi cezaevi içinde sorunlarının olduğunu söyledi binbaşı ha bak unuttum binbaşı Dursun ERTUĞRUL un kendisine bi ziyaret şey yapıyorlarla o ara görüşmek istediğini filan söyledi ben bunların hepsini paşaya intikal ettirdim Dursun Binbaşıya intikal ettirdim mesele on kilo erik getiriyorlarmış cezaevine sokuyomuş, binbaşı üç kilo sokuyormuş almıyormuş yani böyle bi şeyler gıda amborgosu koymuş böyle şeyleride anlatmış hatırladım ondan sonra böyle olduğunu Veli paşaya söyledim Veli paşada dediki yardım etsinler o arkadaşa bana ikinci gittiğimde de yardım ettiklerini söyledi
S : Ne söyledi Veli paşa buna
T.G. : Bana söyledi ben de geldim Dursun binbaşıya söyledim dedim arkadaş cezaevinde rahat etsin şey yapalım, yardım edelim, ikinci görüşmemizdede yine o zaman Hayrettin GÖKDEMİR e mutlaka git dedi çok iyi abimizdir dedi şey ama ondan sonra bütün sıkıntıları şeyin bitti
S : Teyit ettimi yani rahata kavuşmuşmu
T.G. : Rahata kovuştu tabi bana teyit etti bi tane adamı vardı ALPER diye onun telefonunu verdi onlanda Ramazan abinin selamları var iyi bir iki kere cezaevinden kardaş nasılsın dedi bi bayram mı kandilmi yalan söylemiyeyim kandilleştik filan cezaevi numarası filan vardı bende ikiyüzonikili bi numaraydı arıyordum birisi çıkıyordu diyordum Ramazan Eskobar yokmu diyordum hemen şak diye bi dakka abi diyo veriyordu konuşuyordum o numara halen bende vardır ama o kapalı şimdi
S : Ne görüşüyordunuz peki durumlar düzeldimi
T.G. : Yo o beni arıyordu genelde
S : Teşekkür etmek için
T.G. : Hı teşekkür etmek iyi kandiller demek için nasılsın iyi kandiller demek için aradım diyordu bizim orda dışarda Alper var diyordu ona sahıp çıkın Beykoz da villası olduğunu filan bahsetti bi şey olursa gidersiniz ben gitmedim
S : Ramazan YILDIZ la sizin gidip Veli paşaya bunları iletip ona yardımcı olacağını biliyoruz yani
T.G. : Ramazan YILDIZ mı beni biliyordu hayır Ramazan YILDIZ Abbas OĞUZ u biliyordu Abbas OGUZ la bunlar arkadaşlar Abbas OĞUZ da Kadir binbaşıya söyliyor Kadir binbaşıda diyorki Tuncay onla bu haftalarda görüşücek yüzbaşıyla diyor siz Tuncay a söyleyin diyor bunun üzerine Abbas OGUZ beni aradı İzmit te görüştük kendisiyle ve Kadir binbaşıyı cep telefonuyla aradık, Kadir Binbaşıda bana …Abbas OGUZ la konuştuk dönüşte bana …Veli Paşaya vermem için bunun üzerine Abbas OĞUZ un söylediklerini Veli paşaya söyledim gittim böyle böyle ben telefonla da görüştüm sıkıntıları olduğunu söyledim ve cezaevine gittim yani beni adam tanımıyordu hiçde tanımadı
S : …
T.G. : Tabi Veli paşayla birbirlerini bir yerlerden tanıyorlar Ramazan kim bu Eskobar falan demedi hiç bir zaman
S : Yada tanımasa bile en azından Abbas OGUZ vasıtasıyla bi takım ilişkiler var gibi gözüküyor
T.G. : Tabi Veli paşa tanıyordu ki bana demedi yani kim bu Abbas Eskobar falan fistan şey pardon Ramazan YILDIZ kimmiş Eskobar kimmiş sorardı çünkü Ziya … söyledim kim nedir ne için görüşmek istiyormuş soruyordu sormadı gidin yardımcı olsunlar dedi
S : Gülbahar ATEŞ
T.G. : Gülbahar ATEŞ konusunda Celal ATEŞ le bunların mafya olduğunu
S : Gülbahar ATEŞte Malatya lı onlarda
T.G. : Bilmiyorum Malatyalı oldugunu Veli paşanın bana naklettiği Gülbahar ATEŞ dedi MOSAT ajanı dedi ona karşı temkinli olalım dedi ikinciside kadın cezaevindeyken kendisine mektup yazmış hastaneye çıkması gerekiyormuş Veli paşadan yardım istemiş yardım ettim dedi daha sonra cezaevinden bu kadın çıktığında Veli paşa bana dediki ya Gülbaharı görüyormusun dedi Bilecik deydik ben de valla paşam o zaman siz o zaman dediniz Mosat ajanı dediniz ben tanımıyorum dedim hangi cezaevinde kalıyor dedim ziyaretmi etmem gerikiyor dedim yok dedi cezeivenden tahliye oldu İstanbulda şimdi dedi olması lazım dedi bana bi bul dedi ben tabi Gülbahar ATEŞ I lan kimi sorayım bilmiyorum
S : … ne o zaman Veli paşanın bul dediği zaman
T.G. : Bilecikte kadın yeni çıkmıştı bir ay olmuştu çıkalı nerden öğrendim ben bulamadım Gülbahar ATEŞ I Veli paşa ondan sonra Florya mı Yeşilköymü tam hatırlamıyorum kızıyla beraber kalıyor dedi ben ulaştım dedi konuşuyorum konuştum onla dedi Gülbahar ATEŞ le
S : Ne konuşuyormuş yani Mosat ajanı hem sana temkinli ol diyor hem de kendisi niye görüyo
T.G. : Bana şeyi söyliyo bak dikkat et Gülbahar çok akıllıdır ayrıcı Mosat ajanıdır bu İsrailli kadındır çalışıyor İsraille dedi temkinli olalım ona dedi banada mektup gönderdi dedi
S : Sizce görüşme amacı ne olabilir bi Mosat ajanıyla Veli paşanın
T.G. : Şimdi sizin bakın Mosat ajanıyla Veli paşanın Mosat ajanları arasında çok büyük bi fark var
S : Hem size kemkinli olmanızı söyliyor hem aynı konuda
T.G. : …
S : Onu kazanmayamı çalışıyor bi şekilde
T.G. : Yok kullanmak olabilir faaliyet olabilir lobi demiyorum lobiye sokucağını zannetmiyorum Veli paşa böyle başka ülkelerin istihbaratlarıyla çalışanları lobi içine sokmaz soksaydı
S : Hayır o lobi için değil canım ikili ilişkiler
T.G. : Ha ikili ilişkiler olabilir Veli paşa etkilemek etki yapmak kontrol altında tutmak gibi girişimleri vardır
S : Ne yapar etkili tarihtenmi bahseder neden bahseder
T.G. : Hayır şimdi bi şey demez ama normal bi kaç gün sonra yaptıklarından anlatmaya başlar yani sohbet ilerler yemek yersiniz şu bu özel çok etki şeyleri vardır burda mesela sizin bacağınıza vurması mesela sorununuz varmı ne var ne yok meseya üç gün beş gün sonra sizi arayıp hal hatır sorması
S : Polise karşı bakış açısı nasıl
T.G. : Ben polise karşı çok iyi görüyoum nerden iyi görüyorum bu asker polisler geliyor biliyorsunuz ben bir çok yerde gördüm o asker polisler yüzellibeş varmı diye aralarında gidip gelirler böyle olurdu hep ben Isparta da gördüm, Karsta da gördüm bi çok yerde gördüm, ben askerde polislerde benimle beraber ot yolarlardı karavanaya gidiyorlardı
S : Hayır Veli KÜÇÜK ün
T.G. : Onu anlatıyorum Veli KÜÇÜK e gelince onun koruma müdürleri yani koruma taburu diye bi dabur kurmuş sırf polisler için bu polislerin hepsi yani ben yirmi otuz tane polis görmüştüm hepsi oturuyorlardı orda on tanesi onun koruması beş tanesini şöförü yapmış polisleri ezdirmiyordu bunu Bilecik de de gördüm Giresun da da gördüm korumaları hep polisti en son korumalarıda emekli olduktan sonra Cumhurbaşkanlığı korumaları olarak polisler vardı ayrıca yani onlar Cumhurbaşkanlığında sivil hayatta görev yapıyorlarmış onlarıda hiçbir iş yaptırmıyordu
S : Şimdi bu Ergenekon içersinde basından bi çok şeyden var ama bu Ergenekon içersinde polisin olmamasını ben düşünemiyorum yani …
T.G. : Şimdi ben polisler için çok büyük bir faaliyeti konuşmadım ama Reşat HALKA yla arası iyi olduğunu yanımdanda telefonla konuştuğunu biliyorum o neydi Atilla
S : Çınar
T.G. : Yok yok AYTEK uyuşturucuda onla arasının iyi olduğunu biliyorum Şükrü BALCI nın bunlan öğrencisi olarak kendiside yani abimiz falan diye Şükrü BALCIyı … ediyor yani polis içindede
S : Onlar eski tabi Ergenekon un yapılanmasında polisin yeri nedir
T.G. : Yok yakından kimseden bahsetmedik hiç
S : Siyasetçilerdende bahsetmedin bu faaliyetlerinde
T.G. : Lobi faaliyetlerindemi siyasetçilerden böyle isim olarak degilde mesela Deniz BAYKAL a oynuyor şimdi kendisi de Deniz BAYKAL a Aykut EDİBALİ şey neydi o Şeyh Edibali nin sözleri filan var biliyorsunuz onu yönlendiren Veli paşa zaten Fikri SAĞLAR I işte kovmasını sağladı filan bu Deniz BAYKAL a falan oynuyo Anap tan bi grup bölmek gibi DYP den ondan sonra MHP den gruplar bölüp Demirel e eklemek yeni oluşumlar ama bunu yaparken Veli paşa bi yandan Tansu hanımada göz kırpıyor mesela diğer taraftan MHP ylada arası iyi orda bütün heryerde kendisini denge unsuru yapıyor ama isim olarak fert fert olarak öyle bir şunlar üzerinde duralım yani Menderes le filan görüşmek istedi
S : Fethullah GÜLEN den bi farkı varmı
T.G. : Yok Fethullah GÜLEN den daha akıllı tabi
S : Akıllı bakımından farklı yani faaliyetinde fark varmı
T.G. : Faaliyet olarak fark yok dinci değil sadece bu biraz daha temkinli ve örgütsel olarak gidiyor
S : Peki bu Tarikat ve Cumhuriyetlere sızmak gibi nüfus etmek gibi şeyi varmı
T.G. : Şimdi MHP ye ülkü gençleri Levent dedikleri o ülkü İstanbul başları filan
S : …
T.G. : Yok küçük öyle marjinal yok
S : Ne dedin ulusal gençlik degişcek
T.G. : Ulusal Gençlik Birligi UGB
S : Kim kuruyor onu
T.G. : Bu Atatürkçü düşünce dernegi -CHP- Öncü gençlik ortak karmasıyla bazı üniversiteler var Ege de filan ayrı bi grup olmayanlar üniversite platformunda UGB – Ulusal Gençlik Birliği adı altında bir gençlik örgütlenmesi bu Kemalist hareket olarak örgütleniyorlar bunun diğer sağdaki hareketide MHP- Levent diye bi çocuk MHP nin başındada İstanbul başkanı
S : Peki bu harekette SEMİH TUFANLAR varmı
T.G. : Şeydemi UGB de şöyle var Kemalist hareket varya Kemalist harekette bunlar Atatürkçü düşünce dernegi Küçükyalı Şubesimi yalan söylemiyeyim orayı Kartal Şubesinemi ne bağlıymış orda Küçükyalı Şubesi açmak istediler Kartal daki Atatürkçü düşünce dernegi Yekta Güngör ÖZDEN e soruyor Yekta Güngör ÖZDEN de olmaz dedi cevap olarak bu çocuklar açamaz dedi AKIN BIRDAL I VURMUŞ ADAMLAR
S : Bi dernek kurmuşlar neydi UGD – Ulusal Gençlik Dernegi
T.G. : Onu bilmiyorum sadece
S : Ulusal Gençlik Birligi – Ulusal Gençlik Dernegi
T.G. : Birbirinden çok farklı UGD farklı Ulusal Gençlik Birligi üniversitelerde büyük bir dernek halen şimdi faaliyet gösteriyor
S : Hangisi
T.G. : UGB – Ulusal Gençlik Birliği sizin UGD dediğiniz çok marjinal ordaki üyeler kendi koparma işleri için kılıf uydurdukları birşeydir ama ulusal gençlik birliği Yekta Güngör ÖZDEN ler efendim fikir babaları teorisyen yani bunlar ondan sonra Nuh Mete YÜKSEL daha sonra Atatürkçü düşünce dernegindeki üst düzeydeki insanlar var ve bunun fikir babası bu çocukların kurdukları yerel küçük bir dernektir yani öyle bi şey olmadı bunları almadılar çünkü bana Emre kendisi söyledi demek bak haberim yok sizden öğrendim UGD diye birşey kurmuşlar UGB çok farklı birşey Ulusal Gençlik Birliği UGB deki bütün üniversiteleri kapsıyor
S : Çok yakın terim kullanmışlar
T.G. : Olabilir
S : Ulusal Gençlik Dernegi – Ulusal Gençlik Birliği şimdi Veli paşayla siz yaklaşık altı (6) yıldırmı berabersiniz
T.G. : Evet altı yıldır
S : Doksan iki (92) dokuz yıldır canım dokuz yıldır artan bir samimiyetle berabersiniz demi sürekli berabermisiniz
T.G. : Evet sürekli artan bi samimiyetle işte haftada iki-üç kere telefonlaşır haftada bi defa mutlaka yüzyüze görüşürüz
S : Yani Veli paşayı çok iyi tanıyor diyebilirmiyiz
T.G. : Öyle bir şey yok
S : Ama en iyi tanıyanlardan biri
T.G. : Ona inanıyorum ben Veli paşanın yakınında kendisi gibi okuyanım araştıranım inceliyorum teorilerini çözmeye çalışıyorum diğer insanlar benim gözümle bakmıyorlar onlar ona kral gözüyle bakıyorlar
S : Dolayısıyla Veli paşada sizi farklı bir katoğariye sokuyormu
T.G. : Tabi ben onla fikir konuşuyorum örgütlenme konuşuyorum tema konuşuyorum şemalar konuşuyorum teoriyi pratiğe dökme yollarını konuşuyorum eylem konuşuyorum o Sedat PEKERle konuştuklarıyla beni yanlarını alsalar kalkar çıkar giderim yada Dıraj Ali yle konuştuklarında çıkar giderim niye bana çok basit ve avami geliyor ama o konuşmalarımızda gece geç saatlere kadar sürüyordu tabi ki yani fikir bazında
S : … sadece ikiniz görüşüyorsunuz
T.G. : Tabi canım ikimiz evinde lojmanlarda şeye gittiğimde Tugaylara gittiğimde gece üç lere kadar filan beraber bire bir görüşüyoruz
S : Gece üç lere kadar sohbet ediyorsunuz
T.G. : Evet birbirimizle askeri kitapları bana veriyor o ben ona veriyorum işte özel harp dairesinin şeylerini veriyor okuyorum çiziyorum
S : Veli paşanın yanında sizin yeriniz nedir
T.G. : Bunu ben bilemem yani
S : Bir iki gün önce ben onun emir subayı gibi hareket ederim dediniz yani konumun ne
T.G. : Mutemediyim emir subayı gibi hareket ederim emir subayı yani Türkçede ki yeri mutemet
S : Mutemet biliyorsun maaşları filan dağıtır
T.G. : Yok ben banka mutemedi gibi değilim bu onun belğelerini dökümanlarını birbirine getiren
S : Mutemet elemanı
T.G. : Elemanı gibi çalışıyorum
S : Sizin gibi kaç kişi var onun yanında
T.G. : Dediğim gibi ülkü ocakları başında Levent diye bir çocuk var ama benle paylaştığı konuları bu çocukla paylaşması imkansız çünkü çocuğu bende tanıyorum gördüm tanıştırdı
S : Sizin gibi … kimler var yanında
T.G. : Kimseyi şimdiye kadar halen görmüş değilim ben olmadım yanında Turan YAZGAN var tabiki benim dışımda kimseyi görmedim ama Turan YAZGAN var Necdet SEVİNÇ var
S : Necdet SEVİNÇ kim
T.G. : Kurultayın şimdi genel yayın yönetmeni MHP nin çok teorisyenlerinden bi adam Alparslan TÜRKEŞ e falan sayğı duyan böyle bi adam yani Türkeş çi yada MHP li değil düşünebileceginiz kafa tasçı yada hiç bu partililer gibi düşünen birisi değil çok farklı birisi onlar var Turhan YAZGAN I söyledim Zekai ÖKTE var tarih ve bilmem ne Türk belgelerinde Türk Tarih dergisini çıkartıyor Zekai ÖKTE buda zaten Genel Kurmayın toplumsal daire işlerinden fonundan para alıyor o var bildiğim yani ortak konuştuğumuz birisi daha vardı araştırmalar yapıyor çok yaşlı bir adam epey yaşlı
S : Nerde tarih araştırıyor
T.G. : Tanırsınız ya ismini söylesem yaşlı ha A Timur KILIÇ var A Timur KILIÇtan başka bir isim söyliycemde ismi gelmedi aklıma
S : Atilla TUNÇ varmı
T.G. : Var tabi Atilla TUNÇ la görüşüyorlar böyle fakir bazında teoriler üretiyorlar ben siz hatırlayıcaksınız diye şey yapıyorum araştırmalar yapıyor bu adam ÖZFATURA -ÖZFATURA degil başka bi şey ÖZFATURA İzmir belediye başkanıydı
S : Onun kardeşi aynı soyismi taşıyan
T.G. : Özfatura ya benzer soyisim taşıyan yaşlı bir insan kim
S : Özturan …
T.G. : O İzmir belediye başkanı onun gibi ama başka araştırmalar yapıyorya bu adam
S : Yılmaz ÖZTURAN
T.G. : Yok kitapları filan var bunun ne demek istediğimi anladınızmı
S : Hürriyettemi ne yazıyordu bi ara
T.G. : Yok hiç bir zaman Türkiye gazetesi Akşam da bizde yayınlandı bazı şeyleri Orhan ÖZFATURA değil yaşlı bi adamdır epey yaşlı o adamda çok saygı duyar mesela onla görüşüyor Ahmet KABAKLI var
S : Rahmetli oldu
T.G. : O zaman
S : Ahmet KABAKLI nın konumu neydi
T.G. : Bilmiyorum ama bunlar fikir ona bakarsanız Zekai ÖKTE de yaşlı ama çıkarmış oldu dergi çok kaliteli bi dergi kadro olarak şey olarak Cem BAŞER vardı kitaplarını gördünüzmü bilmiyorum Cem BAŞER ona böyle kitaplarını gönderir telefonda konuşur fikirler tealitesinde bulunan kişidir Cem BAŞER de siz bilirsiniz demi Cem BAŞERi Kıbrıs taydı en son…. ben başka hatırlamıyorum
S : Yani fikir Türk-İslam sentezi
T.G. : Tabi devleti bunlar kendi sahipleri gibi görüyor ramazan da orucunu filan tutar kurbanını keser Veli paşa
S : Namazında niyazındamı
T.G. : Yok
S : Nasıl Türk- İslam sentezi
T.G. : Bayram namazına giderde öyle beş vakit ya içiyordu ona bakarsanız o içerdi Türk çü o ilk önce Türkçülük önemli Türk olmazsa din olmaz zaten millet olmayınca onlarda literatürde din olmaz ama içiyordu mesela o iyide içer
S : Peki … geçenki görüşmelerden bi taneside bu Susurluk kazasıyla alakalı olarak söylememesine ragmen onun orda rolü olduğunu sezdim gibisinden bi şeyler geçti ama onun yanında ikinci darbeyi orda yedim diyor bu tezat olmuyormu yani
T.G. : Şimdi Susurluk Veli paşaya darbe vurmadı desek olmaz bir Jitem dağıtıldı adam hakkaten darbe yedi Susurluk tada tasviye oldular onun bi sürü subaylar şucu bucu adı altında
S : Yani olayların bu boyuta gelmiycenimi tahmin ediyordu
T.G. : Tabi kendisini de vurdu yani sırf general Veli KÜÇÜK olarak düşünmeyin ekibinide düşünün yani kendilerinide Susurluk vurdu
S : Nasıl yani hem kendileri yapacak hem kendileri zarar görücek bu işten
T.G. : Kimse yaparken kendilerinin zarar görücegini hissetmez
S : Hesaplamaz- ilk bende çelişki tezat gördümde onu açıkladı aslında onun tedirginliği olayların bu kadar büyümesi….durumana geleceğini,
T.G. : Yani bakın Veli KÜÇÜK ün sıkıntısını ben bire bir yaşadığım için biliyorum hiç bir şey konuşmaz gözleri donar, sinirlenir ufak ufak ve hiç birşey konuşmazdı
S : Neden korkardı cezaevine girmekten mi korkardı
T.G. : Yok canım onun böyle şeyleri yoktu
S : Rezil olmaktanmı korkardı
T.G. : Bilmiyorum ama tedirgindi böyle ve saldırgandı
S : Susurluk kazasında onda darbe yapan yani beklemediği olumsuzluk neydi o kazanın olmamasımıydı yoksa Hanifi AVCI ların açıklamaları Jitem e yönelik bi takım şeylerin ortaya çıkarılmasımı oldu
T.G. : Evet bunun hakkında hiçbir şey çıkmayacağını zannediyordu OĞUZ diye bir astsubay çıkmış biliyorsunuz çinğene diyordu ona onun böyle birşey olmuycanı Hanifi AVCI nın kendisini hiç tanımadığını bak hatırlıyorum mesala, böyle bi saldırı bunların ütopyalarında yoktu zaten
S : Niye siz daha önce sınırdan çıkarken pasaport fotografların polis tarafından alındığnı daha sonra Hanifi AVCI tarafından yayınlandığını yani Hanifi AVCI yla Veli KÜÇÜK ün arasının bozuk olduğunu o zaman söylemiştiniz yani bu olayı açıkladı Hanifi AVCI o zaman istihbarat daire başkan yardımcısı o gibi çağrışımları çok iyi çıkarıcanı düşünmesi lazımdı hesaplaması lazımdı
T.G. : General Veli KÜÇÜK ün kirli çamaşırları olduğunu herkes bu ülkede biliyordu üst düzeyde Hanifi AVCI nın çıkması büyük bir cesaret bu birincisi ama Hanifi AVCI zarar gördü bu işten general Veli KÜÇÜK büyük bir zarar görmedi bu bir ikincisi Doğu PERİNÇEK le Abdullah ÖCALAN ın yanyana fotoğraflarının piyasaya çıkması Veli KÜÇÜK e hiç bir zaman darbe vurmaz niye vurmaz o onun için bir şey değil onu temizliycek olan Doğu PERİNÇEK in kendisidir ve temizledide zaten
S : Ama senden aldı yani senin Veli KÜÇÜK ün adamı olduğunu biliyor
T.G. : Hayır polis benden aldı ben kumpasa gelmişim komploya Veli paşa ne yapabilir ki alınmış şey onlarda alır almaz zaten hemen yayınlamadılar yani belli bir dönemden sonra yayınladılar
S : Şimdi mesela Veli paşa
T.G. : Benim söylediklerimi yorum olarak söyliyorum
S : Sizin burda olduğunuzu biliyor poliste kendisine yönelik bilgi bu şekilde konuşcanızı tahmin ediyorsa yaptıkları davranışlarında herhangi bir değişiklik olurmu
T.G. : Bana mı
S : Kendi politikasında
T.G. : Zannetmiyorum yani Veli KÜÇÜK benim sizinle böyle sohbet edicemi filan zannetmiyor yani bakın onlar polis istihbaratı kendileri gibi grift ilişki olduğunu zannetmiyor zaten onlar onlar polis istihbaratı döven vuran kıran bu gözle bakıyorlar
S : Bi boktan anlamayan bi şeyden anlamaz yani
T.G. : Ve bide bakın siz polis istihbarat diyorsunuzda o zaten şey görmüyor o kadar ciddiye almıyor polis istihbarat
S : … onun zamanından geldi yani
T.G. : Öyle bi zarar çıkıcanı zannetmiyordu ama polis istihbarat polis konusunda hiç bir zaman ciddi bir şey konuşmadık hiç bir zaman aklımıza gelmedi
S : Peki kendisi neden emekli oldu
T.G. : Kendisi emekli olamaz biliyorsunuz karargah karar aldımı emekli eder
S : Emekli olmaya istegi varmıydı
T.G. : Bilmiyorum
S : Yani terfi bekliyormuydu
T.G. : Zaten terfi edemez sınıf olarak
S : Çünkü şeyden gelmeydi
T.G. : Sınıflıktan gelmeydi kurmaylıktan gelmiyor bir sene daha uzatabilirlerdi
S : Peki niye buna kurmaylık vermediler madem böyle Ergenekon gibi bir örgütün içersinde yer alıyordu
T.G. : Jandarmada herkese kurmaylık verilmez jandarmada kurmaylık çok zordur
S : Jandarma olması
T.G. : Jandarma olması normalde sınıfı ayrı
S : Anladım ama jandarmanında beş kişilik filan bi general kadrosu vardır bu beş kişilik kadro içersine ta yetmiş yedili yıllardan beri bu örgütün içinde olduğunu söyliyorsunuz yani
T.G. : Ben general Veli KÜÇÜK ün yetmişyedi den bu yana örgütün içinde olduğu söylemedim örgütün bindokuzyüz yetmişyedi den itibaren kurulduğunu ben Kıbrıs harekatından sonra başladığını söyledim general Veli KÜÇÜK belki o sıkıntıyı çekerken kurmay yapılmamış olabilir bu hiyerarşiyi bilmiyorum ama en büyük sıkıntı jandarma oluşudur ama Veli KÜÇÜK yetmişyedi den bu yana atıyorum işte üst teğmen Veli KÜÇÜK iken örgüt içinde olduğunu bilmiyorum
S : Başka bi sorusu olan varmı – son bi …
T.G. : Çok geniş bir bilgi geçen akşam anlattığım dışındı yani TİKA anlatmıştım bugün anlattımı bilmiyorum bi de Elçibey e silah yardımı dışında Hasan DEMİRKOL darbede varmıydı bilmiyorum ben sadece Elçibey’i desteklediklerini ve Suzade şimdi Amerikada onu desteklediklerini Haydar ALİYEV in ona çok kötü baktığını bu olarak ama ihtilalin nasıl gerçekleştiğini bilmiyorum
S : Haydar ALİYEV e hoş bakmıyorlar yani
T.G. : Haydar ALİYEVi hiç sevmez
S : Ümit OGUZTAN kimin güdümünde olan biri
T.G. : Bunu söylerken nasıl söyliyorsunuz biz kendimiz
S : Fikir olarak
T.G. : Fikir olarak bizim fikirlerimize hiç bir yakınlığı yoktur Türkçü değildir İslamcı değildir Porno yayıncılıktan gelir zaten kültürü genel kültürü yazmış olduğu kitaplara bakarsanız bütün kitapları sağ soldur işte kadın
S : Ama son yaptığı çalışma çok farklı bir çalışma
T.G. : Son yaptığı çalışma bizim çalışmamızdır bizden esinlenerek yapar biz kendisiyle tanıştığımızda Levent teyken bu kitaplarını ben eleştirdim zaten kendisini ben Turgut BÜYÜKDAĞ la birlikteyken o Elçiye Zeval Olmaz diye bir kitap bastı o kitabında biz bir iki tane Talibani -Özal mözal haberleri verdikte kitap ciddiyete girsin diye o kitapta çok güzel kagıdı mağıdı kılıfı ama içi eşcinseller lezbiyenler filan anılarını yazıyor çok kötüydü bunun üzerine biz dedikki yine ben bu yakınlardı üç ay – beş ay öncesinde dedim ki kardeşim artık sen tanıyorsun artık o pornoculuk etiketinden de kurkulmalısın kırkbeş yaşına filan gelmişsin Veli paşa bununla hiç görüşmedi general Veli KÜÇÜK hiç bir zaman bununla telefondada görüşmedi sadece bunu biz dedektar relaksiyon Türk Dil Kurumuna göre hazırlaması için bilgisayarda bunları yazıp çizmesi için hatta dil kurumunu biliyor
S : …
T.G. : Şeytanların Dansı dediğiniz hazırlığı diyorsunuz siz onun çalışmasını diyorsunuz çok ciddi onlar bizim şeylerimizi ütopyasını kendi kafasında
S : Peki fikir bazında hazırlayanlar kimlerdi
T.G. : Neyin fikir bazında Şeytanın Dansımı
S : Çalışmalarında evet
T.G. : Şeytanların Dansımı – Ergenekon mu
S : Ergenekon değil diğer çalışmalar bu orta asya projesi orta asya ve bu özellikle okul bazındaki çalışmalar
T.G. : Onları Turan YAZĞAN bakıyor okullar konusunda orta asya bütün bölgeye Turan YAZĞAN bakıyordu
S : Daha önce bahsetmiştin Genel Kurmaydan elli-atmış bin dolar alarak bi çalışmadan bahsetmiştin bundan bir kaç saat önce
T.G. : Necip eeee EBLEVİTOĞLU nu mu diyorsunuz tepkim olunca
S : Ona yönelik bir elli altmışbin dolarlık bi çalışmadan bahsetmiştin
T.G. : 30 bin ve 50 bin dolar olarak Necip EBLEVİTOĞLU Fetullah hoca hakkında Genel Kurmay Başkanlığı toplumsal daire başkanlığında para çekiyor orası gönderiyor adama diyorki Fetullah hoca hakkında rapor hazırlıyorum o rapor çok akademik rapor olması sebebiyle onu zaten o birtane mahkemeye çıktı aldıda Fetullah Hocaya
S : Nejip mi
T.G. : Doktor Necip EBLEVİTOĞLU profösör de olabilir ama doktorluğuda var profluğuda varmı bilmiyorum doktorluğu var Necip EBLEVİTOĞLU
S : Veli KÜÇÜK şu anki bulunduğu konum itibarıyla Genel Kurmay İstihbarata mı yakın Jiteme mi
T.G. : Jitem diye bir örgüt yok artık leğal olarak illeğal olarak devam etmekte Genel Kurmay İstihbarat a yakın
S : Yani Genel Kurmay İstihbarat ın bir kolu toplumsal olaylar dairesiyle çalışıyor şu an değilmi daha çok
T.G. : Toplumsal dairesinden bunlar para aşarıyorlar sadece yani belğelerle Türk Tarih Dersini Niyazi ÖK.. diye, Turan YAZGAN’ ın dergisine Türk dünyası dersini falan …. bu yurtlara kaynaklar sağlıyorlar Toplumsal Daire Başkanlığı istihbarat yapmıyor zaten para kaynak sağlanan birşeylere gidiyorlar daha çok Genel Kurmay İstihbarat Başkanlığı ve Jandarmada Osman ÖZBEK vardı bir dönem şimdi Hareket Daire Başkanı bunlar yapıyorlardı
S : Genel Kurmay İstihbarattan bir görevli ………………
T.G. : Bana öyle bir şey söylemedi ama çalışmalarını Genel Kurmay İstıhbarata gönderdiğini söyledi
S : He onu söyledi
T.G. : Yaptığımız çalışmaları Genel Kurmay İstihbarata bu …. konulardada zaten Kemal ÖZER le falan çılara toplantıda.bunları yukarıda Genel Kurmaya İstihbarata göndereceğini
S : Bu Doğan ŞAFAK var Genel Kurmay İtihbaratta onların irtibatı varmı direkt olarak
T.G. : Yok Doğan ŞAFAK ın bende bir kartviziti olacak telefonları kendisinin yok ama hayır bende bir kere telefonla görüştüm hatırlıyorum iki sene önce falan o da benim ajandamda kartı değil karta yazılmış birşeydir
S : Peki bu teşkilatta emekli olan şahıslar ne yapıyor Erğenekon falan sizle hiç irtibat kurmadılarmı şimdiye kadar bu çalışmalarınızda
T.G. : Yok emekli olanlar eğer subaysa çalışacaksa Veli Paşayla görüşmesi lazım ençok veli paşayla görüşmek isterler
S : Emekli olan mı yoksa
T.G. : Erğenekon mu için mi görüştünmü diyorsun
S : Yok yani Veli Paşa nın kurmuş olduğu teşkilattan
T.G. : Ama onun kurmuş olduğu bir teşkilat yoktur zaten
S : Jitem var
T.G. : Jitem I tutturamadılar zaten, jiti tuttutaramadılar, jitim diyorsun yasayla çıkardılar başaramadılar halen tutturamadılar orda emekli değil görevli subay olması gerekiyor ilk etapta onu bile tutturamadılar
S : Emekli olanlar ne yapıyor onu soruyorum ben sana
T.G. : Bilmiyorum onların ne iş yaptığını ben emekli olan kimseyle görüşmüyorum
S : Emekli olan olmadımı
T.G. : Bizim ……..tasfiye yok halen görmedim yani
S : Tamam geç geçimini nasıl yapıyorsun
T.G. : Ben geçimi Korkmaz YİGİT ten maaş alıyordum iki üç ay öncesine kadar Hayyam GARİPOĞLU ndan alacaktım alamadım ama Korkmaz YİĞİT ten her ay BİR MİLYAR para alıyordum maaş olarak bu benim oturduğum evi arkadaşlarınız gördü gültepede arkadaşlar
S : Korkmaz YİĞİT finans olarakmı
T.G. : Evet bir milyar para alıyordum her ay
S : Nasıl alıyordun
T.G. : Bir senedir alıyordum
S : Ondan önce
T.G. : Ondan önce zaten Strateji dergisinde Turgut BÜYÜKDAĞ la çalışıyordum ondan alıyordum
S : Parayı ne için alıyordun onu korunmasından dolayı mı alıyordun
T.G. :Yok yok ben danışmanlık yapıyordum adam bana birşeyler soruyordu mesela Ali ALKAN bana para getirecekya
S : …………….tahsilat o aslında doğrudur eksiklik ordan kaynaklanıyor Korkmaz Yiğit le iyişler almak lazım anlattımı ben sana Konkmaz Yiğitle şu meseleni anlat
T.G. : Korkmaz YİĞİT in biryıl önce tanıştık Edip BAĞBEKLER aracılığıyla
S : Tabi bu ara Amerikay gidişin var Suriye ye gidişin var
T.G. : Suriye ye Amerikaya gidişim Akşam gazetesinde normal gazetecilik bünyesinde gittiklerim bunlar orda bunların gizli İran örgütleri gördüm
S : Bakalım ondan sonra başlayalım bir saniye
T.G. : Peki efendim…..
S : Bu Korkmaz YİĞİT le ilğili şeyi baştan anlatırmısın
T.G. : Tamam Korkmaz Yiğit bir yıl önce Korkmaz YİĞİTLER bu Necdet ler sıkıştırıyor Emreler Korkmaz Yiğit i ve Korkmaz Yiğit i sıkıştırdıklarında Kormaz YİĞİT ten alacakları varmış Korkmaz Yiğit içeri girdiğinde ona yardım etmiş avukatları aracılığıyla onun parasını tahsil etmeye çalışıyorlar Ümit BAĞBEK bunun üzerine Ümit Bağbek ve Korkmaz Yiğit araştırıyor bundan kim tırsar diye, bunlar kimden tırsan diye eee bunun üzerine bize ulaşıyorlar şey olarak bana ulaştılar zaten beni aradı Ümit Bağbek beni arayınca
S : Ümit Bağbek le tanışıyorsun zaten
T.G. : İsim olarak birbirimizi biliyoruz ama samimiyetimiz yok tabi beni çağırdı Taksim Di Marmara yada Ak merkez olabilir Ak merkezde ğörüştükten sonra Korkmaz Beyle görüştürmek istedi Korkmaz beyle tanışığım General Veli KÜÇÜK le tanışmak istediğini söyledi bende aks ettiririm dedim kendisine aks ettirdim tanışalım iyi olur dedi bizim çalışmalarımız için de iyi olurdedi bunun üzerine Korkmaz Yiğit i şeye getirdik önce Bagbek geldi bu necdet lerin işini açmıştı emrelerin işini ben halleder konuşurum dedi EMRE ye söyle kenara çekilsin dedi Korkmaz Yigit bizim dostumuzdur dedi bende bunu söyledim vazgeçti emreden para istemekten 250 Bin Dolar mı neydi bunun üzerine şey yaptım bu ara benim bilmediğim ama Oğuz KORKIR lada Ümit Bağbek görüştü pardon ben biliyordum ama bu Sedat PEKER den dolayı görüşüyorlarmış ama ben mahiyetini tam net olarak bilmiyorum birkere görüştüğümde Oğuz KORKIR la bende vardım Adapazarında Ümit BAĞBEK Ben Oğuz KORKIR görüştü o arada telefon görüşleri oldu ondan sonra ne görüştüler bilmiyorum ama Sedat PEKER Korkmaz YİĞİT e salça olduğunu biliyorum ondan sonra biz Korkmaz Yiğit i biz getirdik Tuğay a Korkmaz Yiğit e paşa öğlen yemekleri yedirdi iyi karşıladı ve Korkmaz Yiğit le geri döndüğümüzde ha Veli Paşa dediki Tuncay bundan sonra senin danışmanın olsun dedi bizimle irtibatlaşmamızı sağlar dedi ben herşeyine kefilim dedi bunun üzerine Korkmaz Yiğit iyi olur Veli Paşam dedi biz geri geldik Korkmaz Yiğit yarın geldedi ben gittim Bir Milyar maaşla kendisine danışmalığa başladım bu arada Ali Avni BALKANER’ in arkadaşlar eve geldiğindede gösterdim Birbuçuk Milyon Dolar Birbuçuk Milyon Dolar üç tane çeklerin fotokopisi vardı Korkmaz Yiğit dedi acaba dedi bu Balkaner imzalı YURTBANK çekler bu çekleri dedi ben Ali BALKANER e para verdim ama tahsil edemiyorum dedi Veli Paşanın bu konuda araya girmesini istedi bunun üzerine Ali Avni Balkanerde Veli Paşanın Bilecikte Ali Avni BALKANER’ in de bir şeyi vardı fabrikası vardı şey fabrikası mermer fabrikası ydı ortağıyla Ali Avni Balkaner ve Veli paşa görüşeceğini söyledi onların fotokopilerini aldım Veli paşa korkmaza bile dediki yav nasıl böyle para veriyor anlamıyorum, söyle buna dedi şey olarak böyle bir ilişkileri oldu Korkmaz Yiğitle Veli Paşanın sıcak ondan sonra birbirleriyle görüşüyorlardı zaten Güven ERKAYA da Korkmaz Yiğitin ordaydı zaten biz Güven Erkayayıda geçmişte tanıyoduk ama o … diye biz onla görüşmüyorduk daha sonra Veli paşa Güven ERKAYA nın kullandığı mersedesi kullandı emekli olduktan sonrada bu arada özel olarak kanal altıda Korkmaz yiğit in ne iş yaptılar bilmiyorum Ahmet Özal la Hayyam Garipoğlundan Korkmaz Yiğit ten 17,5 Milyon Dolar alacağı vardı o konuda Veli paşayla görüştüler veli paşa Hayyamla görüştü zannediyorum çünkü ondan sonra Korkmaz Yiğit konuyu bana birdaha açmadı bir şey olsaydı açardı mesela GÜLMAK konusunda birkaç kez açmıştı konuyu dediki Yahudi lobisine Cemi Kamhi şunlara bunlara Veli paşanın sözü geçer dedi bunlarla bir konuşsun dedi iki üç kez söyledi ben söyledim ondan sonra herhalde Kemal ULMAN la Zeynel ABİDİN ortaktılar bunlar araları iyiydiki bana bir daha konuyu açmadı ama Veli paşa korkmaz Yiğitle kendisi görüşüyordu zaten
S : Yani tahsil ettimi onu
T.G. : Ettiki Ali Avni Balkaner paşanın dediğinden dışarı çıkmaz verir yani, haa 5 Milyon Dolar vermemiştirde bir iki milyon dolar vermiştir yani ama çıkmaz
S : Şimdi bunlar komisyon ……..
T.G. : Ama tabiki olur bakın bunu benim bilmem imkansız ben nasıl Korkmaz YİĞİT le Veli paşayı görüştürüp Korkmaz YİĞİT cezaevine girinceye kadar bir yıl 10 Milyar para alıyorsam toptan birer milyardan Korkmaz Yiğitinde olur mesela Vali ÇELİKBAŞ Veli paşaya şey verecek land rower, Ziya … cheroke verecek ya bu cheroke bana kalacak yada Land Rower bana kalacak, Yani Veli Paşa İkitaneyi birden alacak hali yok. Ha Veli paşa ben bu arabayı aldığım dediğinde zaten Veli paşa bir şey demez, aldığımda paşam ben bu jipi ne yapıyım dediğimde bu sende kalsın der yani öyle paylaşımcıdır yani
S : Veli Paşanın bu Korkmaz Yiğit in alacağının tahsil edilmesi olayında komisyonu varmı
T.G. : Tabi komisyon almıştır mesela Hayyam Gripoğlunun yok Gürbüz ÇAPAN 9 Milyon Dolar Amerikadan getirmesini söylemiştimya Günay ÇAPAN – Ümit ÜLKEN- Veli Paşa -Ben böyle oturuyoruz……..9 Milyon Dolar………..4 Milyon dolarmı 4,5 Milyon dolarmı yanlış söylemiş olamayayım 4 milyon dolarını aldım dedi
S : Kimden
T.G. : Günay ÇAPAN dan
S : Aldımı o parayı …..
T.G. : Yok Amerikadan Cumhur ERSÜMER ordan ikigün sonar o şeyi çıktıya halledemedi imzalayamadı enerji termik santralıydıya Bogazköyde şeyde Gürbüz çapan ın orda Cumhur Ersümerle Veli paşa görüştü orda görüştü telefonla okey verdi iki gün sonra patlayınca proje öyle kaldı Gülay ÇAPAN gitti iki üç kere Cumhur Ersümerle görüştü Veli paşa aracılıgıyla
S : Proje gerçekleşseydi o parayı alıyodu….
T.G. : ………çapanla zaten
S : ……..
T.G. : Onu Eyüp Bagbüken …onun yazısıydı onu iyi hatırlıyorum eyüp Bağbüken olarak hatırlıyorum o listenin aynısı görmüş olduğunuz listeyi temiz bi şekilde Veli paşa ya verdim bunlardan ayrıca alacagi var tabi onlara da bir rapor ekliyor Kemal Ümman kimdir kim kimdir diye rapor ekliyorum ondan sonra Korkmaz Yiğit in alacakları diye temiz bir kağıda çıkış alıyoruz prıntır çıkış o gün gönderdim
S : Veli PAŞA Tek tek ………istemiş o paraları onlardan

TUNCAY GÜNEY’İN MÜLAKAT ÇÖZÜM TUTANAĞI - III


(III. Kisim)

T.G. : Anlattım bide bana
S : Buna bağlı olarak Cumhuriyet gazetesi operasyonu
T.G. : Tamam şimdi benim evimde dosyaları inceledinizmi bir Sabancı klasörü varmıydı yoksa, …Ümit OGUZTAN’ın… binada olması lazım Sabancı klasörlerimiz olması lazımdı Sabancı cinayeti olduktan sonra çok popülerdi haa Sabancı cinayetinde şimdi aklıma geliyor dünde söylemedim o mega sentıra tek giren kimdi hatırlayın Akşam gazetesinden Haluk… tu hatırladınızmı polis gibi kendini tanıtıp bütün cesetleri ilk tek görüntüleyen ve televizyonlara tek gazeteci diye çıkan o andaki o Haluk tu o fotoğrafları satanda hatırlıycaksınız bizde gaztede şey yaptık evet bahsettiğim Haluk soyadını hatırlayamıyorum çocuğun birtürlü Haluk GİRTİ ha Haluk GİRTİ şimdi hatırladım Haluk GİRTİ ydi ilk girende Haluk GİRTİ ydi oraya sentıra giren şimdi bu fotoğraflar şunlar bunlar geldiğinde biz tabi Veli paşaya şık şık hemen ulaştırıyorduk gazetede her ne kadar yayınlasakta tab ettirip ulaştırıyorduk belli bir müddetten sonra zaman olarak tam bilmiyorum Veli paşa biz bu cinayetin Aydınlık ha Sabancılar o zaman şey kuruyorlardı bunu hem gazetelerden hem Veli paşanın kendisindende duydum dedektifler ekibi gibi eski Amerikan istihbaratından Mitten insanları çatısı altında istihbarat grubu kurdugu bu cinayeti inceliyecek bi grup kurduğunu biliyorum böyle olunca Adnan AKFIRAT la bizi biz şeye gittik Sabancı sentıra gittik
S : Şimdi cinayeti baştan anlat bana cinayitin başı yani bu ne sentırdı Akmerkez deki şey cinayet olayı ile ilğili başından bir bilğiniz varmı olayın olmasından önce
T.G. : Anlatıcam tabi bi dakka bunu tutun bişey söyliycem ben Sabancı sentıra ilk gittiğim gün ilk gittiğimde Sabancı cinayetiyle ilğili değil bindokuzyüzdoksaniki de bu kasetlerin içinde olabilir Sakıp Sabancı ylada Doruktakiler proğramında bir talk şov yaptım bunu söyliyeyim şey olmasın evet o cinayet öncesi şöyle bir bilğim var nasıl var cinayet öncesi değil tabi cinayet olduktan sonra ki önce planlanan senaryo
S : …….. nedeni
T.G. : Hı hı sebebi şimdi bu cinayetin olmasının ana teması Şevket devletin yakalamış olduğu uyuşturucuları ama askerinmi emniyetinmi bu kısmını bilmiyorum tabi burda yakalanan uyuşturucuları Akçimento gibi bu tesislerde noter huzurunda imha edildiğini biliyorum fakat bunları imha etmediklerini yurt dışına transfer ettiklerini Veli paşada dahil o klasörlerin içinde olması gerekiyor transfer ettiklerini biliyorum
S : Nasıl yani
T.G. : Satıyorlar yani Sabancı lar
S : Kimin imha etmesi lazım kim satıyo
T.G. : Devletin noteri huzurunda Akçimento tesislerinde imha etmesi lazım uyuşturucuyu ama uyuşturucu yakılmıyor imha edilmiyor transfer ediliyor buna Abdullah ÇATLI nın filan kendine Abdullah ÇATLI ve grubunun Mehmet AĞAR ları filan söyliyor tabi PAŞA o zamanlar grubunun şey yaptığını Şevket SABANCI yla görüşüp ortaklık istediğini bu uyuşturucuya ortaklık istediğini ve onların kabul etmediğini
S : Pay istemiş
T.G. : Pay istemiş yani
S : Evet
T.G. : Bu cinayetin olmadan önce bu çocukları Fehriye ERDAL‘ı o Mustafa yla bi çocuk vardı Mustafa bide bi çocuk kayıp ya Erdal mıydı
S : Fehriye ERDAL
T.G. : Fehriye ERDAL bide bi çocuk vardı Mustafa bi tane daha bi çocuk vardı
S : İsmail diyorsun
T.G. : Ha İsmail AKKOL İsmail AKKOL İsmail AKKOL la Mustafa normalde CHP partisinde filan görevler almış orayı beğenmemişler Dev-Sol la tanışmışlar DHKPC yle DHKPC nin içinden polis bunları devşirmiş bunları o gün kendileri Abdullah ÇATLI ların gruplarının bunları polis devşirdikten sonra artık bakın Abdullah ÇATLI derken askerler kafasıyla bakmıyorsunuz demi Abdullah ÇATLI askerlerin adamı değil Abdullah ÇATLI ların o çocukları güzel jams bond çantalarla cicili bicili giydirip size şeyde Sabancı sentırda iş buldum dediklerini ve onlara o gün gönderdiklerini çocukların o katlara çıkmadığını çocukların aşagıda kırtasiyede telefon muhabbeti olan yerde durduklarını bir Fehriye ERDAL iki İsmail AKKOL la Mustafa orda fakat kamera görüntülerine yakalanıyorlar Fahriye ERDAL’ı da oraya işe koyan hani o halef selef oğlumudur o kadına sekreterlerine referans yazan şey olarak Hüseyin KOCADAĞ ın kart viziti olduğunu söylediler Hüseyin KOCADAĞ ın kartviziti olayı gazetelerdede çıktı daha sonra yanlış hatırlamıyorsam ama çıktı bu çocukları o yukarı çıkmıyor Fehriye ERDAL kendisi aşağıya iniyor çocuklar böylelikle ne yapıyorlar Fehriye ye ordan PTTden telefon açıyorlar kumpasa gelmiş oluyorlar yani görüntüye yakalanıyorlar oysa daha önce yüzbaşı Hüseyin PEKEKAL ın bunlara sıktırdı susturucu tabancayla sıktıklarını Hüseyin PEPEKAL ın sıktığını söyliyorlar bu operasyon yapılırken Abdullah ÇATLI bu organizasyonları daha önceden Sabancı sentırın tam karşısında bir garaj vardı orası o dönem tahliye edilmişti doğru çünkü bende Sabancı sentıra gittiğimde karşısındaki garajı hatırlıyorum köfte ekmek satıyorlardı İETT te garajıydı Sanayi mahallesi Dördüncü Levent İETT garajı diye geçer hatırladım o İETT garajının içine araba çekip minübüs olduğunu biliyorum o aradan bu şeyi bir kaç gün gelip giderek şey olarak kullandıklarını ve zaten dört tarafı yıkık değildi daha İETT yeni boşaltıyordu o binayı boşaltmıştı kimse yoktu bu çocukları böyle kameraya yaklaştırdıklarını yani kameraya çekindiklerini aslında bunların tetikleri çekmedikleri ama ondan sonra Doğu PERİNÇEK Hüseyin PEPEKAL a saldırdı sabah akşam hem de çok adi saldırdı direk kısasa soktu
S : Hüseyin PEPEKAL kimin adamı?
T.G. : Hüseyin yüzbaşı Hüseyin yüzbaşıydı herhalde onun adı ben tabi kendisini hiç görmedim Doğu PERİNÇEK e görede askerlere bu gruba görede özel kuvvetler komutanlığının adamı
S : Yani yine Veli KÜÇÜK ün adamı
T.G. : Hayır Veli KÜÇÜK özel kuvvekler komutanlığında degil Engin ALAN o dönem yeni atanmıştı özel kuvvetler komutanlığına
S : O zaman bunlara gene TSK ………
T.G. : Tabi fakat şimdi TSK da özel kuvvetler komutanlığı farklıdır bu µ¢nt¢ farklıdır bir rivayete göre bu µ¢nt¢nın içinden bir general düzeyinde birisi özel kuvvetler komutanlığının başkan yardımcısı olduğunu biliyorum ama isim olarak değil yani barışık dönemlerinde bunların birbirleriyle araları bazan nane molla olur
S : Peki kim sana bunu anlattı
T.G. : Şeyimi senaryoyumu
S : Bu olayı yani
T.G. : Bu olayı o zaman Doğu PERİNÇEK anlattı Doğu PERİNÇEK zaten klasörde antekli kagıtta şöyle iki tane siyah klasörde dosyaları geldi Veli paşaya biz bunu getirdiğimizde
S : Tamam da dosyalar ne resmi makamlardanmı alınma
T.G. : Tabi ki bütün kağıtlar vardı resmi evraklı yazılardan birsindede böyle bir yazıda vardı zaten hatırlıyorum çünkü çok iyi hatırlıyorum Veli KÜÇÜK ede bunları getirdiğimde ben bir kopyasını alırım çünkü çok iyi şey yaptım Veli KÜÇÜK e de bunları getirdiğimi kendisininde aynı şeyleri düşündüğünü Doğu PERİNÇEK le aynı şeyleri düşündüğünü ve bana da yüzbaşı PEPEKAL a saldırılmasını söyledi yüzbaşı PEPEKAL a saldırdılar ondan sonra hep uyuşturucu olayınıda teyit etti ve bunlar yanlış yapıyorlar dedi fakat bu dosyalar geldikten sonra kendisine Şevket SABANCI yla Veli KÜÇÜK direkt ilişki kurduklarını …… Şevket ede de bu dosyaları gönderiyorum benden de zaten yardım istiyordu dedi Veli paşa o zaman en son Veli paşa SABANCI ailesiyle görüşemiyormuydu tam bilemiyorum yada bir problemmi vardı STRATEJI DERGISINDE üçüncü sayısında biz Naylon Katil diye bir haber yayınladık fakat Naylon Katil Fehriye ERDAL diye böyle bir şey Strateji de fakat onun Veli paşayla on yıllık arkadaşı olan Yalçın TANFER getirmişti fakat bana değil Ümit OGUZTAN la o zaman bi dönem görüşüyordu ama Yalçın ın getirdiğini TANFER in getirdiğini çok iyi biliyorum yani kendileride zaten Turgut BÜYÜKDAĞ da Ümit OGUZTAN da söyledi niye adam bunları kazıklayıp gidince bana döndüler sen bunları Veli paşa ya anlat dediler o sayıda Yalçın TANFER in getirdiğini şey yaptım fakat
S : Neyi getirdi
T.G. : İşte yayınladık saptırdı yani manipüle etti şeyi onun yüzünden Beşiktaş Devlet Güvenlik Mahkemesi soruşturma açtı dergi hakkında Strateji hakkında ama yalan bilğilerdi manipüle amaçlı fakat bence tarafsız bakmak gerekirse Yalçın TANFER ede bu resimleri ve manipüle edilmesini söyleyenler Veli KÜÇÜK tü çünkü Yalçın TANFER e daha önceden Karadeniz bölgesinde yakalanan bazı fotoğrafları vermişti Veli paşa Turgut BÜYÜKDAĞ da orda kışladaydı ondan haber yapmışlardı
S : Ne fotoğrafı
T.G. : Terörist fotoğrafları ama bu terörist meselesi değil Veli paşa ne yapıyo Turgut BÜYÜKDAĞ’ı tamamen kucağına oturtuyo sen benim dostumsun öyle şey yapıyo ondan sonra istediğini yayınlatabilecek monipüle öyle gidiyo aynı fotoğrafları
S : Strateji trajı baya yüksekmiydi
T.G. : Strateji o kadar yüksek değildi herhalde ben Strateji şey bu şey raporlarını görmedim tabi bakmıyordum
S : Peki bi şey eksik kaldı şimdi bu şekilde o olayın sonrasında duydun ama o belediye otobüs durağında kaldın ondan sonra devam edermisin belediye İETT durağı diyodun ya boşaltılmış falan
T.G. : İETT durağı değil Dördüncü Levent İETT ğarajı
S : Garajı neyse işte o garaj boşaltılmış diyordun ya burda ki kast neydi ondan sonrasını devam etsene
T.G. : Orayı kendilerine üst olarak kullandıklarını yani binayı cephe zaten orası yönlendirme olarak binaya cephe o çocuklarla filan görüşmelerini Fehriye ERDAL la paralelleşmelerine filan orda bir minübüsü üs olarak kullandıklarını biliyorum kim Abdullah ÇATLI – Hüseyin PEPEKAL ondan sonra yanında başka kim söyledi birisi daha vardı tam ismini ama o zamanlar biliyordum
S : ……….. bu Mustafa ile İsmail in yukarı çıkmadıklarını aşağıda kaldıklarını söyledin
T.G. : Evet
S : Peki bunlar olayda olayın direkt bir parçasımı yoksa onlar oraya öyle bir …….. olacağını bilmiyorlarmıydı
T.G. : Bilmiyorlar
S : Peki daha sonra kaçıyorlar olaya müdahil oluyorlar
T.G. : Kaçırtıyorlar
S : Orayı bi açalım
T.G. : Şimdi bunlar çocuklar çıkıyorlar tabiki Fehriye ERDAL hepsi beraber çıkıyor zaten hani beraber değil ama çocuklara şey yapıyorlar çıkmaları için söyliyorlar bunların hepsi beraber çıktığında bu çocuklar kendilerine sahip çıkıldığını ve çocukları örgüt falan kaçırmadığını yurt dışına oraya buraya Fehriye yi filan örgütün kaçırmadığını unutuyordum bu çok önemli Dursun KARATAŞ ın bu ihalenin verildiğini söylediler yani sen bunu üstlen diye bunun verildiğini de söylediler o zaman
S : Kim söyliyor bunu
T.G. : Veli paşa da teyit etti Doğu da teyit etti bu konuda
S : Yani Doğu PERİNÇEK kaynaklı bir bilgi
T.G. : Şimdi Doğu PERİNÇEK kaynaklı bir bilgi Veli paşa kendisi de araştırıyor eger yalan yada manipüle olursa Doğu PERİNÇEK e söyliyor zaten ama bu bilgilerde söylemedi o bilgileri süzüp genişletip askeri litaretüre getirip bu bilgileri Şevket SABANCI yla paylaşıyordu Sakıp la değil Şevket SABANCI yla paylaşıyordu
S : Peki bu olayda hedef kimdi Özdemir SABANCI mı Sakıp SABANCI mı
T.G. : Özdemir SABANCI olduğunu söyliyorlardı
S : Yok hani hedef o değildi falan
T.G. : Yok Özdemir SABANCI olduğunu direkt söyliyorlar herkes böyle Veli paşa da dedim ne den Sakıp SABANCI planlanmadı hiç aklınıza geliyormu o dönemde ya soytarının teki o ya dedi burda işleri yürüten Özdemir olarak Şevket olarak bunları daha ciddiye alıyorlar
S : Öldüren kim özel kuvvetler uyuşturucudan pay isteyen polis tezat değilmi
T.G. : Hayır bakın şimdi uyuşturucudan pay isteyen kim polis
S : Tamam ÇATLI grubu ve AĞAR gruba ama öldüren yüzbaşı ve özel kuvvetler diyorsun
T.G. : Bak şimdi öldüren yüzbaşı özel kuvvetlerde görevli birisi o dönem Mehmet AĞAR larla beraber Özer ÇİLLER lerle beraber Abdullah ÇATLI yla beraber
S : PEPEDAĞ mı
T.G. : Tabi Hüseyin PEPEDAĞ zaten bunları o dönem general Veli KÜÇÜK ün yönlendirmesiyle böyle yazdık sizin sorduğunuz bu soruyu biz sorduk kendisine zaten
S : …………..
T.G. : Veli paşanın yaptığınımı
S : Ha
T.G. : Ya Veli paşa manipüle yapar bitek bu konu için değil olabilir diyorum ben ama kaynak olarak Veli paşa ve iki klasörde bu konuda belgelerimiz vardı yani belğeler derken Doğu nun toparladığı bi çok şey yani bu konuda bakın Veli paşa Şevket SABANCI yı işte bak bunu sizin bu sorduğunuz soruyu ben kafamda o günde bu günde sordum sıksık da sorarım Veli paşanın özelliği şudur manipüle yapmış olabilir askerlerden bi grupta yapmış olabilir belki onların grubuda ama bu senaryoyu oturtmuş ne yapmış Hüseyin PEPEKAL demiş Hüseyin KOCADAĞ ında kart viziti çıkmış orda gazetelerde yayınlandı kız için ona referansım demiş Abdullah ÇATLI larda zaten tutuyo domino taşları yerlerine oturuyo bu saatten sonra çıksanız siz askerler yaptı deseniz kimse tutturamaz ama onun senaryosu tutuyo senaryo olabilir ama tutturuyo senaryo olabilir
S : Ben şunu söylemek istiyorum Hüseyin KOCADAĞ yada Dursun KARATAŞ değil ondan sonra MHP kendi adamlarını getirtti falan diye bi şey söyledin
T.G. : Ben Hüseyin KOCADAĞ Dursun KARATAŞın yanında demedim
S : Demişsin
T.G. : Hayır Bedri ….. tekrarlıyorum ben bu sol literatürler konusunda çok dikkat etmek istiyorum Bedri YAĞAN… Grubu birbirine düşüyor Bedri ……. Askerler destekliyor Dursun KARATAŞ’ı polis destekliyor o zamanki çatışmadan geçiş döneminden sonra İstanbul da özellikle DHKPC nin MKYK üyeleri Hüseyin KOCADAĞ tarafından ve Alevi kişiler polisler bunlar polis kısacası DHKPC polis kontrolünde bir örgüt haline geldi
S : Peki bu eylem yani demin dediğin Hüseyin PEPEKAL a yaptıracaklarına DHKPC de polis bu kadar etkili Dursun KARATAŞ a söylerlerdi ona ihale ederlerdi
T.G. : İhale edebilirsiniz Dursun bakın hiçbir örgüt Dursun KARATAŞ ın örgütü bakın şimdi bende Gaffar OKAN olayında Hizbullah konusunu Veli KÜÇÜK gibi düşünüyorum tarafsız bakıyorum Gaffar OKAN I Hizbullahın öldürdüğüne bende inanmıyorum öyle olduğunu zannetmiyorum diyeceksin ki sen bu işlerin içinde olduğun için komplo teorisi üretiyorsun ama benimde gazetelerden şurdan burdan çıkan haberlerden baktım eyledim hiç kafama Hizbullah yatmadı niye ben İslam kültüründende geliyorum iki ha ben subayımdır adama Hizbullah demişimdir sıkmışımdır bu farklı bir şey Dursun KARATAŞ DHKPC olarak ülkenin içinde değil Bedir YAĞAN daki gruplar daha elit gruplardı kültürlü gruplardı bu çocuklar ne genç çocuklar onsekizi yirmibeş yaşını geçen değil ama ……… Kurtuluş derğisi genel yayın yönetmeni olarak çalışan yirmidört yaşındaydı yani o insan en akıllısından bahsediyorum en daha akıllısı eylemcisden bahset otuz yaşındaydı oniki eylül den önceki örgütlenmeleri varmı bunların sol örgütler zaten tamamen bitmiş durumda kominist bloklar çökünce bunu hiçbir örgüt başaramaz bana bi tane örgüt kursanız ben çıkıpta kırkbeş katlı dairesinde degil beş katlı bir evin binasında bile sıkamam bu beş katlıyı tabi sallıyorum sıkabilirimde yani öyle bi adamın binasına çıkıp o kadar şeyleri atlatarak filan Dursun KARATAŞ sıkacak böyle bir şey katiyen olmaz yapamaz bir tek şey yapabilirsiniz Veli KÜÇÜK ün dediği gibi eylemi ihale edersiniz bitti nasıl Mehmet URGAN’ı Necdet MENZİR öldürttü diyorlar kim üstlendi İPTA C bu kafamıza yatıyo bak Necdet MENZİR vurmamış İPTA C oraya bomba koymuş olabilir buda benim kafama yatıyo ama hiç bir zaman ne İPTA C ne DHKP C oraya gidipte Sakıp SABANCI gibi bir adamı indirmesi imkansız ne kadar hayal perest komplo teorisi üretiyor olsamda oraya kati suretle kimse inanmaz imkansız
S : SABANCI ailesinin bundan haberi varmı
T.G. : SABANCI ailesinin benim bilmiş olduğum şu bilgilerden Şevket SABANCI nın general Veli KÜÇÜK le beraber Sakıp demiyorum Şevket SABANCI yla sır olarak vermiştir Veli paşa konuşuyordur Şevket SABANCI ailesi onun için Veli paşaya sayğı duyuyor Cumhuriyet gazetesi operasyonunda general Veli KÜÇÜK e Mete AKYOL aracılığıyla söylenen ne biliyormusunuz kaç para istiyorsunuz birbuçuk milyon dolar kaçlık hisse yüzde ellilik filan yüzde kırklık hisse kaç para iki buçuk -üç milyon dolar Şevket SABANCI nın söylediği Veli paşaya bu adamın ş¢r¢fs¢z¢ Gürbüz ÇAPAN için halen diyor yüzde yirmi hisseye düşürün size hemen beş milyon dolar gönderiyorum ben genel yayın yönetmenini de Mete AKYOL yapalım diye söyleyen Şevket SABANCI ya Mete AKYOL la arasında Veli paşa nın Veli paşada görüşüyor Mete AKYOL a diyorki beş milyon doları hemen vermeyi kabul ediyorum hemen yetiştiriyor bu neden o güvenden dolayı
S : Şimdi bu Cumhuriyet gazetesi olayını teferuatlı anlat
T.G. : Şimdi Cumhuriyet gazetesini bana yıllar önce Gürbüz ÇAPAN ın anlattığı Gürbüz ÇAPAN ın yakın tarihte anlattığı bu üç-dört aylık olay yıllar önce bazı gruplar Cumhuriyet gazetesine borçlarından dolayı el koyacakmış o zaman kendisini Galip TUNÇ yardım ediyor Cumhuriyet gazetesinin hisselerini çok cüzzi miktarda borçlarını kabul ederek hisselerini alıyor Gürbüz ÇAPAN bunun konusunda kendisine Galip TUNÇ un o zaman bi bölge sorumlusu olduğunu birde şimdi Diyarbakır Mit bölge başkanı Veli paşa Giresun daykende Karadeniz bölge başkanıydı ERKAL – KEL ERKAL derler İstanbul da kısa bi dönem bulundu şey olarak KEL ERKAL derler onun yol verdiğini o kendisi pardon KEL ERKAL’ı tanıdığını Cumhuriyeti almasını Galip TUNÇ un çok aracı olduğunu ve başardığını bana daha önceden anlatmıştı bu yemekte Veli KÜÇÜK ede Ferit İLSEVER de Kemal ÖZDEN de Kemal ÖZDEN le Mete AKYOL zaten Kemal ÖZDEN in ablası Mete AKYOL un karısı Mete AKYOL ve karısı Bülent ECEVİT in yıllar önce çok yakın dostlarıydı. seçim kampayalarını Bülent ECEVİT’i 1974 te başbakan yapanlar onlardı zaten şimdi HÜSAM dan dolayı araları açık biraz bunlar yemekte şeyi söyledi Galip TUNÇ olayını anlattı Gürbüz ÇAPAN ilk fakat şimdi Veli paşanında Doğu nunda ha kavga nerden şimdi siz diyeceksiniz ki durup dururken kavğa neren çıktı demi Veli paşanın aklını bu iş nerden geldi Cumhuriyet te İlhan SELÇUK yirmisekiz şubattan sonra tam tarihini bilmiyorum bi yazı yazdı sen kısa donlu gezerken biz KIVRIKOĞLU na ithafen Genelkurmaş başkanına sen kısa kollu kısa donlu gezerken yeni gelmişti Hüseyin KIVRIKOĞLU tabi yeni gelmişti yirmisekiz şubattan falan çok sonra büyük bir açıklama yapmıştı o paralelde hatırlayın o dönemde ben de halen o gazetenin küpürüde vardır sen kısa donlu gezerken biz devrim yapıyorduk ülkede filan diye bişey KIVRIKOĞLU nu şey eden rencide eden bi yazı yazdı o zaman Veli paşa bana söyledi bunu Gürbüz ÇAPAN la siz bi görüşün diye iyide bende dedim ki Gürbüz ÇAPAN a diyeceksiniz ki niye gazete istiyorsunuz derse ne diycem Genelkurmay başkanı Hüseyin KIVRIKOĞLU ha pardon ilk önce şunu söyledi yukarının emri var dersiniz dedi bunun üzerine Doğu PERİNÇEK e biz şunu naklettik bu yazıyı naklettik o da yazıyı biliyordu zaten evet dedi Hüseyin KIVRIKOĞLU nun emri olduğunu Veli paşanın böyle söylediğini Gürbüz e kendisinin söylemisini istedik ben istedim ben Veli paşanın nakliyle niye Gürbüz e kendisinin çünkü onlar son literatürden geldikleri için birbirlerini anlarlar Veli paşanın ne demek istediğini anlarlar bu birincisi ikincisi o hafta Gürbüz şey Doğu PERİNÇEK Hasan Fehmi GÜNEŞ Cumhurbaşkanı nın danışmanıdır illegal organize ettiler Veli paşayla Hasan Fehmi GÜNEŞ Doğu PERİNÇEK’i köşke çıkartmışlardı ondan iki gün sonra Gürbüz ÇAPAN yanına geliyor ya Doğu abi diyor benim Süleyman DEMİREL le aram çok iyiydi ama bu adamla iyi değil benim diyor önümü açmalısın kim senin önünü açıyorsa biz yanlış at a oynadık hep İlhan SELÇUK la filan diyor o da ona diyorki zaten bende sana gelicektim senin o yanlış at a oynadığın adamlar yanlış bu sefer Veli paşanın ekibini söyliyor diyorki bu şeyde Veli paşa var zaten İlhan SELÇUK ta böyle İlhan SELÇUK u ekarte edelim diyor sonra bizimkiler düşünüyor ilk önce Veli paşada dedi İlhan SELÇUK suz benim cep telefonumdan konuştu İlhan SELÇUK la gazete mazete olmaz dedi iki bende telefon açtım Veli paşam bak bu Kemal lerde üç milyon dolara para varmış bu yüzyüze konuştuğumuzun dışındaki telefon konuşmaları dedim ki üç milyon dolar bunlar gazeteyi biz alabiliriz
S : Hangi Kemal de
T.G. : Kemal Ulusal Sanayiciler İş Adamları Dernegi
S : Kemal
T.G. : ÖZDEN USİAD başkanı bunu alabiliriz diyorlar yani ben Şevket SABANCI nın kucağıza oturmamamızın niye Şevket SABANCI nın gazeteyi alması demek beş sene sonra bizim ordan ekarde edilip Aydın DOĞAN ın geçmesi demektir bunuda söyledim paşam böyle birşey olabilir dedim ama Doğu PERİNÇEK şey yapmadı dedi ki Şevketle gidelim dedi …… bütünleştiririz düşüncesiyle
S : …………..
T.G. : Evet Kemal ÖZDEN in parası
S : Ne kadar önce
T.G. : Bir ay önce bütün hareket bir ay önce başladı evet ondan sonra biz Gürbüz le görüştük Kemal le görüştük Mete AKYOL Şevkte le görüştü para transferi için tabiki genel yayın yönetmenide o olucak Doğu Ulusal TV için Avrupa dan beşyüz milyar para getirdi
S : Nerden getirdi o parayı
T.G. : Avrupa dan gezdi o şey topladı ne diyorsunuz bağış diyorlarya öyle dedi ben Avrupaya gitmedim tabi
S : Hangi ülkelerden
T.G. : Almanya -Fransa iki kere tur yaptılar bi kere Doğu PERİNÇEK vardı bi kere Ferit İLSEVER – Haluk ŞAHİN filan vardı bu ARENA da Haluk ŞAHİN varya onunda olduğu iki kere tur yaptılar halktan topladıtklarını söylediler böyle fakat ben düşünüyorum Avrupa daki Avrupa da sorun yoktur fazla ya PKK vardır ya İslami kesim vardır ……. Para toplayabilir ama Doğu PERİNÇEK para toplayamaz
S : Beşyüz
T.G. : Milyar getirdiler çok iyi biliyorum onu çünkü uydu ……. Ulusal TV deneme yayınlarına girebildi onların düşüncesi SABANCI ydı o zaman çünkü SABANCI da para olduğu için evet sonra Veli paşa Gürbüz -Veli paşa ilk önce Kemalle o Çırağan daki Çırağan Sarayındaki toplantıda bu konuyu Veli paşa kendisi getirdi dedi ki bakın arkadaşlar
S : Hangi konuyu
T.G. : Çırağan Sarayında Ulusal Saniyiciler İş Adamları Derneği başkanı Kemal ÖZDEN bir toplantı yapıldı dün anlatmıştım bu Savaş …………. da orda olduğunu kapalı kapılar ardında bu kapalı kapılar ardında adamlarda hiçbir şey yokken Veli paşa dedi ki arkadaşlar grup örgütlenmesine gitmeliyiz yani iş adamları örgütlenmesine gitmeliyiz orda yazılı olan lobi nin özetini anlattı ve bu lobi içinde bir gazete bir tanede televizyon lazım dedi televizyonu organize edebiliriz dedi Doğu nun elindeki televizyonu alırız normal televizyon hattına çeviririz dedi yani … Art Tv de oluduğu gibi….. gibi olur dedi bir gazeteye ihtiyaç var dedi o zaman Kemal ÖZDEN dedi ki Cumhuriyeti düşünüyoruz dedi öbür iş adamları da on kişilik bir elit grubuydu yani Kemal in tamam dedi Cumhuriyet operasyonunu ve gazete olmalı mutlaka diye Veli paşa kendi söyledi mutlaka basın olmalı basına girmeliyiz güçlenmek için basın olmalı en büyük eksiklik şimdi basın diye onlara gaz veren bi konuşma yaptı
S : Peki Cumhuriyet sorgulamıyormu niye diye
T.G. : Şimdi Cumhuriyet hiç bir zaman solcu değil yani sizin sol mantığınızla benim sol mantığım farklı daha doğrusu benim sol mantığım farklı diye Tuncay gözüyle bakmıyorum bütün profösörler camiası olarakta sol mantığıyla değil MİT in en çok kaynak sağladığı askerlerde zaten bilgi sağlamak için oraya gidiyorlar yoksa Cumhuriyet değil Akşam gibi bir gazete kurabilirdi askerler hemde kimle Kamuran ÇÖLTİK le kurabilirler hazırlar Ali KARACA yla kurabilirler hazırlar bütün profesörler Cumhuriyet in adı var sadece Cumhuriyet demek derin devlet demektir Cumhuriyet demek İttihat Terakki ciler demektir Alman devletinden para almak demektir Cumhuriyet demek Amerika yla girintili ilişkileri olan demektir Cumhuriyet gazetesiyle ilişkileri İlhan SELÇUK la olduğundan dolayı Gürbüz ÇAPAN oraya Esenyurt gibi bir kent yapabildi Amerika dan paralar getirebildi yoksa Gürbüz ÇAPAN kendi diyor ben diyor gittim diyor Pentegon a gittim Gürbüz ÇAPAN gibi bir insana hiç kimse Pentagon a almaz katiyen yani
S : Gazte olmazsa diyorsun
T.G. : Hayır o da girmiş o dümen suyuna Cumhuriyet ailesine girmiş İlhan SELÇUK ların İttihat Terakki ci ailesine girmiş şimdi bakın sol bitmiştir sol diye birşey yoktur Türkiye de yoktuda Amerika istediği için kominist blok olduğu için Türkiye Amerika dan para alamayınca kominist oluyorum dedi şey yapınca sol oluyorum dedi PKK ve Dev-Sol sorunu vardır ama Cumhuriyet gazetesi sol değil devletçidir Mit in ve askerlerin şeydir askerlerin hiçbir hükmü yok orda onlar oraya girip operasyon yapmaya çalışıyorlar o gazeteyi ellerine geçirirlerse trajını da arttırıbilirler ikincisi istedikleri at istedikleriyle oynayabilirler Hürriyet gibi bir gazete niye Şevket SABANCI Cumhuriyet istiyor beş milyon dolar parayı çöpe atmasına gerek yok ki Cumhuriyet hergün zarar eden bir gazete Cumhuriyet in ismi var ama din ilişkileri bütün Türkiyedeki üniversiteleri Alevi örgütleri Kemlist hareketler yurt dışındaki bütün hepsi Cumhuriyet e gönülden bağlıdırlar ikincisi bütün hepsi Cumhuriyete rapor yazarlar üçüncüsü Cumhuriyet in bütün bu öğretim görevlilerinden siz gidin Necmi PEMİTOĞLU mesela değilmi solcudur Cumhuriyete gönüllü bi sürü raporlar yazar Ama Genelkurmay başkanlığı toplumsal işler daire başkanlığı Fethullah Hoca raporu istiyoruz hazırlarmısınız deyince otuzbin-kırk bin dolarlık fizibilite öne sürüyor ama Cumhuriyit olunca para mara istemiyo uçak biletini hazırlayın tamam diyor sizin sol mantığınız çok farklı bir şey Cumhuriyet te ben hiçbir gazetede çalışmak istemem ama Cumhuriyet te yüzelli milyon maaşla çalışırım ne bilgiler alırım o zaman biliyormusun ne ilişkiler kurarım ne girift ilişkiler bana Cumhuriyet gazetesinin dış haberler bölümünde çalışıpta İsrail veya Amirka ben Akşam gazetesinde tırışkadan bir adamdım Amerikanın on yıllık vizesi aldım bi de cahilim dil bilmem şey bilmem ta oralara gittim de yollarda gezemedim yani ……. Fark var çünkü birde Cumhuriyette olduğumu düşünecektiniz Ruşen ÇAKIR hatırlayın Ayet ve Slagon diye kitabı vardı Ayet ve Slagon kitap değildir Ayet ve Slagon Amerikan buradaki CIA Istasyon Şefi Graham FULLER’e sunulan islam raporudur ondan sonra çocuk fırladı zaten şimdi Amerikalarda oh kebap çatıyo o Avrupa ülkelerinde Aydın DOĞAN gruplarında milyon dolarlar maaaşlar alıyorlar Tuncay ÖZKAN a bakın kimin çıragıdır Tuncay ÖZKAN Ugur MUMCU nun çırağıdır eğer Ugur MUMCU nun katili aranması gerekiyorsa ofis boyuna sorulması lazımdır Tuncay ÖZKAN konusunda bakın Mehmet EYMÜR benim hakkımda internet te bir yazı yayınladı geçenlerde yazı epey zaman yayınlanmıştı bir kere daha teyit etti Jitem ajanı gazeteciler diye görmüşsünüzdür onu istihbaratta olanlar bilirler orda diyor ki işte bu diyo resimleri satan Susurluk çu çete şu bu falan diyo aslında o bana saldırmıyo Tunca diyo nezaket yapıyo soyadımı filan vermiyo Tunca diyo konuyu anlatıyo Eşref BİTLİS paşanın nasıl öldürüldüğünü onun telefonlarını dinleyerek öğreniyo aslında o bana saldırmıyo benle en ufak herhangi bir şeyi yok aslında askerlerle problemi ben ne yapıyorum yazıyı Veli paşam böyle böyle bi yazı yazmış okudunuzmu gördünüzmü diyorum yani bu ne demek Ugur MUMCU nun öldürülmesi demek Tuncay ÖZKANı ilk önce ilğilendiren ilişkileri çünkü onun ofis boyu o gene gelin kaçtane dış haberlerde insanlar Cumhuriyette görmüş geçirmiş çalışmış sırf dış haber değil genel ama dış haberleri özellikle söyliyorum insanların hepsine bakın hepsi şimdi çok elit yerlerde ben kaçtane gazeteci iftira atmadan söyliyorum sevip sevmediğimden dolayı değil ki Veli paşadan Türkiye devletinin yetki insanlarından duyduklarımı söyliyorum zaman gazetesinde ki Fehmi KORU nun bunu Mehmet EYMÜR de yakın tarihte Fatih ALTAYLI yla takıştıklarında Liboş diye askerler yazdırdı şeye neydi o adam Emin ÇÖLAŞAN a Fehmi KORU nun Mit e çalıştığını Suriye deyken Mit elemanı olduğunu ha diyeceksiniz ki Mit kötümü polis kötümü hayır bunu söylemek istemiyorum ben tabi bu devletin bölünmemesi parçalanmaması için devlet olmasa sen ben biz olmayız ama sonuçta nasıl Türk devletinin Mit iyle şunla bunla çalışan insanlar varsa başka ülkelerin istihbaratlarınada çalışan bi sürü insanlar var çok doğal ben Cumhuriyet gazetesi derken hiçbir zaman şey olarak bakmadım kominist bir literatürde bakmadım kimse de bakmıyor zaten Cumhuriyet bir şey değil Cumhuriyeti herkes ele geçirmek için uğraşıyor Veli paşada bu operasyonu gerçekleştirmek için elinden geleni yapıyor eğer Veli paşa Gürbüz ÇAPAN la bunu orğanize edemezlerse
S : Peki Cumhuriyetin ele geçirilmek istenmesinde ……… oldu
T.G. : Kimin
S : Senin
T.G. : Ele geçirilmesindemi nasıl bir etki
S : Etki yani Cunhuriyet böyledir şöyledir
T.G. : Tabi bende söyledim ben bu gün yine söyliyorum ben şunu da söyledim Gürbüz ÇAPAN la yapamazsınız Veli paşam bir başkasıyla yapın dedim Veli paşa benim görebildiğimi bakın Veli paşanın bir sözü var bana söyler her zaman der ki oğlum ben sana camı açtım karşıda elma ağacı var git ordan elmaları topla elmalarıda ben mi sana topluycam der şimdi bende Veli paşa belki basireti kapanmıştır düşüncesiyle dedim ki Veli paşam Cumhuriyet çok önemli bir gazete Ömer KARACA gazete kuracakmış filan bunlar fasa fiso ama Cumhuriyet gibi bir gazete alıp yanındada Milliyet gibi bir gazete Milliyetin çizgisinde eski çizgisinde bir gazete kurarsanız oooo tamam Türkiye de medya çok önemli bir şeydir ben de ona camı açtım elmaları toplamasını söyledim ha Veli paşa benden biraz gaz bulmuş olabilir camdan atlamaya çalışıyor ben şimdi dedim ki Veli paşam camdan atlama merdiven ve koridorlardan çıkalım sende zaten bu Gürbüz ÇAPAN a terörist anarşist diyorsun beğenmiyorsun Şevket SABANCI yla anlaşma yoluna gidin e ondada Aydın DOĞAN var iş adamları lobi dekiler para toplasınlar üç milyon dolarda paramız var diyorlar o parayla bunu alalım diyorum ama bu benim gönlümden geçen değil general Veli KÜÇÜK ün de gönlünden geçen olduğunu bildiğim için diyorum bende böyle bir operasyona çok sıcak bakıyorum kendi cephemdende tercihim ve çıkarlarım içinde benim içinde Cumhuriyet gazetesinde Aydın DOĞAN ın bakın ben Milliyette olsam bana beşyüz milyon verseler hiç önemli değil niye orayı zaten herkes tökezlemiş şey yapmış ama ben Cumhuriyet gazetesinde çok iyi bir yere gelebilirim beşyüz milyonda para istemem üçyüz milyonda ben beş kere yurt dışına çıkar ayda iki milyar maaşa çıkartırım onu kendi cephemden tabiki düşüncem onu ……. Veli KÜÇÜK e gaz vermek tabi general Veli KÜÇÜK e böyle konuştuğumuz gibi gaz veremiyorsunuz öyle olmuyor ama elimden geleni yapmayı çalışıyorum
S : Peki yemek yeme olayı ne oldu toplantı oldu falan
T.G. : Yemek yediler şeyde ENKA tesislerinde general Veli KÜÇÜK -Gürbüz ÇAPAN -Ferit İLSEVER – Kemal ÖZDEN – Ümit ÜLGEN Ümit ÜLGEN, Gürbüz ÇAPAN ın Esenyurt ta blokları yapan temelden on yılda yapılacak binaları üçbuçuk yılda yapan adam mütahit diye geçinen ödül alan bi adam o filan orda yemek yendi ve bu konuştuğumuz hisseler konuşuldu geçen gün anlattım o günde anlattım bu hisse yapılanması konuşuldu ama Gürbüz ÇAPAN general Veli KÜÇÜK le olmaya hazır adamın hakikaten parası yok herhalde ama adam dediki bin tane tapum var paşam dedi fakat Veli paşa filan Gürbüz ÇAPAN la uğraşmak istemiyo Doğu PERİNÇEK te söyliyo Kemal de söyliyo herkes söyliyo
S : Esas Gürbüz ÇAPAN a sıcak bakmayan kim grup içersinde Şevket ten bahsetmiştin
T.G. : Şevket SABANCI bakmıyo birde Kemal ÖZDEN bakmıyor bakmamasının sebebi bunuda sonrada bunu vurmak zorunda kalırsınız dediler İlhan SELÇUK a karşı değiller şimdi niye İlhan SELÇUK olmazsa Cumhuriyet gazetisi olmaz ama biz Cumhuriyet gazetesini alırsak iki sene sonra zaten İlhan SELÇUK dediğin adam seksenbeş -seksen altı yaşında o ölür zaten iki sene sonra bu gözle bakıyorlar
S : Peki operasyon gerçekleştiğinde az önce bahsettin bu Doğu PERİNÇEK genel müdür Ulusal Tv yle Cumhuriyet gazetesini birleştirecek
T.G. : Oda Cumhuriyet tv olucak adıda değişecek
S : O yapıyı bana tekrar oluşumu yapısını bi
T.G. : Cumhuriyet gazetesi Cumhuriyet gazetesinin başına Mete AKYOL gelicek gelirler giderler müdürlüğüne Ümit ÜLGEN le Kemal ÖZDEN gelicek yüzde yirmilik bir hisse yada yüzde onluk bir hisse Gürbüz ÇAPAN a şimdilik ekarde edemediklerindan dolayı düşünülen şey kendisinin adı olmuycak Günay ÇAPAN olucak yüzde onluk hisse zaten mecburen Selçuk ta yani vakıfta Kamuran ÇÖRTÜK ün orda yüzde yirmi hissesi var hiç para verilmeden alınacak alırız dedi paşa onu ÇÖRTÜK ten şeyi saydım Mete AKYOL genel yayın yönetmeni diğer içerdeki kadrolaşmayı Doğu PERİNÇEK le Mete AKYOL karşılıklı yapıcak Doğu PERİNÇEK in adı olmuycak ama mesela Baki ÖZİLHAN Anadolu Ajansı genel müdürümüydü öyle bi şeydi o filan böyle insanlar neydi o Amerika da bi tane adam Turan YAVUZ pardon o gelicek Baki ÖZİLHAN onlar gibi isimler çıkartıldı Ulusal tv de Cumhuriyet tv olarak yayına çıkacak o hazır zaten televizyon projesi onda hiç bir sıkıntı yok ona sadece personel teknik iyi biraz daha güzel bir bina için elli milyar gibi bir para lazım şey olarak
S : Şimdi biraz önce Veli KÜÇÜK ün Sedat PEKER’i ve bir kaç tane mayfa Sedat PEKER in mafya grubuyla bağlantılı olduğunu bunları çok güzel idare ettiğini kendisin çok güzel bir şekilde kamufile ettiğini bahsettin bu olayı bize birazcık aç mafya gruplarıyla bağlantılar ilişkiler
T.G. : Şimdi Sedat PEKER’i yirmiüç yaşındaki bir çocuğu daha öncede anlattığım gibi şeyin aracılığıyla ilişkilerini orda
S : Mafya gruplarıyla ilişkileri ondan bahset diğerlerini tek tek dinleriz ilk sırada kimi koyuyorsun
T.G. : İlk sırada Sedat PEKER’i koyuyorum en iyi adamı Sedat PEKER laftan çıkmaz sözden çıkmaz Veli paşanın bir dediğini iki etmez Sedat PEKER ondan sonra en iyi adamı şimdi sıraya göre koyucam ki şey yapmıyayım şey Sami HOŞTAN- Diraj ALİ ama geldi gitti politikaları çok tutmuyo bak o üç mü olur dörtmü olur sırasına bi şey söyliyemem ondan sonra bu altıncı fılo daki Havacı OĞUZ aslında bak bu altıncı filo da Sedat PEKER in uzantısı yani altıncı filo diye birşey yok bi de o Şenol ACAR lar var işte onlarada ayrı bir hava veriyo Sedat PEKER den ayrıymış gibi ama kendileri şey değil siz söyleyin Sedat PEKER e düşman filan değiller tabiki onlar da o bölgenin havasını teneffüs ediyorlar kim var onlar var Sedat – Kürşat YILMAZ la görüştüğünü ama şimdi Kürşat YILMAZ la arasının hiç iyi olmadığını en son o Turgut BÜYÜKDAĞ olayında anlattımya mektup yazmıştı şey o Yalçın TANFER mektup yazarken general Veli KÜÇÜK benim yanımda söyledi Kürşat a söyleyin Turgut BÜYÜKDAĞ’ı sıkıştırmasın kapatsın bu dosyayı diye ondan sonra Kürşat YILMAZ var Kürşat YILMAZ la ilişkileride şey sağlıyo Ali İhsan amcanın oğlu Levent sık sık gider o zaten şeyde yatıyordu Veli paşa Bilecik teyken ilk zamanları Çanakkale den taşındığında Eskişehir de yatıyordu Eskişehir cezaevininde şeylerini yapıyordu işlerini yapıyordu çocuk
S : LEVENT soyismi ne
T.G. : Levent USLUKOL -USKOL pardon USKOL onların soyadı Ali İhsan amcanın oğlu
S : Alaattin ÇAKICI
T.G. : Alaattin ÇAKICI var Alaattin ÇAKICI yla Dündar KILIÇ kızı öldürüldüğünden dolayı arası nane molla Alaattin ÇAKICI yla yani kendisiyle görüşmüyor Alaattin ÇAKICI nın sıfıra indiğini düşünüyo Savaş ÇAKICI yı sevmiyo entrikacı olduğu için kendisinin güvene itimat etmediğinden dolayı Gencer ÇAKICI yı zaten Alaattin ÇAKICI nın tetikçisi olarak bana şu yakın dönemdede Gencer ÇAKICI ile Alaattin ÇAKICI nın arasının açık olduğnu söyledi araları kötüymüş herhalde başka kim vardı
S : ADİL
T.G. : ADİL kim
S : HADİ
T.G. : Ha Hadi ÖZCAN yok Hadi ÖZCAN’ı sevmiyo Hadi ÖZCAN benim adımı diyo İzmit teyken tutuyormuydu bilmiyorum ama Susurluk olayından sonra Hadi ÖZCAN’ı sevmediğini biliyorum kaç kere benim adımı baba diye çıkarttı diyo şey yaptı diyo Abbas OĞUZ la Hadi ÖZCAN birbirlerine girdiler Abbas OĞUZ un kendi bana söylemişti Veli paşanın adını böyle çıkarttığı için onu hırpalamışlar Hadi ÖZCAN la arası çok iyi değil ama banada çok bansetti o Hadi ÖZCAN olayından
S : Tamam şimdi sırayla Sedat PEKER den başlayarak Sedat ŞAHİN le …… arası iyi
T.G. : Yo ben Sedat ŞAHİN le Vedat ŞAHİN le bi kere telefona konuştum o da o Ümit BAĞBEKLERİN o V.K.onların yanında yatıyormuş Sedat mı Vedat mı hangisi olduğunuda bilmiyorum o çocukla beraber yatan birisi cep telefonundan benim cep telefonummuydu V. beni aradı bi kerede herhalde onların telefonuydu iyi hatırlamıyorum ama selamlaştık sadece
S : V. le nasıl
T.G. : Kimin
S : Veli paşanın
T.G. : Tanımaz V. I hiç tanımaz
S : İş ilişkileri ortakları hangi şekilde yol verdiği nasıl destek verdiği bunları sırayla örnekler vererek
T.G. : Şimdi Sedat PEKER de Ali İhsan işte o anlattıklarımıda düşünerek şey yapıyorum tekrar tekrar şey yapıyorum ki unuttuğum mesela dün söylemiş olabilirim bu gün yine söylerim bana hatırlatın Ali İhsan amcayla araları bunların daha iyi Ali İhsan USKUN işte birde bütün ilişkilerini Veli paşayla Sedat PEKER in direk bütün görüşmeleri telefon görüşmeleri para istekleri falan şu bu Ali İhsan ın borcundan dolayı biliyorum Çiçekçi İHSAN ayarlıyor birde yanında MECNUN var o Mecnun uda nerde görmüştüm en son Bayrampaşa cezaevinde binbaşı Dursun ERTUĞRUL un odasında ben Emre GÜLALTAY yı ziyaret etmeye gittim Emre GÜLALTAY yı ziyaret etmeye gittim onlarda orda Mecnun- Mehmet KÖYMEN -KÖYMEN birde onun yanında Maltepe Belediye başkanı bu Emre ler şey yapmıştı ya olay olmuştu ya Mehmet KONAN varmış Emre de bana söyledi orda Binbaşının odasında da konuşulduydu Mehmet KÖYMEN -Mehmek KONAK’ı pek sevmezmişmi neymiş ama cezaevinde kapışmamaları için benim ajandamı aldıysanız Mehmet KÖYMEN in telefonu orda var Emre GÜLALTAY -Mehmet KÖYMEN le dört D de kalıyor iyi biliyorum tabi dört D – altı değil orda da onların direkt telefonları var bağlayıp Emre GÜLALTAY yı isteyebiliyorum evet bunları sağlayan tabiki bizim binbaşı Dursun ERTUĞRUL tabi Veli paşanın şeyi olmasa sağlayamaz ikincisi ordada zaten dedi İsa şey benim için ya dedi Tuncay bi gün dedi İhsan filan dedi Veli paşa hep beraber oturalım dedi Dursun binbaşı hiç Veli paşanın sesini duydu yüz yüze oturmadı yani şey olarak o da şey yapıyo oturmaktan biraz şey yapıyo çünkü uzak duruyo neden onunla oturduğunuz da tamamen göbekten bağlanıyorsunuz onun literatüründe birde onun devresi KADİR binbaşıya o Çukurca ya sürülen Kadir binbaşıya gelen şeyin başına gelmemesi için yani Veli paşa öyle bunu yapamam mapamam der ama
S : Dursun binbaşı
T.G. : Ha
S : O önemli değil sen önce bizi Sedat PEKER ilişkilerini en baştan başla sen o zaman bi mazot krizinden bahsettin en baştan başla nasıl karşılaştılar kimin vasıtasıyla
T.G. : Ali İhsan amca vasıtasıyla yirmiüç yaşındaydı yirmiüç yaşındayken Ali İhsan amcanın kendisine Sedat PEKER’i getirdiğini söyledi Veli paşa Ali İhsan USKOL
S : Otuzbir yaşında olduğuna göre
T.G. : Yirmiüç – yirmi dört yaşında bu maçlarda gidiyor bi şeyler yapıyorlarya ne holiğanmı diyorlarya yani mahalle kabadayısıymış ilk zamanlar çete olarak örgütlenmisinin Ali İhsan amcada söyledi Veli paşanın teorisinden çıktığını fakat ben şimdi şeyi düşünüyorum
S : Neyin teorisini
T.G. : Örgütlenmesini
S : Veli paşa vesilemi olmuş oluyo
T.G. : Tabi örgütlenmesinde bakın Sedat PEKER in örgütlenmesi öbür mafya gruplarına benzemez hastanelerde olsun cezaevleri olsun polisler olsun efendim işte köprüde giderken olsun zabıta olsun belediye bi sürü adamları vardır yani Sedat PEKER öbürleri gibi değil çok farklı şey olarak
S : ………….
T.G. : Efendim
S : Helal olsun çözmüşsün diyorum
T.G. : Hayır canım çözmek olarak bu ama neden para olarak da dağıtıyor şey olarak para olarak da dağıtıyor ama Sedat PEKER in aileden zengin olduğunu söyliyorlar ben aileden olacağına yani zenginliğinde bu kadar olucanı kimse şak şak ben aileden zenginde olsam paket paket indirmem şahsen kimseye gruplar kurmuş
S : Şimdi girişe tekrar dönücez şu Veli paşa tanışması ve örgütün Veli paşanın temasa girmesi ona göre devam et
T.G. : Bu tanışmasını Ali İhsan amcayı daha çok sevdiğini ilk şey olarak Ali İhsan amcanın bunun önünü açtığını Veli paşayla görüşmelerini sağladığını fakat orda öbür çocuğun daha iyi olduğnu mafya aleminde
S : Hangisi
T.G. : Mecnun dediklerinin yani örgütü elinde tutanın Mecnun dediğini söyliyorlar en son Veli paşa burdaki Balmumcu Merkez Komutanlığındaki evinde çalışma odasında oturduğunuz da bana söylediği SİMTEL’i aldıklarını söyledi SİMENS mi SİMTEL mi yalan söylemiyeyim orasını karıştırıyorum isimleri Simteli aldıklarını orda iyi bir organizasyona geçeceklerini yani Sedat PEKER e aldıklarını söyledi
S : Veli paşa almış
T.G. : Sedat PEKER almış ama şekilleri planları Sedat PEKER e aldık dedi ondan sonra Sedat PEKERE’e aldıklarını ve Sedat PEKER in burayı büyütecegini yani hisselerin çoğunun onda olduğunu
S : Gene sonuna geldin en başından gel ya
T.G. : Ben şimdi bakın bildiğim yerleri anlatıyorum ki yakın tarihleride
S : Ta baştan yirmiüç yaşından başladın otuzbir yaşına atladın senin bu anlattığın birbuçuk yıllık
T.G. : Birbuçuk yıldır birinin elinden almışlar şimdi yirmiüç yaşı yirmidört yaşı yirmibeş yaşı ben adamın bu kısmını
S : ……….. işinden bahset dediniz ya hani
T.G. : Gazetelerden duyduğumu söyliyeyim işte o çadırlar madırlar değilmi şey değilmi şu deprem bölğesinde gazteler yazdı ya bunların halkın gönlünde taht kurmaları meselesi varya bütün çocukları şey yaptığı Veli paşanın teorisinde gidiyo bende bunu bazen Veli paşaya dokunduruyorum ya paşam işte Sedat iyidir ben oğlum gibi severim diyo Sedat PEKER inde İhsan ında bana söylediği Ali İhsan amcanında söylediği Çiçekçi İHSAN ında söylediği Sedat PEKER in tek kıramıyca insan varsa oda Veli KÜÇÜK tür diye baba diye hitap ettiğini söyledi fakat ben Sedat la oturmuş olsam bu işte ortaklık filan nasıl Direj ALİ nin
S : ………
T.G. : Bide bakın hiç oturmadığım için Veli paşa bunları bana söylemez benim yanımda Ali İhsan amcanın atmışbeşbin dolarlık meselesi borcu vardı Çiçekçi İHSAN para getirdi onu konuştular çok iyi biliyorum bir keresindede bu Simteli konuştular
S : Çiçekçi parayı nerden getirdi
T.G. : Şeyden Sedat PEKER den Ali İhsan …….. getirdi borç
S : Ali İhsan USKUL un durumu bi ara bozuktu
T.G. : Şimdi halen bozuk yani çok iyi değil ama bi ara bankalar evine şey koydu ha hatırladım şimdi diyceksiniz şimdi Diraj Ali ye atlıycan diycen ama ben Sedat PEKER in dönemini ilişkilerini hakkatten çok iyi bilmiyorum Ali İhsan batıyordu hacizler bindirdi bindirdi levent daha doğrusu babası şekil veriyor LEVENT üstüne alıyor Veil Paşa referans veriyor bankalardan kredi çekiyor işin aslı bu tabiki çözdünüz değilmi
S : Tekrar edermisin
T.G. : Leventin üzerine fabrika
S : Oğlunun Ali İhsanın
T.G. : He Levent gidiyor paraları çekiyor babasının haberi yokmuş efendim bana Veli Paşa Ali İhsan amca bana böyle anlatıyor karşımda konuşuyor babasının haberi yokmuş bu ş¢r¢fs¢z gitmiş çalmış etmiş eylemiş paraları karı kızla yemiş eylemiş baktım Veli paşa da yazıklar olsun dedi böyle şey olurmu dedi şu bankaylada görüşelim kredi alalım zaten kredi almışlar dedim paşam adam gitti dedim paşam kalktı gitti adam geri gelecek biryere gitti çok iyi hatırlıyorum Bilecik te olan olay ya paşam adam batmış sen beş tane banka sen ziraat bankası Devlet Bankası nasıl verir çok iyi hatırlıyorum devlet bankalarıydı dedim nasıl verir referas veriyorsun nasıl birşeyler dedim dur ya dedi sen bizim Drej Ali ye bir gitsene dedi bizim Ali İhsan amcayla dedi Ali İHSAN amcayla Drej ALİ nin yanına gidilirmi DrejAli Sedat PEKER e yol verdiğini onun altın tesbihini salladığını falan üç hilallı tesbih sallıyor onu biliyor ben Drej ALİye nasıl söyleyeyim Ali İHSAN USLUKOL diye o zaman LEVENT tide getir dedi şey versin para versin bunlara bunların ESKİŞEHİR de çiftlikleri va SAZAK ailesi onu satsın dedi orda sazak ailesi varmış neys sazak adam
S : GÜN SAZAK
T.G. : Ha Gün Sazak oranın zenğinlerindenmiş çiftliğini satsın dedi yada dedi Drej ALİ bunları çözer biraz bunlara para versin dedi Halit o sıradada Ali İhsan amca geldi Ali İhsan amcaya da söyledi nihayet iki gün önce İstanbula geldi Leventi çağırdılar Levent dediler TUNCAY la görüş dediler iki gün sonra şey yap Drej Ali ye gideceksiniz geldi Levet burda pazar günüydü Mecidiye Köyü geçtikten sonraki AlbarakaTürkün bitişiğindeki BURĞERKİNĞ de buluştuk Drej Ali yi aradım ben çay bahçesine gittik daha önce çay bahcesinde oturduk Drej Ali dinledi eyledi tamam dedi ben yardım ederim dedi ondan sonra Veli Paşa dediki telefonla konuşup ben Veli Paşa yı bağladım benim telefonda yeğenim olduğunu Veli Paşa demişki yeğenim dedi ben yeğene dedim Levent emekli müdür Ali İhsan amca babası falan böyle bir şey söylemedim daha sonra Drej Ali aldılar telefon alış verişi oldu birbirleriyle Levent le onlar birarada şeyi sağlayacakları Konfessu ondan sonra ne oldu bilmiyorum Drej de bana anlatmadı ama bu işi yönlendiren onlarında şirketlerini de böyle para Sedat PEKER dende para isteyen kendisi Ali İHSAN amcadan Allah razı olsun komutan sen olmasan dedi bu adam para verirmiydi dedi sen oyduğun için verdi sen öyle bakma dedi ben Ali İhsan la konuşacam İhsan şey yapacak dedi para ayarlayacağız dedi ama benim bildiğim 65 BİN DOLAR ama bak hiç unutmuyorum dolar ÇİÇEKCİ İHSAN Ali İhsan amcaya verdi
S : Kimmiş Çiçekci İHSAN
T.G. : Çiçekci İHSAN nasıl birisi
S : Kim nerde
T.G. : DEDEMAN OTEL varya yanında bir çiçekci dükkanıydı ben gidip gelmiyorum zaten
S : …….
T.G. : Hayır ya
S : Dedeman oteli nerde tam ismini biliyormusun
T.G. : Efendim
S : Tam ismini biliyormusun
T.G. : Çiçekci İhsanmı tam ismini bilmiyorum çiçekci İhsan dedinmi herkes tanıyor yani tek çiçekci İhsan şeydir yani meşhur olmayan üstün değildir mafya menfadi olmayan tek kişi çiçekci ihsan ben MECNUN Binbaşı Dursun ERTUĞRUL varken şimdi almış olduğunuz çocuk varya Necdet ATEŞ oğün ordaydı şeyde Dursun Ertuğrul un şeyindeydi
S : İhsan ……..kim geldi
T.G. : Soyadını bilmiyorum
S : Dedeman Oteli ……nerde
T.G. : Dedeman Otelinin orda
S. :Dedeman oteli nerde Gayrettepedemi
T.G. : Hayır Gayrettepe mi orası
S :Eski Entivi
T.G. : Ha Bavulcu Merkez Komutanlığı varya tam onun karşısı
S : Tamam işte dedeman otel onun yanındaki çiçekciyi diyorsun
T.G. : Ben çiçekciye hiç gitmedim zaten dedeman oteli olduğunu biliyorum
S : Sedat PEKER den bahsediyordun PAŞA nasıl bir yol açtı Sedat PEKER e nasıl bir yol verdi hanği işlerinde yardımcı oldu
T.G. : KIRŞEHİR Cezaevindeydi ha iyi hatırladım Kırşehir cezaevindeydi Çiçekci ihsan bunu anlatmamıştım şey çeçekci İhsan diyorum şey Sedat PEKER Kirşehir cezaevinde yatıyordu Aladdin CEBECİ kartviziti de bende var o kendisi de bana anlattı Aladdinden öncede yatmış o Kırşehir cezaevinde orda Emiyetin yanında iki katlı bir binası var orasını Sedat PEKER yapmış Sedat Peker e gelen misafirler geliyorlarya o şeref salonunda ALBAY ona yemek verilmiş misafirlerine cezaevinden çıkartır getirir orda ona yemek yedirirlermiş onun yaptığı odayı gösterdi güzel lüks dört yıldızlı bir yer yaptırmış Sedat Peker e de tanışıklığının Aladdin CEBECİ de banalav dedi bana telefon açtı ben onun vasıtasıyla tanıyorum çok iyi bir arkadaş dedi bonkördür eli açıktır dedi yol vereninde kendisine Veil Paşa olduğunu söyledi
S : Kim Aladdin CEBECİ mi
T.G. : He Aladdin Cebeci ben Aladdin Cebeciye şeyimdir
S : Kırşehir mi
T.G. : Kırşehir Alay Komutanı halen
S : Ha Asker
T.G. : Albay onunla samimiyim konuşurum o herşeyi söyler üç dört aydır gitmiyorum
S : Peki Sedat PEKER in Kırşehire gitmesini kim sağladı
T.G. : Onu bilmiyorum ama Kırşehirdeki rahatlığını biliyorum albayın bana söylediği statüde
S : Ama Albay önce gitmiş Sedat Pekerden
T.G. : Aladdin CEBECİ ye endekslemeyin Aladdin Cebeci diyorki o zaman burası harabeydi iyiydi ama çok iyi değildi buraları Sedat PEKER yaptırmış kendi döneminde Sedat Peker in geldiğini tanıştığını söylüyor ondan öncede albay zamanındada şeref salonunda yemek verildiğini söylüyor yani Sedat Peker le tanışıklığını Veli Paşa aracılığıyla bu salonu yaptırdığını bundan önceki albayla adını söylemişti ama ben tanımıyorum adamı onunda Sedat Pekere yol açtığını Kırşehir de yatarken ama Bayram paşadan niye gitti bilmiyorum Bayrampaşa biraz karışık olduğundan dolayı yoksa küçük bir cezaevi daha rahat eder düşüncesiyle göndermişlerdir çünkü İstanbul Alay komutanlarını hiçbirini burnu buruup beğenmiyor mesela Baki ONURBAŞ vardı alay komutanıydı şimdi Karadeniz Bölge Komutanı Giresun da mesela ordada beğenmiyorlar burdada beğenmezlerdi bu adam İbrahim TÜYZSÜZ Albay diyorlardı İbrahim TÜYSÜZ herhalde adı ben hiç görmedim bunu da o BAKİ yi gördüm konuştum bunu da hiç beğenmiyorlar bunu da Mesut YILMAZ ın adamı olarak görüyorlar etliye sütlüye karışmayan General olmayı bekleyen adam basiretsiz ve vasıfsız olarak görüyorlar gören kim kendi komutanı Marmara Bölge komutanı Veli Paşa gibi düşündüğü için bunuda beğenmiyorlar çünkü Aladdin Albay burda olduğunda Barbar binbaşı Dursun Ertuğrul İstanbul gibi bir yerde Sedat PEKER e çok büyük bir fonksiyonu olacağını zanetmiyorum birde bunların bir adamı daha vardı Bayram Paşa Cezaevinde özel timmi özel tipmi sorumluları oluyorya cezaevinin Yusuf BULUT Kayseri Develi liydi bu adam
S : Hükümlümüydü
T.G. : Hayır Cezaevi müdürüydü müdür sivil Adelet Bakanlığına ait o Yusuf BULUT şimdi İsparta da görev yapıyor bende ev telefonu falan her şeyi vardı buda binbaşı Veli Paşanın adamı Binbaşı Dursun ERTUĞRUL da hep parelel çalışırlar bütün görüşmelerini o odada yaptırırdı ben Turğut BÜYÜKDAĞ la görüşmüştüm yine telefon açtı Binbaşı, Yusuf …..Tuncayla görüş dedi, Ramazan YILDIZ la ESKOBAR la görüştüğümde ilk görüşmemde ikinci görüşmemde Işci mi Çiftci mi diye bir adam vardı görüşemedim camın arkasından görüştüm ama ilk görüştüğümde Ramazan BULUT un odasında görüştüm
S : Eskobar damı yakın Veli Paşa ya
T.G. : Okadar çok değil ama yakın Ramazan YILDIZ a
S : Şimdi Sedat PEKER in bağlı oldukları gruplar var dedin ……Şenol ACAR…şimdi bunları o şekil düşün Sedat Peker Kadir ÖZCAN ………Veli Paşa bu üçününde ……..bunlar ne olur
T.G. : Şimdi ben Haldun hoca konusunda ben emin değilim haldun konusunda emin değilim derken
S : Halil Özcan diyorum Oğuz Bozkır
T.G. : Oğuz BOZKIR la Şenol ACAR bunları Binbaşı Kadir Özcan yönetiyor bu Ankara daki Kadir Binbaşı üzerinden yönetiyor fakat bunları sadece böyle düşünmeyin diyelim Erzurum da bir mafya grubu var diyelim bunları organize ediyorlar reisin adamı oluyor ama Sedat PEKER in adamı oluyor yani kendisi de oluşmuş olabilir kendisi de orğanize etmiş olabilir ama ülkücülerden genelde MHP tandaslı şey yapan insanlar bunlar
S : Peki Sedat PEKER in ne faydası oluyor bu oluşumu kendine bağlıyor bu oluşumu Sedat Peker in adamı oluyor Sedat Peker in burda menfaatleri faydası ne
T.G. : Sedat Peker in ordan çek senet tahsilat yaptığını bilmiyorum ama Veli Paşa bunların çek senet yaptığına rejon kestiğine karşı çıkmaz onun değil bakın şimdi niye karşı çıkmaz diyeceksin bakın konuyu başka yere saptırıyorsun diyeceksin saptırmıyorum örnekle daha iyi anlayabilmek için anlatabilmek için pardon Ziya AYCAN var biliyorsunuz
S : ………….
T.G. : Hayır ya
S : Şu Ziya AYCAN tamam
T.G. : Kars lı tefeci ……..
S : Tefeci
T.G. : Ziya AYCAN Veli Paşa ile görüşüp kendisine yol almak istiyor bunuda bana kendisi söyledi Gürcan DAĞDAŞ ın danışmanı Yahya GÖKTAŞ ın aracılığıyla ben Ziya nın kabataş iskelesinin karşısında lüks denize bakan binasında çayımı içtim konuştum dediki ben Veli Paşayla görüştüm ve yol almak istiyorum dedi
S : …
T.G. : Ayrıca bizim Korkmaz YİĞİT in bizim Korkmaz YİĞİT in arkasında olduğumuzu bildiği Veli Paşa tabiki ……..iki tane üç tane çek çıkardı fotokopilerini çek miydi senet miydi çek di herhalde Korkmaz Yiğit in ve kardeşinin kendisinin Gürbüz ÇAPAN demişim öbür şişko Korkmaz Yiğit Gürbüz YİĞİT in imzalı çekleri var onda ben dedimki Ziya AYCAN a Veli Paşa onun yolunu açsın onu söyleyeyim yoksa çeklerin tahsilatını mı istiyorsun onu mu söyleyeyim eğer onu söyleyeceksek bir de bunu söyleyem siz bu rejonları daha iyi bilirsiniz ama karşınızdaki adamda reperetuarı geniş bir insandır bunun üzerine Korkmaz Yiğit in çekleri kaçbin dolarlıkki dedi bu şeyde dosluk olsun abimiz olsun ben paylaşmasını bilen insan bak Yahya da ortak tanıdığımız Menderesler falan Gürcanlar referansım falan dedi bunun üzerine ben Veli Paşaya iletirim dedim Veli Paşaya da söyledim Ziya AYCAN böyle böyle şey yapıyı o dediki yav biraz karışık ama bakarız dedi tutalım bakalım kontrol edelim dedi
S : …..
T.G. : Kontrol edelim dedi böyle deyince tuhaf bu yakınlarda görüşelim mi Paşam falan dedim böyle ayak üstü söylüyorum o da dedi şimdi tutalım bir zamanını bulur görüşürüz dedi o bir şampuan mı nedir restorantlarda ……..bizim …tanıdığını söyledim
S : Şamdan…….mı
T.G. : Şamdan mı şaziye şaziye daha böyle saydı sosyetik barları saydı bunun üzerine Veli Paşa iki hafta falan yani görüştüğünden bu yana Ziya AYCAN konusunu sallıyor yani
S : Görüşmek istemiyor
T.G. : İstemiyor yani çünkü iki kere şey yaptım taki Yahya GÖKTAŞ lada …..konusunda ben buluştum oda biliyordu Ziyaya gideceğimizi Ziya konusunu konuşacağımızı Yahya göktaş la telefonda konuştum benim telefonda ama Ziya AYCAN şey yapmadı
S : Kala almadı
T.G. : Kala almadı bende şimdi Ziya Aycan a Veli Paşa üzerinden dedimya …………olarak görüyoruz yani işin aslı Veli Paşa üç tane inek memesi sağarsa bir tanesi de bize akar düşüncesiyle Yahya Göktaş ta böyle görüyor bende böyle görüyorum Yahya abiyle yemekte konuşuyoruz ya Yahya abi bu adamı ne yapalım ben Ziya ya söyleyem ama bu adam hiç sıcak bakmıyor ZİYA ya konuyu da açmıyor ben Drej ALİ den şurdan burdan biliyorum dedim oda bunun üzerine ne yapalım dedi bu adamın makam arabası var dedim BORA kavun içi bu adama araç maraç alın dedim Ziya dan geldi olsun dedim bunun üzerine biz Matrav JİPE karar verdik bu haftalarda jipi almaya karar verdik bizi organize aldı
S : Ziya alacaktı
T.G. : Ziya alacaktı evet Ziya abi bu işi kurmuştu zaten
S : Sen Oguz KOLUKIR ın ne türlü menfaat sagladığını söylemedin
T.G. : Veli Paşanın Oğuz KOLUKIR la görüştüğü yok dilekce yaptığı da yok Kadir Binbaşi aracılığıyla görüşüyorlar
S : Kadir Binbaşı ne sağlıyor
T.G. : Kadir Binbaşı ne sağlıyor
S : İhale alıp …………
T.G. : Onların o altıncı filoları ……o Adapazarı ereğli de birşeyler yaptığını biliyorum ama bölge olarak neresinde bilmiyorum birde o tayland gazinolar meselesi vardı dünde anlattım Mustafa TAYLANT işinde bu Abaza OGUZ da ortak olacaktı Mustafa Taylan tın yanında olacaktı Drej ALİ Mustafa Taylan tı tanımıyordu
S : Neydi Mustafa Taylant ..
T.G. : Taylant Gazinolar sahibi varya gemileri var üç dört tane o da mazot kaçakcılığı yapıyor Bursada gazinosuna gittik Taylant gazinosuna Gülhane parkı gibi bir şey Taylant Gazinoları Hadep İl Başkanı o da ortağıymış o da orda söyledi fakat Drej ALİ ile Mustafa TAYLANT ın arasını bulan yani bizi bir araya getiren Abaza Oguz KOLUKIR Oguz Kolukır bir görüşmemiz parelelinde döndüğümüzde de Veli Paşa ya tulum peyniri hediye etti bana verdi ben götürdüm dedim Veli Paşam bunu Oguz gönderdi oraya gittik böyle böyle oldu aa tanıyorum niye bu kadar peynir göndermiş zahmet etmiş dedi Abaza Oguz la ne görüştü Abaza oguz hiç Bilecik e gelmedi ben görmedim görmediğim gibi Abaza oguz konusundanda hiç
S : Peker geliyormuydu
T.G. : Yok ordada görmedim Sedat Ali Ihsan ÇİFTÇİ yi gördüm
S : ………..nasıl görüşüyordu
T.G. : Kimle
S : PEKER nen
T.G. : Telefonla yüz yüze görüşüyorlardır ama nerde oldugunu bilmiyorum Sedat PEKER le VELİ PAŞA nın görüşmesini ALI İHSAN ÇIFTCI orğanize ediyordu
S : Şey Şenol azak ladamı görüşüyordu
T.G. : ..yok Abazoğlu üzerinden görüşüyordu bilecikte yatıyordu Abazoğlu da oranın Başçavuşu üsteymeni komutanı o cezaevi şey yöneticileri varya onlarla arayı saglamışlardı rahatdı yani ama bunu Oğuz sağlıyordu bende Abazoğluyla beraber Bilecikte yemek yerken bir tane cezaevinden adamı getirmişlerdi
S : PEKER in neyi var peki
T.G. : Ne olarak neyi var
S : Mal varlığı olarak
T.G. : Bilmiyorum
S : İş hacmi olarak
T.G. : Turğut YILMAZ la onun arasının iyi olduğunu biliyorum son dönemde barışık olduğunu ama iş hacmini ne iş yaptığını bilmiyorum
S : Demin dedinya şey Ziya AYCAN şeyle tanışmak istedi Veli Paşayla ………
T.G. : Hı hı şimdi ben Ziya Aydını eşlik etmek için Veli paşayı da tatmin etmek için şey yapmam lazım Ziya Aycan kimdir ben Ziya Aycan ı tanımam lazım …….şaziye Barı var bir iki bar daha söyledi Korkmaz YİĞİT in …..konutlarında ki evinde kalıyor orda evi var
S : Sedat PEKER inde evi var olduğu söyleniyor
T.G. : Bilmiyorum ama Sedat Peker le Veli Paşa yı ben tanıştırmadım Sedat Peker le Drej Ali iç içe yani…….
S :…..
T.G. : Her hanği bir bilğim yok onun için Sedat PEKER Veli KÜÇÜK ün İYİ BİR örğütlenmesi mafya içinde en güvendiği bir örğüt varsa Sedat Pekerdir
S : Peki Sedat Peker in diğer gayri meşru işlerini biliyormusun
T.G. : Ne gibi çek senet tahsilatı gibi mi
S : Çek senet tahsilatıyla değil mafya dedinmi çek senet akla geleyor ama sade bundan ibaret değil
T.G. : Bira ara televizyonlarda çıktı bir ayıplı çocuk Türkiye gazetesinde yazdılardı Türkiye televizyonu yayınladıydı öldürttüğünü ……o çocuğu onu öldürttüğünü biliyorum başka birşey bilmiyorum medyanın bileceği benim dediğim gibi Sedat Peker le iyiliği bir şey duysamda ya Veli Paşa dan duymam lazım yada ÇİÇEKCİ İHSAN dan ben çiçekci ihsanlada bir araya gelmiyorum Oguz KOLUKIR lada bir şey olmasa bir araya gelmiyorum şu altı yediaydır hiç bir şey olmadı Ali İHSAN amcaylada Bilecik’e Tuğaya gittiğimde görüştüğümde uzun uzun sohbetler olduğunda reis meis dediklerinde işte biliyorum bunların dışında bilmiyorum
S : Çiçekci İHSAN Sedat la nasıl irtibat kuruyor
T.G. : Veli Paşa yla ilişki sağlayan Çiçekci İhsandır …sağlıyorlar bunu çok iyi biliyorum
S : Peki Mecnun tanırmı..
T.G. : Veli paşayımı tanı…onu şey yapmaz onuda yapmıyordur Çiçekci İhsan la yemek yiyor Merkez Komutanlığında ama Mecnunlayemek yemez Veli Paşa yemek yemez Veli paşa kimle yemek yenir kimle yenmez bilir Ziya AYDIN ben söyledikten sonra Veli paşa tetkik ediyordu zaten
S : Bu işle hala bağlantısı nedir …
T.G. : Bilecikte evi var bir de Tugay komutanı oranın istikamcı askeriyede istikamcılar askeriyede şeydir biliyorsunuz Kemel Sunal gibi görürler istedikleri gibi kullanırlar bunlar istediği gibi kullanıyordur yani ben de şimdi bir işim olsa Bursaya gitsem istikamcı subayı tanımıyorum genarali hiç önemli değil gider orda kalabilirim niye çünkü bütün personeli tanıyorum bir de sabah çıkar komtanım komtanın nasılsınız falan bir de istikamcılar askeryeyi şey olarak görürler kemal sunal gibi görürler bilmezler bilmezler o entrikaları Veli Paşa için o bulunmaz hint kumaşı
S : Şimdi peki …………… kim finanse idiyor şu anda
T.G. : Şu andakini bilmiyorum ama hissettiğim kadarıyla Çiçekçi İHSAN olduğunu düşünüyorum niye Dırej Ali etmiyor Hüsnü ………….. ‘den almış olduğu maaş birbuçukmu iki milyarmı tam bilmiyorum ama o parada yetmez kendine bunu Dırij Ali finanse etmiyor onu çok iyi biliyorum araları Drej Aliyle biraz nane niye Ali Müfüt Gürtunaya gitti bu Drej Ali için Albayrakları ekarte edecekler o aklıma geldi Albayrakları ekarte edeceklerdi Veli Küçük drej Alinin arkasında şey yaptı ondan sonra Dreje de söyledim telefon numarasını Dırejede verdim yurtdışındayım paşam falan dedi adam Ali Müfüt Gürtunayla görüştüm ordan ihaleler verecekti Dırej Aliye şey yaptı randevulara gelmedi
S : Ne yaptı
T.G. : Bekleyin yani gibilerinden bilmiyorum ihalelerin ana sebebini ama Dırej Aliyle Ali Müfüt Gürtunayı otutturmak önce önemli Veli Paşa Dırej Aliyle Ali Müfüt Gürtunayı otutturuyordu Recep Tayyiple iyiydi zaten Dırej Alinin ama Dırej ali gelmedi Veli Paşa kızdı neden gelmedi falan bilmiyorum sadece kızdı Dırej Aliye dedi …… enson Bufalo oparasyonunda Ömer Yasak beni Ukraynadan aradı cebimi Tuncay beyin cebini aradığında Veli Paşayı ben aradım Veli Paşa tamam ben yukarı ili konuşuyorum dedi şey yapmadı salladı ondan önce biz Veli Paşayla görüştüğümüzde Dırej Aliyle ben artık görüşmeyeceğim dedi kendilerini birşey zannetmeye başladı bunlar dedi Ali Müfüt Gürtuna olayından araları şey ondan önce Derej Ali inşaatı finanse ediyordu yani ben bir fiil telefondan iletişimi sağlıyordum
S : ……………
T.G. : …………. Villa yaptırıyorya
S : Köyemi
T.G. : Veli Paşa Bilecik’in köylerinden aslen köy dediğim çok yakın tabi şehre
S : Bileciklimi Veli Paşa
T.G. : Aslin Bilecikli
S : Sedat PEKER’den gittimi
T.G. : Belki şimdi Sedat Peter ama mafyadan kimse para akıtmıyor Veli Küçüğe Sami Hoştanın evini yaptırdığını pek zannetmiyorum Sami hoştan yaş olarak şey ya Veli Paşada isteyeceğini zannetmiyorum ama Çiçekçi İhsan Aracılığıyla Sedatın ev devam ediyor çünkü bu benim kendi yorumum bunlar Sedatdan para alıyorlardır başka türlü kimseden para gelmez
S : Kendi politikalarında ideolojik düşüncesinde …………… şey olabilir mi
T.G. : Veli Paşa bakın derki Mustafa Kemal bu ülkeyi Çeteler le kurdu çok güzel bir soru sordunuz şey olarak birde ben birşey söyleyecem ben soracağınız sorularda insanların ceplerinde bildikleriyle nasıl alışveriş yaparlar oysa ben kendime ……………………. Ama Veli paşadan rahatlıkla isteyebilirim Yahyadan da isterim Gürbüz Çapandan da isterim Ahmet’den de isterim, bir de Veli Paşa öyle şeylerde çok temkinlidir. Vahit Çelikbaştan da zaten kendisi ithalat ihracat yaptığını biliyordu telefon konuşmamızda bilmiyormuş gibi yaptı …………. Ee zaten ben söylemiştim o kendiside masada yemek te söylemişti Vahit Çelikbaş bunun bir tane kara şeylerden kara kara jipler vardır (4*4 ) dört çarpı dört Şiroki getiriyorlar yurtdışından normal yasal yollarla Çiftkurtlarmı böyle birşey dediler Veli paşaya da bir tane getirecekler tabi bu veli paşanın parasıyla falan değiil ondan sonra ama Veli Paşa geçenlerde telefonda konuştuğunda ha ney yapayım diyip yani telefonda konuşmak istemediğini anladım şey olarak ama Veli Paşa bana jip iste ….. ben jip isteyemem mesela fakat onların Sedat Pekere’le yada Bağbekle bu saatden sonra ne yerler ne içerler yada daha yada hangi karıyı düzerler bunları Veli Paşa söylemez bakın Veli Paşa bu hücre yapılanmasını çok iyi bilir çok temkenlidir ben de yaptıklarımı da benim üzerimden Korkamaz Yiğit’den aldıklarını da Sedat Pekere falan söylemiyordur o korkmaz Yiğiti koparmaya niyetlendiyse Sedat Pekeri salar üstüne burdada beni salar o ordan sıkıştırır ben burdan kapıyı açayım …… budur ben bu şekilde nefsimi çözmüşüm İmam Humeynin dediği gibi Tarhan parkındayım her şeyin farkındayım ama been de onun bir yolcusuyum bu statüdeen geliyor gazetede çalışacak olsam çocuklara (250-300 ) ikiyüz elli üç yüz milyon maaş alıyor gazetecilek konfeksiyon atolyesine döndü ben çok iyi biliyorum masrafları zorlasa o faturalardan fiş kesiyorlar gittikleri lokantalardan ben bunu farkettiklerimden dolayı böyle bir ata oynadım zaten son dönem dede oynuyorum çanakkaleden bu yana Giresununun O dönemden bu yana ufkum biraz gelişti ondan önce safça bir litaratürde gidiyordum şimdi bunu niye sordum ben siz sık sık hani Sedat Pekerin para tıransferlerini ben biliyor olsam zaten söylerim piimpiriğiim ben bir de ben nazik büyümüşüm ben kimyam hani Korkmaz Yiğitin dediği gibi şak diiye değişir siz bir soru sormuştunuz ona cevap vereyim .
S : ERGENEKON
T.G. : Ha güzel onu bana söyleyin sizden önce onu kendim sormuştum zaten ben tarihe çok meraklıyımdır Mustafa Kemal ……………. Benim evraklarımın içinde bu soru olması lazım Veli Paşa zannetmiyorum bunu sorduğuna Mustafa Kemal hayatımda tanıdığım en otoritesiz adamdır dedi otoritesizliği biliyorsunuz en otoritersiz adamdır dedi een akıllı adamdır dedi bakın otoritersiz de diyor en akıllı adamdır da diyor ve bunu örnek almak gerekir dedi Veli Paşada geçmiş tarih te Hasan SABBAH Ömer Hayyam gibi adamları neyidi örgütlenmede örnek alırken yakın tarih te de Mustafa Kemali örnek alıyor o giresuna topol osmanın heykelini diktiyken şimdi giresuna topal osmanın heykelini gönderdi biliyorsunuz mesele Topal Osman değil orda kalmış değil kendisi yani 1999 larda değil o 2005 lerde Topal Osmanı sadece mastırbasyon yapıyor Veli Paşa Topal Osman konusun da Mustafa Kemal konusunda Mustafa kemal Topal Osman’la arasında bir sorun yok ki mezarını Mustafa Kemal yaptırdı zaten yani bu da onun bir uyanıklığını şey yapıyor Ha diyor ki Mustafa Kemal şeyhler le bu işe elkoydu diyor ama Ankaraya geldiğin de hiç kimse yok tu arkasında doğru söylüyor bu da kendisi ha bakın Mustafa Kemalin o ergenekonda göreceksiniz Mustafa Kemalin kurduğu örgütlerden birisinin adı nedir karakoldur Karakol dur başka başka örgütler vardır o derki bütün bu örgütlerin hepsi der devam ediyor der devlet içinde Karakol adıyla işte bilmem Müdafa Hukuk Kuvvayı Milliye birşeyler var dı bunların hepsini devlet içinde devam ettiğini söyler bu çeteler le başardı bir araya gelişi dedi bu da zaten o yöntemle gidiyor gidişattına bakın Sedat Peker Sedat Peker onun Haş haşı
S : Ney
T.G. : Haşhaş yer ,para bankası mafyada tek güveneceği adam var Sedat Peker genç ferdi gaza geliyor onu bu duruma kim getirmiş Veli Paşa getirmiş neyle ……….. alınmasıyla uçuyor ……………….. bir gidişine bakın saygı göstermek zorunda kalırsınız niye ticarete atılmış adam önünü ilikliyor falan niye burdaki makama saygı duyar bir de şey oldu Sedat Peker’e ben şeylerden görüyorum işte televizyonlardan insanların söylediği gibi oturuken kirli sakallı falan gerçek te öyle değildir mesala oturmuşlar Veli Paşa ………. Kimse sıktıramaz hiç bir kimse sami Hoştan Kürşat Yılmaz hiç kimse ama Sedat Peker’e herkez sıktırır Sedat Peker ‘in elinden tutmuuş ve genç Sedat Peker de kırk yaşında uyanacak ama iş işten geçmiş olacak ikincisi Natoda bu örgütlenmeler yapılırken sizin litaratürünüz de mafya yani siz organize bırınşınız olduğu icinbu olabilir ben bunu gözatmıyorum mafyayı çok büyük güç olarak görmüyorum niye siz çıkarsınız siz çıkarsınız Birgün yasalarınızı çıkartınız mafyayı yerle bir edersiniz ben başka bir gözle bakıyorum neyle …….. siyasi örgütleri var mafya dediğin sokaktaki çocuktur yani ordaki lobi faliyetleri bu bir çok önemli birşeydir lobinin dışında çok önemli faliyetler var bir iş adamlarını örgütlüyor iki soldaki örgütler le şey yapıyor eee biraz önce siz sormuştunuz dediniz ki Şevket SABANCIYA sıktıran Dursun Karataş olsaydı Veli Küçük Dursun Karataşın kafasına sıktırabilecek kadın Meral’da Veli Küçüğün adamı yani Veli Küçük Dursun Karataştan daha büyüğüymüş yani daha büyük yani daha büyük rolünü oynuyor yani daha tehlikeli mafyaya yaptıramayacağını MERAL HIDIR’a yaptırabilir niçin bir dava aşığı mafyanın dir davası yoktur ki burası IRA’ da değil sokak sadecee rantdır ama Veli Küçük kendisi MHP tamdansli Türk-İslam sendetezi ve ülkücüleri gibi görünürken üst katında mescidi olurken Çanakkalede ahır gibi olan camiyi yıktırıp yerine çok güzel bir cami yaptırırken öbür tarafta Doğu Perinçekle filört ediyor öbür tarafta kiminle filört ediyor Doğu Perinçeğe kafa tutan Gürbüz Çapanla çalışıyor diğir taraftan ne yapıyor hem doğu Perinçeğe muhalefet eden hemde PKK’nın uyuşturucularını askerlere vermeyip Talabaniye verip uyuşturucu konusunda çok önemli birşey söylüyorum PKK uyuşturucularını Barzaniye vermiyor Barzaniye uyuşturucu vermek demek Türkiyeye uyuşturucu vermek demektir bu coğrafyada Barzani uyuşturucusu burdan geçiyor kime veriyor Celale veriyor PKK ne oldu sonra burdaki burdaki ………. Kimdi Akın Birdaldı Akin Birdal kim hem bu cephede hem doğuya karşı sık emrini veriyor kim veriyor sık emrini YEŞİL veriyor Yeşil Kimin adamı Veli Küçüğün adamı Yeşilin adamı kim Cengiz Astsubay dedikleri adam e peki ondan sonra Semih Tufan Günaltay ……….. ben bu şekli ne zaman çözmüşüm bundan bir sene evvele çözmüşüm ama Akın Birdal vurulduğunda ben general Veli Küçüğün emir verebileceğine yani o tayfanın, burda Veli Küçük hükümet sözcüsü yani sözcüdür başka birşey değil yani başka perde arkasını göremediğim için onu söylüyorum ben bunu bir yıl önce çözmüşüm niye bana Emre GÜLALTAY ile Korkmaz YİĞİT’i sıkıştırıyordu Semihler Akın birdalı vurmuşlar içeri girmişler falan fistan
S : Yani istediğin kar ………….
T.G. : Doğrudur Korkmaz Yiğiti sıkıştırırken gelin bakalım çocuklar diyor ama bu çocuklar genaral Veli KÜÇÜK ben geldim diye bana beş tabak on tabak yemekler ısmarladı falan ya komutanımız paşamız falan dedi ben dedim benmi tanıştıracağım bunları bunlar daha önceden tanışıyorlar mı şuna uyandım yüz yüze gelmeselerde sevdiği insanlarla selamlarla tanıştıklarına inandım Emre, Semih Tufan Günaltayın kardeşi, iki büklüm oturuyordu paşam bir emriniz varmı falan bizim öyle birşeyimiz yok sizin bir emriniz olursa ben gittim ceza evine Semih Tufan GÜLALTAY yine öyle Gülaltay orda daktilosu var daktilo yasaktı ilk etapta cep telefonu var telefonda yasaktı cep telefonu da yasaktı efendime söyleyeyim Yozgat ……… bunlar kim aracılığıyla girmişti ben şimdi onların cephesinden söylüyorum bunların birtane Emekli Subay geliyormuş tanıdıkları birşey söylediler Emre’nin askerliğinede yardım etmiş o ben yokken daha ben İhsan BAZ’a gitmeden Korkmaz Yiğiti sıkıştırma diyecem ya ondan önce bunlar koyun kuzu yokmu kuzu kuzunun içinden sokmuş geçirmişler zeten onu Bazda biliyor İhsan BAZ’da biliyor hani minareyi çalarsınız kılıf uydurur ya onlar böyle girmiş şimdi ben zannediyorum ki vurulan Akın Birdal Genaral Veli Küçük PKK’ya faili meçhullere karşı yapılmış bir eylemdi üç yıldır yani Akın Birdal vurulduğundan dolayı ……… zannediyordum bunlar da Korkamazyiğiti sıkıştırıp Korkmaz yiğitin benden yardım istemesiyle ben Veli Paşaya dedim böyle böyle selamımı söyle dedi şey yap dedi bunlarla ön ilişki kurdu ben Veli paşa dediğimde bana bir hürmet saygı gösterdiler ve sorunuza devam ediyorum burdan bir örnek vermişken şimdi Veli Paşa çok akademik bir örgütlen me yapıyor sağ sol orta marjinal Fazileti bölmek Tansu hanım çok farklı yerlerde şey yapıyor bu Mafya Sedat Peker falan bu işi son deliği olarak görüyorum ben
S : Yani
T.G. : Bakın Özal sisteminden de çok farklı niye biliyorumusunuz sizin Sedat Peker yada Drej Ali meselesi şöyle birşey benim gözüm de yani bunu sizi rencide yada tenkid etmiş olarak söylemiyorum yani sizde biliyorusunuz bunu bir bataklık vardır birde sivrisinek Sedat Pekeri alırsınız teşkilatını dağıtırsınız bu hiç önemli bir şey değil.
S : Peki Sedat Peker bataklıkmı sivrisinek mi
T.G. : Sivrisinek ben bataklığı anlattım size bataklık halen devam ediyor
S : Şimdi Hemen burda bu Akın Birdalın vurulmasında YEŞİLİN talimat verdiğini Veli Küçüğün adamı olduğunu bu Veli Küçük bağlantısını biraz daha aç istersen
T.G. : Tamam eee ben yeşille tabi yeşil olarak tanımıyorum o zamanbu Ahmet Demir diye ya Ahmet Demir Ya Mahmut Demir olacak Yıldız Ali zamanında o BOTAŞ zamanın da kınalı saçları olan kır sakallı bir adamla oturdum orda
S : Nerde
T.G. : Botaşta Silopi botaşta
S : Yıl kaç
T.G. : 94-93 yok ilk gittiğimde 93-94 de 95 değildi onunla oturdum tabi bana o zaman yeşil falan demediler isim olarak şey olarak sonradan ben burda Sebahattin yüzbaşı vardı İzmit Alaydaydı ama onlar geçici görev olarak şeye gidiyorlardı
S : Doğuya
T.G. : Hı doğuya sınır ötesi de dahil tim tim diye bunlar Jitem getirmişti öyle gidiyorlardı ondan sonra dediki ya sen bunu tanımıyormusun yoo bu dedi bizim Mahmut Ahmettir bu dedi bizim Veli Paşanın şeyidir eee Veli Paşanın en iyi adamlarındandır falan dedi ben tanımıyorum tabi
S : Şimdi bir dakika sen 93′de Botaşta Ali Yıldız
T.G. : Ali Yıldız vardı Sebahattin bey o zaman Zahoda Kızılay Hilal Akmerde Tim görevlisi idi
S : O zaman sen yeşili görmedin
T.G. : Ben yeşili görmedim ha sakallı kınalı saçlı birisi olarak Sebahattin de ben çok sonra döndüğümde İzmite kuzey ırakta ney yaptın şu bu derken o dedi şey var onlar hala orda dedi onun itirafçı olduğunu falan da söyledi yani örgüt içinde ,Jitemin içinde kadrolu personelin olmadığını yani memur statüsünde olmadığını söyledi subay olmadıklarını falan anlattı İbrahim BABAK’lar gibi olduğunu işte…. ondan sonra bunu söyledi eee işte orda benden sonra yediklerini içtiklerini onun yeşil olduklarını söyledi ben de deedimki keşke söyleseydin bana oturur sık sık konuşurduk falan diye
S : O zaman yeşili duymuştun yani
T.G. : Tabi o zaman yeşili duymuştum yani 93 de o zaman yeşilin popilerisi başlamış 93 de yeşilin popilerisi vardı Been de o zaman dedim ki keşke konuşsaydık şöyle birşey yapsaydık böyle birşey yapsaydık ha yeşil konusunda Aydınlık Yeşille röpörtaj yaptı biliyorsunuz onun kim aracılığıyla yaptığımı bana Veli Paşada söylemedi Aydınlık ta söylemedi kimle röpörtaj yaptığını ama Yeşille Röportajmıydı ütopyadan aacaba bilgileri general Veli Küçük mü verdi onu bilmiyorum ama yeşille rörotaj yayınladı yeşil de bunu tekzip etmedi zaten bu işin mantığa görede kimse teksip edemezde adam bir öldü bir var deniliyor ya fakat yeşil orda Mesut Yılmaza saldırıyordu Yeşil konusunda daha öncede anlattım GiresundaN
S : Giresun’a gelme daha dur onunla Zahoda tanıştın
T.G. : Tanıdım ama o adamla efendim
S : Ondan sonra gelip gitmiyormuydu Yeşil haberlerini almıyormuydun
T.G. : Ha Yeşil konusunda almıyordum ben niye almıyordum ben onlar bizimle yani Kuzey Irak ilgili herhangi bir statüleri yoktu çalışma İzmit alayada gelip gittiğini bilmiyorduk ama ben iyi bunu Sebahattin yüzbaşı bu kod adı değil kendi ismiydi orda çok iyi biliyordum aslında şeyi de var dı eee Sebahattin yüzbaşıya gelip gidiyordu kim söylüyor ben İzmit’e gelip giderken Veli Paşa ya çıkarken orada mutlaka Ersele ya telefon açtırır ya konuşurdum sabahattinle yani yüz yüze müsaitse gideyim konuşayım diye gelip gittiğini söylerdi o zaman da ama benim yeşille hiç bir zaman
S : HI YEŞIL KIMIN ADAMI
T.G. : VELI KÜÇÜK’ÜN ADAMI
S : Veli Küçük ün adamı
T.G. : Evet
S : Ee tamam devam et
T.G. : Bir de Sami Demirkıran bana anlattı Yeşil konusun da bir şey bunlar Mehmet Eymür Yeşil felan beraber hani aponun kapısının önünde bir tane şey patladı minübüs patlamıştı Apdullah Öcalanın kapısının önünde hatırlarsanız
S : Suriyede
T.G. : Suriyede bu minübüs patladığında Yeşilin bunu patlattığını Mehpmet EYMÜR’ünde ve birde günün birinde birmilyon dolar mı yalan söyemeyeyim öyle büyük bir rakam dolar Mitten para çektiklerini ve oraya oparasyona gideceklerini söylediler Yeşilin de bu operasyonda olduğunu o minibüs patlatmada eylemini başaramadıklarını söylediler bunu anlattığında yıl 1998 ‘in sonları 1999 du Yeşil bombayı patlatma olayı bu oparasyondan daha önce idi şey olarak Hasan Demirkıran’nın anlatmasıydı
S : Kim Sami Demirkıran
T.G. : İtirafçı itirafçı Veli Küçüğün adamlarından dır yine Yeşil
S : Oparasyon Yeşil’in ortadan kaybolduğu dönemlerde…
T.G. : Evet Yeşil kayboldu mayboldu yok mok diyorlardı ya o dönem de tabi ki
S : ………… 96-97 de mi ……..
T.G. : Bakın Yeşil 1996′da kayboldu
S : Sonunda mı
T.G. : Ha 97 bu anlattığım benim ben onun kaybolma olaylarından çok sonra Sami Demirkıranla yani 98′lerde bu ilişkileri konuşuyorduk oda doğudan gelmişti
S : Yani bu Patlama olayı ne zaman olmuştu
T.G. : O patlama olayı bakın iki eylem var
S : ……………..
T.G. : Sami 1996 da kaybolmamıştı vaya 1997 dönemde bunların münübüsü patlattıklarını söyledi Sami dedi
S : Şimdi sen soruyu anlamadın cevap veremiyorsun
T.G. : Veriyorum
S : Simdi sen onu boşver kronolojik tarih sıralamasına göre devam et evet Yeşilden buşekilde haber alıyordun Sabahattinle ikili ilişkilerde
T.G. : Şimdi anlatayımmı Sami Demirkıranı kapatayım
S : He anlat anlat
T.G. : kafam karışıyor şimdi Sami Demirkıran ben dedim 1998′de görüşüyoruz dediki 1997 gibi tarihler yani kaybolmamıştı o zamanlar. Yeşilin aponun kapısının önünde bir münübüs patlattığını aslında apoya yapılan bir eylem olduğunu fakat apo o patlatmadan 45 kırk beş dakika önce Beyruttan şeyden Suriyeden çıktığını Beyrutdan çıktığını bunların geç kaldığını bundan sonra 1998 in sonları yada ortaları olabilir Sami DEMIRKIRAN kendisi İstanbuldan ankaraya niye geldiğini sordum güney doğudan oda bana dediki buraya gelmeden önce Mehmet EYMÜR’ün oyununa geldik biz ben bir guruptan bahsetti yani itirafçı gurupları yine o cezaevinde İbrahim Babak vardı başka kim var dı birisi daha vardı çıka biliyormuş gidip geliyormuş itirafçı cezaevinden guruplar toplamışlar onları da çıkarmışlar güneydoğudan itirafçılardan bir gurup bir milyon dolar Mehmet adına Mehmet EYMÜR’ün para çektiğini bu parayla yeşilin başkanlığın da oporasyon Apdullah ÖCALANI öldürecekler Tansu hanım Refahyol döneminde başbakan dı o dönem
S : Yani 98 yılında
T.G. : Evet bir milyon dolar parayı onun Mehmet EYMÜR’ün linç ettiğini bundan dolayı da o doğuda aç kaldığını hiç kimsenin sahip çıkmadığı o komutanların yerlerinin değiştiğini Barış……. Ankara’ya geldiğini söyledi bundan sonra da zaten Türkiye gazetesinde empoze etmeye başlamıştı yazıları başlamıştı Sami DEMIRKIRAN olarak Yeşilin şey olarak meselesini burdan çıkarıyorum zaten eylem olark bu anlatmadıklarımdan birisi
S : Evet devam ediyoruz şimdi
T.G. : Ben nerede Kalmıştım
S : İzmit’de
T.G. : Yeşilin bu Sabahattinle görüştüklerini bilyorum ama ben hiç bir zaman periyoduk olarak orda genellikle iki tane üç tane kapı vardır biz genellikle onun pırotokol kapısı var kırmızı halıolan ben hep ordan girerdim bütün …….. hep ordan girdim o personelin girdiği kapılardan yada mutfak kapılarından girmedim hiçbir zaman İzmit’de Yeşilin İzmit sınırları içerisinde bir oparasyon yaptığına ben hiç ihtimal vermiyorum çünkü o zaman eylemler falan fasa fiso şeyler olduğunu bir de bir mafya örgütlenmesi ile ilgili gazetelerde bu örgütlenmelerle ilgili Fethulllah Hocanın cemaatlerle örgütlerle ilgilendiğini Veli KÜÇÜK’ün ben farkındaydım o zaman Daha sonra Giresun da bu iş Yeşil tamamen patladı o UBA ajansın o Savaş o Kutlu Savas’ın bir kadının karısının telefonunu söylemesi meselesiyle iş iyice zıvadan çıkmıştı fakat Yüzbaşı Mustafa Yeşil o zaman da burada olduğunu giresuna gelip gittiğini söylerdi
S : Yıl kaç
T.G. : İşte Veli Küçük orda Tugay Komutanıydı 98 falan olacak
S : Yüzbaşı Mustafa kim
T.G. : Yüzbaşı Mustafa İzmitde Jandarma alay Komutanlığında da Veli Küçükle beraber di ben giresuna geldiğim de oda orda misafirdi
S : Soy ismini biliyormusun
T.G. : Bilmiyorum yani biliyordum ama çok geçmiş zaman olduğu için bilmiyorum
S : Ney ney konusu ney yani
T.G. : Mustafanın mı o kendi ismidir yüzbaşı rutbesinde olduğu için onuda orda herkez tanıyordur çünkü Mustafa yüzbaşıyı orda bize Tugay da yer yoktu yani misafirhanesi küçüktü giresunun alayken orayı bölge yaptılar bizi otele yerleştirdi yüzbaşı Mustafa Yeşilin de periyodik olarak buraya geldiğini bu karadenizdeki DHKP/C-PKK ittifakını bozmak için köyler de korucu sistemini kurduğunu buralar da çobanlık adı altında köyler de gezdiklerini falan anlattı ama bunları gecenin onbir onbir buçuğuydu falan konuştuğumuzda yani geç vakitler de konuştuğumuz da oteel lobisinde konuştuk daha sonra ben Veli Paşaya Yeşilin ben burda oldağunu falan yok ya dedi ben bu kargaşada dedi burlarda yeşilimi saklayacam diye ben dedim ki Paşam yeşili tanımıyormusunuz Giresundayken ilk ciddi bir soruydu ya tanıyorum benim elemanım dı dedi benle beraber çalışıyordu dedi örgüte de bunu ben aldım dedi fakat ben bu örgütün kurucusu ve personel daire başkanıydım dedi yani bana emir verdiler aldım çalıştım e ben çalıştım Mehmet de onunla çalıştı dedi Mehmet Eymürü kastetdi yani bunları biz yaparken dedi çalışırken bizim elemanımızdı yasal olarak bana izin verilmişti bununla çalışabilirsin diye deedi itirafçılar yasasını çıkartıldığını yani her şey tam teşekküllü oldu ben de ya paşam bunlar Mehmet Ali YAPRAK’I hani Yaprak tv’nin de o zaman sahibi Mehmet ali Yaprağı kaçırma falan yani bu ne iş dedim yahu ben ………… Mehmet Ali Yaprağı kaçır diye ama iyide yapmışlar Mehmeet ali Yaprak iyi bir adam mı bu memlekete çok yararı karımı var dedi bunuda böyle aynı şekil de daha başkada Kürt işadamlalrını falan da Zaten paşa sevmezdi Behcet Cantürk’ü falan ermeni piçleri falan derdi falan böyle kendisi bu konuda en ciddi sorum o karısının telefon meselisi çıktığın da kendisi görüşmediğini inkar etmedi bir iki bilecikte de böyle bir konuşma olmuştu Korkmaz Yiğit var dı kim var dı birisi daha vardı gitmiştik biz Bileciktede aynı şeyi şöyledi yani inkar etmedi Yeşille görüşmüyorum çalışmadım gibi böyle bir inkar etmedi
S : ………………
T.G. : Ha ben yüzbaşı Mustafanın o zamandan bunu Giresundayken bunu Beykozda Yüşa tepesi var ben o yüşa tepesinde kendisiyle bir kere görüştüm Mustafayla orda o tepeye çıkmak için Askeri şeyden çıkıyorsunuz arabayla çıkıyorsunuz asker zaten durduruyor yüşa tepesine
S : Ne tepesi
T.G. : Yüşa tepesi
S : Yüşa
T.G. : Hı
S : Yuşa mı Yüşa mı
T.G. : Yü şa Yüşa,Yüşşa aleyhiselam varbiliyor musunuz
S : Yüşa
T.G. : Hı eee onun orda bir kere görüştük o zaman kendisinin beykoza geldiğini yani orda kalacağını söylemişti MİT o zaman kafayı takmıştı zateen şeye eee
S : Yeşile
T.G. : Yeşile kafayı takmıştı o zaman bundan sonra beykoz da kalacağını söyledi ama ben o görüşme olduktan sonra televizyonda onun Antalya da bir evinin basıldığını falan şey yaptı eee ondan sonra da ben hiç şeyle görüşmedim eee siz söyleyin
S : Mustafayla
T.G. : Hı Mustafayla Sebahattin le
S : Peki Beykozda görüştüğünüz de Yeşil de ordaymış mı yanındamış mı
T.G. : Ben hiç askeryenin içine girmedim zaten
S : Hı
T.G. : O dediki bak bunların altın da deniz feribotları var ya ondan bahsetti ben o Yüşa Aleyhisselamın mezarlığına geçtim orda hem ziyareet ettim o upuzun bir mezar orda birşeyler yedik içtik oranın şeylerini falan
S : Tamam da Yeşil ordamışmı yani
T.G. : Oraya geldi dedi yada gelecek dedi ama o dönem orda olduğunu söyledi yani
S : ………. Askeri tesislerin içindemi kaldı
T.G. : Evet Askeri tesilerin içinde kaldı zaten Yeşil Hiç bir zaman askeri tesisleer dışında kalmaması lazım onu biliyorum Botaş’ta da bakın haç konaklamada değildi hep askeri tesislerdeydi
S : Peki Mitle arasının açılması neden kaynaklandı
T.G. : Mehmet EYMÜR ün Veli paşa Mehmet EYMÜR ü suç buluyor bu konuda Mit e suç buluylor yani Yeşil e suç bulmuyor onu kullandıklarını yanlış kullandıklarını güven itimat etmediklerini filan söyledi
S : Peki yine mafya gruplarına dönelim Sami HOŞTAN- Bi eksigimiz kaldı şimdi konuşmamızın başında Fethullah GÜLEN den cemaatinden bahsettik ………. Veli KÜÇÜK ün ona yakın olduğunu söyledin Sedat PEKER de bunun yanında yani Fehullah GÜLEN- Veli KÜÇÜK- Sedat PEKER üçgeninde bir şey varmı
T.G. : Şimdi bakın Veli KÜÇÜK Fethullah GÜLEN le bi yakınlığı yok Veli KÜÇÜK için Doğu PERİNÇEK neyse lobi faaliyetlerinde kullanıcagı adamlar neyse Fethullah GÜLEN odur
S : …………. Düşünüyo ama önce Fethullah GÜLEN cemaatinde……… tamam işte
T.G. : ………… Sedat PEKER e de aynı yardımı yapıyordu ama Sedat PEKER e Fethullah GÜLEN in bakışı Veli KÜÇÜK gibi değil olamazda Sedat PEKER onu muhterem bir hoca gibi görüyor halen
S : PEKER onun cemaatindemi
T.G. : Hayır sadece şey yapıyor Sedat PEKER in adamlarıda onu çok sever Fethullah hocayı Hocanın adamlarıda Sedat PEKER’i severler ayrıyeten birbirleriyle konuşmazlar
S : İlişkileri hakkında
T.G. : İş ilişkilerini bilmiyorum
S : Hayır iş ilişkileri değil ilişkileri
T.G. : Fethullah hocayla görüştükleri filanmı
S : Hayır genel ilişkileri
T.G. : Sedat PEKER’le Fethullah hocanınmı bilmiyorum hayır yani Fethullahçılarla böyle bir şey söylemediler ama Fethullahçılar için
S : Sen doksaniki (92) de ayrıldın zaten demi
T.G. : Evet yani ayrılmasamda şimdi görüştüklerimde bilmezler zaten
S : ………..
T.G. : Tabi örgütlerde
S : Sami HOŞTAN la ilgili söyliycen artı birşey varmı
T.G. : OJD yi anlattım Sami HOŞTAN la ilgili OJD burda İstanbul da bir tren istasyonunun orada Küçükçekmece mi Büyükçekmece mi öyle bir yerde bunların hap organizasyonu yaptıklarını söylediler ama Sami HOŞTAN la görüşüp görüşmediklerini bana geniş bilgi vermediler
S : Diraj Ali yle ilgili son Veli KÜÇÜK le irtibatları
T.G. : Bu ara Diraj Ali yle arası Ali Müfit GÜRTUNA dan dolayı arası açıktır çünkü inşaatınada malzeme herhangi birşey yapmıyor Veli paşa BUFOLO operasyonununda ben Diraj Ali ye yukarıyla konuşurum her ne kadar dediyse de konuştuğuna da inanmıyorum görüşmemiştir Veli KÜÇÜK çünkü çok bütün konulara temkinli yaklaşan birisidir
S : Kürşak YILMAZ la Alaattin ÇAKICI yı ele alırsak
T.G. : Küşat YILMAZ da benim gözlerimle gördüğüm şahit olduğum Yalçın TANFER e benim yanımda söylemiş olduğu Oğuz YORULMAZ a bir mektup ver bu mektupta işte Veli abinin komutanın selemı var Turgut BÜYÜKDAĞ birbuçuk milyon dolarmı neydi TYT bankı dolandırdığı için çarptığı o parayı tahsil etmesi o da ona dediki bundan sonra böyle bir yolsuzluk yoktur Ahmet BÜYÜKDAĞ a cevap olarak
S : Kim o nu diyen
T.G. : Kürşat YILMAZ ama kime dedi Yalçın TANFER e Oğuz YORULMAZ a Ömer lere onlara özel timci çocuklara dediğini biliyorum hakikatende ondan sonra Kürşat YILMAZ ın adamları adamı rahatsız etmedi ondan önce Kürşat YILMAZ ın adamları adamın hanımının arabasını taciz ettiler şöförü iyi hatırlıyorum yüzseksen C mi ne böyle eski kasa mersedesi vardı bunun şöförü çocuklarını okuldan alıp eve getirirken arabayla ona taciz ediyorlar indiriyorlar Kürşat abinin selamı var diyorlar ama ondan sonra kati suretle Kürşat YILMAZ onu şey yapmadı tehdit etmedi Sedat arası açık Alaattin ÇAKICI yla Nuriş te bir bardak suda boğuldun dediğini bana söyledi zaten ben bir kaç sefer Savaş ÇAKIR senle görüşmek istiyor dediğimde elini öpmek için Alaattin ÇAKICI nın selamı var Veli babanın elini öp o bizim babamızdır filan o dedi katiyen görüşmem bülöfçü entirikacı o dedi Savaş I hiç sevmiyor o güvenirli olarak görmüyor ayrıca dedi ki Alaattin ÇAKICI yanlış yaptı yanlış dedi gidipte dedi Dündar ın kızını öldürmiycekti dedi Dündar dı onun babası demi ben yanlış söylemiyeyim Dündar KILIÇ tı şey yapmıycaktı diye bunu söyledi
S : Bide bu ESKOBAR la ilgili
T.G. : Ramazan YILDIZ ın bir sıkıntısı vardı cezaevinde hiç bir rahatı olmadığını sıkıntısı olduğunu bana söyledi cezaevininin şeyleri Oğuz YORULMAZ bize bu ilişkiyi sağladı o zaman zaten sıkıntısını Oguz YORULMAZ hem Kadir binbaşıya söyledi bu arada Oğuz YORULMAZ ben beraberken telefonla konuşturdu Kadir binbaşıyla bende konuştum kendi telefonunda benim telefonunmda Kadir binbaşı olucak ve Oguz YORULMAZ la beraberken Kadir Binbaşı dedi bana işte o şey için Ramazan YILDIZ ın şeyi var sana Oguz YORULMAZ anlatır dedi sıkıntıları olduğunu söyledi ben de gittim Veli paşaya söyledim o da Dursun Binbaşıya git dedi Dursun Binbaşıya gittim o da beni Yusuf BULUT un odasında cezaevi müdürünün odasında baş başa görüştürdü ne sıkıntınız var dedim hatta cezaevinde telefon sıkıntısı olduğunu söyledi telefonu yoktu ondan sonra ikiyüz oniki atmışbir (21261) gibi bir şey bende o numara olucak kapandı ama şimdi o numara öyle bir numara bağlattırıldı biliyorum Hayrettin GÖKDEMİR le onun arası iyiydi bana dedi ki Cumhurbaşkan lığına git Hayrettin abime selam söyle ben çok iyi keşke senle uzun zaman olsa neleri anlatırım falan dedi yani DEMİREL ailesini tanıdığını filan söyledi çok küçük yaşlardayken adam Malatya dan ayrıldığnı falan söyledi Veli paşaya çok selamlarını söyledi ilk görüşmemde istekleri oldu onları ben Veli paşaya anlattım Veli paşa da tamam dedi ……… böyle böyle dedi bu ikinci görüşmemde de binbaşı onun sıkıntıları filan giderildi çok rahat senden benden rahat o gittim adama o zaman şey dediki ben sizi camlardan görüştüreyim dedi şeyden bahsetti bi tane şeyden bahsetti İstanbul savcısından
S : Teftiş
T.G. : Ha ha teftiş teftiş var dedi ondan sonra camların arkasından görüştüm çok çok mutluydu ben cezaevi olsun başka gittiğim yerlere hiç bir zaman şeysiz gitmem yani şey yapmam işte arka kapıdan gireyim yan kapıdan gireyim böyle şeyim yoktur hepsinde Dursun binbaşıya gittiğimde dahi kapıya demir kapıya gelirim binbaşı Dursun un kartı vardır Binbaşı Dursun un misafiriyim derim beni trasit geçirmeye filan çalışır yook bu cep telefonum derim kapıya bırakırım nüfusumu kaydettiririm kagıdımı alırım ha eline mühür filan sürülür bunlara filan girmem tabiki yanıma bi asker verirler ama ziyaretçi kartımı alır kendimi kaydettirir ondan sonra çıkarım kimle görüşcem Ramazan YILDIZ la onu da makbuza döktürürüm elime o kağidı alırım Korkmaz YİĞİT tede bunu yaptım
S : Neden böyle bir yola başvuruyorsun
T.G. : Mustafa Kemal in güzel bir sözü var temiz olmak ne kadar güzel bir şey ben kati surette temizim bu konularda illeğal hukuk dışı en ufak bir şey yapmıyorum yani hiç bir zaman bakın Kadir Binbaşı kayıtsız görüşüyor şeyle Korkmaz YİĞİT le ben kayıtsız görüşmedim ben kati suratle gittim cezaevine kaydımı yaptırdım ondan sonra görüştüm Semih Tufan GÜLALTAY’da aynı kayıtsız hiç bi şey niye biliyormusunuz Mit le polisle filan ilk kez muhatab oluyorum yani bu seviyede bu derecede ve ben polisi ilk kez bu şekilde geliyorum hiç bir şekilde gelmedim fakat bu ülkede şunu düşünüyorum Mit var Mehmet EYMÜR vardı dün vardı Mehmet EYMÜR bugün yok Mehmet EYMÜR birisi gelse nedir kardeşim bu işler diycek ne oluyor falan ben öyle bakın Veli paşa da öyle bilir ben çok söylemişimdir Veli paşa da bilir Veli paşa derki aman der buna jop sokmasınlar her şeyi söyler ben söylerim derim ben herşeyi takır takır anlatırım ben öyle sıkıntılara gelemem öyleyimdir yani mizaç olarak ve ben kayıt dışı hiç bir iş yapmam bu konuda bakın örnek vericem Asayiş Şube bu çanc oto da beni almadı ben asayış şube ye kendim gidip adam beni arıyor şöförü aramış dedi ki böyle böyle ben şöförüm kendisi gitmedi yanında gittim yemek yedik Asayiş Şube dekilerle Asayiş Şube dekilerlede ben parayı anlaşıyordum ben anlaşmadım yine bide o kadar para veremezdim zaten param yoktu ikicisi istihbarattan geldi adamlar bi sürü sorular soruyorlar baktım adamlar zaten beni tanıyorlar biliyorlar saklamaya gerek yok bende şakır şakır söyledim yani bi şeyim yok gizliycem saklıycam niye ben bu çarkta neden varım ben ikiyüz milyon maaşla çalışmak istemediğimden dolayı bakmakla yükümlü olduğum insanlar babamla aynı kaderi paylaşmak istemediğimden dolayı bende böyle bir yoldayım fakat bunu yaparken bi de durup dururken yasa dışı kayıt dışı hem devletin dairesine giricem hemde kendimi kaydettirmeden giricem ben böyle şeylere girmedim siciliminde böyle şeylerle bozulmaması için böyle olmaması için ben şeye gittim organize demişim adamlar dedim ki geldiler bu gün dediler almayalım bayramdan sonra seni alalım dediler yok dedim ertesi gün gelin bari dedim ama bana kalkıpta seni cezaevine göndericez demediler adam dörtbinbeşyüz (4500) dolar öderseniz otomobil şeyini bunun üzerine şey yapalım sende serbest çıkarsın dediler bende kendimi kurdum iyi dedim Mahallemdeki subayı çağırdım şöförü çağırdım şey yaptım dedim ki Ümit OĞUZTAN’I çağırdım dedim ki kardeşim bu böyle böyle ben firar filan edemem ben kaçak filan yaşıyamam mizacım uygun olmadığı gibi mizacı bırak annem var yengem var iki çocuk var karım var ben böyle bir şey yapamıycamı anlattım kalkıp ben bu işi yapmışsamda ben bunları itiraf ederim dörtbin beşyüz doları verdimmi bunlarda zaten mahkemeyi böyle orğanize ediyormuş yeterki DGM olmadığı sürece mahkeme devam ediyormuş ama serbest bırakıyormuş tututlamıyormuş mahkemem devam etsin ben adamların borcunu da inkar etmiyorum var ben de böyle bir eşşeklik yapmışım adamlarda böyle bir teklif sunmuş kalktım ben sabah dokuzbuçukta gidicektim telefon açtım geleyimmi diye onlar dediler biz sana Taksim e gelelim yemeklerini yediler ettiler ben dörtbin beşyüz doları eşim getirdi işte topladılar ordan burdan şöförde şey yaptı zaten bi kısmınıda harcamamıştım parayı toparladım cebimde Asayiş Şubeye gittim Asayiş Şube ye gittikten sonra gece ben şeye uyandım siz söyleyin hani bu adamların bana konuştuğu gibi değildi çıktım dışarı bana dediler sen istihbaratçılar gelince ama öyle konuşmadın ya ben ne konuşayım adamlar beni zaten tanıyorlar dedim o zaman zarfında siğaramı içtim keyfime diycek yoktu paketim tamamdı benim adamlar zaten adamlar tanıyorlar şakır şakır sen şusun sen şunu yapmışın ha bazı yerlerde şey sallıyor Asayiş Şube müdürü olan genç bir arkadaş sallıyo mesela diyorki ben seni diyo Çukurca dan tanıyorum diyo Kadir binbaşıya gelmiştin kafamdan düşünüyorum Kadir binbaşıya Çukurca da ben hakkatende gitmedim yani çok iyi biliyorum hani bir söz vardır namaz …………. Adam ın gayesi beni çözmek filan değil korku filan vermek ya ben korkuyorum tamam bak böyle şeyim vardır korkarımda sen bana yalan söyliyorsun böyle bir şey yok gitmedim o Korkmaz YİĞİT e mektup yazdı ben anlattım durumu durum bu şekilde onun için ben yasal olmayan bi yer kimi ziyaret ettiysem hepsine kaydımı yaptırıyorum
S : Şimdi birde şu lobi faaliyetinden bahset bize kimler var ………..
T.G. : Anlattım Semih Tufan GÜLALTAY Akın BİRDAL olarak ve Semih Tufan GÜLALTAY ın rahat etmesi sağlanıyor şimdi Yozgat cezaevinde
S : Anlattıklarını biraz daha açalım
T.G. : Semih Tufan GÜLALTAY la görüştüğüm kısmı hatırlıyorsunuz zaten demi
S : Tamam Semih Tufan GÜLALTAY nasıl oldu cezaevine düştü yani bu Akın BİRDAL olayı nasıl başladı
T.G. : Onu ben bilmiyorum ben o döneme kadar tanımıyorum zaten şu bir (1) yıl içinde tanıyorum niye Korkmaz YİĞİT I sıkıştırdılar Korkmaz YİĞİT bana söyledi demiş ya bunların hakkında Veli paşa gelir Veli paşa nın bana verdiği emir bu ben bu Necdet I buldum evi Ankara daymış Ankara ya gittim abisi Semih e gittim ha şimdi Semih in Yozğat cezaevinde işi çok rahat zaten ben görüştüğünden bu yanada bi sürü kitap yazdı o daktilosu var cartı var gazetesi var bi sürü şeyler geliyor içeriye kendisi de bana çok rahat olduğunu söyledi Semih Tufan GÜLALTAY birbuçuk yıl sonra da çıkacak bi savcıyla sorunları vardı onların Fethullah çı bi savcıymış o savcıyı da ben Veli paşa ya söyledim o savcıylada bi sorunları kalmadı şimdi eskisi kadar daha cezaevindeki askerlerle gardiyanlarla