Perinçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Perinçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2009 Pazar

TUNCAY GÜNEY’İN MÜLAKAT ÇÖZÜM TUTANAĞI - V




(V. Kisim)

T.G. : Mesela Kemal Ümman yahudi lobisi oldugu için Kemal Ümman biliyorsunuz Korkmaz Yiğitin eski ortaklarındandı Veli paşa bu konuda Cemi Kamhiyi aradı ben biliyorum Profiloyu aradılar düşüremediler profiloda Nurcan İSMER vardı Nurcan İsmeri arıyordu genel müdür mason oda 500. Yıl vakfında oda jemi Kamhiye ulaşır oda bizi arardı yani Veli paşayı arardı biz notu bırakır cemi Kamhiyi arardık bu Gümman olayında mesela efendim o şey plakcı var A. bilmem önal diye raks plakcısından alacağı var o küçük kağıdında da göreceksiniz o kağıdda raks plakcısında biz İbrahim TATLISES i araya soktuk
S : Başka
T.G. : Drej Ali yi soktuk, her ikisini ama alınıp alınmadığını ben bilmiyorum tabi ondan sonra kimler vardı orda başka
S : Bu tahsilat emekli olduktan ondan sonramı başladı
T.G. : Yok canım görevdeydi emekli olduk o benim küçük yazı görevdeydi tugaydaydı resmiydi yani
S : Peki senin Amerika ya ne amaçla ne zaman gittin
T.G. : Yedinci ayın Temmuzdu Türkiye ye girmiştim bundan bir hafta sonra gitmiştim yedinci ayın temmuz ayı yani Türkiye ye girişimdir zaten ondanda bir hafta önce gitmiştim tam sekiz gün yada 9 gün kaldım pasaportta giriş çıkış bellidir Amerikaya gitmeden önce biletlerimi DREJ ALİ ayarladı o aldı bende Amerika vizesi almıştım bir yıldır gidememiştim Amerikaya gittim asıl şeyim GREEN KART tan yararlanmak tamemen Amerika vatandaşı değilde green karttan yararlanmaktı green kartın bir favorisi vardır biliyorsunuz burda başvuracaktım dediler burda başvurma insanlar başvurduğundan dolayı mesala İrandan gelenlerde buraya baş vuruyor biliyorsunuz orda konsolosluk olmadığı için dediler problem oluyor, Türkiyede vereceğine onların elit adamlarına felan veriyorlar green kartları, ben bunun üzerine Amerika hayallerine başladım orda baş vurdum hani, alırım daha sonra nevyorka gidip gelmek için tanıştığım insanlar Hayyam GARİPOĞLU Korkmaz YİĞİT gibi adamlar hep nevyorka gidip geliyor konuşmalardan devamlı bahsediyorlardı ben devam kalıyordum buna karşı Drej Ali bilet paralarını ayarladı biletleri aldı cebime para da koydu cebime 500 dolarda kendim aldım aslında Ömer YASAK ta gelecekti ukrayna ya gitmesi gerekti şey yapamadı, gitmeden Veli Paşa ya gttim ben Amerikaya gidecem dedim hem dedim gidersem dedim Drej Ali böyle böyle al dedim hede gidersem şu Mehmet EYMÜR ü görürüm dedim hakkımda yazı yazmış bundan altı ay önce jitem ajanı gazeteciler şey yapıyım, yav dedi oraya gidince bizim MEHMET le konuş dedi Mehmet ÖZBAY dedi Drej ALİ de tanır dedi Mehmet ÖZBAY ın cep telefonu cep defterimde vardır halen bende Mehmet Özbayla konuş dedi şey yapın Dreji aradım ondan sonra … paşam dediki eğer gideceksen mehmet özbay kalmamı söyledi tamam dedim Mehmet özbay aradı zaten mehmet özbay bana telefonunu verdi Veli Paşa dediki Mehmet Özbaya söyle beni arasın konuşalım dedi, hem bunlar Mehmet Eymur la takışmışlar birbirlerine, ben biro lay çıksın istemiyorum dedi bir sorun çıkmasın Amerikalarda bir sorun çıkmasın dedi, bunun üzerine ben Amerikaya Nivyorka gittim beni Havaalanında newjevrseey aldılar kenedi havaalanından aldılar menhatın 94. street The Marmara var bu taksimdeki THE MARAMARA nın buraya göre daha büyügü oraya göre küçüğü apart oteli herhalde o otele bunlar ortaklar çünkü hiç beş kuruş bile almıyorlardı ve bunlar sanki bunlar özel mülkleri gibi kullanıyorlardı Mehmet ÖZBAY orda halı ticareti yaptığını zaten orda girişte halı mağazasına benzer bir yer gösteri şeyi Mehmet Özbaya onu söyledim Veli paşaya telefon açtığımda Türkiye saatı Nevyork saatını ayarlıyorsunya o saatte gelmesi gerekiyordu gelmedi bende bende Veli paşaya telefon açtım paşam nasılsınız Mehmete telefonunuzu verdim dedimbeni arasın mutlaka dedi ben sizin söylediğinizi söyledim Mehmete telefonunuzu verdim dedim Mehmet paşayla konuştuğunu söyledi daha sonrada benim Amerika seyahatim böyle oldu bir hafta kadar kaldım birde temmuzda Türkiyeye giriş yaptım
S :Barıştırdınmı onla
T.G. : Mehmet özbayla onumu yok Honstonda oturduğunu söyledi
S : Hayır eymürle şeyi barıştırmadınmı
T.G. : Ben yok hayır Hostona ben gitmedim zaten
S : ………demedinmi paşam böyle
T.G. : Dedim paşam böyle böyle ben konuşurum dedi paşayı o aradı benimle konuşma şeyine gelmedi Mehmet Özbay zaten
S : Neydi o Eymürün kaldığı yer
T.G. : Honstın
S : Honstın
T.G. : Hı hı oraya çok uzak yanlız
S : Oraya gitmedinmi
T.G. : Yok ben gitmedim oraya
S : Niye
T.G. : Ben Nevyorkta bilmiyorum zaten birgün verdi zaten nevyorkta sadece menhatını gezdim birisiyle burası gibi değil metroya binmedim menhatten, harlem, newjersee, brooklin böyle menhattenın çevresindeki e nivyorkun eyaletlerini
S : Harleme gittinmi
T.G. : Bana yakındı 100. sitritti ben 94. Sitritte kalıyordum
S : Zencileri gördünmü
T.G. : Düzgün ama zenci menci değil öyle bizim burdaki etiler oranın harremi oluyor
S : …..
T.G. : Yani bizim burdaki etiler ak merkezin olduğu yer oranın harremi güzel yani
S : Suriye
T.G. : Ha Suriyeyi ben akşam gazetesindeyken gittim Suriyeye orda PKK konusunda çalışma yapıyordum acilciler gurubu filan diye ama çok akademik bir şey çıkmadı orda ordan Lübnan’a geçtim o gece zaten ben tek gittim oraya
S : Hı
T.G. : Orda Ali diye konsoloslukta bir görevli var dı şeyde eee Beyrut’da zaten o geçiş ha benim Suriye’ye geçişim Pasapor’dada vardır tıransit geçiştir yani o gece çıkmam gerekiyordu o geyece çıktım Beyrutta konsolosluğa gittim. Beyrut’da kaldım Beyrut’da bu ermeni kilisesi Aasala falan bu taşnaklar vardır onların üzerine çalışmalar yaptım onların fotoğraflarını çektim şeyş yaptım 2 gün falan kaldım Beyrut’da ondan sonra tam tarihihatırlamıyorum 3 günü geçmemiştir ama bir salı günkü Türk Hava Yolları uçağıyla geri dondüm.
İRAN’ ada yine Akşam gazetesinin işiyle gittim eee İran’da Tebriz ilk önce gittiğim yer Tahran Orbiye Tebriz’di İsfahan cok güzel dediler gitmedim efendim İsfahan güzel diyorlar ama pilanımın şeyin de de yok tu orda da bunların hücre örgütlenemelerivar dı zaten avukat HÜSEYİN ŞAŞIOĞLU bunlarıak akedemikleştirmişti, örgütlenmeyi
S : ……………..
T.G. : Tabi İran’da Güney Azerbaycan dedikleri burdaki üniversiteli öğrencilerle hücreevlerde buluşuyorlar dersler yapıyorlardı yani fikri ideolojk turancılık gibi işte bu derslere ben de katıldım gözlemci olarak şey yaptım İran da nasıl örgütlen me olur onların sorunlarını falan dinledim onlar dinledin onları gördüm bu arada zaten İran’da pırogram vardı ben orda Hilton Otel’de İstiklal de İstiklal otilin de porogramlar vardı İran’da ki pırograma gidelim diye göösterilip ordaki faliyetler hakkında çalışmalar yaptık geldim
S : Ümit ………..
T.G. : Birhafta kaldım geldim.
S : ÜMİT BAĞBEK ile nereye gittiniz
T.G. : Kuzey Irak’a gittik Barzaniye
S : Ne zaman
T.G. : İki ay önce
S : Niye
T.G. : Ümit Bağbek Barzaninin termik santralleri var barajyarı var oraya termik santrali yaptıracak zaten Türkiye’ya en büyük dağ olan
S : …………….
T.G. : Hayır canım bu Kara Mehmet kıredi adına yapacaklar bu danışmanlığını almıştı Yapı kredi Kara Mehmetlerin onun genel Müdürleri falan var dı yani bir fon ayrı bir şirket kurmuşlardı zatin birkaç kişi yabancı NGP şirketi de vardı bu işin içinde banada kart vizit bastirdilar danişman diye eee gidiş te Kuzey Irak’a ha bu Türkiye’ye en büyük çok dolar rezervi ordan giriyor Yapı Kredi, Kent Bank işte bilmem ne bütün bankalar oraya Şubelerini açıyor şimdi Barzani diyorki öbür tarafa açın kapının bu tarafı ya valizlerle para gelliyor valizler boş geri dönüyor falan dediler ki kapının bu tarafına da açın boşaltma işlemini yapın
S : Haburd mı
T.G. : Tabi Haburda
S : Türk tarafına açmıyorlar ama
T.G. : Açık çalışıyor
S : Türk tarafına ,
T.G. : He ama öbür tarafta yasak Birleşmiş milletler kararına gööre ama Türkiye bunu delebilir sadece Halil İbrahim kapısın da şey olarak yakın sınır ya
S : Hı
T.G. : Bunun için Barzani bazı teklifler etti bizim oraya gitmemiz deki amaç sebep şeyler Naap projesi var zaten veeerdiği Nap kimyasal deterjan malzemeler onlar çok çok ucuz oralar da onlar araştırma yapmışlar onların burya naklini sağlayacaklar bir de termik santrali kuracaklar baarajları işti teşhis ettiler filimlerini çektiler Dohok valisinin misafir olduk eee biz bununla iki kere gittik zaten pasaportumda girişler vardır. üçüncü gitmede ben yoktum Ameriika’dan yeni gelmiştim herhalde daha doğrusu bizden hiç kimsenin de haberi yoktu kapıdan bana telefon açtılor dediler ki ya siz giriş yapıyorsunuz ama izin almanız biliyorsunuz oraya için Özel Kuvvetler Komutanlığına daha önceden anteeptik kağıtla yazı çekiyorsunuz onlar okeyliyorlar Bir de Barzani şeye de geçeceksiniz burdaki KDP bürosuna, barzani bürosuna da gitseniz onu özel Harp dairesine geçmeniz gerekiyor şumdi bu porograma göre ondan sonra dediler sizin eski geçiş izniniz var dı Veli Paşaya soralım dediler ama geçiriyoruz e geçirin randevuları fan varmış paşayıda ben şimdi bulamam dedim bunlar geçiyorlar randevuları yok hani ben gitmiştim ya bunlarla iki kere eee zannediyorlar o ilişkiler devam eder ya bunlar orda kalıyorlar bir hafta otelde kalıyorlar hiç bir kimseyle randevuları olmadıkları için o şirokiler gelmiyor protokol yok şu yok bu yok ondan sonra geri geliyorlar kapıya da gelince iyi bir arama yaapıyorlar normalde biz geçince tıransitten iş adamları falan diye geçirtiyorlar dı iyi bir aramaadan sonra bu yanındaki iş adamları da bozuluyor ne oluyor bu üçünçü gitmede ne oluyoruz falan diye ondan sonra böyle olunca Ümit Bağbek’I işte ………bürosuunda oturduk konuştuk dediki ya işte böyle olurmu Barzani bizimle ilgilenmedi sitem eetti deediim sen Barzaniye mi gittin dedi Hee nezaman gittin ……e deedim bizim haberimiz yok ki isterseniz dedim Paşama sorayım ondan sonra Veli Paşaya telefon açtım sonra yüzyüze de gittim Dedi bırak bunlar bizi ekarte etmeye çalışıyorlar öyle ekarte olunmaz dedi ee Veli Paşayla araları bozuk işte Ümit Bağbekle zaten evdeki resimlerimde var resimleriim de
S : Ne resimleri
T.G. : Barzaniye gittiğimiz de resim de çektirdik haatıra olarak yemeekler yedik çaylar içtiik,
S : Hı hı hı ,Ümit BAĞBEK’in Veli KÜÇÜK içeriisin deki yeri nedir şu anda
T.G. : Hiç bir şey işte Ümit Bağbek Veli Küçük le bu Korkmaz Yiğit döneminde tanışır Veli Küçük ………… hiç bir özelliği yok
S : Veli Kücük’ün yanında eee Korkmaz Yiğitin yanında danışman
T.G. : Güvenlik müdürü
S : Gibi işler yapıyor evet yani Veli Kücük sürekli beraber çalışalım dediği zaman sabah kahvaltısı Veli Paşa sabah kahvaltı yaparken kabul ettimi bunu
T.G. : Kendisinin çalışmasını istemedi öyle birşey yok
S : Kabul etmedi o zaman
T.G. : Hayır Veli paşa zaten o şekilde değil Veli paşa korkmaz Yiğitle ……………..
S : Şey Rahmetli Gaffar OKAN
T.G. : Gaffar Okan yani Öldürülmesi Veli paşanın olayımı diyorsunuz
S : Evet
T.G. : Veli paşanın biz evindeydik haberleri izliyorduk eşi de vardı ben dedi işte o sekiz kilometre varmış korumalar falan ben dedi bunun Hizbullah falan olduğuna inanmıyorum dedi bir tarafdan da zap yaptı bütün heryer onu bahsediyordu çünkü bu dedi örgüt işi hiç yapılacak bir şey değil dedi
S : Peki kimin işi
T.G. : Bilmiyorum söylemedi eşi de var dı örgüt işi olmadığını söyledi
S : Susurluk kazasında MEHMET AĞAR bir saat önce uyarıldı uyaran kim kim olabilir yada yine uyarıldıysa niye onları uyarmadılar
T.G. : Veli Paşa sinirli sinirli ve tezat içerisinde söyledi orda bu da orda olacak işte kim bunu uyardı birileri bir saat önceden falan eee bu seyahate katılmadığını falan söyledi ama Veli Paşa buna sinirlenerek söyledi
S : Kazadan hemen sonramı söyledi
T.G. : Tabi tabi kazadan hemen sonra söyledi …………. Ondan bir zaman sonra görüştüğüm de
S : Onun ölmesi gerektiğini ………
T.G. : Sami Hoştan ben varken kurmay başkanı da yanımızdaydı zaten
S : Peki yani Ağarın haberi olduysa kim uyarmış olabilir onu birde o niye diğerlerini uyarmadı neden çekin di
T.G. : onu bilmiyorum ama Ağarın ben diyorum kendimce SAMİ HOŞTAN olabilir diye düşünüyorum
S : SAMİ HOŞTAN olayı biliyormuydu yani
T.G. : Hayır Veli Paşaya yakın olan Sami Hoştan var
S : Tamam da yani eylemin olacağını biliyormuydu
T.G. : Bilmiyorum ama ona göre yorum yapıyorum çünkü Sami Hoştandır Sami Hoştan bu cerrahda Veli Paşayla beraber oldu birde Mehmet Ağarla beraber olan bu kişi sami Hoştandır
S : DIREJ ALİ
T.G. : Dırej Ali Mehmet Ağarı Veli Paşaya satmaz
S : Mehmet Ağar niye başkasını uyarmamış , birsaaat öncee haberini alıyor hepsinde cep telefonu var dı.o zaman
T.G. : Ama ben bunu tezaatla ve tezatla söylediğini ve
S : Bu Mehmet Ağar cephesine bakarsak madem ki bir saat sonra kaza olacak kendi ilişkileri de çıkacak bu kazada
T.G. : Fakat o kendi bir saat sonra kaza olacağını bilmiyordu ki bakın ben
S : ……………
T.G. : Tabiki ben bakın bir de şey var ben kendimi buraya asayiş şubeden getirilirken dört gün beş günben buralarda kalacağımı bilmiyordum ki böyle düşünüyorum onları da böyle düşünüyorum
S : Tamam mı son bir soru
T.G. : Peki
S : Son bir soru
T.G. : Gece iyi bir yerde yatarım değil mi
S : Şimdi şey Veli Küçük Doğu PERİNÇEK ile her türlü ilişki içerisinde her türlü tamam mı
T.G. : Bunu herkez biliyor
S : PEKER bunu biliyor mu
T.G. : SEDAT PEKER’mi
S : Evet
T.G. : Tabi canım



4 NUMARALI KASETİN ÇÖZÜMÜ

T.G. : Beş yirmi (5.20) İ BMV koyu yeşil cırtlak bi arabaydı gece ordan geçtik pardon Habur a geldik Habur da bizi karşılayan Gümrük Baş Muhafıza Müdürü Cemal beyin adamlarıydı o zaten Ali Balkan METE den Ali Balkan METE Jitem e çalışan adamıydı onuda Veli paşa tanıyordu zaten onu da oraya müdür yapmıştı Cemal I ben de de burda şeyi olucak soyadını bilmiyorum ama çok tanınmış birisidir kendisi ordada bizi onların adamları karşıladılar o ara bize dediler ki Habur un alan çok genişti sol tarafında sağ tarafında böyle tankerler vardı mazotlar şey yapan orda konteynırlı iki araba vardı o arabalar bizim arkamızda biz onların önünde biz zaten hac konaklamadan oraya kadar bir askerde yanımızda normal askerlerden askerde vardı Habur kapısına kadar geldik o kontrol yapılan kapıya kadar
S : …….. ne vardı
T.G. : Onlar silah vardı
S : Silah vardı siz ne zaman öğrendiniz silah olduğunu içinde
T.G. : Ben onların içinde Habur Hac konaklamadayken silah olduğunu öğrendim Ayşe ÖNAL la Bengüç felan Bengüç önce anlamıyo zaten Ayşe ÖNAL anlıyo Bengüç İstanbul a döndükten sonra şey yapıyor benle telefonla konuştu zaten niye böyle bir işe şey yaptık diye bende ben de bilmiyordum zaten dedim
S : Sen kimden öğrendin silah olduğunu
T.G. : Geçerkenmi YAŞAR söylemişti orda bir kaç tane daha sivil elbiseli insan gelmiş üç-dört kişi vardı Botaş tan Jitem den gelmişlerdi gece telle şey takıyorlardı arap plakası takıyorlardı beş – yirmiye BMV ye Habur işte Habur a oraya geldik Habur un oraya kadar askerin birisi geldi gümrükçüler bizi geçirdi ama polisler gündüzden bizim pasaportlarımıza evet gündüzden polisler bizim pasaportlarımıza giriş izni vurdurulmuştu polisler Cemal bey vurdurmuştu ben pasaporta gece nasıl vurucamızı sormuştum Ayşe demiştiki ben şey vurulmadan izni olmadan hiçbir ülkeye girmem demişti burası kötü bir ülke olduğu için ve ordan geçtik
S : O geçişi o Cemal o gümrükte kim organize ediyor bu şeyleri
T.G. : Oraya şimdi Özel Kuvvekler Komutanlığı bakıyo gece filan şimdi bu gün onlar bakıyor geçmişte Jitem bakıyodu Gümrük Baş Muhafaza Müdürüyle Jitemi geçtikten sonra bi sorununuz kalmıyor zaten orda eski budur halen öyledir gümrük baş muhafaza müdürüyle özel kuvvetler komutanlığını geçtinizmi hiçbir şeyiniz kalmaz
S : O zaman gümrük baş muhafaza müdürü kimdi
T.G. : Cemal di işte bu Cemal çok meşhur bir adamdır bu
S : Silah kaçakçılığı konusunda Cemal in bilgisi varmıydı
T.G. : Vardı tabi Cemal herşeyi bilirdi ama hiçbir zaman basında şurda burda Ali Balkan METE gibi adı kaçak mazota girmedi rüşvete girmedi Jitem uyuşturucu yapıyor dediler Ali Balkan METE yi aldılar bunu atadılar
S : Normalde buda işin içinde yani
T.G. : Ha sağır ha kör olsan ne iş yaparsın aynı şey yani ben Ali Balkan METE yle o zaman tanışmadım Cemal le tanıştım biz Zaho dan pardon Habur geçtik Kürt kapısındakileri zaten hiç durma gereksinimi duymadık direk Zaho şeye gittik Hilal.. Türk kızlarıyla gittik direk gecenin o vaktiydi onlar bizi o gece gittiğimizde yatırttırmadılar Irak Milli Türkmen Partisinin hemen ön sokagında iki katlı bir ev var orda kaldık iki saat kaldık yada kalmadık gün ışıyordu ordan da ha oraya kadar silahlar bizimle beraberdi ordan sonra bizi ayırdılar biz yine BMV 5.20 İ ile DOHOK valisine geçtik Dohok valisinden usulen size hani gece yatıyorlardı ya orda validen girmiştirler diye izin alalım ki ilerlerde kontrol var dediler çünkü Barzaniyi geçince de biz Talabaniye gircektik bu şekilde oraya kadar gittik daha sonra orda biz ne kadar kaldık bir hafta kadar kaldık o BMV 5.20 I yi biz Erbil e getirdik Erbil de BMV 5.20 İ bizden alındı Ayşelerde dönüceği zaman parantez içinde başka bir araçla gönderdiler yarı yola kadar BMV 5.20 yle getirdiler yarı yoldan normal bi araca atlattılar çünkü öbür yoldan bunlar Süleymaniye Talabani nin evine gidiyorlardı Talabani Erbil de kalmıyordu o zaman KOSRET RESUL resmide vardır burda arşivde o zaman Kürdistan Başbakanıydı kendisi ben silahların tam mahiyetini bilmiyordum daha sonra orda kaldığım dönemlerde ordaki Jitem subaylarıyla silahların onikibin (12000) silah BARZANIYE verildiğini TALABANIYEDE onikibin (12000) silah verildiğini fakat Kosret RESUL kendi imzaladığnı şimdi Kosret RESUL İngiltere de altı bin silah bize verildi dedi binbaşı Tamer hep bize böyle şeyler yapıyor dedi yani bizle oynuyor dedi binbaşı Tamer
S : Binbaşı Tamer in soyismi ne
T.G. : Bilmiyorum Binbaşı Tamer diye böyleydi zaten çokta uzun boylu bir adamdı sarışın Binbaşı Tamer dedi ama orda da Binbaşı Tamer diye hepsi tanıyordu zaten Barzani bizim sınır geçince hepsi tanıyordu Silopi taktit yok o helikopterin kalktığı sağdaki jandarma bi şeyinde duruyorlardı onlar ama onlar tabi jandarma sağda helikopterin indiği yerde fakat hiç Kuzey Irak tan içeri girmezlerdi altı bin silahı Kosret RESUL un bana söylediği geri kalan altı bin silahı kendilerine verilen altı bin silahı Cemil BAYIK PKK nın Cemil BAYIK İran dan geldiğini Halit DİZAR a teslim ettiğini söyledi
S : Kim teslim eden
T.G. : PKK lılarla bizimkiler şey pardon Talabani nin adamlarıyla BIZIM SUBAYLAR yanına bizim binbaşı Tamer koymuş Cemil BAYIK a Kale Dizar da teslim edildi Kale Dizar da nerde Kale Dizar Kominist Parti binası bende o kominist partisi teslim alan arada şimdi birde Cemil BAYIK PKK nın o Kali Bizar a ortak bi partiye gelmesi gerekiyor operasyon olmaması için filan onların PKK yla Irak taki kominist parti şey ittifak yapmışlar yani ortak hareket ediyorlar onların karargahlarınada PKK kullanıyor onların fotoğrafları benim arşivimde var büyük bir poşette size gösterebilirim o adamı o da doktor normalde de dorktor dortor bi şey diyorlardı orda da Türk değil ama Kürt altı bin silahı Kosret RESUL yani Talabani nin adamlarıyla Türk subayları bu adama veriyor bu adam ordayken Cemil BAYIK geliyor ben oraya gittigimde burda kaldım Doğan DOYAR la gittim sana Cemil BAYIK la KARAYILAN I getireyim dedi Murat KARAYILAN I Karayılan burda dedi ama Cemil BAYIK İran a gitti dedi Osman ÖCALAN sara hastası olmuş İran daki ………nin Raja köyünde kalıyor dedi Osman ÖCALAN bin yüz-bin ikiyüz (1100-1200) adamı var demişti o zaman Murat KARAYILAN la dedi görüştüreyim şey yapmak istiyor dedi Selim ÇÜRÜKKAYA gibi Avrupa ya gitmek istiyor dedi
S : Kim onu söyleyen sana
T.G. : Bana söyleyen Kale Dizar daki doktor kominist parti bunlarla birlikte olan altı bin (6000) silahı orda teslim ediyorlar
S : Tamam
T.G. : Şimdi dönüşümüz başlıyor
S : Öbürlerini ne yaptın sen Murat KARAYILAN la Cemil BAYIK la görüştüğün
T.G. : TEKLIFINI VELI PAŞA YA GETIRDIM SÖYLEDIM
S : Görüştünmü orda onlarla
T.G. : Yok görüşmedim çünkü bizim zamanımız kısıtlıydı biz helikoptere göre geri gidiyorduk çünkü
S : Bu Kale Dizar dediğin kominist parti
T.G. : Kali Dizar evet
S : Kale Dizar kominist partinin merkezi ordaki doktor
T.G. : Kamplardan birisi
S : Seni
T.G. : Beni ne olarak biliyor AYDINLIK derğisi Ankara dan geliyoruz biz Doğu PERİÇEK in refaransıyla yanımdada zaten Aydınlık ın Paris muhabiri Doğan DUYAN vardı resimlerimdede var
S : Seni öylemi biliyor yoksa kendini iş adamı olarakmı tanıttın
T.G. : Kale Dizar daki adammı hayır beni de ……… Doğan DUYAN olarak biliyor
S : Niye Avrupa ya götürmenizi istiyor Cemil BAYIK ı
T.G. : Murat KARAYILAN ı
S : Hangisi gitmek istiyorsa işte Murat KARAYILAN mı
T.G. : Murat KARAYILAN I getirmek istiyor Cemil BAYIK buna söyliyor Murat KARAYILAN gelsin diyo aracı olun Türk subaylarıyla şeye getirin Avrupa ya çıkışını yasalaştırın diyor
S : Peki böyle bir uygulama oluyormuşmu
T.G. : Hayır o uygulama olmadı oluyormuş ama Selim ÇÜRÜKKAYA dada öyle oldu Lübnan üzerinde general Veli KÜÇÜK kendisi Selim ÇÜRÜKKAYA yı bende Selim ÇÜRÜKKAYA nın hiçbir piyasada olmayan APO nun ayetleri diye bi kitap vardır biliyorsunuzdur aslında o APO nun
S : Avrupa da yazilan kitap
T.G. : Evet o Apo nun ayetleri normalde rapordur sonradan adam kitap yazdı o Beyrut tan şeye gitti Lübnan Beyrut tan hemde Türk pasaportuyla gitti yurt dışına gitti ilk gidişi öyledir Beyrut tan Selim ÇÜRÜKKAYA
S : Evet dönüşünüze geldik
T.G. : Bizim bi şeymi sorcaktınız
S : PERİNÇEK in refaransıyla gittin oraya PERİNÇEK I nasıl tanıyorlar onlar samimiyet dereceleri yada başka ilişkileri varmı
T.G. : Bu kominist partinin PERİNÇEK le arası iyi
S : Irak lı kimlerle orda
T.G. : İşte o resimlerde var isimlerini ben bilmiyorum Kürt isimleri olduğu için aklımda tutamıyorum
S : Şimdi bi dakika burda bi husus var silahları Irak taki kominst partisine niye veriyorlar
T.G. : Silahlarımı
S : Hı
T.G. : Bizimle beraber Türk Timlerinin getirdiğini zannediyor fakat
S : Türk Timleri derken Türk askerleri olduğunu biliyor yani
T.G. : Tabi canım Türk askerlerin olduğunu biliyor tabiki
S : ……………….
T.G. : Ama bakın Doğu PERİNÇEK in onlar Doğu PERİNÇEK in yani Kominist parti ve PKK biliyorsunuz PKK Doğu PERİÇEK le ittifak yaptı o ittifakını Doğu PERİNÇEK bozdum diyor şimdi tabi bu işin içinde olunca anlaşılabiliyor bozdum diyor normalde bunlar ittifakı bozmadılar Türk gladyosunun içinde Doğu PERİNÇEK Ömer SÜRÇİ gibi ve kominist Irak Küdistan Kominist partisi gibi PKK gibi örgütlerin Türk gladyosundaki adamı onların litaratüründe normalde Doğu PERİNÇEK le PKK ilişkiyi bozmamıştır zaten
S : İlişkileri devam ediyor yani
T.G. : Halen devam ediyor bakın daha iyi anlatıcam ilişkinin nasıl devam ettiğini Abdullah ÖCALAN uçakla dünya üzerinde gezerken Doğan DUYAR Doğu PERİNÇEK e geliyor diyorki biz Türk ordusuyla işbirliği yapmak istiyoruz Abdullah ÖCALAN teslim olmak istiyor diyor Doğu PERİNÇEK bunu bana iletti OLCAY paşayla görüşmüşler Tunceli ye gidin Veli paşayla görüşün dedi bunun üzerine ben Veli paşay la görüştüm Apo nun avukatı Doğan DUYAR la İşçi Partisi Doğu PERİNÇEK in odasında görüştük biraz önceki sorunuza ilişkilerinin devamıdır diye anlattım
S : CEMIL BAYIK BU SILAHLARI ALDIĞI ZAMAN TÜRK TSK DAN GELDIĞINI BILIYORMUYDU
T.G. : Tabi
S : Ama TSK nın Kürtçü tarafından geldiğini zannediyor öyle değilmi
T.G. : Hayır Doğu PERİNÇEK in organize ettiğini biliyor ona göre üst kadro içindeki µ¢nt¢ hareketi içinde Doğu PERİÇEK te var
S : Şimdi anlaşıldı
T.G. : Bi örnek vericem daha iyi anlayın diye İnermisin Çıkarmısın diye bi proğram var sizdede şemada var yazdım ben İnermisiniz Çıkarmısınız hatırladınızmı Boran KAYA- Boran -Yaşar KAYA nın akrabası bi de bi Kürt general vardı hatırlıycaksınız emekli oldu onunda akrabasıdır Boran KAYA general Veli KÜÇÜK ün İzmit te İl Jandarma Alay Komutanlığındayken postasıydı ben kendisini aldım Dinç BİLGİN e getirdim Ömer BİLGİN e getirdim o proğramı teklif ettiler tiyatrocudur aslında proğramı kabul edildi bir yıl proğramını yaptı daha sonra da onu Veli paşa
S : Ahım şahım bi proğram değil ama
T.G. : Önemli değil parası önemliydi Rant Rover a biniyo Veli paşa için bakın Seda SAYAN ıda istedi Veli paşa ona bakarsanız yani Veli paşa için inermisin çıkarmısının siyasal bi proğram olması önemli değil proğram yapılması önemli ordaki atmosfer önemli onun için inermisin Çıkarmısın I bir yıl yaptı daha sonra Boran la arası açıldı bana dedi ki bu Boran dedi ş¢r¢fs¢z haysiyetsiz herif falan fistan git dedi Dinç BİLGİN e ben Dinç BİLGİN e gittim Veli paşa sizinle görüşmek istiyor telefonları aldı Veli paşa o zaman ya Çanakkale deydi ya Bilecik e yeni geliyor idi gelmemişti İnermisin Çıkarmısın proğramı iptal edildi ve parasıda ödenmişti çocuğa ikinci kontratın onuda geri almadılar sonra çocuk trafik kazasında öldü zaten Boran
S : O trafik kazası normal bi trafik kazasımıydı
T.G. : Bilmiyorum ama Veli paşayla kavgalı öldüklerini çok iyi biliyorum bu anlatmış olduğum yine sizin sorunuza paralel di yani bu örgütlenmenin sağı -solu -ülkücüsü -DHKPC si hiç şeyi yok bakın DEHAP var, Meral KITIR demişimdir daha önce
S : Anlattın daha önce
T.G. : Bu kadın Dursun KARATAŞ ın ve PKK nın ortak emniyet sibobu yani Dursun KARATAŞ a diyorki PKK yla ittifak yapıcaz Karadeniz bölgesinde DEHAP kontratları yapıyo yani bu tampon örgüt Meral çok akıllı bir kadındır Bayrampaşa cezaevinde yatıyordu ben tanırım bakin Meral- Dursun KARATAŞ a haber gönderiyor diyor ki General Veli KÜÇÜKün bölgesinde bu saatten sonra eylem yapmıycaksın Dursun KARATAŞ ta kabul ediyor diyorsunuz ki Türk ordusu ne turşu ne perhiz ne lahana ben sizi anlayabiliyorum ama ben çok şey yapınca ben sizin düşmüş olduğunuz hayal kırıklığının yüz katına düşüyorum ama öyle değilmiş artık hiç düşmüyorum
S : Normal bakıyorsun
T.G. : Normal değil çok daha üst düzeyde bi normallik olarak görüyorum
S : Şimdi artık dönüşe geçelim yalnız …………… avukatıyla görüşme hadisesi var demi ……
T.G. : Abdullah ÖCALAN ın avukatıyla biz üç (3) kere görüştük
S : Üç kere onları bi şey edebilirmisin
T.G. : Birinci görüşmemizde Apo nun Türkiye ye teslim olması ile ilgiliydi
S : Teslim olmadan önce
T.G. : Olmadan önce
S : Bi tek senmi görüştün
T.G. : Doğan ERBAŞ la evet ben görüştüm general Veli KÜÇÜK adına Doğan ERBAŞ la bir fiil ben görüştüm
S : Neydi görüşmenizin ana konusu
T.G. : Onlardan geldi bu talep Abdullah ÖCALAN ın
S : İlk talep kime geliyor
T.G. : İlk talep Doğu PERİNÇEK e geliyor Doğu PERİNÇEK bize söyledi ………… fikir teyatisinde bulunduğunu söyledi ben de general Veli KÜÇÜK e söyledim
S : Doğu PERİNÇEK e kimden geldi
T.G. : …………………… Doğan DUYAR la görüşmemin içersinde
S : Doğan DUYAR mı Doğan ERBAŞ mı
T.G. : Doğan ERBAŞ pardon avukatı Doğan ERBAŞ la görüştüğümde kendisi dedi ki biz teslim olmak istiyor kendisi Abdullah ÖCALAN dedi
S : Ne zaman ……… Abdullah ÖCALAN
T.G. : Gökyüzünde İtalya ya şey yapdığı ayyuka çıkmıştı İtalya daydı
S : İtalya dan çıkmış nereye gidiyordu
T.G. : Daha gitmemişti Rusya dan İtalya ya geçti dedi koduları vardıya İtalya da patladıydı hani aradık arıyoruz dedi koduları çıktığındaydı uydudan tesbit olayları vardı işte o günlerde Doğu PERİNÇEK in odasında görüştük
S : Kim kim
T.G. : Ben- Doğan DUYAR pardon Ben – Avukat Doğan ERBAŞ- Adnan AKFIRAT – Doğu PERİNÇEK sadece bi selamlaştı bizden önce onlar görüşmüştü ben randevu saati iki yse onlar bir buçuk- bir de buluşmuşlardı ben onların üstüne gittim zaten
S : Doğu PERİNÇEK in sizin oturup kalktığınzdı görüşmelere girmemesinin sebebi
T.G. : Doğu PERİNÇEK in girmemesinin sebebi şu ben böyle şeylerde yedi emin olmak istemiyorum dedi biz zaten konuşcamız herşeyi konuştuk
S : Konuyu çok dağıttık konuyu toparlıyalım tekrar o konuların detaylarını daha sonra devam ederiz bu önemli bunu bi açıklasın görüşmenin konularını anlat
T.G. : Ben dedim ki kendisine iletecegim dedim bizim yasal maddelerimiz var yani ilk önce görüşmeyi kabul ediyormusunuz masa düzeyinde dedi yarım saat kadar bi görüşme yaptık fikir tartısında bulunduk çok önemli bir şey değildi avukatla görüşmeyi kabul edip etmiycemizi biz yine Doğu PERİNÇEK aracılığıyla ileticez dedik ondanda kabul etti Veli paşa
S : Görüşmeyi
T.G. : Evet Abdullah ÖCALAN ın hangi şartlarda teslim olacağını
S : ……………….. masaya oturmayı kabul etti
T.G. : Evet kabul etti ondan sonra bunu kabul edince geldik ben geldim, gelmeden önce Abdullah ÖCALAN ın sorgusuna filan kimleri gireceğini bilmiyoruz dedi bir çok ilişkinin anlatılmaması gerektiğini ilettik ben de dedim ki Abdullah ÖCALAN ın sorgusuna kimlerin girecegi belli değil birçok ilişkiler konusunda temkinli davranılmasını söyledik mesela Doğu PERİNÇEK le ittifakını Abdullah ÖCALAN İmralı da hiç açıklamadı gaztelerinde de gördüm kitaplarında da gördüm ben takip ettim bunun üzerine bana bir muhatab arıyorum diye bir kitap verdi Abdullah ÖCALANın en arkasında general Veli KÜÇÜK e hitaben yazılmış bir mektubu vermek niyetiyle sade kitap ayarladık dedi kitabın en arkasında ki şey bu size mektuptur dedi Veli paşaya ben de onu kendisine getirdim Apo nun başka kitaplarını da vermişti zaten şartlarınız neler dedik biz
S : O zaman …………… kitap yazılmışmıydı
T.G. : Tabi ama piyasaya çıkmamıştı basmıştı mektubu koymuştu arkasınanada
S : ……………
T.G. : Bende olması lazım baktınızmı varmı ha yok bende Veli paşa ya getirdim tek bir taneydi almadım, üç ay sonar çıktı İmralı da sorgulandıktan sonra Bir Muhatab demagoji olsun diye çıktı kafam karışıyor orda onların söylediği şuydu Avrupa dan barış heyetleri gelecek barış heyetleri gelecek bunların kabul edilmesi Kuzey Irak tan insanlar bir kısmı gerillanın bir kısmı itirafçı olarak gelicek yani girecek köylerine dönücekler filan biz görmemezlikten gelicez bir kısmıda üst düzeyde fişlenenler edenler onları Murat KARAYILAN gibi Cemil BAYIK gibi insanlar yurt dışına gidecekler yurt dışında teröre silahlı propagandaya karışmamış öbür eğitim birlikleri Türkiye ye barış gönüllüleri adı altında teslim olacaklar kamplarımızı kısaltacagız İran da bir kampımız kalacak Suriye deki kampımızı FKÖ ye Filistin Kurtuluş Örgütü ne verecegiz, Lübnan aslında … etti zaten. Kuzel Irak ta bizim kalışımıza izin verin PKK Kuzey Irak ta kalsın sizin üçüncü kol gücünüz olsun Talabani ve Barzani ye karşı Talabani ve Barzaniye kurulan seyyar karakollar şimdi boş Barzani oraları koruyamadı Türk ordusu da koruyamadı o karakollarada sizin izninizle zaten Barzaninin sınırları içinde ya köy statüsünde bizim silahlı gerillalarımız yerleşsin ama on bin (10000) silahlı gerillayı sekiz bin (8000) silahlı gerillayı toplam üç bin (3000) e düşüreyim diye teklif ettiler yazılı olarak
S : Ha bunları yazıya döktünüz
T.G. : Tabi kendisi yazmış verdi bana zaten bunları ben paşa ya hemen aynı gün
S : Kendisi yazmış derken avukat mı yazıyo Abdullah ÖCALAN mı yazıyo
T.G. : Abdullah ÖCALAN la onlar görüşüyorlar yazı yazması yasak avukata söyliyo o yazıyo ama biz diyo örgüt içindeki kriptoyu bildiğim için Veli KÜÇÜK ün Jitem örgütündeki kod adı ABBAS dır zaten Abbas diyor mesela kod adı Abbas tır Veli KÜÇÜK ün
S : Neden yazı yazması yasak
T.G. : ………… yazı yazması felan not alması yasak
S : Şimdi yasak ama o zaman
T.G. : Yok o zamanda yasaktı şimdi serbest olabilir ilk görüşmelerde herşey yasaktı gazete okuması dahi
S : Bu esnada gelmişmiydi Türkiye ye bu görüşmede
T.G. : Hayır gelmedi
S : O zaman niye yasak
T.G. : Hayır Apo yla görüşüyorlardı o zaman zaten daha sonra biz Apo İmralı ya geldikten sonra da Doğan ERBAŞ la görüştük üçüncü görüşmemiz bu ikinci görüşmemiz bu normalde görüşüyorlardı kendisiyle ve burda da Avrupa dada bunlar merkez yürütme kuruluyla toplantı yapıyorlardı belki mesaj onlara Apo dan değilde MKYK nin aldığı bir karar olabilirdi Veli paşa bunları ben yukarı intikal ettirecegim dedi düşünelim ilerki görüşmemizde bilgi verelim biz bunu böyle kapattık ve üçüncü görüşme için şey yaptık üçüncü görüşmemizde iyice şey daralmıştı Doğu PERİNÇEK sık sık bizi arıyordu Veli paşa dedi ki Doğu PERİNÇEK e getirdigimiz mesaj operasyon bizim çerçevemizden çıktı dedi
S : Şimdi bi dakika birinci görüşmede Apo yakalanmamıştı ikinci görüşmede Apo nerdeydi
T.G. : Yakalanmamıştı daha Kenya menya ayaklarındaydı daha ama ortaya çıkmamıştı daha
S : Üçüncü görüşmede
T.G. : Şimdi görüşmemizi anlatıyorum İmralı ya geldi Apo
S : Gelmişti yani
T.G. : Ama görüşmeden önce Doğu PERİNÇEK bizi sıkıştırıyordu Doğan ERBAŞ la görüşün diye
S : Apo gelmişmiydi Türkiye ye
T.G. : Üçüncü görüşmede Apo gelmişti
S : Doğu PERİNÇEK sizi sıkıştırdığı zamanda gelmişti
T.G. : Yok gelmemişti daha yakalanmamıştı ama bizi sıkıştırıyordu
S : Ama yakalanması artık, yani çember daralıyordu,
T.G. : Tabi yani o günler Yunanistan konsolosluğu dediler Kenya menya dedikleri zamandı Veli paşa da mesaj olarak bu bizim çerçevemizden çıktı dedi o perasyon kotrolümüzden çıktı operasyona müdahale edemeyiz dedi, bunun üzerine Apo gelmedi bunun üzerine Abdullah ÖCALAN ın kadınlar başkanı Sakine CANSIZ var atmışüç-atmış dört yaşlarında bir kadın o Doğu PERİNÇEK e mesaj gönderiyor o ş¢r¢fs¢z diyor gökyüzünde öyle kadınlar gibi kaçacağına insin Türkiye ye teslim olsun diyor bunun üzerine DOĞU PERİNÇEK e YALÇIN KÜÇÜK le görüşmesini istiyor kim SAKİNE CANSIZ
S. : YALÇIN KÜÇÜK kim
T.G. : YALÇIN KÜÇÜK APO nun teorisyenidir zaten profösördür kendisi ayrıca şimdiki MİT Müsteşarı ŞENKAL ATASAGUN unda hocasıdır. Ayrıca HİKMET ÇİÇEK inde hocasıdır kendisi YALÇIN KÜÇÜK çok büyük bir adamdır kendisi yani YALÇIN KÜÇÜK le görüşmesini istiyor DOĞU PERİNÇEK adamlarından birini YALÇIN KÜÇÜK e gönderiyor YALÇIN KÜÇÜK te diyorki ben ona kendim Cumhuriyetin 74. 75. yılında dedim ki kendisi gelirken gel ben birleşmiş milletler uçağını ayarladım beraber gidelim Türkiye ye teslim olalım indiğimizde de uçaktan karanfiller at silahıda iki kere at yere at teslim ol o zaman şimdi o tiren geçti bunu hiçbir kimse APO nun şimdiki bu statüsünde SAKİNE CANSIZIN teklifi bu aslında yani YALÇIN KÜÇÜK le Paris teyken hep görüşüyorlar YALÇIN KÜÇÜK Suriye de Aponun yanındayken falan ya diyor ki bunu bari, sıkıştığını anlıyor kadın
S. : Teslim olmak
T.G. : Teslim olma ama bu şekilde o da diyorki DOĞU PERİNÇEK e ben böyle böyle yapalım demişim üstünden bir yıl geçti bak ben geldim diyor o gelmedi diyor gelseydi böyle olmazdı sonu bu saatten sonra daha kötü olacak diyor ben hiçbir şeyde bulunamam diyor YALÇIN KÜÇÜK bunun üzerine DOĞU PERİNÇEK bunuda bize intikal ettirdi biz yakalanma sürecini sadece basından sadece takip ettik taki İmralıya gelinceye kadar buraya kadar okey İmranlı ya geldiğinden
S : Ha sizin yakalanmasında hiçbir etkiniz yok
T.G. : Hayır hiçbir etkimiz yok bilmiyoruz gazetelerin yazdığı gazetelerden okuduğum şeyler üçüncü görüşmemiz ABDULLAH ÖCALAN İmralıya gelmiş artık konuşuyordu kendisi ABDULLAH ÖCALAN konuşuyordu bize bir iki yazılı mesaj daha vardı üçüncü görüşmemizde dediki DOĞAN ERBAŞ şimdi geldi dedi işte gelir gelmez tabi adam görüşemedi biliyorsunuz bir hafta iki hafta sonra görüştüler orda bu görüşmede örgüt bu saatten sonra benim kontrolümden çıkar demiş derhal tekrar bizim için söylüyor tabi VELİ PAŞANIN ŞEYLERI ITTIFAK YANI MÜTTEFIK KUVVETLER DIYOR ONLAR onlarla ilişki kurulmasını söylüyor örgüt benim şeyimden çıkarsa büyük eylemlere kalkışır Amerika veya Avrupa gibi ülkelerin üzerlerine giderler benide tasfiye ederler diyor Abdullah ÖCALAN tekrar o barış çatısı altına gelmek isteyen arkadaşların gelmesi işte örgütü tamammen fes edelim diyorlar fakat bir kısmını İranıda fes edelim sadece Irak ta istedikleri statüde bırakalım birde af çıkarsınlar diyor bu siyasi suçlulara bunları falan Abdullah ÖCALAN o dönem ben her şeyi konuşmaya hazırım diyor o zamana kadar bu da ZEKİ OKÇUOĞLU Avukatı onun yanında bazı konuşmalarınızda temkinli hareket edin örgütü rencide etmeyin diğer arkadaşları rencide etmeyin diye söylediğinde ZEKİ OKÇUOĞLU nun bunları MİT e söylediğini GENERAL VELİ KÜÇÜK BANA DOĞAN ERBAŞ A ILETIN ZEKİ OKÇUOĞLU NU TASVIYE ETSINLER DEDI ZEKİ OKÇUOĞLU ZATEN MİT AJANIDIR DIYE Aydınlık Gazetesinde daha sonra Radikal de Tuncay ÖZKAN Cumhuriyet gibi bütün gazetelerde patlattık adamı bilmiyoruz MİT le ilişkisi varmı
S : Onu diskalife etmek için
T.G. : Evet diskalife etmek için sırf DOĞAN ERBAŞ a kaldı herşey birde bir kadın vardı o karıya kaldı
S : DOĞAN ERBAŞ zaten sizin kontrolünüzdeydi
T.G. : Herşeyi bizim kontrolümüzde DOĞAN ERBAŞ ın kardeşide İŞÇİ Partisi Doğu Perinçek in MYK üyesi zaten Merkez Yürütme Kurulu üyesi AHMET KAYA nın karısıda İşçi partisinde MYK de FAİK BULUT un eşide aynı şekilde bu statüde bunları işte örgütün tasfiyesinin operasyonun fakat Avrupa nın kucağına geçeceğini Hollanda Devleti bir fiil Avrupa daki örgüte silahlı propaganda için ve silah vermek için teklif etmiş bundan sonra bizim kontrolümüze girsinler diye tabi diyeceksiniz ki niye Hollanda Jeopolitik olarak işe yaramaz Hollanda jeopolikit olarak bir şey yapamaz ama biraz Avrupa stratejisine baktığınızda Avrupa bütün Operasyonlarını Hollanda üzerinden yapar İsrailde bütün Operasyonlarını Norveç üzerinden yapar böyledir tampon ülkelerdir bunlar, bunların hepsinin teklif ettiğini söyledi Fransanın kendisine ve adamlarına yurtdışına gidecek olan yani Suriye den İran dan Irak tan gidecek CEMİL BAYIK gibi gidecek üst düzey elemanlarına Fransa dan siyasi mülteci statüsünü açacağını Kürt meselesinin bundan sonra daha çok büyüyeceğini DOĞAN ERBAŞ ın bize intikal ettirdikleri VELİ PAŞA bunların hepsini şey yaptı ABDULLAH ÖCALAN ın kitap okuyamadığını
S : Şimdi orada bir ara dur VELİ Paşanın bu görüşmeden sonra sonucu neye bağlandı bu gelişmeden sonra VELİ Paşa son noktayı nasıl koydu
T.G. : Veli Paşa nın söyledi şuydu yukarıyla görüştüm dedi ama bundan sonra şeyle görüşmeyeceksiniz dedi DOĞAN ERBAŞ la nedenini sorduk kendisini MİT in dinlemeye aldığını takip ettiğini İstanbul da falan Özel Kuvvetler komutanın birinci dereceden kendisini takip ettiğini abaşka elçilerin kendisine yemek davetleri görüşme davetleri başka diplomatların falan onun için başka diplomasi onun için adamın kıskaçta olduğunu işin o elçilikler vasıtasıyla yabancı misyon şefleri vasıtasıyla bize sıçrayabileceğini ve ilişkiyi DOĞU PERİNÇEK üzerinden yürütelim dedik ve DOĞU PERİNÇEK e bıraktık VELİ Paşa yukarıyla görüştüm dedi görüştükten sonra bir MED TV nin bir daha yayınının kesilmiyeceğine iki MED TV de ikide bir Türk Gladyosunun başı General Veli Küçük diye iki de bir şey çıkmamasını üç Özgür Ülkenin POlitika Gazetesindeki ekibi edeğişip başının RAGIP SARAFOĞLU nun AYŞE SARAFOĞLU ermenidir RAGIP SARAFOĞLU ZAKRO Yayınları sahibidir onların aktif bir biçimde daha düzgünce fakat barışçıl çalışmalarını üç Suriye Avrupa üzerindeki gidecek adamlarına biz kendimiz pasaport veremeyiz yada herhangi kaçırma eylemine kalkışamayız fakat Avrupa dan bize gönderilecek adamlarının hiçbirinin genellikle istedikleri gibi silahlı propagandaya ve İran Irak Suriye de ve dağlarda gezmemiş olması şartıyla neden ilişkiler çıkar yoksa ortaya zaten bunları en son Avrupa Birliği meselesi oldu unutmayayım aklıma geldi çünkü ben çok unutuyorum Avrupa Birliğine Giriş Türkiyenin oldu ya VELİ Paşanın direk söylediği Avrupa Birliği konusunda Kürtler bizi desteklesinler ve Kürtler Avrupa da Türkiye lehine yürüyüşler yaptılar iki Rusyada takıştık Rusya konusunu söylemiştik çok iyi hatırlıyorum Rusya da bunlar APO nun meselesini Ermeni sorunu falan yakın tarihte getirmişti ya şu yakın tarihte DOĞU PERİNÇEK e verdiğimiz mesaj DOĞU PERİNÇEK kendi antetli kağıtlarıyla Ermeni sorunu yoktur KGB belgelerinde de diye Kürtleri ve ordaki JRİNOSKİ Ekibiplerini arıyarak PKK …ya bu konuda Türkiye Aleyhine bir girişimde bulunulmamalarını Rusya da Ermenistan da ki kamplarına bundan sonra sabotaj eylemi yapılmıyacağını örgütlerinin İran da ve Kuzey Irak ta kati suretle Gerilla sayısının düşürülmemesine FKÖ nün kampı dedikleri kampı boşaltacaklar ve tahliye edecekler ya tahliye edilip yine kendilerinde kalsın FKÖ ve bir iki ordaki Sosyalist gruba teslim edilmesine bunlarda kendi PKK kamplarını Suriye deki bir kısmını FKÖ ye bir kısmını DHKP C ye teslim ettiler ama DHKP C yle kendileri ortak hareket ediyorlar
S : Bu şekilde görüşmeler bittimi
T.G. : En yakın biz DOĞAN ERBAŞ la o zaman görüştük DOĞU PERİNÇEK le en yakın görüştüğümüz ERMENİ dosyası, bundan bir ay önce tarih tam pek bilmiyorum RUS meselesi Rusya ya ……
S : ……….
T.G. : Ama ben bunları …… anlatıyorum VELİ Paşaya gönderiyoruz ya ÜMİT OĞUZTAN a anlatıyorum o hemen tık yazıyor, …. Organize ediyo, VELİ PAŞA ya yazıyı gönderiyoruz
S : Tamam şimdi son şekliyle ABDULLAH ÖCALAN la VELİ KÜÇÜK arasındaki görüşme DOĞU PERİNÇEK üzerinden oluyor
T.G. : Evet şimdi son görüşmeleri
S : Şimdi sizin Kuzey Irak a gitmenizdeki amaç neydi
T.G. : Bizim mi kendimizin mi
S : Yani gönderilmekteki amaç
T.G. : Ben şöyle söyleyeyim ben gidiyorum İzmit Alaya sen yine haber yap Akşam Gazetesine diyor oralarda tabi gidiyorum fotoğraflar çekiyorum ediyorum geziyorum işin aslı yani. Talabanı, barzani falan görüşüyorum o konteynırı geçirdikten sonra benim haberim vardır göreceksiniz Gazetede yayınlanmıştır bir konteynir resmi var arkasında ingilizce yazıyor CIA Kuzey Irak a silah sevkiyatı yapıyor
S : Bu haber nasıl bir haber senin ifadenle manüpüle bir habermi
T.G. : Tabi BIZ SILAHLARI VERIYORUZ CIA VERIYOR OLDU
S : Şeklinde yapıyorsunuz
T.G. : O küpürümde vardır
S : CIA tabi burada CIA ….. sebebi ney
T.G. : Benim Akşam Gazetesinde yayınlamış olduğum altında imzası olmayan ben altında imzası olmayan hiçbir haber yayınlamadım bu birincisi imzası olupta yayınlamış olduğum hiçbir haberi tekzip etmediler Amerika Elçiliğinde Mırgırıt diye bir kadın yazı dilekçe gönderdi uyarı tekzipte değil mahkeme kararı değildi kendisiyle bir danışmanı vardı Türkçe bilen o kadın aracılığıyla görüşüyorduk ondan sonra Marc KROZMAN şeye geldi Akşam Gazetesine geldi MEHMET ALİ ILICAK -BEHİÇ KILIÇ-ASLAN BULUT beni çağırdılar NAZLI ILICAK girdi çıktı dediki Türkçe konuşan kadın Tercüme etti biz bu haberleri bu çocuğun yaptığına inanmıyoruz Türkiye deki bir örgütün bunları yaptığını bir sol örgüt falan değil Devlet içindeki bize bunu muhatap göstermeyin dediler ben o zaman biraz daha şeydim saçlarım jöleli serserivariydi inanılacak gibi değildi ha diyeceksinki neden böyle giyiniyordunuz siz beni tanıdığınız için anlatıyorum ben cinsiyet tercihim dışında VELİ Paşaya giderkende saçlarım jöleli işte pembe fülerler takar giderdim uzun polto böyle Paris teki Anarşist kıyafetler Anarşit derken terörist değil tabiki yani erkek kadın arasındaki efeminelerin giydiği kıyafetler böyle giyinirdim en son ÜMİT BAĞBEK le gittiğim resimleri görmüşsünüzdür gözlerimi gördünüzmü tarkan gözlüğümü NEWYORK ta onlar üç yüz dolardı ben o gözlüklerden bulamadım VELİ Paşa dediki kendine yeni bir şeyler alırsın artık oraya gidince dedi normal gözlüktü soba boyaları vardır bilirsiniz beyaz yaldızlı ondan camlarını çıkardım soba boyasıyla boyadım Tarkan gözlüğü oldu bütün barlarada onla giderim onu bana malipule et dedi neden onu söyliyeyim ben DHKP C konusunda çalışır iken MERAL KITIR falan demiş olduğum o zaman burda Terörle Mücadeleci C Blokta REŞAT ALTAY ın beni alacağını söylemişler o zaman Akşam da çalışıyorum VELİ Paşa REŞAT ALTAY a telefon açıyor diyorki kendisinin bana söylediği bu çocuğu almayın bizim adamımızdır benim adamımdır dedim diyor bunun üzerine burda C blokta toplantı yapılıyor benim adım üzerine geldiğinde REŞAT ALTAY demişki s¢kt¢r edin amına koyduğumun ¢bn¢s¢yl¢ uğraşacağız diyor ve bunu kapatıyorlar yani ben giyinişimde de tamam ben gayim, onu şey yapıyormu ama şimdi son dönemde Bilecik Çanakkale ye geldiğinden bu yana beni o kıyafetlerle görmeniz takip ediyorsanız imkansızdır gayet çok ciddiyimdir bir diblomatik görüşüm vardır.
S : Normalda bu silahları CIA göndermedi siz gönderdiniz
T.G. : Tabi canım
S : Peki CIA bu şekilde senin haberin üzerine bu silahları biz göndermedik haberimiz yok şeklinde bir tekzip yayınlanmadı
T.G. : Hayır yayınlamadı
S : Yayınlamadı sebebi konusunda bir bilgin varmı
T.G. : Anladım valla ben sebebini bilmiyorum ama Amerika konsolosluğuna gittim ben VELİ Paşa Bileciğe geldiğinde vizeye baş vurdum yanımda SEYHAN SOYLU nun pasaportunu getirdim o TURGUT BÜYÜKDAĞ o zaman patronum ÜMİT OĞUZTAN ın pasaportunu getirdim kacası CAM KIRIMLI nın pasaportunu getirdim benim pasaportumu getirdim bir arkadaşım daha vardı onun pasaportunu getirdim bir gazetede çalışan götürdüm pasaportlara baktı Seyhan SOYLU’ya ingiltereden falan da alınana Amerikan pasaportu…….. bana dediki kadın biraz beklermisin dedi bir on onbeş dakika sonra geldi adam baktı böyle Mıstır TUNCAY ingilizce bir şeyler söyledi he he dedim bende okey dedi on yıllık çak diye vize verdi benimle bereber herkese verdi ÜMİT OĞUZTAN a vermedi kadın dediki içerden diyorlar ki bu neden gelmiyor burası Amerika Konsolosluğu bir gün sonra buna on yıllık vize verdi onun vizesi çok önemli bir şey biliyorsunuz grinkart alabilirsiniz gidişte ama ben Amerika ya gittiğimde hiç ilgilenmediler yani ingilizce ben bilmiyordum ikincisi gezemedim zaten
S : Şimdi silahları teslim ettiniz geri dönüşü anlatırmısın
T.G. : Geri dönüşü anlatıyorum biz Kuzey Irak tan dönüşümüz Erbil şehrinden artık o BMW 5020 falan bitti yani o dönem bitti biz ordan ERBİL den dönüş yaptık Zaho ya AYŞE ÖNAL bizden iki gün önce döndü onlar işte yarı yola kadar yol ayrımına kadar BMW 5020 yle getirdiler yarı yolda onları duruduruyorlar AYŞE ÖNAL kendisi anlattı ben kendim dönüyorum yanımda Kanal 7 Dış haberler sorumlusu İBRAHİM AKBABA vardı o zaman yanımda ayrıca onlar AYŞE ÖNAL – BEHİÇ ÖZERDEN döndü ben İBRAHİM AKBABA ile döndüm İBRAHİM AKBABA yla dönerken biz bu DAYI ENVER in oğlu AREM ERBİL i onu da yanımızda getiriyorduk pasaportu herhangi bir evrağı hiçbir şeyi yoktu ERBİL deki Türk timinden çıktık Dahuk a uğramadık Zaho ya geldik Zaho da Hilal Ahmer e geldik Binbaşı TAMER bölge Erbil den sorumluydu Zaho Dahok mıntıka sorumlusu Binbaşı Mehmet ti İzmir Nato da görev yapan adam o adamada bu çocuğunda geçiş yapması gerektiğini söyledik Komutan o zaman iletmiş oraya ordan bize çocuğu söylediler onlar kürtçe bir kağıt ayarladılar bir timle kapıya kadar getirdiler kapıdan da bizi Gümrük Baş Muhafızı karşıladı kapıdan da bizim Türk kapısından bir üsteğmen duruyordu o üsteğmen aldı Gümrük Baş Muhafaza Müdürüne getirdi Müdür elemanlarına bizim pasaportlarımızı verdi
S : CEMAL
T.G. : Hı CEMAL fakat o çocuk ortada kaldı evrakı hiçbir şeyi yok Kürt kapısına gelince de üstteğmen geçirdi bir şey demedi bu çocuğun dedik böyle böyle dediki ben VELİ abiyi bir arıyayım dedi aradı ben dedi konuştum TUNCAY dedi sen çocuğu İstanbul a getir tamam mı TÖMER e yazdıracağız TÖMER Ankara TÖMER şeye geldik CEMAL in odasındayız işlemler yapıldı siz dedi bu gece çıkamazsınız zaten saat dört buçuk beş falan oluyordu hac konaklamada kalın dedi biz üçümüz Hac konaklamada kaldık ben hac konaklamanın lobisinde oturuyordum yanıma o MUSTAFA geldi Hac konaklamanın Müdürü dediki TUNCAY odana git niye dedim odanın kapısı falan çalınırsa gelme MİT seni arıyor falan dedi oranın MİT i seni arıyor dedi hakikaten arıyorlarmış daha sonra MİT in bana söylediği nasıl atlattın bizim arkadaşları diye üçümüzde ayrı odalarda duruyorduk ama binim ismimde o çocuk duruyordu ben başka bir isimde duruyordum MUSTAFA bunları böyle bir karıştırmış daha doğrusu beni bulamadılar. O gün öğlene kadar haç konaklamada kaldık. Ertesi gün öğlen Silopi de o haç konaklamada kalan doktordu Silopi Sağlık ocağında Diyarbakır Hastanesine acil olarak gidilmesi diye bir evrak verdi bu evrakta soyad sordular adı AREM ama Irak ta soyadı kanunu yokya hangi şehir Erbil bende ERBİL dedim AREM ERBİL oldu soyadı o kağıdımızı aldık normal toros marka bir arabayı 40 dolarmı 50 dolarmı kiraladık Diyarbakır a geliyoruz, akşam saat ya 7′ye 10 varken yada 8′e 10 varken, 9.30 uçağı değil yani, ilk uçağa yetişebiliyoruz öğlen çıktık çünkü kontrollere geldiğimizde ben bu kağıdı veriyordum onlar telsizle işte karakollar böyle yol kenarlarında Diyarbakır ada çok rahat bir şekilde geçiş yaptık Diyarbakır a geldiğimizde yemek yedik Ofis Caddesinde çok iyi hatırlıyorum orda Japon Pazarında falan gezdik ıvır zıvır aldık doğru havaalanına gittik saat havaalanına gittiğimizde altı falandı bir saat kadar oturduk bütün gazeteleri okudum ve içeriye gireceğiz çocuğun adına da şey ayarladık siz söyleyin gazeteci olduğumuzdan dolayı bizimkiler opin biletti ona da uçak bileti gerek dedik adı Arem ERBİL fakat nufus cüzdanı soruyorlar ya geçerken benim elimde o kağıt vardı çocuğu Türk olarak gösterdik zaten Kuzey Irak tan gelen bir çocuk olarak göstermemiştik Silopiden sağlık kağıdı verildiğinde nüfus cüzdanı istedi illaki kadın bizde dedik ki biz ne yapalım biz şey dedik o zaman bir tane polis vardı benim o polisin notlarım arasında Diyarbakır İstihbarat ta çalışan bir polisin adı olacak o notlarımın arasında olacak o polisi tanıyordu karısıda polisti zaten …. tanıştırmıştı o da telefonlarını falan vermişti Diyarbakır istihbarata o zaman dedi o dedi bu kadını bu hanımıda bizle dedi hadi bakayım geçin dedi Diyarbakır uçağına bindik İstanbul a geldik
S : Ayşe ÖNAL niye sizden ayrı olarak geldi
T.G. : AYŞE ÖNAL artık uyuz olmuştu bana kıl olmuştu kendisinin kullanıldığını anladı AYŞE çok uyanık bir gazetecidir
S : Bu silahların geçişine daha önce izin veriyor
T.G. : Haberi yok ama
S : Silahlardan kesin haberi yokmu
T.G. : Yok katiyyen niye yok onu söyliyeyimmi biz AYŞE ÖNAL ı kurduk bana gelen YAŞAR TÜRKMEN olacak soyadı bakın ÜNAL ERKAN la bizimkilerin arasının olup olmadığını o zamanlar iyi değildi dedik ki biz ben söyledim AYŞE ÖNAL a söyleyin gece çıkın dediler bir gün önceden beni kurmuşlardı bende AYŞE yi kurduk AYŞE ÖNAL ın ÜNAL ERKAN la arası çok iyiydi o telefonla konuştu zaten ÜNAL ERKAN onun üzerine gece bize çıkış izni verdi
S : Bu silah geçişine bağlı olan bu Krıkkalede bir patlama oldu Silah Fabrikasında bu Kırıkkaledeki patlamayı ilgilendirmişti bu patlama ile ilgili bilgilerini anlat bize
T.G. : Bize patlama olayında VELİ Paşanın bana söylediği CIA nin sabotaj böyle bir Aydınlığa o zaman elimizde bir gazete yoktu onlar aracılığıyla diğer gazetelere Hürriyet e Hürriyet tede bu yayınlandı CIA nin bu sabotajı yaptığını bir fiil şey yaptı Ha bunun üzerine hatırlıyorum ÇEVİK BİR Grubunun üzerine yıktık biz Çevik Bir grubunun üzerine yıktık hatırlıyorum
S : Niye öyle ÇEVİK BİR in üzerine yıkma veya CIA nin üzerine yıkma
T.G. : ÇEVİK BİR CIA nin adamı ya
S : Fakat siz niye bu patlamayı başkalarının üzerine yıkma ihtiyacı duyuyorsunuz
T.G. : Ben duymuyorum bana söylüyor ben söylüyorum
S : Peki VELİ PAŞA nın bu patlama ile rolü ney sana göre bu şekilde o zaman
T.G. : Bence Irak o kadar şey yani PKK ya giden silahların patlama olasılığı yok çok az bence VELİ Paşa Karadeniz den Elçibey e giden, Çeçenistan, o bölgelere giden silahlardan korkuyordu
S : Yani Kırklarelindeki olayında her şeyin ortaya çıkacağındanmı korkuyordu
T.G. : Tabiki TİKA olayı patlamıştı bu darbe olayı patlamıştı ya VELİ Paşanın üzerine geleceklerdi ondan korkuyordu IRAK meselesinden VELİ Paşa korkmaz niye korkmaz Irak ta ortalık çok karman karışık bir şey birbirine girmiş CEM ERSEVER ölmüş EŞREF BİTLİS Paşa gitmiş, bir tahkikat yapılsa bile fos çıkar iş yani bölge karışık çok karışık ama orada ELÇİBEY in ve AZARBEYCAN daki bölgelerde Avukat REŞİT HÜSEYİN ŞAŞIOĞLU – HÜSAMETTİN TÜRKMEN İran da ATİLLA diye bir çocuk vardır öğretim görevlisidir İran da Türkiye de kalıyor Avukat REŞİT HÜSEYİN ŞAŞIOĞLU nun bürosunda kalır İran daki hücre örgütlenmesinin başı o dur yani 41 42 yaşında VELİ Paşa sabotaj ihtimalinin ÇEVİK BİR ekibinin üzerine yıktırtırdı yani ÇEVİK BİR ekibinin yaptırdığını söylettirdi bize biz gazetede öyle yazdık ÇEVİK BİR lerin PKK ya silah sattığını yazdık
S : Hangi Gazetede
T.G. : Aydınlık ta Hürriyet tede çıktı sanırım Hürriyet ede sabotaj ihtimali diye verdik DOĞU PERİNÇEK in Basın açıklamasını koydular Doğu Perinçek bu açıklamasında …..
S : Diyelim VELİ KÜÇÜK senden böyle bir talepte bulundu sen ne yapıyorsun
T.G. : Aydınlık a gidiyorum söylüyorum ADNAN AKFIRAT a DOĞU bey ordaysa DOĞU beyede orda söylüyorum ADNAN redakte eder zaten bu yazıları siyasi haberleri redakte eden ADNAN dır
S : Peki patlama nasıl gerçekleştirilmiş onu patlama nasıl gerçekleştirildi
T.G. : Valla Fabrikada ki patlamayı ÇEVİK BİR in üzerine yıktıkta ÇEVİK BİR in Albay düzeyinde bir adamının Lübnan da PKK lılarla Asala değil Taşnak ın aracılığıyla PKK lılarla masaya oturduğunu söyledik
S : Hayır hayır ben onu sormuyorum
T.G. : Sabotojı düşünüyorum sırayla da
S : Sizin cephenizde olay nasıl gerçekleştirildi onu soruyorum o patlama olayını
T.G. : Patlamayı bizim yaptığımız gibisinden diyorsunuz
S : Evet
T.G. : Ama orda sabotajı kimin yaptığını bilmiyorum VELİ Paşa bunları bana böyle söyledi ama bu konuyu ben araştırmadım araştıramadım Kırıkkalede uzak çoğrafi olarak birde o zaman bir gazetede de çalışmıyordum
S : Bizzat araştırman usulen aykırı olurdu
T.G. : Birde ben VELİ Paşaya muhalef olacak bir şeyi bilmem yani artık konula çözmüşüm araştırmam yani
S : Nasıl söylerse o şekilde gider
T.G. : Kendi kafamda çözerim o da benim iç dünyamda kalır
S : Bu şekil çözme şekli nasıl kendi kafanda
T.G. :Bence Kara Kuvvetlerindeki grubuyla beraber çünkü VELİ Paşa Genel Kurmay İstihbaratında güçlüdür Genel Kurmay İstihbaratında Güçlüdür ikinci olarak Kara Kuvvetlerinde güçlüdür ama bana göre Kara Kuvvetlerindeki adam Jandarmadakiler yapamaz oraya çünkü yeride yok makine Kimya ya olsa Makine Kimya dan Dört buçuk Milyon dolar alacağı var VELİ Paşanın ……. Amerikalı ortağından alamadılar bu gelen müdürden uyuzlar zaten o patlamadan sonra uyuz bir genel müdür getirdiler zaten genel müdür şey bir adam emekli Tüm General
S : Diğer gruplar uyandımı işe
T.G. : Diğer gruplar derken
S : TSK içinde
T.G. : TSK içinde bir grup uyandı tabi onun için zaten dört buçuk milyon doları alamadılar resmi şey çıktı ya mahkeme kararıyla kazandılar dört buçuk milyon doları Amerikalı ……. bir ortağı yani alması gerekiyor gider Avrupa Birliğine Avrupa Birliği Mahkemesinde de kazanır alır normalde gitmek istemiyorlar hani VELİ Paşaya diyecekler iki gün sonra ¢l¢n senin adamın böyle böyle gitti falan diye Avrupa Birliği Mahkemesine gitmiyorlar yoksa gitseler alacaklar parayı benim görüşüm Kara Kuvvetlerinin İstihbaratındaki adamlar bunu yapabilir birde Özel Kuvvetlerde çok küçük grubu var VELİ Paşanın ama çok büyük statüde değil niye ENGİN ALAN la arası açık şimdi arası nasıl bilmiyorum ama niye ENGİN ALAN la arası açık Engin ALAN ı sevmezdi birincisi Engin ALAN la ilgili haberler ürettik takip ediyorsanız çok acayip acayip haberler üretirdik
S : Evet şimdi anlatımında şeyi kullandın işte bu Kuzey Irak a silah gidişi o Fabrikanın patlama olayı yani VELİ KÜÇÜK tarafından bir takım şeylerin EŞREF BİTLİS tarafından farkına varılması ondan sonra EŞREF BİTLİS in öldürülme olayı var bu konuyu bize detaylı bir biçimde anlat
T.G. : Bakın şimdi EŞREF BİTLİS Paşa ilk öldüğü haberi yayıldığında gazetelerde ilk haber geldiğinde Veli Paşa ilk önce dosyaları almamızı söyledi pardon önce VELİ Paşa alacağını söyledi DOĞU PERİNÇEK ede bu konu üzerinde çalışmasını söyledi
S : Hangi konuda
T.G. : Bu EŞREF BİTLİS Paşa dosyası daha düştü çalışmalar yapılıyor bu konu üzerinde içerde ve dışarda çalışılırken EŞREF BİTLİS in uçağında buzlanma olduğunu DOĞAN GÜREŞ paşa açıklamıştı o raporların hepsi bende olması lazım burda buldunuz mu bilmiyorum. EŞREF BİTLİS Paşanın şeyi olduğunda DOĞAN GÜREŞ açıklama yapmıştı buzlanma oldu diye ben bir hafta on gün sonra sorduğumda VELİ Paşa dediki buzlanma oldu dedi onun altında bir şey aramaya gerek yok ki Genel Komutandan daha kim iyi bilir dedi DOĞAN GÜREŞ için aslında DOĞAN GÜREŞ i normalde sevmezdi bunlar HASAN KUNDAKÇI paşayıda sevmezlerdi kullanalım gözüyle bakarlardı HASAN KUNDAKÇI paşayada öyle olunca bu olay böyle bir örtbas oldu bir müddet böyle gazete haberleriyle çıktı yani hiçbir şey yok, kopukluk vardı. Hiçbir haber gelmiyordu haber olarakta VELİ Paşa daha sonra beni çağırdığında ilk önce haberleri sızdıralım dedi yazıları bu şeyleri TANSU ÇİLLER Çetesine giydiriyorduk o zamanlar bir ÇİLLER Çetesi teorisi vardı
S : DOĞU PERİNÇEK in
T.G. : Ha onuda biz çizdik verdik kitap yazdık zaten MEHMET URHAN’ın Fotoğrafı vardı falan benim arşivimde olması lazım. O kitabıda beraber hazırladık bu şeyler olurken kitap hazırlanırken ÇİLLERİN örgütünden sonra ADNAN AKFIRATIN kitabı çıktı EŞREF BİTLİS Paşa nın kitabı hazırlanmaya başladı ondan önce ben ELİZABET ŞELGIRT aleyhine Akşam Gazetelerinde yayın yapıyordum yaptım
S : Niye
T.G. : HADEP li il başkanları vardı ya o zamanları yani HADEP değilde DEP tir belki o zaman DEP ti çünkü DEP li milletvekilide Amerikaya gitmişti biliyorsunuz Cumhuriyetçi Senatoyla görüşmüştü ben akşam gazetede yayınlamıştım o zaman Cumhuriyetçi Senatoyla görüşmesini falan sağlayan o ELİZABET ŞALGIN dı bu kadın TANSU ÇİLLER inde Ekonomi hocasıydı şimdi de Azarbeycan da konsolos kendisi Amerikan konsolosu bunun üzerine bu kadına saldıdırıyorduk sonra PENİKTO nun fotoğraflarını verdi bize bu Fotoğrafların
S : Kim verdi
T.G. : VELİ PAŞA verdi Adana Aemerikan konsolosluğunda ikinci konsolos kadından sonra adam o o da Amerikalı Subayların kamplardaki fotoğrafları yayınladık bizden sonra kim yayınladı Zaman Gazetesi yayınladı o fotoğrafları arka sayfalarda bir yerlerde yayınladılar biz birinci sayfalarda yayınladık ondan sonra bu kadını Aydınlık Gazetesinde ELİZABET ŞALGIRT Parmağı Cinayette ELİZABET ŞALGIRT Amerika konsolosu diye yayınladık
S : Amaç neydi burda
T.G. : VELİ Paşa söyledi bende ADNAN AKFIRAT a
S : Nasıl söyledi onu tam açarmısın acele bir kitap basılmasından da bahsediyordu
T.G. : Şimdi kitap hazırlamadan önce bunu yayınlayın dedi biz iki üç hafta bu kadının üzerine verdiği birkaç meteryal vardı yani bilgiler onları yayınladık onları pek hatırlıyamıyorum ama bunaları üç hafta her sayıda Aydınlıkta bu kadını yayınladık kapaktan içerden falan kamuoyu oluştu bu kadın hakkında Genel Kurmay Başkanlığı tahkikat başlattığını söyledi iyi hatırlıyorum kitap yazın dedi bunun üzerine Kitabın taslağını hazırladığımızda biz jandarma kendisi Genel Komutana vermek kaydıyla resmi işlem başladı burda olan kitap çıkışları varya basılmadan önce biz kendisine verdik bütün belge materyal orda var En ince EŞREF BİTLİS hakkın çalışması ordadır bunun üzerine Ankara kadının geri çekilmesini istedi Amerika dan ve CEM ERSEVER in burda kullanıldığını iki tane askerin orda ifadeleri olacak orijinal ifadeleridir CEM ERSEVER e benzer birisinin geldiğini söylüyor askerler Halekoptere CEM ERSEVER in şeyi koyabileceğini bombayı kayabiliceğini koyduğunu daha doğrusu biz ima ediyoruz burda ondan sonra kadını çekiyor Amerika
S : Yavaş yavaş şimdi bu kadın hakkında haber yapılmasını kim istiyor
T.G. : EŞREF BİTLİS Paşayı bu kadın öldürdü diyemi
S : Evet
T.G. : Bütün bilgileri VELİ PAŞA veriyor bize
S : Niye istiyor o zamanki durumu nasıl
T.G. : Çağırıyor veriyor bak bir şey öğrendik diyor bu Amerika lılar şey yapmış bizim EŞREF BİTLİS Paşa rahmetliyide diyor bunlar öldürmüş kaç yıldır zaten ben bunun üzerinde duruyorum o zamanda buzlanma demiştim diyor böyle klasör zaten klasörü çıkardı verdi dediki bak dedi böyle DOĞU ylada konuşun
S : Ama önce kendiside buzlanma olduğunu kabul etmişti
T.G. : Tabi söylemişti ilk hemde söyleyenlerden
S : Bu bir manüplemidir
T.G. : Bilmiyorum ama senin bana sorduğunu ben ona katiyetle soramam Bunun üzerine bütün bilgileri verdi bu kadının üzerine gidilmesi gerektiğini biz bu kadının üzerine gidersek Genel Kurmay Başkanının soruşturma açacağını söyledi bunun üzerine kitabı yazmadan önce DOĞU PERİNÇEK dedi ki bak bunlar bizi tekzip etmesinler zor durumda kalmayalım para cezasına gitmeyelim dedi böyle yani Amerika ile ilişkiler bazında şey olmasın uluslar arası arenada dedi bunun üzerine komutandan bunun mahkeme açılacağını falan kadının gönderileceğini söyledi
S : Önceden belliydi
T.G. : Belliydi, Kitabı yazmadan ADNAN AKFIRAT adını koymadan önce
S : O zaman manüple
T.G. : Ve ama belgeler çok ilginç oldu okuduğunuzda bilmiyorum ama bütün taşlar dört dörtlük oturuyordu iyi bir organizasyon olarak yani bunu böyle bilmesek
S : Peki niye CEM ERSEVER üzerine yazdınız
T.G. : VELİ Paşa zaten CEM ERSEVER i sevmiyordu ki CEM ERSEVER hata yapmıştı Cem ERSEVER ölmesinden dolayı adam vicdanen rahatsız değilki böyle bir şey yok tabi ki domino taşında öyle olması gerekiyordu CEM ERSEVER EŞREF BİTLİS Paşanın en has adamıydı kapıyı vurmadan giriyordu Cem Ersever in üzerine değilde ordaki sıradan bir astsubayın üzerine yazılamazki bir albayın üzerine yazılamazdı
S : Bu ifadeler nasıl ayarlandı
T.G. : İfadeler bize kendisi resmi ifadeler
S : Nasıl yani askerlerin ifadeleri
T.G. : Askeri savcılık ifadeleri savcı almış zaten
S : Tamam da bunların çıkıp ifade vermesini nasıl ayarlamışlar
T.G. : Çocuklar görmüş demek ki yada gördüm dediler
S : Samimi arkadaşının üzerine bomba koyarlarmı yani demek istediğim sana göre o bombayı CEM ERSEVER mi koydu oraya
T.G. : Yok canım öyle bir şey
S : Nasıl ayarlandı bu ifadeler
T.G. : Şimdi sorduğunuz çok farklı bir şey benim yani o savcının yada o askeri birliğin yanında olmam lazım yada VELİ KÜÇÜK ün bana açıklaması lazım bana diyor ki bu dosya bak ifadelerde böyle CEM aslında yapıyormuş şu buymuş diyor
S : Yani siz manüple yapılmasında kullandınız siz
T.G. : Tabiki
S : Peki o haberleri yayınlamanızın şeye ne faydası var VELİ KÜÇÜK e veya bir başkasına
T.G. : Birincisi CEM ERSEVER konusunda birgün General VELİ KÜÇÜK suçlanacak tahkikat açılacak JİTEM konusunda ama bugün ama yarın VELİ KÜÇÜK çünkü sıkışır bu JİTEM konusunda JİTEM in çünkü VELİ KÜÇÜK onaysız hiçbir kimse bir şey yapamaz en fazla birisi karı düzer o da eskiden burda Bayrampaşa Komutanı vardı İhsan BAZ, burda biliyorsun cezaeviden getiriyor mahkemeye karıları otellerden topluyorlardı VELİ Paşa onu bile temizledi tahkikat açıldığı hakkında yani JİTEM in en ufak işine kadar temizlerdi ve bir binbaşı bir mahkum kadınları düzüyorsa onların hepsini temizlerdi yani böyle haberide vardır yani düzdüklerinden de haberi vardır adamlar düzer haberide olur yani onlara telefonda ş¢r¢fs¢z yapmayın böyle falan fistan der fakat yüzde yüz haberi olur ve temizler dosyalarını bunların birgün başına dert açacağını biliyor ama CEM ERSEVER konusu EŞREF BİTLİS konusu VELİ PAŞA nın çok başını ağrıtır ilerde ama şimdi ağrıtmaz niye biliyormusunuz bir ELİZABET ŞALGIRT yapmış iki ELİZABET ŞALGIRT Uluslarası anlaşmalar neticesinde Amerika ya geri gönderilmiş üç çok önemli Pilot ÜMİT SEZGİNLER Plotun Sezginler soyadı kız kardeşi bilmem 30 milyarmı 40 milyar Türkiye Cumhuriyeti Askeriyesinden para aldı 4 EŞREF BİTLİS Paşanın oğlu Devletten para aldı kitabın sayesinde
S : Mahkemeye gerek yok artık
T.G. : Mahkeme bitti mahkeme kapattı dosyayı zaten
S : ……..
T.G. : Kendi kendine değil işte kitabı alıyorlar mahkemeye diyorlarki işte gazeteci böyle açıklamış elindeki dosyada öyle ee kadında sınırdışı olmuş bu da böyle olmuş mahkeme tak tak tak para ödedi kabul etti kim Günah Keçisi burda ELİZABET ŞALGIRT falan fistan o önemli değil ne olmuş sonunda kadınla EŞREF BİTLİS Paşanın oğluna tazminat ödenmiş bu saatten sonra ne olmuştur dosya kapanmıştır Yani siz kapatmış aynı çekilde o dosyamı açma olasılığınız varmı yok aynen böyle düüşünün bir daha açamazlar suç olmuş kadın uluslarası aranada sınır dışı olmuş gitmiş
S : ……. VELİ KÜÇÜK jitem cilerin dosyalarını kapatıyordu şeklinde şimdi CEM ERSEVER in öldürülmesi olayıda bu şekil bir dosya kapatma
T.G. : Kapatıldı hiçbir soruşturma falan şey olmadı
S : CEM ERSEVER öldürülmeside onunla alakalı dosyaların kapanması çeklindemi düşünüyorsunuz
T.G. : Tabi VELİ KÜÇÜK ün çünkü VELİ KÜÇÜK ün dördüncü bölge komutanı CEM ERSEVERDİ bütün Güneydoğudaki her şeyi o bilirdi yani siz beni burdan gönderiyorsunuz o bilirdi efendim silah gönderirsiniz o bilir ben gitmeden önce bir evrak gidiyordu ben gittiğimde herkes benle çok yakından ilgileniyordu
S : EŞREF BİTLİS in ölmesi yada öldürülme tabirinde
T.G. : Benim tabirim hiçbir zaman öldürülmesi değil bir tahmin ben çözdüğüm şekilleri anlatıyorum
S : ………
T.G. : Ben diyorum ki bakın biz baş başa kaldık arkadaşız değilmi atıyorum şimdi diyorumki benim litaratürümde Ben Kaç Yıldırda Bu Örgüt Içinde Çalışıyorum Ve Örgütüde Çözmeye Çalışıyorum
S : Bu olaylarda ……
T.G. : EŞREF BİTLİS Paşayı VELİ Paşa öldürttürmüştür CEM ERSEVER i öldürttürmüştür
S : Kitabın yayınlanması için VELİ Paşa israr etmiş
T.G. : Üç haftada yayınladık kitabı bilmiyorum kitap hiç yazdınızmı çok zordur çok sıkı bir şeydir öldük o kitabı yayınladık
S : Bu JİTEM ci gazetecilerden bahsettin bir dosya hazırlamışsın onlarla ilgili olarak kim bu Jitem ci ve Mit çi gazeteciler şöyle sıra ile anlat
T.G. : Orda çok ….vardır işte kim bu gazetede Jitem e çalışıyor kim MİT e çalışıyor meselesi değil bakın ordaki gazetejiler MİT gazetecileridir JİTEM yoktur beni MEHMET EYMÜR bundan üç ay önce iki ay önce yazdı hatırladınızmı internette iki kez yazdı çıkış aldı prıntırdan ya dedim Paşa senin arkadaşın diyorsun yine beni yazıyor yani beni yazması demek Jitem Gazeteci niye …… ş¢r¢fs¢z kaç defa telefon açtım kız kardeşine MEHMET EYMÜR ün nerde bu dedim falan konuşacağım falan dedi konuşmuşlar konuştuktan sonra yav ben sana ve ona da değilde Genel Kurmay bana kafayı taktı karargah bende dikleneceğim kimse yok böyle yazdım dedim demiş Dediğini VELİ PAŞA söyledi bundan sonra yazmıyacak internetten de o JİTEM Gazetecileri yazısını çıkartacak dedi çıkarttı
S : MEHMET EYMÜR ün söylediği sence hangi mantıktı o
T.G. : MEHMET EYMÜR yalan söylüyor aslında Mehmet Eymür uyarı verdi bak seni bertaraf ederim demek istedi
S : Cumhurbaşkanıyla ilgili çalışmalarınız olmuş dosyalarınız var geçmiş dönemlerdeki Cumhurbaşkanları ve Cumhurbaşkanları adayları ile ilgili o çalışmalar ne şekilde size geldi
T.G. : Ney Cumhurbaşkanı ile ilgili AHMET NEJDET SEZER le ilgili
S : Daha o seçilmeden önce adaylar üzerinde bir çalışma yapmışsınız
T.G. : Onlar gazete küpürleriydi ÜMİT OĞUZTAN ında katkısı oldu yani biz ne yaparız ne olur burda neyimiz olur diye ama bu Cumhurbaşkanından hepimiz çok memnunuz yani VELİ PAŞA çok memnun HASAN FEHMİ GÜNEŞ biliyorsunuz adamımız birde o İzmir Valisi var o da Veli Paşanın çok yakından adamı bundan çok çok memnunlar VELİ PAŞA buna bazen diyorki duvar gibi bir adam arkasının ne olduğu anlaşılmıyor
S : İzmir Valisi derken kimi kastediyor
T.G. : Şimdi Cumhurbaşkanının sözcüsü şimdi
S : Eski Kocaeli valisi
T.G. : Veli Paşanın en iyi adamıdır HASAN FEHMİ GÜNEŞ te zaten eskiden beri tanışırlarmış bunlar AHMET NEJDET SEZER le
S : Oniki Eylül döneminde CHP döneminde İçişleri bakanı
T.G. : Evet
S : Şunu yazmaktaki amacın neydi
T.G. : Bakabilirmiyim Ha o benim el yazım
S : Nedir bu
T.G. : Ha bu tarafı benim değil müsüvette bir kağıt Aydınlıkta toplantıda görüşmemde A-1 dediğim önemlidir A-1 Rusya Parlementosundaki Ermeni tasarısını Jirunosku getirtkti K redettirdi K Reddettirdi kimdi ha Komutan Redettirilmesini istedi K redettirdi diye yazdım DOĞU PERİNÇEK Avrasya Panaline gelenleri telefonla faxla arayıp iletti bu nedir Doğu Perinçek burda Avrasya Toplantısı yaptı hatırladınızmı Avrasya Rusyadan da Jirinoskinin adamları şunlar bunlar gelmişti Ermeni tasarısı konusunda işte bu anlattığım konuda Doğu Perinçek hepsini aradı telefonla faxla da Ermeni tasarısını Jirinoskinin geri çekmesini istedi ve geri çekildi bunun için Komutanın emrini söyledi
S : D P DOĞU PERİNÇEK mi
T.G. : DOĞU PERİNÇEK D P nin DoğuPerinçek in hazırladığı Eremeni dosyası yayınlanacak ha Doğu Perinçek bir tane Ermeni dosyası hazırladı ama yayınlanmadı Gazeteler istedi derken kuruyoruz gazeteleri isteyin diye bunlar gazetelere dağıtıldı ama yayınlanmadı yukardan birisinin konuşması gerekiyor yani mesela Sabah Gazetesinden bizim Dinç Bilgin Önay Bilgin adamımızdır sahipleri onlarla konuşulacak yayınlansın işte Milliyette bir başkası Hürriyette bir başkası bu ama hala dosyalar Cumhuriyette mesela İLHAN SELÇUK ta dosyalar yayınlanmadı bu Türkiye nin lehine nedir KGB nin KGB gözüyle Ermeni dosyası Türkiye nin lehine bir şey ama bu ERTUĞRUL KÜRKÇÜ Avrupa Birliğinden bir Milyon Dolara yakın para almış Bağımsız İletişim Ajansı kurdu Avrupa Birliği Kurulduktan sonra burdaki sol örgütler falan kültür evleri kuruyorsunuz yani siz diyorsunuz ki adına ….Kültür evi
S : ……..
T.G. : Şey ya Ertuğrul KÜRKÇÜ şimdi ÖDP li eski Koministler TKPC ciler bir bağımsız iletişim Ajansı hakkında mesela Kürt Kav kuruyorsunuz Avrupa Birliği size para veriyor 1 Milyon dolar falan para almış onlar mesela bu sokak çocukları varya derneği onlarada Avrupa birliği para veriyor gidiyorsunuz para alıyorsunuz tabi ama öyle şak diye vermiyor yani örgüt olması kaydıyla. Sol teori dergisi varmış şimdi aldım zaten teori dergisini vermişti yani hangi sol teori bilmiyorum bunu Türk Subaylarına kendi içimizde biz …… µ¢nt¢y¢ göre bunu Türk subaylarına Teoriyi kendimiz kitap gibi bilgi notu gibi çıkış yapıp bunu ders notu olarak öneriyorlar şey olarak
S : µ¢nt¢ olarak görüyorsunuz
T.G. : Ben öyle görmüyorum ben sizin çok daha iyi anlıyabilmeniz için bu kelimeyi kullanıyorum litaratörde, DGM nin DOĞU hakkında bir evrağı var iş yerinde benim masanın üstündeydi görmüşsünüzdür hakkında DOĞU PERİNÇEK e diyorki işte bir sayısında MESUT YILMAZ a bir haber yapmış DGM ona kağıt göndermiş o sayıyla beraber gelin ifade verin diye Devlet Güvenlik Mahkemesiyle işte bizden birisin konuşması DGM dede bizim bir hakimimiz vardı neydi ya ENGİN BALTACI mıydı BALTACI soyadı BALTACI olacak yanlış söylemiyeyim bir tane vardı HÜSEYİN POYRAZOĞLU ydu Baş Savcı Kartal Cezaevinde şimdi, VELİ Paşa nın adamı geçen dönemde de yani bundan önceki dönemde de ENGİN BALTACI diye vardı
S : VELİ PAŞA nın adamımıydı
T.G. : Hı Türkiye Cumhuriyetinin 75 yılı diye bir proğram oldu biliyorsunuz
S : Adamı derken nasıl adamı yani
T.G. : Ya telefon açıyor MESUT YILMAZ konusunda şunu yap yani normal dosya takipleri ile ilgili her konuda yani ama şimdi orda değil 30 Ağustosta oda gitti bu tanıtma fonu var biliyorsunuz ayrıca Türkiyeyi tanıtma fonu var ayrıca burdan şeyde para alıyor MEHMET ALİ ZEYBEK 75 yılında bu tanıtma fonundan DOĞU PERİNÇEK diyorki ben 1 Milyon dolar kadar para istiyeceğim diyor bunu bir kere bunlar istediler ama kaç para istediler 300 milyarmı 400 milyarmı DEVLET BAHÇELI Okeylememiş VELİ PAŞA Devlet BAHÇELİ den randevu aldı FERİT İLSEVER e FERİT İLSEVER gitti. Türkiyenin 75 yılı kurtuluşunda 200 Milyar 300 Milyarmı iyi bir para aldılar yani böyle bir para aldılar şimdi de diyorki Televizyon kurduya Ulusal TV Avrupadan 500 milyarını getirdi ama diyorki 1 Milyon Dolar daha lazım bunu Türkiye yi tanıtma fonundan alayım bunun için girişim yapalım onlar şimdi dilekçe hazırlıyorlar bizde tanıtma fonuna göndereceğiz. Askeri uçaklar düşüyor bu günlerde biliyorsunuz bu 4 uçak düştü ya dedik bunlar niye düşüyor bizde merak ediyoruz yazalım mı ne yapalım diyorlar bende dedim soracağım
S : Bu kararları hangi ortamda aldınız
T.G. : ADNAN AKFIRAT la DOĞU abinin ofisinde aldık. DOĞU PERİNÇEK e suikast için SEDAT PEKER kullanılacakmış bu yakınlarda yani GAFFAR OKAN ın öldükten sonraki görüşmemizdir bu bizim TURGUT YILMAZ la da bunlar SEDAT PEKER beraber olmuşlar artık diyorki ya bu SEDAT PEKER sizin adamınız normalde yani bize gözdağımı veriyorsunuz bize böyle bize bir bilgi geldi diyor bende VELİ Paşaya bunu ilettim
S : VELİ Paşa ne dedi sen bunu deyince
T.G. : SEDAT PEKER konusundamı
S : Hı hı
T.G. : Ben dedi kendisiyle konuşurum dedi olmaz öyle şey dedi
S : Bunların hepsini Paşaya ilettin mi yani
T.G. : Tabi hepsini ettim ihmal etmem ben genelde el yazılarımı ihmal ederim bunlar kendi el yazımdır
S : Başka Suikastlar konusu geçtimi kime suikast planlandığı konusu şu anda ileriye yönelik suikast planlanan kişiler varmı topun ağzında değişik ifadeyle olan kişiler varmı yakın planda
T.G. : Bir şu oldu VELİ Paşanın bana söylediği bu SEDAT PEKER son maddesi olarak dediği şu bu dönem kendisini korusun biz kendisine güvenlik sağlıyamayız şimdi çok üst düzeyde
S : Kim korusun kendisini
T.G. : DOĞU PERİNÇEK için VELİ PAŞA Türkiye kausa gidiyor ve bazı böyle suikastler olacak kendisine SEDAT PEKER i söyleyince SEDAT tan bir şey olmaz ama soldan bir yerden bir şey olur arabasına falan dikkat etsin dedi bende bunun üzerine DOĞU PERİNÇEK in kullanmış olduğu arabası şimdi 7 aydır 3 Milyara aldı KENAN EVREN in 12 Eylülde GENERALKEN kullandığı çelik zırhlı şavroledir
S : Onu bize açarmısın not kendisine nasıl geçti DOĞU PERİNÇEK O anda
T.G. : Onu VELİ Paşayla önce ….. yani onlar organize ettiler ama 3 Milyara aldıklarını biliyorum camları her yeri çeliktir o arabanın herşeyi çelik Kenan Evren in 12 Eylülde Orgeneralken kullandığı araba zaten İşçi Partisinin yol kenarında duruyor sabah akşam onla gidip geliyor
S : Peki niye böyle suikast yapılacak haberi gelmiş olabilir senin şahsi düşüncen
T.G. : Şeyemi DOĞU yamı niye biliyormusunuz biz DOĞU PERİNÇEK Televizyonu biraz biraz ilerletiyor VELİ PAŞA bugünlerde Doğu Perinçek le arasında geldi gitti oluyor yani biz diyoruzki bizde emekli Albaylar var. …..onları birçok iş yerine koymuşuz bazısınıda diyoruzki böyle benim gibi enformasyonla ilgilenenleride televizyona koyalım siz bize bu televizyonu siz bize tamamen verin diyoruz o da bu televizyonu tamamen vermek istemiyor DOĞU PERİNÇEK bunu VELİ PAŞA hakikatende şu vardır SEDAT PEKER bunları tehdit etmiştir bir adamı aracılığıyla bu doğrudur yani DOĞU yalan söylemiyordur
S : Peki dinle VELİ KÜÇÜK DOĞU PERİNÇEK i gözden çıkarmış olabilirmi
T.G. : Hayır olmaz
S : Uyarı olabilirmi
T.G. : Uyarı olabilir gözden çıkartmaz katiyyen çıkartmaz
S : Başka Suikastler Doğu Perinçek ifadesiyle
T.G. : İşte genel anlamda söyledi ülkede suikastler olacağını bir şeyler olacağını sabotajlar dikkat edilmesini
S : İsim bazımda
T.G. : DOĞU ya iletmem için orda isim söylemedi
S : Evet tamam yerine gönderelim sonra konuşuruz…

("Strateji Dergisinin koleksiyonunda bulunan haberlerin T. Güney tarafindan "sorgulamada", "doğru istihbarat" olarak naklinden ibaret "mülakat"in Son'u...)

TUNCAY GÜNEY’İN MÜLAKAT ÇÖZÜM TUTANAĞI - IV




S : Yeşil le kavgaları varmı bunların
T.G. : Ama Yeşil le kavgalarını anlattım Veli KÜÇÜK ben konuşurum dedi Emreye odasında …… beyin odasında kapatırız
S : Ne zaman
T.G. : Bundan bir (1) sene önce
S : Bir (1) sene önce Emre ne dedi
T.G. : Emre kuzu gibi zaten bi şey demedi
S : Hayır Yeşil le kavğalı olduklarını nasıl anladı yani kavganın konusu neymiş niye kavga etmişler
T.G. : Emre nin söylediği şu
S : Ne zaman oldu bu
T.G. : Veli paşayla işte sekiz (8) ay bir (1) sene içinde görüştüğü zaman
S : Yani emekli olmadan
T.G. : Hiç bir şey yoktu Veli paşa diyorki ben getirdim zaten bakın Korkmaz YİĞİT konusu geldimi o da bana dedi ki ya dedi bizim dedi bu Yeşil le aramız çok açık dedi kavgalıyız nedir mesele birbirine devamlı küfür ediyorlardı yani böyle ama birbirlerine etmiyorlar yani ütopyada Emre kızıyordu Semih abisi kızıyordu biz Akın BİRDAL I niçin vurduk bundan bi parasal kaynağımız yok kim adına vurduk niye vurduk abisi Semih demişki bunu çözün demiş ben diyorum ki Veli paşa ya o zaman sorarsın Veli paşa yıda Yeşil in patronu olarak biliyor o ondan sonra gittik Veli paşa Korkmaz YİĞİT konusunda kendilerini uyardı Akın BİRDAL içinde dedi ki ilk önce ¢l¢n adamı sıktınız şey yaptınız da bi gebertemediniz bi de gidiyorsunuz onun yüzünden ceza alıyorsunuz cezaevindesiniz dedi sonra ben dedim ki paşam bunların Yeşil le bir problemleri var biliyorsun tabi Veli paşa ya şu filan denmez biz Akın BİRDAL a niçin sıktık neden sıktık falan fistan bunun hesabını soruyorlar desek bu sefer bu çocuğun işi kötü olur öbür çocuğu da tanımıyorum ama yine de ben elalemin günahını almak istemem dedim ki işte bunların araları açıkmış ne varmış ne olmuş ki ya Cengiz yanlış bilgi getiriyor zaten bi de bunlar iki (2) yıldır filan görüşmüyorlarmış dedim böyle ben savsaklamak gibi yaptım yani işi o zaman Veli paşa dedi ki sen şey yapma ben konuşurum Yeşil le aranızda bi şey olmaz dedi

S : Emre de ordamıydı o zaman
T.G. : Tabi canım böyle oturuyorduk Emre- ben – Veli paşa vardı
S : Konuştunumu
T.G. : Konuşurum ben hallederim sen üzülme dedi
S : Sen zaten ……… yorumunu yaptın
T.G. : Tabi ben işin dönmediğine inanıyorum halen öyle olduğunu zannediyorum
S : Peki şimdi şu Lobi konusunda …… işadamları düseyinde………………… basın düzeyinde ilişkiler bağlantılar uzandığı yere kadar hangi şekilde uzanıyorsa bağlantılarını böyle genel bir çerçeve içersinde
T.G. : Çizerim ben ama çok daha olgun bir tema olması için o lobi projesini getirmeniz daha doğru olmazmı
S : O na geri döneriz
T.G. : Öylemi şimdi Veli paşa bana kendisi dedi ki bir lobi faaliyeti yapıcaz lobi faaliyeti
S : Bundan ne kadar zaman önce
T.G. : Bilecik teydi işte bu hareketli yazışmalar Bilecik te başladı o göreceğiniz……… sarı -kırmız -yeşiy çıkışlardır
S : Bilgisayar daki dökümlerde Ümit OĞUZTAN’ın bilgisayarındadır……
T.G. : Hı hı bilgisayardaki …….. bilgisayarı bende nasıl bir lobi dedim bana dedi ki işte sanatçılar ha Seda SAYAN I istemişti kışlaya gelsin ondan sonra sanatçılar hangi sanatçılar işimize yarar hangilerinin pisikolojileri nedir ne değildir ama Seda SAYAN dedim paşam hap satıyor onu yazılıda verdim bak orda sanatçılar şeyimiz olucaktı
S : Ajda PEKKAN yazmışsın oraya
T.G. : Sanatçılar diye listemiz olucak bunları ben ….. şu bu sanatçı çevreleri Direj Ali Seda SAYAN nı tanıdığı için mesela İbrahim TATLISES ile Veli paşa konuşuyordu oğlu bi yerde askerdi Veli paşa yardımcı oldu kızı öldü ya oğlunun karısı filan şimdi bunların hepsi hakkında fikir teattisinde bulunuyorduk Ümit OĞUZHAN a geldi Ümit OĞUZHAN a şimdi Veli paşanın bi özelliği vardır ne yapcakmış efendim Mehmet bey görüşcek Veli paşayla demi Mehmet bey kim neden niçin filan kağıt vericeksiniz fizibilite ister yada Doğu PERİNÇEK le arası gerginleşiyor diyoki ilişkilerimizi tekrar gözden geçirelim diye mektup yazdırır bütün yazışma yaptırır ama şey olarak herkeste onun o uslubunu bilir zaten bunun üzerine böyle bir şey çalışıldı lobi faaliyetleri bu lobi de iş dünyası vardı iş adamları gazete medya vardı banka vardı yani bu örgüte nasıl kaynak sağlanmalıdır onun için sanatçılar vardı başka gazeteyi saydımmı ben
S : Spor spor konusunda
T.G. : Yok sporla ilgisi yok maç seyretmez
S : Mafya ayagı varmıydı
T.G. : MAFYA AYAĞI VARDI ZATEN BIZIM O SINIRLAR IÇINDE BI TANE MAFYA DIYE BIR PROJEMIZ OLUCAK MUTLAKA BAKIN, MAFYANIN YENIDEN YAPILANMASI BIRDE TÜRKIYE’NIN YENIDEN YAPILANMASI VAR, MAFYA adıyla bi dosyamız olucak bizim onlara mutlaka bakın orda yoksa çıkış almamışsam evime getirmemişsem eğer bir nüshabsını gönderir Veli paşa ama olduki ben çıkış almamışımdır önce Veli paşa ya gitmiştir unutmuşumdur bilgisayarda mutlaka vardır
S : Peki bu lobi çalışmasını yapan kim kendinizmi yaptınız Veli paşa başkalarınamı yaptırdı
T.G. : Hayır biz yaptık başkalarına yaptırmadı Veli paşa bu başlıkları bize söyledi
S : Biz dediğiniz kim
T.G. : Ümit OĞUZTAN- Ben -Adnan AKFIRAT- Doğu PERİNÇEK o ekip ÜSİADD’tan Kemal ÖZDEN herkesin çalıştığı yani yazı yazabilen ben yazı yazamıyorum yani öyle bir şeyim yoktur onların filan hepsinin malzemelerini ben topladım Doğu PERİNÇEK bilgisayarlarında bunları redakte etti. Etti bir şey haline getirdi yazılı Veli paşaya gönderildi Veli paşada üzerinde düzeltme yapılcaklarında düzeltme yaptı ama pek çok şey düzeltme yapmazdı yani biz geniş geniş yazardık çünkü
S : Şimdi sanatçılardan bahsettin sanatçılar niye sizle çalışsın yani bu lobi faaliyeti içinde niye sizle niye bulunsun
T.G. : Sanatçılar yada iş adamları çalışmaya bilir siz daha yeni örgütleniyorsunuz mesela bu ÜSİAD niye bizemle çalışsın
S : Menfeatleri ne sizle
T.G. : Ama ilerde menfaatleri olucak zaten o LOBI faaliyetlerimiz ve o ERGENEKON içinde orda yazıyor herşey para kaynak sağlanacak Ali BALKANER Yurt Bank ın sahibi değilmi bizim arkadaşımız Murat DEMİREL öLülerin üzerine alıyorda biz canlı adamların üzerine kredi alamazmıyız alırız bunları düşünüyoruz Korkmaz YİĞİT biz Korkmaz YİĞİT in kaşına gözüne montofon inegi olarak görüyor Veli paşa da sadece orda Korkmaz YİĞİT Montofon diye yazdırmıyorda lobi diye yazdırıyor farkı bu ama sanatçılar ve iş adamları herkes böyle bir lobi faaliyetine girmeyi arzuluyordu Adnan POLAT dahil niye Veli paşa onlar için isim olarakta şey bir isim reklamasyonu filan iyi birde biliyorlar neyi biliyorlar Hayyam GARİPOĞLU KORKMAZ a KORKMAZ Ali BALKANER e o ona bu elit insanlar bizim gibi değil ki otobüste filan buluşmuyo hepsinin buluştuğu konuştuğu parmakla sayılı olan kafeler lobiler var oralarda birbirlerine söyleyince otomatikman lobi oluşmuş oluyo MASON LOCA SININ ÖRGÜTLENMESININ BIR BAŞKA VERSIYONUNU YAPIYORUZ
S : Siyonist düşünce …….
T.G. : Bunların ki başka Siyonizm çok farklı bi şey
S : Hayır düşünce dedim zaten
T.G. : Ha Türk terimi evet
S : ………… evet şimdi bu gazeteden medyadan banka grubundan mafya grubundan sanatçı grubundan iş adamları grubundan örnek yani düşünülen isimler kimler düşünülüyordu bu lobi faaliyetleri içersinde
T.G. : Şimdi mafya grubundan herhangi bir şey söylemedi ama mafyaya tamamen hakim zaten yani bu saydıklarımızın dışında
S : Yani lobiye gerek yok o hazır zaten
T.G. : Gerek yok ha mafyanın yeniden yapılanmasını öneren projesi bunlardan rahatsızdı onun için Ziya …….. daha sıcak bakıyo yani mafyanın yenilenmesini istiyo Türkiye standartlarındaki vurdu kaçtılı çek senet bu mafyacılığada karşı o Sedat PEKER de fark ediyorum ben çerçeve olarak o ülkücülerin çek senet yapan mafya gibi hareket etmiyor artık öyle bir mafya değil bizde mafyanın yeniden yapılanmasıda yaziyo ama
S : Kanunlarla barışık bir mafyamı
T.G. : Tabi kanunlarla barışık bir mafya
S : O mafyayı kim hazırladı
T.G. : Yeniden yapılanmayımı
S : Hı
T.G. : Yeniden yapılanmasını Doğu PERİÇEK -Ümit OĞUZHAN şey yaptı karıştırdı ikisinin mafyanın yeniden örgütlenmesi diye başlıklı çıkışlar göreceksiniz
S : Yoksa Sedat PEKER filan mı geldi
T.G. : Yok Sedat PEKER öyle yazı mazı yazıcak
S : Fikir teetisinde
T.G. : Yok Sedat PEKER bakın bizim bi ilişkimiz yok
S : Senin olmaz ama
T.G. : Ümit OĞUZHAN ında yok katiyen
S : Anladım faaliyetler hangi aşamada şu anda ………
T.G. : Yok hayır hareket bazında
S : Hareket bazında
T.G. : Evet
S : Toplanıp bir araya gelme oldumu
T.G. : Bu lobi faaliyetlerinde şöyle bi şey var şimdi bunlara lobi derken hepsini bi araya getirmek gibi bir şey yok Veli paşa koordinatör hepsiyle görüşür ama hiçbirinin birbirinden haberi olmaz, mafya konusunda şu vardı Diraj Ali Ali Müfit GÜRTUNA yla ilk etepta görüştürülüp temiz iş adamı konumunda ama Diraj Ali kılığında ama iş adamı statüsünde yürüycekti Direj Ali bu projeye yanaşmadı Veli KÜÇÜK ün kendisine iş mi vericeğini zannetti bilmiyorum ama bir anda soğudu onu çok iyi biliyorum bunun üzerine yanaşmayınca Veli KÜÇÜK şimdi ondan rahatsız ve uzak duruyo ekonomi mafyasında ÜSİAD’ı TÜSİAD gibi yapmak için çalışıyor zaten fark edin TÜSİAD deklarasyonu Ulusal İş Adamları çok şey oldu böyle popilerdi zaten fark ediyorsanız iyi duruma geldiler ÜSİAD la toplantılar yapıyor periyodik olarak ama bu ayda bir kere dir yani öyle haftada filan değil ama sık sık Kemal ÖZDEN le görüşüyoruz Kemal ÖZDEN bilgiler materyaller mesela en son Kemal ÖZDEN ÜSİAD dergisinde bizim Taksim deki büro dada olucaktı Veli KÜÇÜK ten bahsetti Topal OSMAN dan filan bahsediyordu mesela ÜSİAD la böyle bir çalışması var ÜSİAD yönetim kuruluyla
S : Ne zaman kurulmuş bu
T.G. : İki (2) sene olucak
S : Kurulmasında Veli paşa nın etkisi varmı yoksa kurulmuş bi şeymi
T.G. : Yok Veli paşa nın etkisi vardı şöyle Veli paşa bir anda çıkmaz hiçbir zaman hiçbir zaman kimseylede görüşmEz ÜSİADı Emcet OLCAYTO PAŞA işaret etti Kemal ÖZDEN e biz kendisiyle ÜSİAD la biz bir yıldır direkt görüşüyoruz niye Veli paşa birisine önce yürü der sonra bekle der Akşam gazetesinde Mehmet Ali ILICAK ta gazeteyi sıfırdan kurarkende Veli paşa ya gel dedi yani ben gazetedeyken öğrendim Mehmet Ali kendi söyledi ama Veli paşa gitmedi bir sene sonra Veli paşa gazeteye operasyona geçti yani bi gitmelerini görür yalnız ken ne yapıyorlar diye ondan sonra şey yapar
S : Peki şu ÜSİAD da Kemal ÖZDEN den başka kimler var
T.G. : Şahıs olarak değil zaten o bütün yönetimle görüşüyor ama Kemal le daha direktif görüşüyor başkan
S : Hepsini yönlendirebiliyormu
T.G. : Tabi Ümit ÜLGEN ondan sonra Musa TANRIKULU ondan sonra bakın Veli KÜÇÜK e karşı orda Adnan POLAT ın Adnan POLAT değil bakın Adnan POLAT ın amcaoğlu Zeki POLAT vardı Veli KÜÇÜK kendisinden Zeki POLAT ın kendisine iyi niyetle bakmadığını bildiğinden dolayı tugaya getirmemesini söyledi Kemal ÖZDEN onu tugaya onu getirmedi sade Kırşehir Alay Komutanlığında yemek yediler Zeki POLAT ta vardı bi toplantıda ama Bilecik e getirttirmedi çok önemli bi şey söyliycem bir gün Doğu PERİNÇEK Kemal ÖZDEN I çağırıyor ve diyor ki ben Zeki POLAT a hiç bir konuda kefil değilim haberin olsun ha diyor bu yüzden Kemal ÖZDEN e Doğu PERİNÇEK şey pardon Veli KÜÇÜKte sitem edince şimdi Adnan POLAT ın amcaoğlu Zeki POLAT dört ay önce yönetim kurulu ve başkan yardımcısıydı ÜSİAD da ve atıldı bakın istifa etmedi atıldı
S : Zeki POLAT ın ………… bakmasını nasıl değerlendireceksin
T.G. : Bilmiyorum ama Zeki POLAT ın en son Kemal YAVUZ paşa ya bir rapor sunuyor nasıl iş adamları diye Kemal YAVUZ bu harp dairesi müdavimlerinden Kemal YAVUZ du Müdafai Hukuk dergisini çıkartıyorlardı dergi hala çıkıyor ama Kemal YAVUZ yazı yazmıyor artık Çetin YETKİN le araları açık bu rapordan haberdar olduğunu zannediyoruz bu rapor dışında da Veli KÜÇÜK ün dediğim gibi yani burda kimlerle yemek yedi Ümit ÜLGEN filan fistan hepsinin adını aklında tutar yada o tutamazsa size daha sonra sorar kimle oturmuş ne etmişse onlar hakkında tahkikat başlattırır beğenmediği adamları katiyyen diskalifiye eder
S : Yani Zeki POLAT ın ÜSİAD dan atılmasına Veli KÜÇÜK sebeb oldu diyebiliriz
T.G. : Veli KÜÇÜK dedi ki bu adam Mit dedi bitti mesele zaten
S : Şu şeye dönelim Cumhuriyet gazetesinin operasyonu şu lobi faaliyetinin basın ayağını
T.G. : Cumhuriyet olarak değildi de basın ayağı olarak tabi Cumhuriyet olmasada Cumhuriyet olsada mesela Ömer KARACA ya bir gazete çıkarma teorileri var yani bir medya teorileri var zaten
S : Şimdi bu Ergenekon yapılanmasını askeri TSKnın içersindeki yapılanma
T.G. : Zaten Ergenekon demek TSK demek
S : Amacı ilk çıkışı ondan sonraki kimlerden oluştuğu faaliyetleri stratejisi amacı şöyle kafanda oluşturduğun çerçeve içersinde anlatırsan
T.G. : Şimdi bunların tam olarak tarihlerini ben bilmiyorum bindokuzyüz yetmişsekiz (1978) sadece harekat bunlar Kıbrıs tada Mukavemet Teşkilatı olarak faaliyet yürütmüşler Mukavmiye olucak yalan söylemiyeyim Mukavmiye Teşkilatı olarak bindokuzyüz yetmişaltı – yetmiş yedi de (1976-77) Türkiye de bilfiil Ergenekon adıyla bir µ¢nt¢ kurmuşlar ordu içinde ama bu tarih olarak çok eskiyede gidebilir yani ilişkileri Nato dan olduğundan dolayı ama benim düşünceme göre araştırmalarıma göre bunlar bence kendileri kurdular Özel Harp Dairesine karşı daha sonra da Nato dan fon aldılar diye düşünüyorum ama Doğu ya göre de şöyle hayır bunları Nato paralel olarak kurdu Özel Harp Dairesinin o zaman ki adıda vardı
S : ………….
T.G. : ………….. bu onlar değil ama bu onlar değiller onların parası JUSMATtan ödeniyo bunların parası nerden ödeniyo ortada yok bunların parasının kaynağı ortada yok Ergenekon böyle demir vurun bir Ergenekon değil bu bir örgütlenme yer altı örgütlenmesi olarak biliyorum fakat isim isim şahıs şahıs kimler olduğunu bilmiyorum ama her gittiğim mesela İzmir de Nato Komutanı Sadi BİLGİÇ di mesela bi Ergenekon üyesi olduğunu niye orda açıyorsunuz diyorsunuz ki ya komutanım geçen gün Necip TORUMTAY ında Ergenekon üyesi olduğunu söylediler peki Kenan EVREN Ergenekon üyesi değilmidir adam yorum yapıyo konuşuyorsunuz bildiği bir şeyler var ya biz diyo şöyle şöyle başladık mesele böyle diyorsunki o zaman ha bu da Ergenekondan ama direk sizde paşam Ergenekon danmısınız yada Masonmusunuz kimseye böyle birşey söylenmez yani ben hiç bir albaya pardon paşam derken bi albaya falan sizde Ergenekon danmısınız demedim ama sohbet açıldığında kendilerinin Ergenekon konusunda bilği sahibi olduğunu biliyorum Can DÜNDAR ın Ergenekon kitabını yazarken bize kim aracılığıyla geldi Mithat BEREKET miydi Mithat BEREKET olsa gerek böyle basın aracılığıyla yine bunların Ergenekon u araştırdıklarını duyduk fakat Veli paşa ve ekip yani bi çok askeri ve emekli subaylar bu konuda görüşmediler Can DÜNDAR la görüşmedikleri gibi çocuğun önünü kestiler ve onun o Can DÜNDAR ın kitabındaki bütün bilgiler kısır döngü sanki MHP nin yada ordu içindeki bir MHP örgütlenmesi gibi göstererek kaldı oysa Ergenekon o kadar basit bir örgüt şeması degil Veli paşa nın Ergenekon konusunda bize harekattta bahsettiğinde ve yeniden yapılanma nasıl olmalıdır diye bir tez gönderdi o zaman Doğu PERİNÇEK le bize Ergenekon un tanımlamasını yapın dedi yani yeniden yapılanmasını ilk bize Doğu PERİNÇEK söylediğimiz tez gittim ben paşa diyor ki Ergenekon un kod adı da ERGİN di diyorlardı ERGÜN öyle bi şey söyliyorlardı Ergenekon demiyorlardı dedim ki Veli paşam dedi ki siz biliyormuşsunuz dedi Ergenekon diye bir örgütten bahsetti bunun şimdiki globalleşme ikibin (2000) yıllarına nasıl bir statüde yapılanmalı teması nasıl olmalı diye bundan bahsettik bunun üzerine o da bize bir tez hazırladı
S : Kim hazırladı
T.G. : Doğu PERİNÇEK. Ondan sonra bu hazırladığı tez le beraber tezi hazırlarken emekli albay Suphi KARAMAN- Doğu PERİNÇEK – emekli deniz kuvvetleri komutanı binbaşı Erol BİLBİLİK …… şeyden yararlanmadılar öbür adamdan Alman istihbaratına çalışıyor diye Mütercimlerden yararlanmadılar ve bilgi de vermediler başka kim vardı subay olarak bilmiyorumda elit insan Hasan YALÇIN bunlar bu öngüt hakkında bana bilgi verdiler yapılanması yani bilgi derken şu bu günkü yapılanma nasıl olmalı tema bu bizim bilgisayarlarımızda ve bende olan Ergenekon da olucak bizde Ergenekon diye bi çıkış aldık bunu da kurye aracılığıyla Bilecik otobüs firması var neydi o adamların adı Bilecikte bi tane otobüs firması vardı iki tane de biri çok meşhur o otobüs firmasıyla bu dosyaları gönderiyoruz ben giderken de yanımdı getiriyordum gitmiyorsak bütün isteklerini onlar aracılığıyla gönderiyoruz ondan öncede Giresun dada böyle bi otobüs firması ama firmaların şöförlerine şey veriliyordu onların listeleri gidiyordu yani otobüs yolun kenarında kesiliyordu şehir merkezine girerken saati çıkışı herşeyi bildiriliyordu onlar aracılığıyla gönderiyorduk mesela daha doğrusu onların orda bi kuryeleri vardı bence gelmeden kurye biz bi şey göndericez demeden iki gün önce biz kuryeye de degil şöföre veriyorduk
S : Ergenekon un yeni yapılanmasını işte bu Hasan YALÇIN -Erdal ….. hazırlarken onlardan ……… işaret eden kim
T.G. : Neyi işaret eden
S : Siz gidip bu adamlardan faydalandınız Ergeneko nun yeni yapılanmasında faydalanın diyen kim
T.G. : Veli paşa faydalanın demedi dedi ki bana ikibin (2000) yılının dünya glabol leşiyor ya bu glabolleşmede Doğu PERİNÇEK Hasan YALÇIN falan kendi söylemedi Doğu bunlarla çalışıyor bunu hazırlarken
S : Siz Doğu ya gittiniz Doğu bunlarla kendisi hazırladı
T.G. : Evet dedi ki paşa ben Ergenekon un ikibin yılındaki glabol leşmediki yerini yeniden yapılanma temasını çıkartırım size dedi bu da hazırlamış hazırlayınca ben de kimlerle hazırladın yani ne söyliyeyim şimdi adam ne diycek o da dedi ki Hasan YALÇIN- Deniz BİLGE binbaşı -Suphi KARAMAN ondan sonra kendisi işte bu saymış olduğum isimleri söyledi
S : Niye buna ihtiyaç duydu örgüt Ergenekon pasif durumdamıydı
T.G. : Hayır partilerde bi anayasa taslağı vardır biliyorsunuz İşçi Partisi kominist partiyken kapatıldığında bütün partilerin tüzügü yoktu ama Doğu PERİNÇEK in örgütünün tüzüğü vardı ne olarak Endenozya Kominist partisi tüzüğü olarak adı altında sözde siz Endenozya Kominist Partisi tüzüğü zannediyorsunuz o tüzükte bütün partiler kapanırken onun partisi kongrelerini şunlarını bunlarını toplantılarını örgütlenmesini yapıyordu bunlarda beş yılda-on yılda bi kere beş yılda filan şunu yapıyordu yenileniyorlardı yani yeni döneme ayak ha bakın önce Ergenekonu okumalısınız Ergenekondan sonra çıktı bu lobi mafyanın yeniden yapılanması bi sürü şeyler
S : …………
T.G. : Ergenekon bende vardır almışsınızdır onu
S : Sendekinimi okuycaz yoksa Can DÜNDAR ın yazdığınımı hangisini okuycaz
T.G. : Can DÜNDAR ınkine hiç bir şey yoktur biz fikir babası taslak var bizde Can DÜNDAR kitap olarak yazmış sadece
S : Ergenekon un ilk çıkış zamanında ki fikir ve düşüncesi ne amacındaydı onu biliyormusun o yıllarda ki ilk çıkış amacı
T.G. : Yok ben zaten yetmiş iki (72) doğumluyum
S : Sonradan duymuş olabilirmisin
T.G. : Onları anlattım ilk Mukavmiyet Teşkilatı çıktıktan sonra bunlarda o teşkilatın içindeymiş Kıbrıs harbinden sonra bunlarda bölünmüşler yani kendileri bi grup yapmışlar
S : Peki sonradan silinmiş mi bu yoksa
T.G. : Hayır hep devam etmiş onlar hep revaçtaymış yakın tarihte Ergenekon üyesi askerler İsmail Hakkı KARADAYI – Hüseyin KIVRIKOĞLU ve bunlar aktif askerler olarak gösteriliyo fakat Hüseyin KIVRIKOĞLU nun politikalarını biraz daha gel-git olarak görüyorlar korkaklık olarak görüyorlar mesela Necip TORUMTAY’ı başkanlık yapan Bülent ULUSU yu falan tutuyorlar fakat ……. Ben mesela Bülent ULUSU yu tanımam nasıldır Amerikancımıdır şucumudur bilmiyorum
S : O zaman küçüktün
T.G. : Söyledikleri mesela Doğan GÜREŞ’i hiç sevmiyorlar ve Ergenekonu mahvediyor diyorlar
S : Doğan GÜREŞ Ergenekon üyesimi
T.G. : Yok değil Nato cu
S : Nato cu peki bunlar belli bir periyot içersinde toplanırlarmıydı birleşiyorlarmıydı
T.G. : Bu konuları bakın ben Ergenekon üyesi değilim Ergenekon üyesi olmanız için oniki (12) kişilik şura olduğunu biliyorum fakat şura nın nasıl hareket ettiğini ben ben ilk Ergenekon adını şeyde duydum Veli paşa Çanakkale ye yeni gelmiş yeni gelmişti. Ergenekon adını duydum Doğu PERİNÇEK e dedim ki ya Ergenekon filan nedir ondan sonra bi çok gazeteciye filan Ergenekon nedir herkes bana Doğu PERİNÇEK hariç şöyle anlatayım gazeteci olarak Hikmet ÇETİNKAYA Cumhuriyet te gazeteci olarak başka kim vardı sorduğum yani soruyorum ya Ergenkon diye bir teşkilat varmış nedir ben bilmiyorum onlarda MHP nin Türkçülükten çıkan demir döğen varya hepsi onu söyledi Doğu PERİNÇEK bana dediki bu askeriyenin içinde örgütlenmedir dedi Ergenekon dedi Bilecik e geldigimde bu Ergenekon la tanışabildim Ergenekonla tanıştım ama Ergenekonun yine kendiyle tanışamadım yani temayla tanıştım oniki (12) kişilik bir kadro olduğundan bahsedildi generallerden bahsedildi ama bu generallerin hepsinin aktif yada isim listesi kitapçık olarak elime böyle birşey geçmedi eğer Ergenekon ilk önce okunursa bizdeki Can DÜNDAR daki kitap zaten bocalamış fark etceksiniz çözüme gitmiyor bizdeki kitap siyasal bi teori bu teori özelliği şu hazır birisi gelicek pratiği kurucak
S : İkibin yılı Ergenekon un yapılanmasını nasıl özetliyebiliriz
T.G. : Nasıl örgütlüyebiliriz
S : Özetliyebiliriz
T.G. : İşte bahsettiğim lobi bakın orda kağıtlar var o kağıtlarda ilk bize gelen emir Ergenekon Ergenekon un altında lobi- Kemalist hareket ………… kuruldu Ulusal Gençlik Birligi kuruldu
S : Ulusal Gençlik Birliği
T.G. : Evet Atatürk Düşünce Dernekleri var




3. KASETİN ÇÖZÜMÜ

Tuncay GÜNEY : …. böyle olduğunu biliyoruz
SORGUCU : Şimdi ERGENEKON un fikir yapısı nedir
T.G. : Fikir yapısı o taslakta yazıyor
S : O taslağın fikir yapısı yazarları turancılık olarak nedir yani
T.G. : Turan cı değil Devletci bunlar ama ülküdaşlık MHP kafasıyla bakıyorsanız yok, Mustafa Kemal çizğisinde bakıyorlar
S : Hedefi nadir, Ergenekonunun kurulmasının Türkiye deki Erğenekon un hedefleri neler yani, varoluş amacı nadir Türkiye de, ortadoğu tehditini mi bitirmek, orta asyayı mı güçlendirmek Türkiyedeki nasıl yapılanmayı sağlıyorlar yani Erğenekon un amacı nadir, beş yıllıp planlar hanği amaca yönelik yapılıyor, yada ilkeleri prensipleri varmıdır,
T.G. : Bizdeki taslaklarda böyle ilkeler yok Atatürkcülük olarak yok fakat bunların örnek aldıkları da zaten Mustafa Kemal fakat bu Mustafa Kemal in son dönemi değil devrimci inkilapcı dönemleri falan fakat Erğenekonu PKK kavğasındada görürsünüz yani PKK lılarda bu guruptan rahatsız olmuştur ortadoğuda örgütlenirlerken bu İran falan gibi bunlarda Erğenekon adına örğütleniyorlar kuzey Iraktakilerde böyle ama amaçlarının TÜRKIYEYI TAMAMEN DERIN DEVLET ADI ALTINDA ELE GEÇIRMEK YADA,
S : Amacı redikalları mı yok etmek veya nedir amacı mesela irticayı yok etmek olabilirmi
T.G. : …DEVLET ADINA DEVLETI YIKMAK ISTEYEN HERKESI EVET..BUNLAR ZATEN KENDILERINI DEVLETIN SAHIPLERI OLARAK, DEMIRBAŞ OLARAK GÖRÜYORLAR, bütün bu güçlere karşı savaşıyorlar, ama bi taraftanda bürokrasi içinde örgütleniyorlar,
S : Peki bunların aldıkları para nerden karşılanıyor örtülü ödenekmi veya kendi imkanlarını kendilerimi sağlıyorlar
T.G. : Bizi gelen bilğilerdende böyle birşey yok, ama ben kendi edindiğim bilgi olarak söylüyorum bize gelen o yazıdada öyle bir kaynak yok, ama şunu göreceksiniz kendilerinin, bu soruya cevap bulacaksınız nasıl kaynaklar sağladığını bankalardan büyük iş adamlarından, mafya gruplarından, uyuşturucudan şundan bundan bunları bu örgütün gayri resmi bi yerden para, hep devlet bütcesinden hortumlamadığını göreceksiniz, başka yerlerden bu kaynaklardan para geldiğini göreceksiniz
S : Peki şu an Veli KÜÇÜK bu erğenekon grubun başı mı
T.G. : Yok sözcüsü bence
S : Sözcüsü sence, kendisi bahsediyormu ergenekondan
T.G. : Yok ama ben erğenekonu verdiğimde böyle baktı tetkik etti, güzel dedi, bizim arkadaşlar da genişletecekler falan ama erğenekonun yapılanmasından şundan bundan bahsetmedi
S : Peki Veli KÜÇÜK paşanın idosu nedir
T.G. : İdoolojisi mi
S : Yok ideali nadir, normal paşa cumhurbaşkanı falan
T.G. : Yok böyle bir şey yok, ben dedimki Tansu hanım görüşmek istiyor mesela, derimki bir bakanlık falan şey yapın hayır ben kati suretle politikaya girmeyi falan düşünmüyorum dedi, biz dedikki yani Bilecik ten girse hanği parti olursa olsun banko çıkar, hiç bi ideali olmadığını söyledi,
S : Lider mi olmak
T.G. : Hayır o böyle perde arkasında böyle lider olmak daha hoşuna gidiyor, kendi dünyasında evet gizemli bi lider olmak, bakın o da haklı niye biliyormusun siz oldunuz emniyet müdürü bir özelliğiniz kalmıyorki, öyle karanlık her yerde bezi var Milli Savunma Bakanı milletvekili oldu, bakan oldu, değilmi ona herkes muhalefet edebilir değilmi, ama şimdi kimse muhalefet edemiyor, Doğan GÜREŞ paşanın bile general Veli KÜÇÜK kadar havası yok.
S : Kimin adına çalışıyor
T.G. : Kim
S : Veli KÜÇÜK
T.G. : Nasıl yani
S : Kime bağlı
T.G. : Ergenekon adına, Erğenekon olarak şeyi değerlendiriyorum, örgütü değerlendiriyorum ve örgütün sözcüsü olarak görüyorum
S : Peki Dünya ülkeleri üzerinden düşünürsen kimin adına
T.G. : Daha dünya ilişkilerini bilmiyorum daha bir Amerikaya gittim çok dünya olarak gördüğüm o da bir Mehmet ÖZBAY ı gördüm dünya adamı olarak bunların çephesinde
S : Hayır hayır bunun bakış açısı nedir konuşmalarında sohbetinde
T.G. : Vahit ÇELİKBAŞ ile İsrail meselesinden dolayı konuştuklarında gayet iyiydi öyle bir şey yoktu konuştukları dünya ülkeleri ile ilğili hiç bir şey bu güne kadar konuşmadık sadece Turan YAZGAN HOCAYLA ile Türki Cumhuriyetlerdeki örğütlenmeleri direk Veli KÜÇÜK yapıyordu, hemde legal gizli saklı değil öyle
S : Orta Doğudaki örğütlenmeyi kim yapıyor
T.G. : Ortadoğudaki örğütlenmeler ayrı zaten irandaki güney Azerbeycan kuzey azerbeycanı bir bütün olarak düşünüyorlar … şov yapıyor kuzey ıraktakini Nehir DEMİRCİ ler falan vardı, Türkmen ocağı var ırak milli Türkmen partisini kurdular birlik partisini kurdular bu çocukları kullanıyorlar
S : Fazıl DEMİRCİ
T.G. : Fazıl Demirciyi tanımıyorum, ya biliyorumda tanımıyorum, bütün olarak tanımıyorum görüşmemiş olarak tabi bunlar MİT lede çalışıyorlar biliyorsunuzdur fakat o Irakdaki örğütlenmelerde bir özelliği söyleyeyim, Türk hareketi Kürt hareketi kuzey ırakta olmaz, niye biliyormusunuz, Veli Paşa zaten SADDAM la görüşüyorlar direkt değil tabi Tarık Aziz le, Taha Yasin yardımcılarıyla, DOĞU PERİNCEK le mesajlar gönderdiklerini biliyorum, ancak biz Irak ın bütünlüğünü savunuyoruz diyor kendisi de bunu bir fiil söyledi, yani Saddam Hüseyin taraftarı onlar yani bu konuda onun için Irak Türkmenlerin bu konuda birşey yapmaları imkansız, onlarda diyorlarki eğer böyle bir şey olursa orda biz türkmenleri desteklersek birfil Barzani ile ittifak yaptırır bunları değerlendirirsek, kürdistan kurdurdu diyorlar kürdistan enğellenemez Türkiye için on yıl sonra jeopolitik şehri parçalanmayı enğelleyemeyiz diyor on yıl içinde jeopolitik parçalanma demek Türkiyenin İranın Irakın ve Suriyenin jeopolitik olorak parçalanması bu bölğede yeni bir operasyona geçişi var onun için Türkmenleri orda desteklemez ama iranda çok iyi destekliyorlar türkmenleri
S : Fetullah GÜLEN gurubu…, sonrada ayrılıp kendisi okullar açmaya başlıyor.… aynı şekilde Sedat PEKER de okullar açtı
T.G. : Fetullah Hoca …okullar açmıyor Fetullah Hoca orda okul açmışya kolej ama Veli KÜÇÜK ün de orda ilkokulu vardı
S : aynı dönemde
T.G. : Kuzey ırakta ondan önce kuzey ırakta özel burda da radyosu vardı birde televizyonu vardı Veli KÜÇÜK’ ün
S : …
T.G. : Pekerin okulları olarak bir okuldan söylediler ama bilmiyorum şey olarak, o okulları ben paravan olarak görüyorum
S : … kültür dersaneleleri verdı eğitim
T.G. : Bilmiyorum
S : Yunus Emre Kolleji
T.G. : Hı Yunus Emre kolleji onu biliyorum işte, ama onu şey olarak yaptığını zannediyorum perde arkası
S : Okulları
T.G. : Ama bakın burada Veli KÜÇÜK zavallı değildir. Turan YAZGAN’a okullar açtırır ama Sedat PEKER‘e sen gidipte bilmem ne kollejini almak, böyle birşey değildir. Çünkü oda şunu bilir halk arasında hiç kimse mafyadan olan bir adamın okuluna çocuğunu göndermez okul ne kadar iyi olursa olsun,
S : Turan YAZGAN’ la …
T.G. : Turan YAZGAN’la Veli Küçüğün arasında yıllardır zaten şey içinde araları gayet iyi, Turan Yazgan dikkatinizi çekerim 75′inci yıl vakfı eee Başbakanlık biryerlerden para taahüdünde bulunuyor…
S :Almıyor
T.G. : Almıyor, 6-7 kere fondan para verelim diyorlar o saadece iki kere almış ama onun okulları Fetullah Hoca yokken bile bakın Fetullah Hoca yokken bakın kominizm varken Turan YAZGAN Türk dünyasında vardı ve yine devletten para almadıkları söyleniyor.
S : Hangi okulları aldı orta asyada
T.G. : Onun Akşaabat’ta falan bir cok yerde dergide yayınlanıyor zaten tabi o bölgeye hiç gitmediğim için bilmiyorum şey olmasın … Turan Yazganın dergisinde çok net bulabilirsiniz. …. Dergisinde.
S : Şim di bu oluşumla HİZBULLAH bağlantısını biraz bahset
T.G. : HI hı
S : Bu ilimciler Menzilciler bu eğitiminden bahsettin
T.G. : Hı hı e İlimciler Menzilciler konusunda eee en son ilk baştan alayım tabiki İlimciler Menzilcilerin bu kavgalarının nasıldıı,
S : İlimciler Menzilciler … gelmeden direk Hisbullahın oluşumandan başlasan bence daha iyi olacak
T.G. : Onları işte bilmiyorum tam olarak İlimciler Menzilciler olarak, ben Hizbullah konusun da bir fiil Halit GÜNGÜR’ün öldürülmesinden sonra dikkatimi çekti yani dikkat olaraktan, bölge olarak ta şey yapmıyorum, yani bana şey olarak da uzak Hizbullah konusu. Fakat Veli KÜÇÜK bana böyle bir sohbette otururken eee aynı şeyleri Aydınlıkçılar falan da söylüyor zaten de, ama Paşamın söylemisi önemli. Teoman KOMAN Paşanın bunu başımıza bela etti dedi. Hizbullah konusunu, Teoman Koman paşa, askeri birliklerde eğitildiğinide kendisi söyledi, şeyin Hizbullahın, askeri birliklerde PKK’ya karşı, bir de biz yanlış bir şey yaptık dedi, Helikopterlerden PKK’ya şey yaparlarmış, Ayet Hazreti Peygamber diyor ki Allah diyor ki işte vatan bölünmez falan işte böyle şeyller atarlarmış, ben bunların hepsine karşı çıktım dedi, ama Teoman Koman paşaya ve o dönemdeki paşalara dinlettiremediğini söyledi. Bu örgütlenme şemasın daki Teoman Koman Paşanın bunları askeri birliklerde eğitilmesine karşı çıkıyordu kendisi de, yani o dışarda başka bir statüde eğitilmesinden yanaydı, Hizbullah konusun da, eee en son şimdi Hizbullah konusunda o Hüseyin VELİOĞLU meselesinde ben konuştum o ölen adamın Hüseyin VELİOĞLU olmadığını o şeylerdeki onun olmadığını söyledi ,Hizbullah’I ve İRFAH ÇAĞIRICI’yıda TÜRKİYE’ ile ,İRAN’nın ve İSRAİL’in ortak kullandığını söyledi. Hizbullahı da İrfaan Çağırıçı’yıda şeyide söyledi o adama şey yapmışlardı ya suiikast Jek KAMHİ’nin babası Jak KAMHİ’ ye onu israilin sırf göstermelik olarak yaptırdığını söyledi. Bu arada ADNAN HOCA var Harun YAHYA kitaplarını yazıyor onun da İsrailin finansör,israil tarafından finansör edildiğini söyledi. Adnan Hoca yakalanmadan önce MERSİN ‘de kalıyodu , Veli Paşayı burdaki çiftliğine davet etti, o zaman bana git dedi bu Bülent falan vardı, Selam vardı bir tuhaf ismi vardı Bülent di hatırlıyorum … çalışıyordu ona telefola görüştük kendisiyle yüz yüze de görüştük Veli Paşayla Adnan Hoca yemek yemek istedi ve Veli Paşa bunu kabul etmedi ve Mersin dende istanbula gelmesin dedi, onun ogüzel şatafatlı villası var ya orda yemek yiyeceklerdi, gelmesin dedi ,fakat bu geldi, Veli Paşa geldikten sonra ondan sonra televizyonlarda bu Adnan hocanın motorları çıktığın da bunları dedi siz israil düşmaanı olarak şey yapmayın Adnan Hocayı İsrail Finanse ediyor dedi, yani Sionizmi çok büyük bir ölçü olarak göstererek sırf pıropagandasını yapıyor dedi ve bir başka yaptığı bir şey yok dedi Fakat Adnan Hocanın yanında kim var dedi ENGİN ALAN’nın yeğeni ismi neydi ismini de söyledi o çocuğun da vakıfta görevli olduğunu söyledi. Ben kendim çıkardığım Engin ALAN’ dan dolayıdı gitmemiş görüşmemiş
S : Engin ALAN kimdir,
T.G. : Özel Kuvvetler Komutani şimdi Tüm General Tunceli’de eee Engin ALAN’dan dolayı görüşmek istemediğini zannettim ama daha sonra Veli Paşa tam tersi Harun YAHYA ile görüşmek istemediğini anladım, Hizbullah örgültlenmesinde o çocuğun öldürüldükten sonra Veli paşayla bunların Doğu Perinçek’in aralarının açık olduğunu biliyorum Veli Paşa da bana söyledi o zaman Halit GÜNGÖR öldürülmüştü o dönemde eee şimdi, Hizbullah’ın bu kavgasından sonra şehre göçüş de İlimcilir ve Menzilciler de Veli Paşanın yani askerlerin yada Mit’in herhangisinin kimin desteklediğini bilmiyorum tam olarak yani neyin nasıl olduğunu, Fakat Hizbullah’ın şimdiki bu işte o insanları boğan, şey yapan Hizbullah’ın normal de askerlerin kontrolü altında olduğunu biliyorum bunu Doğu Perinçek te bana söylediğinde direk Veli Paşaya da söyledim, dedim ki Paşam böyle böyle söyledin, doğrudur dedi işte o zaman yapılan hatalardan biriydi dedi.
S : JİTEM olarakmı düşünüyorsunuz bunu yoksa Ergenekon olarak mı…
T.G. : Hizbullaah’I Jitem organize etti, örgütledi.
S : Bu yetiştirilmesi falan konusunda Hizbullah’ın
T.G. : Ha eğitimle … Jandarmanın tesislerinde akşamları eğitim verdiğini falan bunlara karşı çıkıyor du Veli Paşa
S : Hangi jandar ma tesislerin de hangi ilde
T.G. : Güney doğuda Diyarbakır da Silopi’de o bölgelerde ki jandarma ama bu çocuk Halit GÜNGÖR Diyarbakırdakini keşfetmişti, Diyarbakırda da bunlar güçlüydüler çünkü, Diyarbakır’dakini keşfetmişti. Zaten şöyle birşey vardı bakın, PKK’ya gitmeyen insanlar Fetullahçı falan oluyordu …olmuyordu. Bakıyorsunuz siz bir ergenlik döneminde Fetullah Hoca gibi cemaatler sizi kesmez artık, onlar T.C.’nin uşakları olurlar, ondan sonra ne yapıyorsunuz daha radikale gidiyorsunuz bu radikale girdişte … yada bir başka gruplara gitmemek, için devlet kendi kontrolü altında , yani bunlar başka kontrole gitmemek için ben devlet diyorum ama devletler genel anlamda kastetmiyorum, bunlar o giden insanların kurşun olarak dönmemesi için böyle bir Hizbullah yapılanmasına gittiğini görüyorum, bunu da fikir taatrisi bulunduğum subaylar olsun, ondan sonra kimseler olsun şey kalıyorlar eee aleyhim de olmadılar bu fikrime karşı çıkmadılar hiç bir zaman
S : Veli Paşanın burdaki şeyi ney
T.G. : Veli paşa da Hizbullah Teoman Koman Paşa …bunun tek şeyi var, benim başıma diyor, JİTEM’in başına bela etti diyor. O zaman JİTEM subayları zaten eğitiyordu,
S : Bu Ergenekon sadeece Jandarma generallerinden mi oluşuyor?
T.G. : Hayır hayır hayır Ergenekon eğer Jandarma da olmuş olsa yada genaral Veli KÜCÜK çok mühim bir adam olmuş olsa Kara Kuvvetler Komutanı Nejat Mülür şimdi kurmay başkanı İstanbulun Marmara bölgesinin o adama hükmedemez niye biliyormusunuz Veli Küçük tırişkadan bir general o tuğgenaral silopideyken Veli Küçükten her istediğini yapıyordu Nejat MÜLDÜR şimdi tümgeneral istanbul da Yani jandarma olarak yapma olasığı imkansız. Bir de ben bu hiyararşiye askerdeki gibi bakmıyorum zaten siz de öyle bakmıyorsunuz. Askerdeki gibi hiyararşi yok ama ben şundan çok eminim Türkiye deki bunların bu gizli örgütlenmeleri Ergenekon olduğu yani gizli örgütlenmenin yani bunların da Veli Paşanın için de olduğu askerlerin de bu işin içinde olduğuna ve buna katılıyorum … Hizbullah’ın Veli paşanın , Teoman Koman Paşanın ve Jaandarmanın yetiştirdiğini ve memleketin başına dert edildiğini ben bunada katılıyorum adam doğru söylüyor fikirlerinin bir çoğu her zaman mantığa yatan şeylerdi
S : ÇEVİK BİR …
T.G. : Çevik BIR orda tüsiat toplantılarında pek çok yerde söyledi Çevik BİR kendisi komutanken de dediki bizde bazı genareller vardır sefer taslarıyla botları arasında askerye ye gelir giderler gelir giderler sefeer tası gibi gelir giderler sefer tasıyla botları arasında dedi Çevik bir de aynen böyledir dedi . Çevik Bir emekli olduktan ama Çevik Bir hiç bir zaman bunların hareketlerine karşı çıkmadı, bunlar Çevik Birin yaptığı tüm oparasyonları baltaladılar Cumhuriyet Gazetesini Mahfettiler aslında Cumhuriyet gazetesini bunlar mahfetti. Özel Kuvveetler Komtanlığında ENGİN ALAN varken Cumhuriyet Gazetesine para yardım etti bunlar ben biliyorum onu bunlar İlhan SELÇUK’lar parayı linç etti diye yaygaralar çıkardılar
S : Nerden biliyorsun onu
T.G. : Efendim,
S : Biliyorum dediniz ya nerden biliyorsunuz
T.G. : Veli Paşa söyledi bunlar dedi ki Çevik bir ekibi para aldılar dedi Özel Kuvvetler Komutanlığından, doğru da. Bunun para aldığını söyledi …manüpile edicek bunlar bir tutuştular devletten, derin devletten para alıyorlar diye, çok büyük bir şekillde yaygara çıktı kendi camialarında tam yaygaranın öbüryanı devlet biryıl bunları idare etsin diye para vermiş bunlar cebine attı diye yaygara çıktı tabi solcu solcuyu anlarya ondan sonra bunlar tabi Cumhuriyete şey bakmaya başladı İlhan Selçuğu hepsi olayı böyle gladyo yüklenmesi gibi olarak gördüler ,bütün sol cerrahda yani camia da Gürbüz Çapanı MİT’in adamı gözüyle bakarlar niye bu manüpüle edildiğinden dolayı böyle oldu hem siz para alıyorsunuz ama Çevik Bir hiçbir zaman Veli Küçük olsun ve ekipleri aleyhin de bir açıklama yapmadı ,
S : Özel Kuvvetler…
T.G. : Efendim
S : Özel Kuvvetler Komutanlığı Harp dairesinde Çevik Bir taraftarı mı daha çok…
T.G. : Tabi Kara Kuvvetlerinden insanlar daha çok Jandarmadan orda yönetim kadrosunda bir başkan yardımcısı daire başkanı yani otomotikmen başkan yardımcısı olduğunu biliyorum
S : Özel Kuvvetler ile Ergenekon araasında hizipleşme gibi karşıklı ayrılığı
T.G. : Var tabii
S : Peki bu ergenekonun yani Çevik bir kadrosunu tasfiye ettiği sözkonusumu oldu Cumhuriyet gazetesi konusu ile ilgili sürekli aralarında bir problem varmı aralarında
T.G. : Var
S : Niye anlaşamadıkları
T.G. :Şimdi bakan ben kendimi bildim bileli yani eee Veli Paşayla işte İzmit’in son dönemlerinde Sıcak dönemlerimiz, bildim bileli bunların araları hep pıroblem Özel Kuvvetlerle. Özel Kuvvetler jusmarktan (?)… para alıyor, yani Amerika’dan para alıyor bunlar oralardan buralardan şuralardan para almıyorlar, öz kaynakları …lar. Onları amerika uşağı olarak görüyorlar zaten özel kuvvetler komutanlığını Gölbaşında merkezleri Apo konusunu anlatıcam demiştim Abdullah ÖCALAN konusunda Abdullah ÖCALAN normalde kendisi Moskava dayken teslim olacaktı tabi teslim olacaktı Moskova dayken Türkiye ye gelicekti fakat daha sonra Abdullah ÖCALANın Veli Paşa dediki …Engin AlAN’ların yaptığı gözü bantlı operasyon varya buna karşı çok masraflar olduğunu Kenya ya paralar verdiklerini başka ülkelere falan oysa onlar Abdullah ÖCALAN la anlaşıp Abdullah ÖCALANı Türkiye ye getirmeyi razı etmişlerdi Moskava dan direkt Türkiye ye gelicekti o ara ben Doğan ERBAŞ lada görüştüm Doğan ERBAŞ la görüştügümde dedi ki Veli Paşa yla biz şey olarak biz getirdik mesajı ben getirdim bilfiil dedi ki biz görüşmelere ve teslim olmaya herşeye açıgız sayın başkan ne yapsın dediler ama başka yönde insanlar girdiği için karargahta Abdullah ÖCALAN Amerikalı ların kucağına düştü Veli paşa Abdullah ÖCALAN nın bu şekilde gelişine falan karşı PKK lılarada diyor zaten diyorki Doğan ERBAŞ için falan intihar etseydi ş¢r¢fs¢z dedi gelmeseydi dedi böyle gelmemi olur dedi anlatabiliyormuyum yani buna karşı çıktı Doğan ERBAŞ ın Apo nun bu şekilde gelişine karşı çıktı
S : Doğan ERBAŞ kimdir
T.G. : Apo nun avukatıydı şimdi HADEP il başkanı oldu iki aydır ve orda Zeki OKÇU diye Ahmet Zeki OKÇU -SERBESTİ diye bi dergi çıkartıyordu bunu avukatı olarak falan istemedi paşa zaten Mit in adamı falan dedi ondan sonra Doğan ERBAŞa benim yanımda Dogu PERİNÇEK kendi söyledi Ahmet Zeki OKÇUyu yukarlar istemiyo çıkartalım falan Ahmet Zeki OKÇU yu ondan sonra çıkarttılar zaten
S : Peki Veli KÜÇÜK ne şekilde gelmesini istiyordu ve ne menfaat görüyordu
T.G. : Menfeat olarak değil ama ben son dönemde fark ediyordum, şey vardı yani PKK yla daha önceden PKK – Çevik BİR le oturmuşlar Lübnan da Çevik BİR le oturduklarında PKK yla bunlar Çevik BİR le anlaşamamışlar yani beş sıfır kaybetmişler PKK da otomatikmen bir hükümet gibi oturmuş fakat Veli Paşa bakın PKK ve MET tv ye dikkat edin Veli paşa ya saldırmadı öyle SUSURLUK ta dahil hiç birzaman saldırmadı bazen ama Susurluk un an yaygaralı zamanında Kontra gerille genareli olarak göstermişti çok iyi hatırlıyorum ama ondan sonra hiç şey yapmadı Apo konusunda şu bu suikastler konusunda hiç bir zaman general Veli KÜÇÜK tarafından çıkmıştır demedi, YEŞİL’ I, general Veli KÜÇÜK’ e bağlamadı, Evrensel Gazetesi General Veli Küçük şey yapıyor dedi o demedi bak Yeni Gündem Özgürlük gazeteliri falan çünkü ben bu statideki bütün küpürleri kesiyorum tarih tarih böyle olunca Abdullah ÖCALANın ama bu şekilde gelmesini bu getirdikleri Kenya üzerinden bu operasyona karşıydı niye Apo Moskava dan direk buraya gelicegini söyledi kendisi
S : Görüşme olmuşmu
T.G. : Bilmiyorum ama Doğan ERBAŞ la görüşme yapıyorduk biz periyodik olarak
S : Veli KÜÇÜK- Doğan ERBAŞla görüşüyormuydu
T.G. : Yok canım Veli Paşayla Doğan ERBAŞın görüşmesi demek apayrı bir şey Doğan ERBAŞ için büyük bir olay demek, olmaz..
S : Sizin üzerinizden görüşüyordu
T.G. : Tabi – sormak istediğiniz bişey
S : YEŞIL LE ALAKALI
T.G. : Ha ha
S : Sence Mehmet EYMÜR açısından, Veli KÜÇÜK açısından baktığında Yeşil in yaşamasının getirisi ve götürüsü nedir
T.G. : Mehmet EYMÜR le arası iyi değil yani Yeşil in arası iyi değil Yeşil – Mehmet EYMÜR ü Mehmet EYMÜR de Yeşil’i sevmez ama Veli KÜÇÜK onun için patronudur Lenin in güzel bir sözü var biliyorsunuz Stalin in Karl Marx falan şey Karl Marx la öbür adam kominizim Avrupa da öyle bi şeye getiriyoruzki galiba insanlar hiç birzaman bu ölçüde kurtulamıycak hakikatende öyle Mustafa Kemal e Lenin niye yardım etti Çanakkale geçilir Anadolu geçilirse ne olur … Yeşil ölürse generallerin hiçbir özelliği kalmaz general Veli KÜÇÜK için Yeşil in ölü olması hiçbir işine yaramaz ama ölü bir hayalet olması bu yarayabilir iyide bu hayaletin arada bir çıkması lazım general Veli KÜÇÜK bu çıkartmaları oynuyor bazen, bazen en yakınındaki adamını mersedeslerinde yakalatmıştı gazetelerde okuduk bazen Antalya daki evi ben öldürülme olayının kendisine yarar getirmiycene inanıyorum niye Veli KÜÇÜK ün çok iyi hatırlıyorum sözünü belki söylemişimdir de dediki biz Jitem bir gece de lav edildi benim teşkilatımı sürdüler dedi bir gecede tabi eve geliyor bi tane general diyorki Jitem lav edilmiştir emri getiriyor şimdi iki Susurluk oldu bi daha üzerimizden buldozer gibi geçerlerse bu hareket şey olmaz yani Yeşil in ölü olması demek onların üzerlerinden geçiyor demektir
S : Peki başka Veli paşa patronu olduğu Yeşil I öldürmesine karşı Veli den çekinirmiydi yani
T.G. : Şimdi şöyle bak Mehmet EYMÜR le Yeşil in arası açıktı
S : … birisi Yeşil I öldürmeye cüret edebilirmiydi yani
T.G. : Onu söyliycem Mehmet EYMÜRün Veli KÜÇÜK le arası açıktı anaavrat küfr edebilirler Veli KÜÇÜK işaret etmezse gözünü yada böyle diyceksiniz ki ben Mehmet EYMÜR üm komutanın artık defteri dürelim sizin içinde böyle der general Veli KÜÇÜK işaret etmezse kimse ona sıkmaz S¢K¢N BÜTÜN INSANLARDA GENERAL VELI KÜÇÜK IŞARET ETTIGI IÇIN S¢KM¢ŞTIR bunları siz benden daha iyi biliyorsunuz öbür statüde cepheye bakın general Veli KÜÇÜK ün Yeşil de ölürse hiçbir fonksiyonu kalmamış demektir
S : Yeni Yeşil çıkartır
T.G. : Yeni bir Yeşil şak diye çıkmıyor tabi şimdi o büyük bir macera
S : Gelelim bu CEM ERSEVER olayına Cem ERSEVERin kısa yollu bana bi izah edermisin
T.G. : Cem ERSEVERin dördüncü (4.) bölge komutanı olduğunu biliyorum o dönemde
S : Ne demek dördüncü bölge
T.G. : Yani Jitem in dördüncü bölge komutanı Güneydoğu da görev yapmış kendisi Veli paşa burda Ibrahim BABATLAR yani itirafçılar tarafı ve Yeşil ler tarafı olan kadrolu olmayan yani bu personeli tutuyor daha çok eğer işaret etmese rahatsız olmasa onlarda kimse bunu tasviye edemez çünkü bu ona daha yakın olan bu hareketin başında ilk olan o yani hiç kimse Güneydoğu da durmak istemezken Yeşil şey Yeşil demişim Cem ERSEVER hep orda durmak isteyen bir adamdı ben Cem ERSEVERle hiç yüz yüze gelmedim tanımıyorumda o dönem zaten beraberligim yoktu Cem ERSEVER nerden di, eee Irak tan iki tane subayın öldürülmeden önce iki tane subayın iki-üç tane de olabilir sayıyı tam hatırlamıyorum
S : … Veli KÜÇÜK ün
T.G. : Bölge komutanıydı
S : Onun kadrosunda
T.G. : Evet
S : Hep Cem ERSEVER adınamı faaliyet yürüttü yoksa Cem ERSEVER in örgütünde muhalifmiydi
T.G. : Cem ERSEVER hiç bir zaman mualif olmadı Cem ERSEVER Jitem dördüncü bölge kuvvet komutanıydı bölge komutanıydı öbür itirafçılar şunlar bunlar otomatikman Cem ERSEVER e baglılar fakat ben Cem ERSEVER le karşı karşıya veya yüz yüze çalışmışlığım yok ama hiyerarşiye göre Cem ERSEVER patrondur öbürleri altındadır bunlar aralarında bi kavga çıkıyor bu kız sevgilisi – Mustafa – Cem ERSEVER tarafında olanlar bunların örgütten tasviye edilmesine ve emeklilige gidilmesine yol açan kişi aslında Veli paşa Veli paşa şimdi dediğim gibi ölmeden önce Ankara ya gidiceni Cem telefon açıyo İzmit e gelmesini söyliyor ama Cem İzmit e gelmiyor öldürülmesinin arka kısmında … da söyledigi
S : Kimin
T.G. : … örgütte böyle bi çocuk var
S : Kimin ben duyamıyorum
T.G. : ÇETİN ATEŞE’ in (?) de söylediği
S : Şeydemi Jitem de
T.G. : Babası emniyet istihbarattan ayrılma ama askerlerle arası çok iyi şeyde söylediği yeni şimdi bi kitap daha çıkardı ornun söylediği
S : Ne diyor Cem ERSEVER den biraz bahset
T.G. : Benim Cem ERSEVER konusunda çok bilgim yok yani çalışmadığımdan dolayı ve karşı karşıya gelmediğimden dolayı çok böyle net bir bilgim yok
S : Temin iki Irak subayından bahsediyordun
T.G. : Onu anlatıyordum ama kestiniz bire bir bilgi olmadığından dolayı
S : Anlat bakalım
T.G. : Irak subaylarını kendisi Irak subayları Antalya ya gelmiş Irak subayları Türkiye ye sığınmışlar bu Irak lılara teslim etmiş kimsenin haberi yokken Antalya daki kamptan alıp … kampından bunun üzerine Veli paşa bunu bana anlatmadı mesela bunu söylemedi bu şekilde fakat çekmecesinden böyle otururken kendi personeli olduğunu dördüncü bölge komutanı olduğunu fakat yanlışlıklar ve hata yaptığını bu örgüt içersinde kendisine diklendiğini, sonra o İbrahim…
S : Veli paşayamı dikleniyo
T.G. : Hayır Veli paşaya değil örgüte dikleniyo bu otomatikman Veli paşaya diklenmek oluyo ama kimse direk Veli Paşa ya diklenemiz öyle bişey aykırı zaten birde İbrahim BABA Veli paşa diyorki bu itirafçıları sen getirdin oralardan devşirdin ondan sonra da o adamlarla geçinemiyorsun Veli paşa iki arada bi derede kaldı bunun güçsüz duruma düştügünü anlattı kendi getirdigi adamlarla anlaşamadığnı anlattı öldürülmeden önce başbakanlık poligonu işte söylediği ama kendisi hatalıydı Veli paşa söyledi kendisi hatalıydı
S : Neydi başbakanlık poligonu neydi
T.G. : Öldürüldüğü yer başbakanlık poliğonunda sorğ¢l¢nmıştı bunlar İzmit e gelmesini söylemişti zaten Veli paşa diyorki telefon açıyo Veli paşaya diyorki ben Ankara ya geçiyorum paşam diyor o da diyorki ya İzmit e bana gel sonra geçersin Ankara ya o İzmit e gelmiyor
S : Gelmiyor
T.G. : Ondan sonra öldürüldü zaten bi gün sonramı
S : Başbakanlıkta kim sorguladı şey poligonda başbakanlıktaki poligonda
T.G. : İşte bu İbrahim BABANLAR ın bi sorguladıklarını zaten bütün kaynaklardan bu benim yada Veli paşanın söylediği bi kaynak degil
S : Veli paşa bu konuda bişey söyledimi başbakanlıktaki sorgulamayla ilgili
T.G. : Hayır zaten kayıtlarda da Veli paşayla telefon konuşmasından bir gün yada iki gün tam birşey söyleyemiycem başbakanlık poligonunda öldürüldüğü ortaya çıktı
S : Demin soru sordum Yeşil Veli KÜÇÜKten habersiz öldürülebilirmi dedinki öldürülemez Cem ERSEVER öldürülebilirmi
T.G. : Öldürülemez
S : O da Veli KÜÇÜKten habersiz öldürülemez
T.G. : Kimse yapamaz böyle bişeyi, işaret etmesi lazım
S : Niye
T.G. : Veli paşadan korkarlar çünkü
S : Emekli olmamışmıydı
T.G. : Kim emekli olmuş
S : Cem ERSEVER
T.G. : Önemli değilki emekli olması bakın Veli paşa için şu hiçbirzaman önemli değildir Doğu PERİNÇEK hukuk profösörü ve kominist sizlerin gözünde ve anarşist o hiç önemli değil o anarşist degil o onun dava arkadaşı bir diğer arkadaşının rütbesi başçavuş veya teğmen olabilir o onun için çok önemli değil kurmay başkanıyla iş yapmaz ama teğmen ile başçavuşla veya yüzbaşıyla işlerini yapardı onlar herzaman emret komutanım…
S : Veya … hiç önemli değil
T.G. : Tabi onlar hiç önemli degildir kati suretle onun için davası önemlidir ona herzaman çünkü Veli KÜÇÜK bir yüzbaşı için bir üst teğmen için bir ütopyadır gönüllerde taht kurmuş bir adamdır böyle olunce Veli KÜÇÜK onları tercih eder hiçbir zaman ben bir kurmay başkanına general olucak önü açılacak insanlara illegal şekilde hiç beni Ahmetle görüştür beni Mehmetle görüştür filan demedim Veli paşanın emri var diye demedim hepsinin rütbesi binbaşı albay albaydı ama albayları adam zamanında devşirmiş
S : Peki bu Soner YALÇIN la görüşmüşmüydü Cem ERSEVER
T.G. : Aydınlığa gelip gidiyo itirafta bulunduğunu zaten bütün medyanın yazdığı şeyler bunlar, Soner YALÇIN la
S : Görüşmüş
T.G. : Tabi görüşmüş görüşmese zaten çocuk öyle kitapları ve bilgileri birisinden alamaz
S : Aydınlığa gitmesinde Veli paşanın bi etkisi oldumu
T.G. : Veli paşa itmiştir zamanında ben o dönem yoktum zaten ama Soner le birisinin kucağına itiraflarda bulunması için bak bu çocuk ilk önce sabah gazetesine gidiyor … hatırlıyorum, buna şey yapmıyorlar ondan sonra İlhan ÖZTÜRK Baki ÖZİLHAN var UBET te Ulusal bilmem ne teşkilatı UBET diye bunlarla ajans bu bunlarla şey yapıyor bu da onun üzerine telefon açıyo diyo ki Soner I çağırttırıyo Soner YALÇIN geliyo
S : Soner aslında Aydınlığın yazarı demi
T.G. : Tabi canım … GÖKTÜRK te Soner YALÇIN da öyle Cengiz ÇANDAR işte döneklerden bi kaç kişi
S : İtiraflarda bulundu diyorsun peki Veli paşa gibi misyon yüklenmiş bi adamın itirafta bulunması normalmi
T.G. : Onu bilmiyorum insanın psikolajisinide bilmiyorum benim gibi bi adam çenç- oto iş yaparmı demekki bi şey oluyor kafanız karışıyor bi şey yapıyor yani ben çenç -oto yaptım yani düşün Veli KÜÇÜK bi şey söylemişti Sonar YALÇIN ın kitabıyla ilgili aklıma geldi dediki Cem ERSEVER kendi yaptıklarını hiç anlatmamış Soner e hep İbrahim BABAD la falan yaptıkları itirafçıların üzerine atılan suçlar kendi yaptıklarını anlatsaydı da dinleseydikya ölmüştü biliyorsunuz kitap çıkmıştı
S : Kitap öldükten sonra çıktı yani onu düşünemiyor
T.G. : Hayır bu kitabı okudum diyor tamam Cem ERSEVER bunları Soner YALÇIN’ a anlatıyor tamam ama anlattıkları itirafçılarla yaptıkları şeyler niye sırf kendi yaptıklarını anlatmıyor itirafçılar onun dünyüsında yokken Cem ERSEVER ve Jitem yokmuydu diyor mantıklı söyliyor aslında o hata yaptı diyor şey yapmıyor yani
S : Bu kitaptan sebeb öldürülmüş olabilirmi
T.G. : Yok canım kitap için falan degildir kitap icin Doğu PERİNÇEKin kucağına zaten şey itmişti paşa kendisi itmişti yani siz onu anlayamazsınız ama kendisi itmişti
S : Anlatta anlayalım
T.G. : Hayır biz anlayamayız yani ama paşa o yöne doğru itmiştir
S : Gözden çıkarmıştır manasındamı
T.G. : Tabi ki gözden çıkarmış yani Aydınlık tan başka bi yere gitmesi Veli paşanın işine yaramaz sonra Ali YALÇIN a anlattığı bütün bilgiler Doğu PERİNÇEKe kalır general Veli KÜÇÜK aleyhinde söylemiş olsa bile kitapta yazmazlar
S : Kitapta böyle bi şeyden bahsetmişmi
T.G. : Yok okumadınızmı kitabı öyle bi şey yok
S : Peki Veli KÜÇÜK ün silahlı kanadı hakkında ne biliyorsun
T.G. : Sizin silahlı kanat dediğiniz kast ettiğiniz yani bunların bide sizlerin bildiğinizde benim bilmediğim ayrı bir tetik çeken vuran kafa kesen anlata bildimmi böyle bir ekibine rastlamadım hala mafya dışında ve askeri işte anlattığım örgütler dışında bakın ben bi dev-sol militanı değilim örgütün silahlı kadrosu olurya ben Ergenokon üyüside değilim ben normal Veli KÜÇÜK ün MUTEMETLIĞINI yapıyordum ama bu adamın herşeyini silahlı kadrosu varmıdır kurarmı edermi kendi ağzından çıkmış olmadığı şeyler ben dikkat ederseniz sorulara cevap verirken kendi yorumumu Doğu dan duyduğumu yada Ahmet in teyit ettigini Mehmetin etmediklerini general Veli KÜÇÜK ten duyduklarımı hep böyle söyliyorum ben bu güne kadar bu hareketin ne Doğu dan ne diğer kimselerden ne albaylarından sizin dediğiniz söylem tarzında söylem tarzıda çok farklı burda silahlı birlik diye veyahut silahlı propağanda birligi veyahut silahlı örgüt diye böyle bir birim böyle bir örgüt hiç duymadım
S : Peki Ergenekonda silahlı mücadele varmı
T.G. : Vardır ben bunu bilmiyorum
S : Siz hazırladınız ya raporları
T.G. : O raporlarda yok öyle bi şey raporlardaki teori teoriyi zaten çözmek önemlidir teori çok farklı bi şeydir zaten bi örgütünüz varsa ve yer altı örgütüyse ve adıda Ergenekon sa ben sizin sorunuza katılıyorum silahlı birşey vardır ama sizin söyleminiz gibi değildir bu örgüt böyle değildir yani bir DHKP-C bir PKK hani silahlı örgüt nedir filan diye bu terimle değildir çok farklıdır
S : Nasıldır peki
T.G. : Onlar terör örgütü gibi bakmazlarda siz öyle bakıyorsunuz
S : Terör örgütü değil nedir yani mafyayla nitelendirilebilirmi
T.G. : Mafyayla veya faili meçhullerle abuk sabuk şeylerle bu olabilir fakat bunların Jitem leri devam ediyor buna diyebilirsiniz Jitem normal istihbarat sağlamıyor Jitem şimdi yok Jit I de başaramadılar biliyorsunuz Jit I içişleri bakanlığından geçirdiler … falan bişeyler bişeyler geçirdiler fakat Jit geçtiği halde Jitem in havasına giremediler olmadı bi türlü bunların eski Jitem ci grupları tetik çeken guruplar olabilir istihbarat grupları faaliyeti altında çünkü bu kadar tetik çeken itirafçıları vardı Jitem in ya bu adamlar ne oldu bi anda yer yarılıp içine mi girdi hadi bunları karar aldık es yapıyoruz dedik bu kadar adamı es yapmada imkansız öldürme olasılıkları da imkansız hadi bu adamlara dedikki Güneydoğu dakileri İran a verelim güneydogu dakini İran a veremezsin coğrafi yapını biliyor öbürünü Irak yada Azerbeycan a ben size bu konuda katılıyorum ama nasıl ne şekilde faaliyet yürütüyorlar şu olmuştur, on tane yönetim kadrosunda…
S : Yani yorum yapma bilmediğin konuda
T.G. : Bildiğim bi şey yok
S : Bilmediğin bi konuda tamam yani koskocaman bi teşkilatı sadece Tuncay GÜNEY in bilmesi mümkün değil ne ben salagım ne de o salak şimdi … çekirdek kadrosunu saydın on-onbir kişi o kadroyu bi daha sayarmısın
T.G. : Çekirdek kadro olarak İsmail Hakkı KARADAYInın- Necip TORUNTAY ın yani hiyararşiyi çizemiyorumda Necip TORUNTAY ın – İsmail Hakkı KARADAYI nın- Teoman KOMAN paşanın- Rasim BETÜR paşanın jandarmada aynı şekilde kara kuvvetleride bu Nejat MÜLDÜR ün
S : Nejat
T.G. : MÜLDÜR kurmay başkanı kendisi Engin HOŞ paşanın Marmara bölge komutanlığında şimdi geldiğini tanıdığım şimdi isim olarak ama toplam olarak bunlar kara kuvvetleri falan karışık deniz kuvvetlerinde Güven ERKAYA vardı pardon o oniki kişilik bir beyin kadrosu olduğunu biliyorum
S : Veli KÜÇÜK te dahil
T.G. : Tabi Veli KÜÇÜK te dahil ama isimler olarak hepsi jandarma filan değil yani denizden-kk dan -istihdaireden hepsinden Osman ÖZBEK paşanın işte şeyde olduğunu duyuyorum ama oniki kişilik MKYK de olmadığını biliyorum birde bahsettikleri bir şey vardı bu milli güvenlik kurulu filan varya başbakan falan şey yaptıkları o milli güvenlik kurulunun dışındı yine Genelkurmayın kendine ait bir milli güvenlik kurulu varmış bütün bu görüşmelerini önceden özel kuvvetler komutanlığınında içinde bulunduğu bunlar kendi aralarında görüşürlermiş daha sonra çıkarlarmış başbakanlığın olduğuna katılırlarmış ama o önceden görüştükleri MGK nın içindekilerin hepsi başbakanlıkta hükümetle görüştüklerinde yokmuş bu bilinen kuvvet başkanları varmış bunu söyliyorlar isim olarak bu on iki kişiyi tam net yada hiyerarşi olarak tam net bilmiyorum
S : İBRAHİM ABBAS konusunda bilgin varmı
T.G. : Yok ben İbrahim ABBASı o Bay Pipo yu bile okumadım yani
S : Yani sonradan duydukların filan
T.G. : Yok öyle bi şey yani okuduklarım var ama bunlar herkesin arkadaşların bilebilecegi gazete bilgileri dergi bilgileri gibi bilgiler
S : Şimi uyuşturucu konusu gerçi daha önce geçtide şimdi Ramazan YILDIZ la tanışıyorlar Veli KÜÇÜK tanışıyor …
T.G. : Şimdi Ramazan YILDIZ I tanıyıp tanımadığını ben o güne kadar bilmiyordum ne zamana kadar Kadir binbaşı … olsun biraz önce anlatmış olduğum olaya kadar benim Bayrampaşa cezaevine gönderildiğim güne kadar ki dönemi Ramazan YILDIZ ESKOBAR adında birisinden haberim yoktu anlattığım gibi şekillendi fakat Gülbahar ATEŞi
S : Veli paşa gidip Ramazan la görüşmü demişti
T.G. : Hayır Abbas OGUZ sıkıntıları olduğunu Bayrampaşa cezaevinde sıkıntıları olduğunu Kadir binbaşıyla konuştuklarını Kadir Binbaşıyla ben de ordan konuştum İzmit te telefonla bunun üzerine Bilecik e geçiyordum zaten Bilecik te Veli paşaya intikal ettirdim o da iyi dedi git görüş dedi benim selamımı söyle dedi geldim ben Bayrampaşa ceza evi tabur komutanı binbaşı Dursun ERTUĞRUL a Veli paşamın selamı var bu arkadaşla Ramazan YILDIZ la görüşmem gerekiyor dedim Yusuf KURT un odasını cezaevi birinci müdürü Yusuf KURT un odasına getirdiler Ramazan YILDIZ uzun boylu bir adam Malatyalı bir adam anlattı işte sıkıntılarını
S : Nereli
T.G. : Malatya lı sıkıntılarını anlattı dediki burda telefondan sıkıntısı olduğunu söyledi cezaevi yönetiminin sıktığını söyledi cezaevi içinde sorunlarının olduğunu söyledi binbaşı ha bak unuttum binbaşı Dursun ERTUĞRUL un kendisine bi ziyaret şey yapıyorlarla o ara görüşmek istediğini filan söyledi ben bunların hepsini paşaya intikal ettirdim Dursun Binbaşıya intikal ettirdim mesele on kilo erik getiriyorlarmış cezaevine sokuyomuş, binbaşı üç kilo sokuyormuş almıyormuş yani böyle bi şeyler gıda amborgosu koymuş böyle şeyleride anlatmış hatırladım ondan sonra böyle olduğunu Veli paşaya söyledim Veli paşada dediki yardım etsinler o arkadaşa bana ikinci gittiğimde de yardım ettiklerini söyledi
S : Ne söyledi Veli paşa buna
T.G. : Bana söyledi ben de geldim Dursun binbaşıya söyledim dedim arkadaş cezaevinde rahat etsin şey yapalım, yardım edelim, ikinci görüşmemizdede yine o zaman Hayrettin GÖKDEMİR e mutlaka git dedi çok iyi abimizdir dedi şey ama ondan sonra bütün sıkıntıları şeyin bitti
S : Teyit ettimi yani rahata kavuşmuşmu
T.G. : Rahata kovuştu tabi bana teyit etti bi tane adamı vardı ALPER diye onun telefonunu verdi onlanda Ramazan abinin selamları var iyi bir iki kere cezaevinden kardaş nasılsın dedi bi bayram mı kandilmi yalan söylemiyeyim kandilleştik filan cezaevi numarası filan vardı bende ikiyüzonikili bi numaraydı arıyordum birisi çıkıyordu diyordum Ramazan Eskobar yokmu diyordum hemen şak diye bi dakka abi diyo veriyordu konuşuyordum o numara halen bende vardır ama o kapalı şimdi
S : Ne görüşüyordunuz peki durumlar düzeldimi
T.G. : Yo o beni arıyordu genelde
S : Teşekkür etmek için
T.G. : Hı teşekkür etmek iyi kandiller demek için nasılsın iyi kandiller demek için aradım diyordu bizim orda dışarda Alper var diyordu ona sahıp çıkın Beykoz da villası olduğunu filan bahsetti bi şey olursa gidersiniz ben gitmedim
S : Ramazan YILDIZ la sizin gidip Veli paşaya bunları iletip ona yardımcı olacağını biliyoruz yani
T.G. : Ramazan YILDIZ mı beni biliyordu hayır Ramazan YILDIZ Abbas OĞUZ u biliyordu Abbas OGUZ la bunlar arkadaşlar Abbas OĞUZ da Kadir binbaşıya söyliyor Kadir binbaşıda diyorki Tuncay onla bu haftalarda görüşücek yüzbaşıyla diyor siz Tuncay a söyleyin diyor bunun üzerine Abbas OGUZ beni aradı İzmit te görüştük kendisiyle ve Kadir binbaşıyı cep telefonuyla aradık, Kadir Binbaşıda bana …Abbas OGUZ la konuştuk dönüşte bana …Veli Paşaya vermem için bunun üzerine Abbas OĞUZ un söylediklerini Veli paşaya söyledim gittim böyle böyle ben telefonla da görüştüm sıkıntıları olduğunu söyledim ve cezaevine gittim yani beni adam tanımıyordu hiçde tanımadı
S : …
T.G. : Tabi Veli paşayla birbirlerini bir yerlerden tanıyorlar Ramazan kim bu Eskobar falan demedi hiç bir zaman
S : Yada tanımasa bile en azından Abbas OGUZ vasıtasıyla bi takım ilişkiler var gibi gözüküyor
T.G. : Tabi Veli paşa tanıyordu ki bana demedi yani kim bu Abbas Eskobar falan fistan şey pardon Ramazan YILDIZ kimmiş Eskobar kimmiş sorardı çünkü Ziya … söyledim kim nedir ne için görüşmek istiyormuş soruyordu sormadı gidin yardımcı olsunlar dedi
S : Gülbahar ATEŞ
T.G. : Gülbahar ATEŞ konusunda Celal ATEŞ le bunların mafya olduğunu
S : Gülbahar ATEŞte Malatya lı onlarda
T.G. : Bilmiyorum Malatyalı oldugunu Veli paşanın bana naklettiği Gülbahar ATEŞ dedi MOSAT ajanı dedi ona karşı temkinli olalım dedi ikinciside kadın cezaevindeyken kendisine mektup yazmış hastaneye çıkması gerekiyormuş Veli paşadan yardım istemiş yardım ettim dedi daha sonra cezaevinden bu kadın çıktığında Veli paşa bana dediki ya Gülbaharı görüyormusun dedi Bilecik deydik ben de valla paşam o zaman siz o zaman dediniz Mosat ajanı dediniz ben tanımıyorum dedim hangi cezaevinde kalıyor dedim ziyaretmi etmem gerikiyor dedim yok dedi cezeivenden tahliye oldu İstanbulda şimdi dedi olması lazım dedi bana bi bul dedi ben tabi Gülbahar ATEŞ I lan kimi sorayım bilmiyorum
S : … ne o zaman Veli paşanın bul dediği zaman
T.G. : Bilecikte kadın yeni çıkmıştı bir ay olmuştu çıkalı nerden öğrendim ben bulamadım Gülbahar ATEŞ I Veli paşa ondan sonra Florya mı Yeşilköymü tam hatırlamıyorum kızıyla beraber kalıyor dedi ben ulaştım dedi konuşuyorum konuştum onla dedi Gülbahar ATEŞ le
S : Ne konuşuyormuş yani Mosat ajanı hem sana temkinli ol diyor hem de kendisi niye görüyo
T.G. : Bana şeyi söyliyo bak dikkat et Gülbahar çok akıllıdır ayrıcı Mosat ajanıdır bu İsrailli kadındır çalışıyor İsraille dedi temkinli olalım ona dedi banada mektup gönderdi dedi
S : Sizce görüşme amacı ne olabilir bi Mosat ajanıyla Veli paşanın
T.G. : Şimdi sizin bakın Mosat ajanıyla Veli paşanın Mosat ajanları arasında çok büyük bi fark var
S : Hem size kemkinli olmanızı söyliyor hem aynı konuda
T.G. : …
S : Onu kazanmayamı çalışıyor bi şekilde
T.G. : Yok kullanmak olabilir faaliyet olabilir lobi demiyorum lobiye sokucağını zannetmiyorum Veli paşa böyle başka ülkelerin istihbaratlarıyla çalışanları lobi içine sokmaz soksaydı
S : Hayır o lobi için değil canım ikili ilişkiler
T.G. : Ha ikili ilişkiler olabilir Veli paşa etkilemek etki yapmak kontrol altında tutmak gibi girişimleri vardır
S : Ne yapar etkili tarihtenmi bahseder neden bahseder
T.G. : Hayır şimdi bi şey demez ama normal bi kaç gün sonra yaptıklarından anlatmaya başlar yani sohbet ilerler yemek yersiniz şu bu özel çok etki şeyleri vardır burda mesela sizin bacağınıza vurması mesela sorununuz varmı ne var ne yok meseya üç gün beş gün sonra sizi arayıp hal hatır sorması
S : Polise karşı bakış açısı nasıl
T.G. : Ben polise karşı çok iyi görüyoum nerden iyi görüyorum bu asker polisler geliyor biliyorsunuz ben bir çok yerde gördüm o asker polisler yüzellibeş varmı diye aralarında gidip gelirler böyle olurdu hep ben Isparta da gördüm, Karsta da gördüm bi çok yerde gördüm, ben askerde polislerde benimle beraber ot yolarlardı karavanaya gidiyorlardı
S : Hayır Veli KÜÇÜK ün
T.G. : Onu anlatıyorum Veli KÜÇÜK e gelince onun koruma müdürleri yani koruma taburu diye bi dabur kurmuş sırf polisler için bu polislerin hepsi yani ben yirmi otuz tane polis görmüştüm hepsi oturuyorlardı orda on tanesi onun koruması beş tanesini şöförü yapmış polisleri ezdirmiyordu bunu Bilecik de de gördüm Giresun da da gördüm korumaları hep polisti en son korumalarıda emekli olduktan sonra Cumhurbaşkanlığı korumaları olarak polisler vardı ayrıca yani onlar Cumhurbaşkanlığında sivil hayatta görev yapıyorlarmış onlarıda hiçbir iş yaptırmıyordu
S : Şimdi bu Ergenekon içersinde basından bi çok şeyden var ama bu Ergenekon içersinde polisin olmamasını ben düşünemiyorum yani …
T.G. : Şimdi ben polisler için çok büyük bir faaliyeti konuşmadım ama Reşat HALKA yla arası iyi olduğunu yanımdanda telefonla konuştuğunu biliyorum o neydi Atilla
S : Çınar
T.G. : Yok yok AYTEK uyuşturucuda onla arasının iyi olduğunu biliyorum Şükrü BALCI nın bunlan öğrencisi olarak kendiside yani abimiz falan diye Şükrü BALCIyı … ediyor yani polis içindede
S : Onlar eski tabi Ergenekon un yapılanmasında polisin yeri nedir
T.G. : Yok yakından kimseden bahsetmedik hiç
S : Siyasetçilerdende bahsetmedin bu faaliyetlerinde
T.G. : Lobi faaliyetlerindemi siyasetçilerden böyle isim olarak degilde mesela Deniz BAYKAL a oynuyor şimdi kendisi de Deniz BAYKAL a Aykut EDİBALİ şey neydi o Şeyh Edibali nin sözleri filan var biliyorsunuz onu yönlendiren Veli paşa zaten Fikri SAĞLAR I işte kovmasını sağladı filan bu Deniz BAYKAL a falan oynuyo Anap tan bi grup bölmek gibi DYP den ondan sonra MHP den gruplar bölüp Demirel e eklemek yeni oluşumlar ama bunu yaparken Veli paşa bi yandan Tansu hanımada göz kırpıyor mesela diğer taraftan MHP ylada arası iyi orda bütün heryerde kendisini denge unsuru yapıyor ama isim olarak fert fert olarak öyle bir şunlar üzerinde duralım yani Menderes le filan görüşmek istedi
S : Fethullah GÜLEN den bi farkı varmı
T.G. : Yok Fethullah GÜLEN den daha akıllı tabi
S : Akıllı bakımından farklı yani faaliyetinde fark varmı
T.G. : Faaliyet olarak fark yok dinci değil sadece bu biraz daha temkinli ve örgütsel olarak gidiyor
S : Peki bu Tarikat ve Cumhuriyetlere sızmak gibi nüfus etmek gibi şeyi varmı
T.G. : Şimdi MHP ye ülkü gençleri Levent dedikleri o ülkü İstanbul başları filan
S : …
T.G. : Yok küçük öyle marjinal yok
S : Ne dedin ulusal gençlik degişcek
T.G. : Ulusal Gençlik Birligi UGB
S : Kim kuruyor onu
T.G. : Bu Atatürkçü düşünce dernegi -CHP- Öncü gençlik ortak karmasıyla bazı üniversiteler var Ege de filan ayrı bi grup olmayanlar üniversite platformunda UGB – Ulusal Gençlik Birliği adı altında bir gençlik örgütlenmesi bu Kemalist hareket olarak örgütleniyorlar bunun diğer sağdaki hareketide MHP- Levent diye bi çocuk MHP nin başındada İstanbul başkanı
S : Peki bu harekette SEMİH TUFANLAR varmı
T.G. : Şeydemi UGB de şöyle var Kemalist hareket varya Kemalist harekette bunlar Atatürkçü düşünce dernegi Küçükyalı Şubesimi yalan söylemiyeyim orayı Kartal Şubesinemi ne bağlıymış orda Küçükyalı Şubesi açmak istediler Kartal daki Atatürkçü düşünce dernegi Yekta Güngör ÖZDEN e soruyor Yekta Güngör ÖZDEN de olmaz dedi cevap olarak bu çocuklar açamaz dedi AKIN BIRDAL I VURMUŞ ADAMLAR
S : Bi dernek kurmuşlar neydi UGD – Ulusal Gençlik Dernegi
T.G. : Onu bilmiyorum sadece
S : Ulusal Gençlik Birligi – Ulusal Gençlik Dernegi
T.G. : Birbirinden çok farklı UGD farklı Ulusal Gençlik Birligi üniversitelerde büyük bir dernek halen şimdi faaliyet gösteriyor
S : Hangisi
T.G. : UGB – Ulusal Gençlik Birliği sizin UGD dediğiniz çok marjinal ordaki üyeler kendi koparma işleri için kılıf uydurdukları birşeydir ama ulusal gençlik birliği Yekta Güngör ÖZDEN ler efendim fikir babaları teorisyen yani bunlar ondan sonra Nuh Mete YÜKSEL daha sonra Atatürkçü düşünce dernegindeki üst düzeydeki insanlar var ve bunun fikir babası bu çocukların kurdukları yerel küçük bir dernektir yani öyle bi şey olmadı bunları almadılar çünkü bana Emre kendisi söyledi demek bak haberim yok sizden öğrendim UGD diye birşey kurmuşlar UGB çok farklı birşey Ulusal Gençlik Birliği UGB deki bütün üniversiteleri kapsıyor
S : Çok yakın terim kullanmışlar
T.G. : Olabilir
S : Ulusal Gençlik Dernegi – Ulusal Gençlik Birliği şimdi Veli paşayla siz yaklaşık altı (6) yıldırmı berabersiniz
T.G. : Evet altı yıldır
S : Doksan iki (92) dokuz yıldır canım dokuz yıldır artan bir samimiyetle berabersiniz demi sürekli berabermisiniz
T.G. : Evet sürekli artan bi samimiyetle işte haftada iki-üç kere telefonlaşır haftada bi defa mutlaka yüzyüze görüşürüz
S : Yani Veli paşayı çok iyi tanıyor diyebilirmiyiz
T.G. : Öyle bir şey yok
S : Ama en iyi tanıyanlardan biri
T.G. : Ona inanıyorum ben Veli paşanın yakınında kendisi gibi okuyanım araştıranım inceliyorum teorilerini çözmeye çalışıyorum diğer insanlar benim gözümle bakmıyorlar onlar ona kral gözüyle bakıyorlar
S : Dolayısıyla Veli paşada sizi farklı bir katoğariye sokuyormu
T.G. : Tabi ben onla fikir konuşuyorum örgütlenme konuşuyorum tema konuşuyorum şemalar konuşuyorum teoriyi pratiğe dökme yollarını konuşuyorum eylem konuşuyorum o Sedat PEKERle konuştuklarıyla beni yanlarını alsalar kalkar çıkar giderim yada Dıraj Ali yle konuştuklarında çıkar giderim niye bana çok basit ve avami geliyor ama o konuşmalarımızda gece geç saatlere kadar sürüyordu tabi ki yani fikir bazında
S : … sadece ikiniz görüşüyorsunuz
T.G. : Tabi canım ikimiz evinde lojmanlarda şeye gittiğimde Tugaylara gittiğimde gece üç lere kadar filan beraber bire bir görüşüyoruz
S : Gece üç lere kadar sohbet ediyorsunuz
T.G. : Evet birbirimizle askeri kitapları bana veriyor o ben ona veriyorum işte özel harp dairesinin şeylerini veriyor okuyorum çiziyorum
S : Veli paşanın yanında sizin yeriniz nedir
T.G. : Bunu ben bilemem yani
S : Bir iki gün önce ben onun emir subayı gibi hareket ederim dediniz yani konumun ne
T.G. : Mutemediyim emir subayı gibi hareket ederim emir subayı yani Türkçede ki yeri mutemet
S : Mutemet biliyorsun maaşları filan dağıtır
T.G. : Yok ben banka mutemedi gibi değilim bu onun belğelerini dökümanlarını birbirine getiren
S : Mutemet elemanı
T.G. : Elemanı gibi çalışıyorum
S : Sizin gibi kaç kişi var onun yanında
T.G. : Dediğim gibi ülkü ocakları başında Levent diye bir çocuk var ama benle paylaştığı konuları bu çocukla paylaşması imkansız çünkü çocuğu bende tanıyorum gördüm tanıştırdı
S : Sizin gibi … kimler var yanında
T.G. : Kimseyi şimdiye kadar halen görmüş değilim ben olmadım yanında Turan YAZGAN var tabiki benim dışımda kimseyi görmedim ama Turan YAZGAN var Necdet SEVİNÇ var
S : Necdet SEVİNÇ kim
T.G. : Kurultayın şimdi genel yayın yönetmeni MHP nin çok teorisyenlerinden bi adam Alparslan TÜRKEŞ e falan sayğı duyan böyle bi adam yani Türkeş çi yada MHP li değil düşünebileceginiz kafa tasçı yada hiç bu partililer gibi düşünen birisi değil çok farklı birisi onlar var Turhan YAZGAN I söyledim Zekai ÖKTE var tarih ve bilmem ne Türk belgelerinde Türk Tarih dergisini çıkartıyor Zekai ÖKTE buda zaten Genel Kurmayın toplumsal daire işlerinden fonundan para alıyor o var bildiğim yani ortak konuştuğumuz birisi daha vardı araştırmalar yapıyor çok yaşlı bir adam epey yaşlı
S : Nerde tarih araştırıyor
T.G. : Tanırsınız ya ismini söylesem yaşlı ha A Timur KILIÇ var A Timur KILIÇtan başka bir isim söyliycemde ismi gelmedi aklıma
S : Atilla TUNÇ varmı
T.G. : Var tabi Atilla TUNÇ la görüşüyorlar böyle fakir bazında teoriler üretiyorlar ben siz hatırlayıcaksınız diye şey yapıyorum araştırmalar yapıyor bu adam ÖZFATURA -ÖZFATURA degil başka bi şey ÖZFATURA İzmir belediye başkanıydı
S : Onun kardeşi aynı soyismi taşıyan
T.G. : Özfatura ya benzer soyisim taşıyan yaşlı bir insan kim
S : Özturan …
T.G. : O İzmir belediye başkanı onun gibi ama başka araştırmalar yapıyorya bu adam
S : Yılmaz ÖZTURAN
T.G. : Yok kitapları filan var bunun ne demek istediğimi anladınızmı
S : Hürriyettemi ne yazıyordu bi ara
T.G. : Yok hiç bir zaman Türkiye gazetesi Akşam da bizde yayınlandı bazı şeyleri Orhan ÖZFATURA değil yaşlı bi adamdır epey yaşlı o adamda çok saygı duyar mesela onla görüşüyor Ahmet KABAKLI var
S : Rahmetli oldu
T.G. : O zaman
S : Ahmet KABAKLI nın konumu neydi
T.G. : Bilmiyorum ama bunlar fikir ona bakarsanız Zekai ÖKTE de yaşlı ama çıkarmış oldu dergi çok kaliteli bi dergi kadro olarak şey olarak Cem BAŞER vardı kitaplarını gördünüzmü bilmiyorum Cem BAŞER ona böyle kitaplarını gönderir telefonda konuşur fikirler tealitesinde bulunan kişidir Cem BAŞER de siz bilirsiniz demi Cem BAŞERi Kıbrıs taydı en son…. ben başka hatırlamıyorum
S : Yani fikir Türk-İslam sentezi
T.G. : Tabi devleti bunlar kendi sahipleri gibi görüyor ramazan da orucunu filan tutar kurbanını keser Veli paşa
S : Namazında niyazındamı
T.G. : Yok
S : Nasıl Türk- İslam sentezi
T.G. : Bayram namazına giderde öyle beş vakit ya içiyordu ona bakarsanız o içerdi Türk çü o ilk önce Türkçülük önemli Türk olmazsa din olmaz zaten millet olmayınca onlarda literatürde din olmaz ama içiyordu mesela o iyide içer
S : Peki … geçenki görüşmelerden bi taneside bu Susurluk kazasıyla alakalı olarak söylememesine ragmen onun orda rolü olduğunu sezdim gibisinden bi şeyler geçti ama onun yanında ikinci darbeyi orda yedim diyor bu tezat olmuyormu yani
T.G. : Şimdi Susurluk Veli paşaya darbe vurmadı desek olmaz bir Jitem dağıtıldı adam hakkaten darbe yedi Susurluk tada tasviye oldular onun bi sürü subaylar şucu bucu adı altında
S : Yani olayların bu boyuta gelmiycenimi tahmin ediyordu
T.G. : Tabi kendisini de vurdu yani sırf general Veli KÜÇÜK olarak düşünmeyin ekibinide düşünün yani kendilerinide Susurluk vurdu
S : Nasıl yani hem kendileri yapacak hem kendileri zarar görücek bu işten
T.G. : Kimse yaparken kendilerinin zarar görücegini hissetmez
S : Hesaplamaz- ilk bende çelişki tezat gördümde onu açıkladı aslında onun tedirginliği olayların bu kadar büyümesi….durumana geleceğini,
T.G. : Yani bakın Veli KÜÇÜK ün sıkıntısını ben bire bir yaşadığım için biliyorum hiç bir şey konuşmaz gözleri donar, sinirlenir ufak ufak ve hiç birşey konuşmazdı
S : Neden korkardı cezaevine girmekten mi korkardı
T.G. : Yok canım onun böyle şeyleri yoktu
S : Rezil olmaktanmı korkardı
T.G. : Bilmiyorum ama tedirgindi böyle ve saldırgandı
S : Susurluk kazasında onda darbe yapan yani beklemediği olumsuzluk neydi o kazanın olmamasımıydı yoksa Hanifi AVCI ların açıklamaları Jitem e yönelik bi takım şeylerin ortaya çıkarılmasımı oldu
T.G. : Evet bunun hakkında hiçbir şey çıkmayacağını zannediyordu OĞUZ diye bir astsubay çıkmış biliyorsunuz çinğene diyordu ona onun böyle birşey olmuycanı Hanifi AVCI nın kendisini hiç tanımadığını bak hatırlıyorum mesala, böyle bi saldırı bunların ütopyalarında yoktu zaten
S : Niye siz daha önce sınırdan çıkarken pasaport fotografların polis tarafından alındığnı daha sonra Hanifi AVCI tarafından yayınlandığını yani Hanifi AVCI yla Veli KÜÇÜK ün arasının bozuk olduğunu o zaman söylemiştiniz yani bu olayı açıkladı Hanifi AVCI o zaman istihbarat daire başkan yardımcısı o gibi çağrışımları çok iyi çıkarıcanı düşünmesi lazımdı hesaplaması lazımdı
T.G. : General Veli KÜÇÜK ün kirli çamaşırları olduğunu herkes bu ülkede biliyordu üst düzeyde Hanifi AVCI nın çıkması büyük bir cesaret bu birincisi ama Hanifi AVCI zarar gördü bu işten general Veli KÜÇÜK büyük bir zarar görmedi bu bir ikincisi Doğu PERİNÇEK le Abdullah ÖCALAN ın yanyana fotoğraflarının piyasaya çıkması Veli KÜÇÜK e hiç bir zaman darbe vurmaz niye vurmaz o onun için bir şey değil onu temizliycek olan Doğu PERİNÇEK in kendisidir ve temizledide zaten
S : Ama senden aldı yani senin Veli KÜÇÜK ün adamı olduğunu biliyor
T.G. : Hayır polis benden aldı ben kumpasa gelmişim komploya Veli paşa ne yapabilir ki alınmış şey onlarda alır almaz zaten hemen yayınlamadılar yani belli bir dönemden sonra yayınladılar
S : Şimdi mesela Veli paşa
T.G. : Benim söylediklerimi yorum olarak söyliyorum
S : Sizin burda olduğunuzu biliyor poliste kendisine yönelik bilgi bu şekilde konuşcanızı tahmin ediyorsa yaptıkları davranışlarında herhangi bir değişiklik olurmu
T.G. : Bana mı
S : Kendi politikasında
T.G. : Zannetmiyorum yani Veli KÜÇÜK benim sizinle böyle sohbet edicemi filan zannetmiyor yani bakın onlar polis istihbaratı kendileri gibi grift ilişki olduğunu zannetmiyor zaten onlar onlar polis istihbaratı döven vuran kıran bu gözle bakıyorlar
S : Bi boktan anlamayan bi şeyden anlamaz yani
T.G. : Ve bide bakın siz polis istihbarat diyorsunuzda o zaten şey görmüyor o kadar ciddiye almıyor polis istihbarat
S : … onun zamanından geldi yani
T.G. : Öyle bi zarar çıkıcanı zannetmiyordu ama polis istihbarat polis konusunda hiç bir zaman ciddi bir şey konuşmadık hiç bir zaman aklımıza gelmedi
S : Peki kendisi neden emekli oldu
T.G. : Kendisi emekli olamaz biliyorsunuz karargah karar aldımı emekli eder
S : Emekli olmaya istegi varmıydı
T.G. : Bilmiyorum
S : Yani terfi bekliyormuydu
T.G. : Zaten terfi edemez sınıf olarak
S : Çünkü şeyden gelmeydi
T.G. : Sınıflıktan gelmeydi kurmaylıktan gelmiyor bir sene daha uzatabilirlerdi
S : Peki niye buna kurmaylık vermediler madem böyle Ergenekon gibi bir örgütün içersinde yer alıyordu
T.G. : Jandarmada herkese kurmaylık verilmez jandarmada kurmaylık çok zordur
S : Jandarma olması
T.G. : Jandarma olması normalde sınıfı ayrı
S : Anladım ama jandarmanında beş kişilik filan bi general kadrosu vardır bu beş kişilik kadro içersine ta yetmiş yedili yıllardan beri bu örgütün içinde olduğunu söyliyorsunuz yani
T.G. : Ben general Veli KÜÇÜK ün yetmişyedi den bu yana örgütün içinde olduğu söylemedim örgütün bindokuzyüz yetmişyedi den itibaren kurulduğunu ben Kıbrıs harekatından sonra başladığını söyledim general Veli KÜÇÜK belki o sıkıntıyı çekerken kurmay yapılmamış olabilir bu hiyerarşiyi bilmiyorum ama en büyük sıkıntı jandarma oluşudur ama Veli KÜÇÜK yetmişyedi den bu yana atıyorum işte üst teğmen Veli KÜÇÜK iken örgüt içinde olduğunu bilmiyorum
S : Başka bi sorusu olan varmı – son bi …
T.G. : Çok geniş bir bilgi geçen akşam anlattığım dışındı yani TİKA anlatmıştım bugün anlattımı bilmiyorum bi de Elçibey e silah yardımı dışında Hasan DEMİRKOL darbede varmıydı bilmiyorum ben sadece Elçibey’i desteklediklerini ve Suzade şimdi Amerikada onu desteklediklerini Haydar ALİYEV in ona çok kötü baktığını bu olarak ama ihtilalin nasıl gerçekleştiğini bilmiyorum
S : Haydar ALİYEV e hoş bakmıyorlar yani
T.G. : Haydar ALİYEVi hiç sevmez
S : Ümit OGUZTAN kimin güdümünde olan biri
T.G. : Bunu söylerken nasıl söyliyorsunuz biz kendimiz
S : Fikir olarak
T.G. : Fikir olarak bizim fikirlerimize hiç bir yakınlığı yoktur Türkçü değildir İslamcı değildir Porno yayıncılıktan gelir zaten kültürü genel kültürü yazmış olduğu kitaplara bakarsanız bütün kitapları sağ soldur işte kadın
S : Ama son yaptığı çalışma çok farklı bir çalışma
T.G. : Son yaptığı çalışma bizim çalışmamızdır bizden esinlenerek yapar biz kendisiyle tanıştığımızda Levent teyken bu kitaplarını ben eleştirdim zaten kendisini ben Turgut BÜYÜKDAĞ la birlikteyken o Elçiye Zeval Olmaz diye bir kitap bastı o kitabında biz bir iki tane Talibani -Özal mözal haberleri verdikte kitap ciddiyete girsin diye o kitapta çok güzel kagıdı mağıdı kılıfı ama içi eşcinseller lezbiyenler filan anılarını yazıyor çok kötüydü bunun üzerine biz dedikki yine ben bu yakınlardı üç ay – beş ay öncesinde dedim ki kardeşim artık sen tanıyorsun artık o pornoculuk etiketinden de kurkulmalısın kırkbeş yaşına filan gelmişsin Veli paşa bununla hiç görüşmedi general Veli KÜÇÜK hiç bir zaman bununla telefondada görüşmedi sadece bunu biz dedektar relaksiyon Türk Dil Kurumuna göre hazırlaması için bilgisayarda bunları yazıp çizmesi için hatta dil kurumunu biliyor
S : …
T.G. : Şeytanların Dansı dediğiniz hazırlığı diyorsunuz siz onun çalışmasını diyorsunuz çok ciddi onlar bizim şeylerimizi ütopyasını kendi kafasında
S : Peki fikir bazında hazırlayanlar kimlerdi
T.G. : Neyin fikir bazında Şeytanın Dansımı
S : Çalışmalarında evet
T.G. : Şeytanların Dansımı – Ergenekon mu
S : Ergenekon değil diğer çalışmalar bu orta asya projesi orta asya ve bu özellikle okul bazındaki çalışmalar
T.G. : Onları Turan YAZĞAN bakıyor okullar konusunda orta asya bütün bölgeye Turan YAZĞAN bakıyordu
S : Daha önce bahsetmiştin Genel Kurmaydan elli-atmış bin dolar alarak bi çalışmadan bahsetmiştin bundan bir kaç saat önce
T.G. : Necip eeee EBLEVİTOĞLU nu mu diyorsunuz tepkim olunca
S : Ona yönelik bir elli altmışbin dolarlık bi çalışmadan bahsetmiştin
T.G. : 30 bin ve 50 bin dolar olarak Necip EBLEVİTOĞLU Fetullah hoca hakkında Genel Kurmay Başkanlığı toplumsal daire başkanlığında para çekiyor orası gönderiyor adama diyorki Fetullah hoca hakkında rapor hazırlıyorum o rapor çok akademik rapor olması sebebiyle onu zaten o birtane mahkemeye çıktı aldıda Fetullah Hocaya
S : Nejip mi
T.G. : Doktor Necip EBLEVİTOĞLU profösör de olabilir ama doktorluğuda var profluğuda varmı bilmiyorum doktorluğu var Necip EBLEVİTOĞLU
S : Veli KÜÇÜK şu anki bulunduğu konum itibarıyla Genel Kurmay İstihbarata mı yakın Jiteme mi
T.G. : Jitem diye bir örgüt yok artık leğal olarak illeğal olarak devam etmekte Genel Kurmay İstihbarat a yakın
S : Yani Genel Kurmay İstihbarat ın bir kolu toplumsal olaylar dairesiyle çalışıyor şu an değilmi daha çok
T.G. : Toplumsal dairesinden bunlar para aşarıyorlar sadece yani belğelerle Türk Tarih Dersini Niyazi ÖK.. diye, Turan YAZGAN’ ın dergisine Türk dünyası dersini falan …. bu yurtlara kaynaklar sağlıyorlar Toplumsal Daire Başkanlığı istihbarat yapmıyor zaten para kaynak sağlanan birşeylere gidiyorlar daha çok Genel Kurmay İstihbarat Başkanlığı ve Jandarmada Osman ÖZBEK vardı bir dönem şimdi Hareket Daire Başkanı bunlar yapıyorlardı
S : Genel Kurmay İstihbarattan bir görevli ………………
T.G. : Bana öyle bir şey söylemedi ama çalışmalarını Genel Kurmay İstıhbarata gönderdiğini söyledi
S : He onu söyledi
T.G. : Yaptığımız çalışmaları Genel Kurmay İstihbarata bu …. konulardada zaten Kemal ÖZER le falan çılara toplantıda.bunları yukarıda Genel Kurmaya İstihbarata göndereceğini
S : Bu Doğan ŞAFAK var Genel Kurmay İtihbaratta onların irtibatı varmı direkt olarak
T.G. : Yok Doğan ŞAFAK ın bende bir kartviziti olacak telefonları kendisinin yok ama hayır bende bir kere telefonla görüştüm hatırlıyorum iki sene önce falan o da benim ajandamda kartı değil karta yazılmış birşeydir
S : Peki bu teşkilatta emekli olan şahıslar ne yapıyor Erğenekon falan sizle hiç irtibat kurmadılarmı şimdiye kadar bu çalışmalarınızda
T.G. : Yok emekli olanlar eğer subaysa çalışacaksa Veli Paşayla görüşmesi lazım ençok veli paşayla görüşmek isterler
S : Emekli olan mı yoksa
T.G. : Erğenekon mu için mi görüştünmü diyorsun
S : Yok yani Veli Paşa nın kurmuş olduğu teşkilattan
T.G. : Ama onun kurmuş olduğu bir teşkilat yoktur zaten
S : Jitem var
T.G. : Jitem I tutturamadılar zaten, jiti tuttutaramadılar, jitim diyorsun yasayla çıkardılar başaramadılar halen tutturamadılar orda emekli değil görevli subay olması gerekiyor ilk etapta onu bile tutturamadılar
S : Emekli olanlar ne yapıyor onu soruyorum ben sana
T.G. : Bilmiyorum onların ne iş yaptığını ben emekli olan kimseyle görüşmüyorum
S : Emekli olan olmadımı
T.G. : Bizim ……..tasfiye yok halen görmedim yani
S : Tamam geç geçimini nasıl yapıyorsun
T.G. : Ben geçimi Korkmaz YİGİT ten maaş alıyordum iki üç ay öncesine kadar Hayyam GARİPOĞLU ndan alacaktım alamadım ama Korkmaz YİĞİT ten her ay BİR MİLYAR para alıyordum maaş olarak bu benim oturduğum evi arkadaşlarınız gördü gültepede arkadaşlar
S : Korkmaz YİĞİT finans olarakmı
T.G. : Evet bir milyar para alıyordum her ay
S : Nasıl alıyordun
T.G. : Bir senedir alıyordum
S : Ondan önce
T.G. : Ondan önce zaten Strateji dergisinde Turgut BÜYÜKDAĞ la çalışıyordum ondan alıyordum
S : Parayı ne için alıyordun onu korunmasından dolayı mı alıyordun
T.G. :Yok yok ben danışmanlık yapıyordum adam bana birşeyler soruyordu mesela Ali ALKAN bana para getirecekya
S : …………….tahsilat o aslında doğrudur eksiklik ordan kaynaklanıyor Korkmaz Yiğit le iyişler almak lazım anlattımı ben sana Konkmaz Yiğitle şu meseleni anlat
T.G. : Korkmaz YİĞİT in biryıl önce tanıştık Edip BAĞBEKLER aracılığıyla
S : Tabi bu ara Amerikay gidişin var Suriye ye gidişin var
T.G. : Suriye ye Amerikaya gidişim Akşam gazetesinde normal gazetecilik bünyesinde gittiklerim bunlar orda bunların gizli İran örgütleri gördüm
S : Bakalım ondan sonra başlayalım bir saniye
T.G. : Peki efendim…..
S : Bu Korkmaz YİĞİT le ilğili şeyi baştan anlatırmısın
T.G. : Tamam Korkmaz Yiğit bir yıl önce Korkmaz YİĞİTLER bu Necdet ler sıkıştırıyor Emreler Korkmaz Yiğit i ve Korkmaz Yiğit i sıkıştırdıklarında Kormaz YİĞİT ten alacakları varmış Korkmaz Yiğit içeri girdiğinde ona yardım etmiş avukatları aracılığıyla onun parasını tahsil etmeye çalışıyorlar Ümit BAĞBEK bunun üzerine Ümit Bağbek ve Korkmaz Yiğit araştırıyor bundan kim tırsar diye, bunlar kimden tırsan diye eee bunun üzerine bize ulaşıyorlar şey olarak bana ulaştılar zaten beni aradı Ümit Bağbek beni arayınca
S : Ümit Bağbek le tanışıyorsun zaten
T.G. : İsim olarak birbirimizi biliyoruz ama samimiyetimiz yok tabi beni çağırdı Taksim Di Marmara yada Ak merkez olabilir Ak merkezde ğörüştükten sonra Korkmaz Beyle görüştürmek istedi Korkmaz beyle tanışığım General Veli KÜÇÜK le tanışmak istediğini söyledi bende aks ettiririm dedim kendisine aks ettirdim tanışalım iyi olur dedi bizim çalışmalarımız için de iyi olurdedi bunun üzerine Korkmaz Yiğit i şeye getirdik önce Bagbek geldi bu necdet lerin işini açmıştı emrelerin işini ben halleder konuşurum dedi EMRE ye söyle kenara çekilsin dedi Korkmaz Yigit bizim dostumuzdur dedi bende bunu söyledim vazgeçti emreden para istemekten 250 Bin Dolar mı neydi bunun üzerine şey yaptım bu ara benim bilmediğim ama Oğuz KORKIR lada Ümit Bağbek görüştü pardon ben biliyordum ama bu Sedat PEKER den dolayı görüşüyorlarmış ama ben mahiyetini tam net olarak bilmiyorum birkere görüştüğümde Oğuz KORKIR la bende vardım Adapazarında Ümit BAĞBEK Ben Oğuz KORKIR görüştü o arada telefon görüşleri oldu ondan sonra ne görüştüler bilmiyorum ama Sedat PEKER Korkmaz YİĞİT e salça olduğunu biliyorum ondan sonra biz Korkmaz Yiğit i biz getirdik Tuğay a Korkmaz Yiğit e paşa öğlen yemekleri yedirdi iyi karşıladı ve Korkmaz Yiğit le geri döndüğümüzde ha Veli Paşa dediki Tuncay bundan sonra senin danışmanın olsun dedi bizimle irtibatlaşmamızı sağlar dedi ben herşeyine kefilim dedi bunun üzerine Korkmaz Yiğit iyi olur Veli Paşam dedi biz geri geldik Korkmaz Yiğit yarın geldedi ben gittim Bir Milyar maaşla kendisine danışmalığa başladım bu arada Ali Avni BALKANER’ in arkadaşlar eve geldiğindede gösterdim Birbuçuk Milyon Dolar Birbuçuk Milyon Dolar üç tane çeklerin fotokopisi vardı Korkmaz Yiğit dedi acaba dedi bu Balkaner imzalı YURTBANK çekler bu çekleri dedi ben Ali BALKANER e para verdim ama tahsil edemiyorum dedi Veli Paşanın bu konuda araya girmesini istedi bunun üzerine Ali Avni Balkanerde Veli Paşanın Bilecikte Ali Avni BALKANER’ in de bir şeyi vardı fabrikası vardı şey fabrikası mermer fabrikası ydı ortağıyla Ali Avni Balkaner ve Veli paşa görüşeceğini söyledi onların fotokopilerini aldım Veli paşa korkmaza bile dediki yav nasıl böyle para veriyor anlamıyorum, söyle buna dedi şey olarak böyle bir ilişkileri oldu Korkmaz Yiğitle Veli Paşanın sıcak ondan sonra birbirleriyle görüşüyorlardı zaten Güven ERKAYA da Korkmaz Yiğitin ordaydı zaten biz Güven Erkayayıda geçmişte tanıyoduk ama o … diye biz onla görüşmüyorduk daha sonra Veli paşa Güven ERKAYA nın kullandığı mersedesi kullandı emekli olduktan sonrada bu arada özel olarak kanal altıda Korkmaz yiğit in ne iş yaptılar bilmiyorum Ahmet Özal la Hayyam Garipoğlundan Korkmaz Yiğit ten 17,5 Milyon Dolar alacağı vardı o konuda Veli paşayla görüştüler veli paşa Hayyamla görüştü zannediyorum çünkü ondan sonra Korkmaz Yiğit konuyu bana birdaha açmadı bir şey olsaydı açardı mesela GÜLMAK konusunda birkaç kez açmıştı konuyu dediki Yahudi lobisine Cemi Kamhi şunlara bunlara Veli paşanın sözü geçer dedi bunlarla bir konuşsun dedi iki üç kez söyledi ben söyledim ondan sonra herhalde Kemal ULMAN la Zeynel ABİDİN ortaktılar bunlar araları iyiydiki bana bir daha konuyu açmadı ama Veli paşa korkmaz Yiğitle kendisi görüşüyordu zaten
S : Yani tahsil ettimi onu
T.G. : Ettiki Ali Avni Balkaner paşanın dediğinden dışarı çıkmaz verir yani, haa 5 Milyon Dolar vermemiştirde bir iki milyon dolar vermiştir yani ama çıkmaz
S : Şimdi bunlar komisyon ……..
T.G. : Ama tabiki olur bakın bunu benim bilmem imkansız ben nasıl Korkmaz YİĞİT le Veli paşayı görüştürüp Korkmaz YİĞİT cezaevine girinceye kadar bir yıl 10 Milyar para alıyorsam toptan birer milyardan Korkmaz Yiğitinde olur mesela Vali ÇELİKBAŞ Veli paşaya şey verecek land rower, Ziya … cheroke verecek ya bu cheroke bana kalacak yada Land Rower bana kalacak, Yani Veli Paşa İkitaneyi birden alacak hali yok. Ha Veli paşa ben bu arabayı aldığım dediğinde zaten Veli paşa bir şey demez, aldığımda paşam ben bu jipi ne yapıyım dediğimde bu sende kalsın der yani öyle paylaşımcıdır yani
S : Veli Paşanın bu Korkmaz Yiğit in alacağının tahsil edilmesi olayında komisyonu varmı
T.G. : Tabi komisyon almıştır mesela Hayyam Gripoğlunun yok Gürbüz ÇAPAN 9 Milyon Dolar Amerikadan getirmesini söylemiştimya Günay ÇAPAN – Ümit ÜLKEN- Veli Paşa -Ben böyle oturuyoruz……..9 Milyon Dolar………..4 Milyon dolarmı 4,5 Milyon dolarmı yanlış söylemiş olamayayım 4 milyon dolarını aldım dedi
S : Kimden
T.G. : Günay ÇAPAN dan
S : Aldımı o parayı …..
T.G. : Yok Amerikadan Cumhur ERSÜMER ordan ikigün sonar o şeyi çıktıya halledemedi imzalayamadı enerji termik santralıydıya Bogazköyde şeyde Gürbüz çapan ın orda Cumhur Ersümerle Veli paşa görüştü orda görüştü telefonla okey verdi iki gün sonra patlayınca proje öyle kaldı Gülay ÇAPAN gitti iki üç kere Cumhur Ersümerle görüştü Veli paşa aracılıgıyla
S : Proje gerçekleşseydi o parayı alıyodu….
T.G. : ………çapanla zaten
S : ……..
T.G. : Onu Eyüp Bagbüken …onun yazısıydı onu iyi hatırlıyorum eyüp Bağbüken olarak hatırlıyorum o listenin aynısı görmüş olduğunuz listeyi temiz bi şekilde Veli paşa ya verdim bunlardan ayrıca alacagi var tabi onlara da bir rapor ekliyor Kemal Ümman kimdir kim kimdir diye rapor ekliyorum ondan sonra Korkmaz Yiğit in alacakları diye temiz bir kağıda çıkış alıyoruz prıntır çıkış o gün gönderdim
S : Veli PAŞA Tek tek ………istemiş o paraları onlardan